# 1999 Oss Felsefe Online Test Haziran

- Bağlantı: https://eegitimim.com/1999-oss-felsefe-online-test-haziran/
- Yayımlanma: 2026-05-14T04:52:58+03:00
- Yazar: admin

Doğru cevabı tıklayarak seçiniz ya da giriniz!

Soruları tek tek göster

 1.  Sokrates, konuşmalarında, kendisinin hiçbir şey bilmediği gerekçesiyle, karşısındaki
     kişiye sorular yöneltir. Bu sorular ve onlara aldığı cevaplarla, önce, o kişinin
     ortaya koyduğu düşüncenin üstün- körülüğünü, temelsizliğini gösterir. Sorularına
     devam ederek, konuştuğu kişinin doğru düşünceye ulaşmasına yardımcı olur. Kendi
     deyişiyle “ruhta uyku halinde bulunan düşünceleri doğurtmaya” ugraşçır.Sokrates’in
     bu yaklaçımının temelinde açagıdaki görüşlerden hangisi vardır?
 2.   a.   ?    Doğrular, duyularımızın ve aklımızın kavrayabilme gücüyle sınırlıdır.
      b.   ?    Bilgi, karşıt görüşlerin uzlaştırılmasıyla oluşur.
      c.   ?    Apaçık olmayan gerçeklere, erdemli kişiler gibi, erdemsiz kiçiler de ulaşabilir.
      d.   ?    Bilgiye, o konuda uzman kişilerin görüşleri alınarak ulaşılır.
      e.   ?    Saklı olan doğrular, insanın sorgulama yoluyla düşündürülmesi sonucu ortaya
         çıkarılabilir.
 3.  Sofistler, düşünürlerin o zamana kadar üzerinde durmadıkları kültür, ahlak ve 
     siyasetle ilgili sorunları ele alıp tartışmış, bu konuları felsefeye kazandırmışlardır.
     Bu, felsefenin gelişmesi açısından büyük bir katkıdır.Bu parçada felsefi düşünmenin
     gelişmesinde aşağıdakilerden hangisinin öneminden söz edilmektedir?
 4.   a.   ?    Felsefenin tartıştıgı konular evrenini genişletmenin
      b.   ?    Bir felsefi soruna yeni bir cevap aramanın
      c.   ?    Bir felsefi konuyu tüm yönleriyle ele almanın
      d.   ?    Bir konuda, diğer filozofların da onaylayacağı görüşler oluşturmanın
      e.   ?    Felsefi sorunları birden fazla yöntemle incelemenin
 5.  Bir düşünür, duyuları küçümseyen salt akılcı görüşe karşı, duyuların agzından 
     şöyle söylemektedir: “Zavallı akıl, beni çürütmek için dayandığın kanıtları yine
     benden alıyorsun.”Düşünürün bu sözle anlatmak istediği aşagıdakilerden hangisidir?
 6.   a.   ?    Doğadaki her şey, duyularla algılanması olanaksız olan ve hiçbir zaman
         degişmeyen bir ilk maddeden oluşmuştur
      b.   ?    Duyular bize olayların gerçek nedenlerini söyleyemez; olayların özü ancak
         akılla kavranabilir.
      c.   ?    Duyulardan gelen bilginin doğru olup olmadığı, yine duyulardan gelen başka
         bilgilerin kullanılmasıyla anlaşılır.
      d.   ?    Duyular, duyu organlarına yani bedenimize bağlı olduğu için sınırlıdır;
         akıl ise maddesel olmadıgı için sınırsızdır.
      e.   ?    Insan, duyularından gelen bilgiyi edilgen biçimde almaz; onları şüphenin
         ve aklın süzgecinden geçirerek yorumlar.
 7.  Stoacı görüşe göre, insan dünya sahnesinde yalnızca bir oyuncudur. Oynayacağı 
     rolü seçemez, oyuna müdahale edemez. Her insanın bu sahne içinde ne yapacağını
     evrensel akıl belirler. Kişinin kontrol edebileceği tek şey vardır: kendi tavırları
     ve tutkuları. Insan kendisine ne rol verilmişse onunla yetinmeli; sahip olamayacağı
     şeyler için açlık ve kıskançlık duymamalıdır.Stoacıların bu görüşünün dayandığı
     temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
 8.   a.   ?    Insanlar, davranışlarını başkalarına örnek olacak biçimde düzenlemelidirler.
      b.   ?    Insanın, kendine bırakılmış küçük bir alan dışında, karğı konulamaz bir
         yazgısı vardır.
      c.   ?    Erdem, özgür iradenin ahlakça iyi olana yönelmesidir.
      d.   ?    Duyuların bize sağladığı bilgiler ile aklın sağladığı bilgiler sürekli
         çatışır.
      e.   ?    Olayları önceden kestirebilirsek onları yönlendirebiliriz.
 9.  Hobbes’a göre, insan bencildir ve onun bütün eylemleri bu bencil doğasının arzularını
     tatmin etmeye yöneliktir. Bu durum, çıkar çatışması yüzünden insanların birbiriyle
     sürekli savaş halinde olmasına yol açar. Insanları bir arada tutabilmek için, 
     devlet tek bir gücün egemenliğine dayanmalıdır. Locke insanların, doğaları gereği
     iyi olduğunu; bunun sonucu olarak, ilişkilerinin iyi niyet, yardımlaşma ve işbirliğine
     dayandığını ileri sürer. Insanlar arasındaki iyi ilişkilerin sürdürülebilmesi,
     tek bir gücün değil, çoğunluğun egemen olduğu bir devlet düzeniyle mümkündür.Bu
     bilgilere göre, Hobbes ve Locke’un devlet anlayışlarındaki fark, aşagıdakilerden
     hangisinin farklı oluşundan kaynaklanmaktadır?
 10.  a.   ?    Insanlığın geleceğiyle ilgili beklentilerinin
      b.   ?    Toplumsal düzenlemelerin gerekli olup olmadığı konusundaki inançlarının
      c.   ?    Insanın psikolojik yapısı ve özelliklerine ilişkin görüşlerinin
      d.   ?    Yaşadıkları çağa egemen olan siyasi görüçlerin
      e.   ?    Çevrelerindeki insanlarla karşılıklı ilişkilerinin
 11. Estetik, güzel üzerine düşünme çabasıdır. Refik Fersan’ın bir saz semaisi, Mikelanj’ın
     bir heykeli güzel olduğu, bizde hoş ve soylu duygular uyandırdığı gibi, bir atın
     yürüyüşü veya bir kentin sokakları da güzel olabilir ve bizde benzeri duygular
     uyandırabilir. Estetik, güzeli bütün alanlarda, sanat felsefesi ise yalnızca sanat
     yapıtları çerçevesi içinde sorgular. Başka bir deyişle, sanat felsefesi, estetiğin
     kavram ve problemlerini sınırlı bir alanda inceler.
     Bu parçaya dayanarak aşağıdaki
     yargılardan hangisine ulaşılamaz?
 12.  a.   ?    Sanat felsefesinde ele alınan bazı kavramlar, estetiğin kapsamına da girer.
      b.   ?    Sanat yapıtı doğadaki güzelin, sanatçının yorumuyla yansıtılmasıdır.
      c.   ?    Güzellik sanat ile sınırlı degildir; başka alanlarda da söz konusudur.
      d.   ?    Güzel, hem estetiğin hem de sanat felsefesinin konusu olabilir.
      e.   ?    Estetik, doğadaki veya çevremizdeki bir olayın güzel olup olmadığını sorgulayabilir.
 13. Birçok filozof kendinden önce gelenlerin görüşlerinden farklı, kimi zaman onlara
     zıt bir görüşle ortaya çıkmış; kendinden sonra gelen filozoflar tarafından reddedilme
     kaderiyle de karşılaşmıştır. Bir bakıma, filozofun, felsefede kendisine kadar 
     olan gelişmeleri ve savları gözden geçirerek yeni bir felsefe sistemine ulaşma
     çabası içinde oldugu söylenebilir.Bu parçada aşağıdaki görüşlerden hangisi vurgulanmaktadır?
 14.  a.   ?    Her felsefe akımı kendi içinde düzenli ve tutarlı bir bilgi bütünüdür.
      b.   ?    Felsefede üretilen bilgiler, doğruluğu ya da yanlışlığı tartışılmaz niteliktedir.
      c.   ?    Her felsefe sistemi onu oluşturan düşünürün kişiligini yansıtır.
      d.   ?    Filozoflar, felsefedeki bilgi birikimini sorgulayarak kendi görüşlerini
         oluşturmaya çalışırlar.
      e.   ?    Felsefi görüşler, evreni ve varlıgı bir yönüyle degil bütünüyle açıklamaya
         çalışır.
 15. Bir düşünüre göre, ahlaki değerler doğru ya da yanlışı, bireylerin kanılarından
     bağımsız olarak belirler. Örnegin “Öldürmek kötüdür.” yargısı, tıpkı “Üçgenin 
     iç açılarının toplamı 180° dir.” yargısı gibi, doğruluğu insanların duygu ve egilimlerine
     göre degişmeyen bir yargıdır.Bu düşünür, ahlak değerlerinde hangi özelliğin bulundugunu
     öne sürmektedir?
 16.  a.   ?    Erdemli yaşamanın bir aracı olma
      b.   ?    Insanlar arasındaki ilişkileri yönlendirme
      c.   ?    Tanımlanamaz nitelikte olma
      d.   ?    Nesnel olma
      e.   ?    Zamanla degişme
 17. Bir bilimsel bilgi ürettiğini iddia eden kişi, iddiasını, bilimle ugraşan başka
     kişilerin de gerçekleştirebileceği gözlem ve deneylere veya onaylayacağı mantıksal
     çıkarımlara dayanarak belgelemekle yükümlüdür. Bilim çevrelerinin yeterince belgelenmiç
     saymadığı hiçbir iddia, bilimsel bilgi olarak kabul edilmez.Bu parçaya dayanarak
     aşağıdaki yargılardan hangisine varılabilir?
 18.  a.   ?    Bilim, insanın, çevresinde olanları anlama ve açıklama ihtiyacından doğmuştur.
      b.   ?    Bilimsel bilgi, olaylar arasındaki ilişkileri açıklayarak bu olayların
         kontrol edilebilmesini sağlar.
      c.   ?    Bilimsel bilgi olgulara dayalı, tekrarlanabilir ve nesnel ölçütlerle denetlenebilir
         niteliktedir.
      d.   ?    Bilim genelleyicidir; tek tek olgularla degil, aynı türden olguların ortak
         yönleriyle ilgilenir.
      e.   ?    Bilimsel bilgiler doğru olarak kabul edilen birtakım temel varsayımlara
         dayanır.
 19. Thales’e göre evrendeki her şey tek bir ana maddeden türemiştir. Anaksimenes ve
     Anaksimandros, Thales’in bu görüşünü paylaşmakla birlikte, ana maddenin niteliği
     konusunda onunkinden çok farklı görüşler ortaya atmışlardır. Burada asıl önemli
     olan, Anaksimenes ve Anaksimandros’un Thales’in savını herhangi bir otoriteye 
     ters düştüğü gerekçesiyle reddetmek yerine, mantık ve deneyimlere aykırı olduğunu
     göstererek çürütmeye çalışmalarıdır. Bu tavır o dönem için çok yenidir. Çünkü 
     o güne kadar, evrenle ilgili her şey dogaüstü güçlere bağlanarak inanç konusu 
     kabul edilmiş ve hiçbir zaman tartışılmamıştır.Bu parçaya göre, Anaksimenes ve
     Anaksimandros aşağıdakilerden hangisine öncülük etmişlerdir?
 20.  a.   ?    Akılcı gerekçelere ve olgulara dayalı eleştiriye
      b.   ?    Devlet otoritesine karşı çıkan görüşlere
      c.   ?    Meslektaşlar arasında dayanışmaya
      d.   ?    Bilgiye değer veren toplum düzeni arayışlarına
      e.   ?    Deneysel yöntemle yapılan araştırmalara
