# 1999 Oss Turkce Online Test Mayis

- Bağlantı: https://eegitimim.com/1999-oss-turkce-online-test-mayis/
- Yayımlanma: 2026-05-14T05:19:00+03:00
- Yazar: admin

1.  Olaylara bir de “bu gözle” bakmalısın.Bu cümledeki ayraç içindeki sözün cümleye
     kattığı anlam, aşagıdakilerin hangisinde vardır?
 2.   a.   ?    Sorunlara bu anlayışla yaklaştığın sürece başarılı olamazsın.
      b.   ?    Amacına ulaşabilmek için çalışmalarını bu noktada yoğunlaştırmalısın.
      c.   ?    Bu gidişle okulu ancak önümüzdeki yıl bitirebilir.
      d.   ?    Bu böyle sürüp giderse onu uyarmak zorunda kalacağız.
      e.   ?    Bu ayrıntıları gözden kaçırmazsan sonuca ulaşırsın.
 3.  Her ortamda ( I ) özeleştirisini yapmaktan çekinmeyen, ( II ) kusurlarını ve (
     III ) yanlışlarını hiç gizlemeden dile getiren, ( IV ) yalancılıktan ve ( V ) 
     vurdumduymazlıktan nefret eden bir arkadaçımızdı.
     Yukarıdaki cümlede numaralanmış
     sözcüklerin hangisinde “eksik, noksan” anlamı vardır?
 4.   a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V
 5.  Beş yüz sayfalık bu dev romanda, yazarın, olaylara ve durumlara hiç yama yapmadığını
     görürüz.
     Bu cümlede geçen “yama yapmamak” sö- züyle belirtilmek istenen açagıdakiler-
     den hangisidir?
 6.   a.   ?    Sözü uzatmaktan kaçınmak
      b.   ?    Anlatıma kendini katmamak
      c.   ?    Açık ve anlaşılır bir dil kullanmak
      d.   ?    Yaşanılanları olduğu gibi yansıtmak
      e.   ?    Farklı anlatım biçimlerinden yararlanmamak
 7.  Yaşadıkları dönemde yeterince tanınmamış bazı ozan ve yazarlar vardır. Bunlar 
     çamurlu bir su birikintisine bembeyaz, ışıl ışıl çakıl taçları atarlar; ancak 
     bu taçlar, zamanında pek fark edilmez. Bir gün gelir, o çamurlu sular durulur 
     ve o güzel çakıl taşları gün ışıgına çıkar.
     Bu parçada geçen “çamurlu bir su birikintisi”
     sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
 8.   a.   ?    Gerçek sanat ürünlerinin ayrımına varılamadığı ortam
      b.   ?    Sanatın, yaşamı güzelleştirme işlevi
      c.   ?    Sanatçıların ürün vermede karşılaştığı güçlükler
      d.   ?    Sanatla ilgilenen, yaşamını sanatla kazanan kişilerin azlığı
      e.   ?    Sanatçılara yöneltilen olumsuz eleştiriler
 9.  (I) Kasaba, ne kent, ne köy; ikisinin karışiımı bir yerleşim merkezidir. (II) 
     Türkiye’yi en iyi yansıtan yerleşim örnegidir bence kasaba. (III) Kasaba kültürü
     bütün yaşamımızı etkiler. (IV) Kasaba görgüsü her yönüyle davranışlarımıza, ilişkilerimize
     yansır.
     Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine
     en yakındır?
 10.  a.   ?    I. ve II.
      b.   ?    I. ve III.
      c.   ?    II. ve III.
      d.   ?    II. ve IV.
      e.   ?    III. ve IV.
 11. Aşağıdakilerin hangisinde bir “yakınma” vardır
 12.  a.   ?    Bir gelip bir gidiyordu deniz Dudakları ıslak, elleri kenetli
      b.   ?    Söyleyin söyleyin kim anlar dilimden Kim alır yarı yolda kalmış selamımı
      c.   ?    Salkımsöğütler yıkanırken anılarda Iki âşık martıydık bulutlarda
      d.   ?    Odaları parka taşımış kimi anneler Koşuşup duruyor bütün çocuklar
      e.   ?    Sen bitek topraklarda boy atmış güzellik, Tırpan tanımamış otlaklar yeşilinde
 13. (I) O, işledigi konuları genellikle Osmanlı Imparatorluğunun çöküş döneminin başladığı
     17. ve 18. yüzyıldan alır. (II) Oyunları o dönemin düşünüş biçimini, törelerini
     karikatürize ettiğinden değerlidir. (III) Güldürme ögesine bağlı kalarak bilgili
     bilgisiz, erdemli erdemsiz kişiler arasındaki çelişkileri yansıtır. (IV) Kurumların,
     dolayısıyla da toplumun hicvine yönelir. (V) Mizah anlayışı, geleneksel mizah 
     anlayışımıza uyduğundan, yapıtlarından halk da hoşlanır, aydınlar da.
     Yukarıdaki
     parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde neden-sonuç ilişkisi vardır?
 14.  a.   ?    I. de ve II. de
      b.   ?    I. de ve III. de
      c.   ?    II. de ve V. de
      d.   ?    III. de ve IV. de
      e.   ?    IV. de ve V. de
 15. (I) Bütün dünyada geleneksel olandan, halk hikâyesi ve destandan yararlanma yoluna
     gidilmiştir.
     (II) Müzik, resim, roman, öykü, şiir, tiyatro ve sinema gibi sanat
     dallarının hepsinde böyledir.(III) Ben de böyle yapmak, geleneksel olanı çağdaş
     öykü sanatına taşımak istiyorum.(IV) Bu yöntemi ülkemiz yazınında ustaca uygulayan
     Yaşar Kemal’in izinde yürümek isteyişimin özünde de işte bu yatıyor.(V) Nitekim
     son yapıtımda geleneksele yönelişim açıkça görülebilir.Yukarıdaki parçada numaralanmıç
     cümle- lerin hangilerinde amaç söz konusudur?
 16.  a.   ?    I. ve IV.
      b.   ?    I. ve V.
      c.   ?    II. ve III.
      d.   ?    III. ve IV.
      e.   ?    IV. ve V.
 17. (I) Bu söyleşimiz sırasında bana yönelttiğiniz sorular düşüncelerimi gözden geçirme
     olanağı sağlıyor. (II) Ne yapıyorum, nasıl yapıyorum sorularını yanıtlamak gerçekten
     kolay değil. (III) Çünkü ne yaptığımız, nasıl yaptığımız üzerinde, yazarken daha
     az, yazdıktan sonra daha çok düşünürüz. (IV) Aslında yazı ustalığı uzun, çok uzun
     yıllardan sonra kazanılan bir beceridir. (V) Bu beceri sürekli bir gelişim gösterir.
     
     Yukarıdaki parçada numaralanmıç cümle- lerin hangisinde karçılaçtırma söz konu-
     sudur?
 18.  a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V.
 19. (I) Halk türkülerimizi, ezgi ve şiir bakımından kıvamını bulmuş sanat eserleri
     sayabiliriz. (II) Bunları söyleyenlerin seslerindeki ve okuyuşlarındaki pürüzler
     ayıklanınca klasik denecek kadar sağam eserler çıkar ortaya. (III) Ne var ki türküleri
     söyleyen ve âşık diye anılan halk sanatçılarının kimilerinin sesleri, bu eserlerin
     değerini gölgeliyor. (IV) Kimileri de türküleri aşırı bir duygusallıkla söylüyor.(
     V) Bunlarda türkünün özüne göre degişen bir incelik, bir yorum görülmüyor.
     Yukarıdaki
     parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde yargı, bir koşula bağlanmıştır?
 20.  a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V.
 21. (I) Atatürk’ün Söylev’i, yalnızca söz söyleme sanatı içinde ele alınacak kadar
     tek yönlü bir kitap değildir. (II) Olayların anlatımında büyük omancılarda görülen
     bir kurgulama yeteneği vardır. (III) Kitabın çoğu sayfaları, yaşanmışlığın yanı
     sıra anlatımıyla şiir yüklüdür. (IV) Atatürk, kitapta başarılı bir denemeci ustalığıyla
     karşıtlarını eleştirir. (V) Insana özgü değerleri olumlu olumsuz yönleriyle sergiler.(
     VI) Zengin bir karakterler kitabı da sayılabilecek bir yapısı olan Söylev’in, 
     bu yönüyle genç kuçakları yönlendirecek, etkileyici bir havası vardır.
     Yukarıdaki
     parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde yargı, gerekçesiyle birlikte verilmiştir?
 22.  a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V.
 23. (I) Öykücülüğümüzün bugün belirli bir çizgiye ulaştığını ve o çizgide seyrettigini
     söylemek oldukça güç. (II) Hatta bazı dönemlerde eçmişteki düzeyini bile koruduğu
     söylenemez. (III) Günümüzün genç öykücüleri eski öykü örneklerini ya hiç okumuyorlar
     ya da yarım yamalak tanıyorlar. (IV) Bu yüzden, geçmişle kan bagı taşımayan, yaratıcılıktan
     yoksun, son derece yetersiz ürünlerle karşılaşıyoruz. (V) Bu durum, ister istemez,
     okur- larda öyküye karşı ilgisizlik ve küçümseme yaratıyor.
     Yukarıdaki parçada
     numaralanmış cümlelerin hangisindeki eleştiri, öykücülerin yazdıklarına yöneliktir?
 24.  a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V.
 25. (I) Bir zamanlar tek isteĞim ozan olmaktı. (II) ÇocukluĞumda birçok şiir yazdım.(
     III) Sonra, sürekli olarak yerli ve yabancı büyük ozanların şiirlerini okudum.(
     IV) On altı on yedi yaşlarıma geldiğimde, iyi bir şiirin ne olduğunu öğrendim 
     ve kendi şiirlerimin düzeyini düşünerek şiir yazmaktan vazgeçtim. (V) Bir süre,
     şiir yazmayı bırakıp iyi bir şiir okuru olmaya çalıştım. (VI) Böylece, başka şairlerin
     de kusurlarını görmeye başladım ve eleştiri türünde karar kıldım.
     Yukarıdaki parçada
     eleştirmen, ozan olma isteğinin gerçekleşmeme nedenini numaralanmış cümlelerin
     hangisinde belirtmektedir?
 26.  a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V.
 27. (I) Kenya’da günlerce Klimanjaro tepelerine tırmandım. (II) Naivasha Gölü kıyısında
     flamingoları seyrettim bir akşam. (III) Flamingolar kıyıda pembe bir bulut oluşturuyorlar.(
     IV) Güneşin renkleriyle bütünleşir gibi. (V) Güneş batarken bir canlılık yaşanıyor.(
     VI) Sonra kuşlar, böcekler, kısacası tüm canlılar ağır ağır çekiliyorlar köşelerine.
     
     Yukarıdaki parçada, yazarın numaralanmış cümlelerinden hangisi, kendinden önceki
     cümlenin bir ögesi durumundadır?
 28.  a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V.
 29. (I) O, folklorun bir ülkenin gerçek kültür kaynağı olduğunu savunan bir araştırmacıydı.(
     II) Folklorun, sadece el işlemelerinden ya da türkülerden oluştuğunu öne sürenlere
     karşı çıkıp kapsamının çok daha geniş olduğunu ortaya koydu. (III) Geride, dünle
     bugünü kaynaştıran, yarının yaratıcılarına ışık tutacak ölümsüz bilgiler ve belgeler
     bıraktı. (IV) Bu belgeler çagdaş yöntemlerle derlenip bir araya getirildi. (V)
     Böylece genç kuçakların yararlanmasına sunuldu.
     Yukarıdaki parçada numaralanmış
     cümlelerin hangisinde, söz konusu araştırmacının yapıtlarının özelliği belirtilmektedir?
 30.  a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V.
 31. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?
 32.  a.   ?    Anlaşma metnine her iki tarafta sadık kaldı.
      b.   ?    Kimsenin etkisinde kalmadan, amaçların ve isteklerin doğrultusunda karar
         vermelisin.
      c.   ?    Bu işte başarılı olamayacağını anladığı için hemen istifa dilekçesini 
         verdi
      d.   ?    Kasabadan ayrılırken karşıdaki yamaçta gördüğümüz kır evleri ilgimizi 
         çekti.
      e.   ?    Bu sogukta dışarı çıkarsan yine hastalanırsın.
 33. Bir anlatım biçimi olarak günlükte, gezi (I) deneme (II) eleştiri ve röportaj 
     gibi öğretici (III) roman (IV) öykü (V) şiir gibi yaratıcı türlerden yararlanılır.
     
     Bu cümledeki numaralanmış yerlerden hangisine ötekilerden farklı bir noktalama
     işareti konmalıdır?
 34.  a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V.
 35. Ünlü filozof Konfüçyüs çöyle yakarırmıç ( ) “Tanrım ( ) bana kitap dolu bir ev()
     çiçek dolu bir bahçe ver ( )”
     Bu cümlede ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere aşagıdaki
     noktalama işaretlerinden hangileri sırasıyla konmalıdır?
 36.  a.   ?    (,) (:) (,) (…)
      b.   ?    (:) (,) (,) (!)
      c.   ?    (,) (:) (;) (!)
      d.   ?    (:) (;) (…) (.)
      e.   ?    (;) (!) (…) (.)
 37. ( I ) Yaşamı kendince ( II ) algılayıp ( III ) yorumlamak ( IV ) yerine, önüne
     konduğu gibi kabul eden insanlar, ( V ) düşünce tembelidir.
     Yukarıdaki altı çizili
     sözcüklerden hangisi, yapısı bakımından ötekilerden farklıdır?
 38.  a.   ?    I.
      b.   ?    II.
      c.   ?    III.
      d.   ?    IV.
      e.   ?    V.
 39. Aşağıdakilerin hangisinde verilen dizeler basit cümle oluşturmaktadır?
 40.  a.   ?    Mustafa Kemal barış olmuş, Gürül gürül akan ırmaklarda.
      b.   ?    Mustafa Kemal özgürlük olmuş, Özgürlük diye çarpan yüreklerde.
      c.   ?    Mustafa Kemal bereket olmuş, Uzanıp giden bu topraklarda.
      d.   ?    Mustafa Kemal türkü olmuş, Inanmış dudaklarda.
      e.   ?    Mustafa Kemal ülkü olmuş, Uzak yakın bütün bayraklarda.
 41. Çocukken, seslerin hep ( I ) o ( II ) minicik kutunun içine doluştuğunu sanırdım.
     Düğmesi çevrilince ( III ) o, evimizi hoş nağmelerle doldururdu.
     Yukarıdaki cümlelerde
     numaralanmıç sözcüklerin türleri, açagıdakilerin han- gisinde sırasıyla dogru 
     olarak verilmiç- tir?
 42.  a.   ?    I. işaret sıfatı II. niteleme sıfatı III. işaret sıfatı
      b.   ?    I.işaret sıfatı II. belgisiz sıfat III. kişi zamiri
      c.   ?    I. işaret sıfatı II. niteleme sıfatı III. kişi zamiri
      d.   ?    I. kişi zamiri II. belgisiz sıfat III. işaret sıfatı
      e.   ?    I. işaret sıfatı II. sayı sıfatı III. kişi zamiri
 43. Aşagıdakilerin hangisinde cümlenin ögeleri doğru olarak ayrılmıştır?
 44.  a.   ?    Dilin, / yaratıda bir araç, geleceğe uzanabilmede bir köprü, kalıcı olabilmede/
         zorunluluk / oldugunu bilir.
      b.   ?    Dilin, yaratıda / bir araç, geleceğe uzanabilmede bir köprü, kalıcı olabilmede/
         zorunluluk olduğunu bilir.
      c.   ?    Dilin, yaratıda bir araç, / geleceğe uzanabilmede bir köprü, / kalıcı 
         olabilmede / zorunluluk / olduğunu bilir.
      d.   ?    Dilin, yaratıda bir araç, geleceğe uzanabilmede bir köprü, kalıcı olabilmede
         zorunluluk olduğunu / bilir.
      e.   ?    Dilin, yaratıda bir araç, geleceğe uzanabilmede bir köprü, kalıcı olabilmede
         zorunluluk / olduğunu / bilir.
 45. I . Başarının kalıcılığını sağlamak, yılmadan çalışmayı gerektirir.
     II. Sanat 
     eğitiminden geçmiş kişiler, her olayda bir incelik, bir güzellik ararlar.III. 
     Elde edilen bilgiler, ilgililere sunulmadan önce değerlendirilir.IV. Kurallar,
     neden öyle olması gerektiği iyice düşünülerek konmuştur.Yukarıdaki numaralanmış
     cümlelerden hangileri, ögeleri ve ögelerinin sıralanışı yönünden aynıdır?
 46.  a.   ?    I. ve II.
      b.   ?    I. ve III.
      c.   ?    II. ve III.
      d.   ?    II. ve IV.
      e.   ?    III. ve IV.
 47. Yineleme dediğimiz anlatım kusuru, aynı anlama gelen birden çok sözcüğün gereksiz
     yere bir arada kullanılmasıdır. Bir kavramın Türkçesiyle yabancısının birlikte
     kullanılması bu tür kusurlardandır.
     Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada
     belirtilen türde bir anlatım kusuru vardır?
 48.  a.   ?    Bunlar, belgesel özellikler taşıyan, birbirinden ilginç yazılardır.
      b.   ?    Bugün işyerinde tebrik ve kutlama ziyaretlerinde bulunduk.
      c.   ?    Eskiden, musikiyle uğraşan kişilere musikişi nas denirdi.
      d.   ?    Dil, varlığımızın en güçlü dayanağı, kimliğimizin en anlamlı kanıtıdır.
      e.   ?    Günümüz insanının vazgeçemediği araçların başında televizyonla bilgisayar
         gelmektedir.
 49. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kullanılması uygun değildir?
 50.  a.   ?    Onun, büroda çalışanlara ayak uyduramayan, uyumsuz biri olduğunu düşünüyordu.
      b.   ?    Eş dost demeden herkesi kıyasıya eleştiriyordu.
      c.   ?    Arkadaşına sürekli olarak, o kişilerle ilişkilerini kesmesini öneriyordu.
      d.   ?    Beğenmediği sözcüğü ya da cümleyi çizip yerine etkili sözler uyduruyordu.
      e.   ?    Yıllardır tasarladığı romanına başlayamamanın sıkıntılarını yaşıyordu.
 51. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
 52.  a.   ?    Olağanüstü kişiliği ve sıradışı dostluğuyla, tanıdık tanımadık herkesi
         bir sevgi çemberinin içine alırdı.
      b.   ?    Tek başına gerçekleştirebileceği birçok tasarıya gençleri de katarak bilgisini
         onlarla paylaşmak isterdi.
      c.   ?    Gerek özgün çalışmaları, gerekse yetkin çeviri ve derlemeleriyle, bu alandaki
         araştırmacılara ışık tutmuştur.
      d.   ?    Onun düşünceleri, bilimle ilgilenen, yapıtlarını okuyan, anlayan ya da
         anlamaya çalışanlar aracılığıyla yaşıyor.
      e.   ?    Gençlerin deneyimsizlikten, bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorularını
         yanıtlayarak yönlendirirdi.
 53. Alınan bu karar, savaşta askerin daha çok ölmesine yol açtı.
     Bu cümledeki anlatım
     bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
 54.  a.   ?    “bu” sözcüğü atılarak
      b.   ?    “daha çok” sözü “askerin” sözcüğünden önce kullanılarak
      c.   ?    “yol açtı” sözü yerine “neden oldu” sözü getirilerek
      d.   ?    “alınan” sözcüğü atılarak
      e.   ?    “savaşta” sözcüğü “askerin” sözcüğünden sonra kullanılarak
 55. I. Onun da görüşlerini öğrenmek, yararlanmak istediler.
     II. Herkes birbirine zarar
     vermeden yaşamayı başarabiliyorlar.III. Onun aramızdan ayrılması yalnız bizim 
     için değil, tüm toplum adına büyük bir kayıptır.IV. Arkadaşının sıkıntı çektiğini
     biliyor, sezdirmeden yardım ediyordu.Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde
     anlatım bozukluğu, tümleç eksikliğinden kaynaklanmaktadır?
 56.  a.   ?    I. ve II.
      b.   ?    I. ve III.
      c.   ?    I. ve IV.
      d.   ?    II. ve IV.
      e.   ?    III. ve IV.
 57. Söz konusu yazarla benim düşüncelerimiz hatta duygularımız birbirine benziyor.
     
     Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
 58.  a.   ?    Iyelik eki almış kişi zamirinin gereksiz kullanılmasından
      b.   ?    Özneyle yüklem arasında uyuşmazlık olmasından
      c.   ?    Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
      d.   ?    Yüklemde anlam kayması olmasından
      e.   ?    Belirteç eksikliğinden
 59. (I) Sabahları, gecenin nemiyle ürpermiş çimenler üzerinde yürüyüş yapıyorum. (
     II) Hava saydam; gün ışığı, gözleri kamaştıran güçlü bir aydınlık yayıyor ortalığa.(
     III) Agaçlar çiçekte, tepelerin kadifemsi koyu maviliğine gururla yaslanmışlar.(
     IV) Ögle vakti balkonda oturup kemiklerimi bahar güneşinin sıcaklığına bırakıyorum.(
     V) Yaşlanıyorum; ama aynalarda göremediğim bir genç kız var içimde.
     Bu parçada
     numaralanmış cümlelerin hangilerinde insana özgü nitelikler, başka varlıklara 
     aktarılarak verilmiştir?
 60.  a.   ?    I. ve II.
      b.   ?    I. ve III.
      c.   ?    II. ve IV.
      d.   ?    III. ve IV.
      e.   ?    IV. ve V.
 61. (I) Günlük tutan bir yazar, yapıtlarında açığa vurmak istemediği kimi duygu ve
     düşüncelerini günlüğünde yansıtabilir. (II) Okuduğu yapıtlara yönelik, gerçekte
     neler düşündüğünü dile getirebilir. (III) Bazı durumları bilerek ya da bilmeyerek
     çarpıtabilir. (IV) O, birçok ayrıntının arasından asıl anlatılmak isteneni bulma
     çabasındadır. (V) Bir gün bunları yayımlarsa, okurların bu nedenle kendisinden
     soguyacağını düşünür. (VI) Günlük tutan birçok yazar vardır; ama bu düşünceyle,
     günlüklerini yayımlayanlar azdır.
     Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi 
     düşüncenin akışını bozmaktadır?
 62.  a.   ?    II.
      b.   ?    III.
      c.   ?    IV.
      d.   ?    V.
      e.   ?    VI.
 63. (I) Ulusal güvenliğin, ekonominin ve zenginliğin çarkları artık bilgiyle dönüyor.(
     II) Bilgiyse, üretilen bir şey. (III) Bilginin değeri yükseldikçe, onu elinde 
     tutan bireylerin ve ulusların bahtı açılıyor. (IV) Bilim insanına hemen her çağda
     gereksinim duyulmuştur; ancak bilgi toplumunda bu gereksinim kat kat artmaktadır.(
     V) Günümüzde gerçekçi toplumlar bu gereksinimi karşılamaya çalışıyorlar.(VI) Yeterli
     sayıda ve nitelikte bilim adamı olmayan alanlarda bilim adamı yetiştirme çalışmalarına
     hız veriyorlar.
     Bu parça iki paragrafa bölünmek istenirse ikinci paragraf numaralanmış
     cümlelerin hangisiyle balar?
 64.  a.   ?    II.
      b.   ?    III.
      c.   ?    IV.
      d.   ?    V.
      e.   ?    VI.
 65. (I) Öncelikle, eleştirecegi yazarın sanat ve dünya görüşünü kavramaya çalışır.(
     II) Sonra sanatçıyla ve onun yapıtlarıyla ilgili izlenimlerini toplumsal açıdan
     değerlendirmeye yönelir. (III) Bir yazarın bir yapıtını hiçbir zaman tek başına
     ele alıp incelemez. (IV) Bir romancının, bir öykücünün yeni bir yapıtını eleştirirken
     daha öncekilerle karşılaştırır. (V) Yapıtın hangi açılardan geliştiğini ya da 
     geride kaldığını belirtir. (VI) Yazarın kendini açma çabalarını ya da yinelemelerini
     gösterir. (VII) Bunları yaparken ne denli nesnel olmaya çalışırsa çalışsın yine
     de öznellikten kurtulamaz.
     Yukarıdaki parçadan numaralanmış cümlelerden hangisi
     çıkarılırsa, parçanın anlamında büyük bir degişme olmaz?
 66.  a.   ?    II.
      b.   ?    III.
      c.   ?    IV.
      d.   ?    V.
      e.   ?    VI.
 67. Hepimiz bencillikten yakınıyoruz. Herkesin yalnızca kendisini düşündüğünü, kendisinden
     başkası yokmuş gibi davrandığını görüyoruz. Bu tutumu eleştiriyoruz; ama görüyoruz
     ki eleştirinin pek bir yararı olmuyor. Çünkü bencillik azalacağı yerde giderek
     yaygınlaşıyor. Bu duruma karşı önlem almıyor, sadece yakınmakla yetiniyoruz. —-
     
     Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşagıdakilerden hangisinin getirilmesi
     uygun olur?
 68.  a.   ?    Bencil insan, kendisini koruma güdüsüyle kendine güvensizlik arasında 
         sıkışmıçtır.
      b.   ?    Bencilliğin birey olma yetkinliği kazanamamış kişilerde sık görüldüğünü
         biliyoruz.
      c.   ?    Bencil kişilerin, her olayı, her durumu, her insanı kendi çıkarı için 
         kullandığını unutmamalıyız.
      d.   ?    Bencilliğin nelerden kaynaklandığını, neden yaygınlaştığını düşünmüyoruz.
      e.   ?    Bencil kişiler kendilerinden başkalarına değer vermeyi bilmezler.
 69. Yazar, öyküsüne kahraman olarak seçtiği kişinin yalnızlığını ve çevresindekilerle
     iletişim kuramayışını yansıtmak istiyor. Bunun da ötesinde, onun, insana özgü 
     sıcaklıktan yoksun, insanları sevme- yen ve çıkarcı bir genç olduğunu vurguluyor.
     
     Bu parçada sözü edilen öykü kahramanıyla, aşagıdakilerin hangisinde betimlenen
     kişi arasında bir benzerlik kurulabilir?
 70.  a.   ?    Köyün yaşlılarına göre, konuşkan, kendine güvenen; ama başına buyruk bir
         gençti.
      b.   ?    Eline çok az para geçmesine karşın en ağır işlerde özveriyle çalışır; 
         başka bir yerde çalışmayı düşünmezdi.
      c.   ?    Yanında çalışanlara iş ortamında oldukça ölçülü davranıyor, iş dışında
         ise onları arkadaş gibi görüyordu.
      d.   ?    Insanlardan çok doğaya yakın, tüm canlılara karşı sınırsız bir sevgi duyan,
         kendine özgü biriydi.
      e.   ?    Kendine yarar sağlamayan bu insanların arasında bulunmak, onlarla konuşmak
         istemiyor; onlara karşı hiçbir olumlu duygu beslemiyordu.
 71. Öykü yazmada başarılı olmuş bir yazara; “Artık roman yazma zamanınız geldi.” demek
     ya da “Artık ondan romanlar bekleyebiliriz.” gibi sonuçlara ulaşmak bir yazı türünü
     ötekinden üstün tutmak anlamına gelir. Öykü ile roman ayrı türlerdir. Ortak paydaları
     ise bir kurguya dayanmaları ve düzyazı olmalarıdır. Her iki türde de başarı, yazarlarının
     ustalığında yatmaktadır.
     Bu parçada, aşagıdaki yargılardan hangisine karşı çıkılmaktadır?
 72.  a.   ?    Yazarlar, başarılı olacakları alana yönlendirilmelidir.
      b.   ?    Roman yazmak, öykü yazmaktan zordur.
      c.   ?    Yazarlar, deneyim kazandıkça farklı yazı türleri denerler.
      d.   ?    En çok tutulan yazınsal türlerden biri romandır.
      e.   ?    Öykü yazmak bir birikim gerektirir.
 73. Özyaşamöyküsü yazmak kolay degildir. Insan, çoğu kez nesnelliğini koruyamaz; benmerkezci
     duruma düşebilir. Yazarımız bu gerçeği iyi kavramış. Olabildiğince kendini öne
     çıkarmadan, ama kendi hakkını da yedirmeden, yaşadıklarını yazmış. Hem de çok 
     etkileyici biçimde yazmış. Genç, yaşlı ögretmenler, hele öğretmenliğe hazırlanan
     gençler, okuyun bu kitabı. Yolunuz aydınlanacak; gerçekten dolu bir yaşamın ne
     olduğu, nasıl olması gerektiği kafanızda belirginleşecektir.
     Bu parçada, özyaşamöyküsü
     yazmanın güçlüğü, aşagıdakilerden hangisine baglanmaktadır?
 74.  a.   ?    Olayları yansıtırken, kişisel görüşleriyle gerçekler arasında denge sağlamaya
      b.   ?    Olayları belirli bir meslek grubunun bakış açısıyla yansıtmaya
      c.   ?    Gerçekleri gizleyebilmek için duygusallığa ağırlık vermeye
      d.   ?    Yalnızca tanık olunan olayları anlatarak kitabın kapsamını daraltmaya
      e.   ?    Okura yol göstermeyi amaçlayarak kendini ikinci plana atmaya
 75. Bir şiirin alınyazısını önceden kestirme olanağı yoktur. Bu gerçek, “Han Duvarları”
     için de geçerliydi elbette. 1924’te yazılan bu şiir, birçok yönüyle güncelliğini
     yitirmesine karşın günümüzde hâlâ okunuyor, tanınıyor. Peki, hangi nedene bağlanabilir
     bu? Yoksa “Han Duvarları”nın da N. Kemal’in “Vatan Kasidesi”, T. Fikret’in “Promete”,
     M. Âkif’in “Çanakkale Şehitleri” adlı şiirleri gibi gizli bir yaşama gücü mü var?
     Ona bu gücü kazandıran ne?
     Bu parçaya göre, şiirle ilgili olarak açagıdakilerden
     hangisi söylenebilir?
 76.  a.   ?    Değer kazanması zaman alır.
      b.   ?    Belirli temaları işleyenler daha çok sevilir.
      c.   ?    Yazıldığı günlerde ünlenenler kolayca unutulmaz.
      d.   ?    Kalıcılığını sağlayan etkenleri belirlemek güçtür.
      e.   ?    Her biri biçim ve içerik yönünden farklı özellikler taşır.
 77. Bu sanatçı, kültürel yapısına yabancı olmadığı bir coğrafyanın insanını anlatmıştır.
     Bu coğrafyanın ağıtlarını, efsanelerini, türkülerini, masallarını, inançlarını
     kısacası düşünme biçimini çok iyi bilmektedir. Bu yüzden romanlarında, kahramanlarına,
     kendi bilinçlerinin sınırı içinde bir dünya kurmuştur. Halk düşüncesinin işleyişini
     çok iyi yakalayan yazar, yapıtlarında efsaneleştirmeyi, Anadolu insanının kendi
     gerçekliği açısından ele almıştır. Işte sanatçı bu nedenle benzersiz kalabilmiştir.
     
     Bu parçada sözü edilen sanatçının başarısının temelini aşağıdakilerden hangisi
     oluşturmaktadır?
 78.  a.   ?    Kahramanlarının, çevreleriyle olan ilişkilerinden çok, kişilik özelliklerine
         önem vermesi
      b.   ?    Anlattığı insanları, kültürel birikim ve düşünce açısından iyi tanıması
      c.   ?    Her bölgenin kültürel yapısının kendine özgü nitelikler taşıdığının bilincinde
         olması
      d.   ?    Birlikte yaşadığı insanları anlatmanın daha kolay olacağını fark etmiş
         olması
      e.   ?    Halkı, toplumun kültür degerlerinin bir ürünü olarak ele alması
 79. Bir eleştirmen, kendi görüşlerini kabul ettirmek için okuyucuyu zorluyorsa yanlış
     yoldadır. Çünkü eleştirinin amacı okuyucuyu etkilemek değil, onu birlikte düşünmeye
     yönlendirmek olmalıdır. Önemli olan, değerlendirme yapmaktan çok, yaşanılan düşünme
     sürecine okuyucunun katılımını sağlamaktır. Eleştirmenden beklenen —-.
     Bu parçanın
     sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
 80.  a.   ?    okuyucuya yapıtla ilgili bilgiler ve ipuçları sunmaktır
      b.   ?    eleştirdiği yapıtla okuyucu arasında köprü kurmaktır
      c.   ?    okura, okuduğunu bagımsızca değerlendirme olanağı tanımaktır
      d.   ?    okuru koşullandırmadan yapıtı değişik açılardan tartışmaktır
      e.   ?    okurun dünya görüşüne belli bir yön vermektir
 81. Edebiyat yapıtlarını açıklamak, yorumlamak, değerlendirmek ve sınıflandırmak amacını
     taşıyan yazılar vardır. Bu yazıları, “edebiyat eleştirisi” adı altında toplayabiliriz.
     Edebiyat eleştirisi içinde daha çok denemeler, kitap tanıtma yazıları ve bilimsel
     araştırmalar yer alır. Bu yazılar, en öznel izlenimlerden en nesnel değerlendirmelere
     değin uzanan geniş bir yelpaze içinde karçımıza çıkar. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı
     üzere bu yazılarda —-.
     Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden
     hangisi getirilemez?
 82.  a.   ?    değişik anlatım yöntemleri kullanılır
      b.   ?    ele alınan konuların sınırı oldukça geniştir
      c.   ?    doğruluğu kanıtlanabilecek görüşlere ağırlık verilir
      d.   ?    okurları bilgilendirmek ön plana çıkar
      e.   ?    asıl amaç, yapıtların gereği gibi tanıtılmasıdır
 83. Düşüncenin en iyi biçimde, insanın kendi anadilinde oluşup geliştiğini söylerdi.
     Anadile yaslanmayan bir anlatımın sağlam olmayacağını savunurdu. Daha da ileri
     gider, anadiline saygının en büyük erdem olduğuna inanır, onu yurtseverlikle eşdeğer
     tutardı. Bilimsel çalışmalarında olduğu kadar günlük yaşamında da dile büyük bir
     özen gösterirdi. Kimi zaman bir sözcüğe takılır, düşüncesini açık seçik yansıtacak
     bir anlatım biçimini buluncaya değin günlerce çalışırdı. Düşünsel tutarlılığın
     ancak dilsel tutarlılıkla gerçekleşebileceğine inanırdı.
     Bu parçada aşağıdakilerden
     hangisine değinilmemiştir?
 84.  a.   ?    Anadilin, insanın duyarlığı üzerindeki etkisine
      b.   ?    Sözcük seçiminde gösterilen titizliğe
      c.   ?    Dil ile düşünce arasındaki ilişkiye
      d.   ?    Anlatımla anadil arasındaki bağa
      e.   ?    Dili doğru ve düzgün kullanmanın önemine
 85. O, aslında yazdığı öykülerde, oyunlarda, romanlarda da bir ozandır. Diline, dildeki
     uyuma, musikiyi sağlayan ögelere öncelik veren bir düzyazı ustasıdır. Bu yönden
     düzyazıyla oluşturduğu yapıtlarda da ozanlığı öne çıkar. Sözcükleri bir imbikten
     geçirerek damıtır; böyle bir damıtımdan geçmemiş hiçbir sözcüğe yer vermez yapıtlarında.
     Düzyazılarında da iyi bir söz işçisidir, tıpkı şiirlerindeki gibi.
     Bu parçada,
     sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
 86.  a.   ?    Değişik türlerde ürünler verdiğine
      b.   ?    Şiirselliğinin her ürününe yansıdığına
      c.   ?    Kulağa hoç gelen sesler içeren sözcükler kullanmaya özen gösterdiğine
      d.   ?    Yapıtlarında kullandığı dili inceden inceye işlediğine
      e.   ?    Belirli kalıpların dışına çıkmadığına
 87. Bana göre yeni öykücüler “ben”li anlatımın dışına çıkamıyor, “ben” dışındaki yaşamın
     öykülerine girmesine izin vermiyorlar. Bazen öykünün içine kulaktan dolma ve taşıyamayacağı
     ağırlıkta felsefe koyuyorlar. O felsefe de öyküye yedirilmiş olmuyor. Bu yüzden
     yazdıklarının öykü mü, ruhsal çözümleme mi, deneme mi olduğunu bilemiyorsunuz.
     
     Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada sözü edilen öykücülere yöneltilen eleştirilerden
     biri değildir?
 88.  a.   ?    Yazdıklarını kendileriyle sınırlı tutmaları
      b.   ?    Öykülerin düşünsel bütünlükten yoksun olması
      c.   ?    Özümsenmemiş bilgi ve düşüncelere yer vermeleri
      d.   ?    Sözcük seçiminde gerekli özeni göstermemeleri
      e.   ?    Belirli bir yazınsal türün ilkelerine bağlı kalmamaları
