# 2000 Oss Felsefe Online Test Haziran

- Bağlantı: https://eegitimim.com/2000-oss-felsefe-online-test-haziran/
- Yayımlanma: 2026-05-14T15:52:19+03:00
- Yazar: admin

1.  Felsefenin insana ve topluma yaptığı katkıları göremeyen kişiler, onun boş ve 
     gereksiz bir uğraş olduğunu ileri sürmektedirler. Oysa, insan yaşamındaki rolü
     kolayca gözlenen telefon, bilgisayar veya televizyon gibi nesnelerin üretiminde
     felsefenin doğrudan katkısı olmasa da değer ve düşüncelerin üretimindeki katkısı
     yadsınamaz. Ancak, değer ve düşüncelerin insan yaşamındaki yansımaları yalnızca
     dolaylı olarak gözlenebilir.
     Bu parçaya dayanarak felsefe ile ilgili aşağıdaki
     yargılardan hangisine ulaşılabilir?
 2.   a.   ?    Günlük yaşam üzerindeki etkisini görmek güçtür.
      b.   ?    Ürettiği düşünceler arasında tutarsızlıklar bulunabilir.
      c.   ?    Ortaya koyduğu idealler konusunda bireylerin uzlaşması zordur.
      d.   ?    Her toplumu farklı biçimlerde etkiler.
      e.   ?    Sorguladığı kavramlar zamanla değişir.
 3.  • Felsefe, insanı, onu çevreleyen evreni ve toplumu tanımak ve bilmek amacında
     olduğu için çeşitli bilim alanlarının bu konulardaki bulgularını kullanır.
     • Bilim,
     doğru bilginin koşulları, kaynakları ve sınırları konusunda kendisine yol gösterebilecek
     ve onu eleştirebilecek olan felsefi görüşlerden yararlanır.Bu iki bilgiye dayanarak
     felsefe ve bilimle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
 4.   a.   ?    Aynı sorulara farklı yanıtlar verirler.
      b.   ?    Bilgi edinmede aynı yöntemleri kullanırlar.
      c.   ?    Aralarındaki rekabetten güç alırlar.
      d.   ?    Toplumsal değişmelerden aynı ölçüde etkilenirler.
      e.   ?    Birbirlerini karşılıklı olarak beslerler.
 5.  Küçük çocuklar bilimin konusuna giren sorular sorduğunda birçok yetişkinin şaşırdığını
     gözlüyorum. “Ay neden yuvarlak?” diye soruyor çocuk. Bir çukurun derinliği en 
     fazla ne kadar olabilir? Dünyanın doğum günü ne zaman? Birçok yetişkin bu tür 
     soruları tedirgin
     ya da alaycı bir tavırla yanıtlıyor veya yan çiziyor: “Ne sanıyordun?
     Ay kare mi olacaktı yani?” Kısa süre sonra, çocuk bu soruların yetişkinleri sıktığının
     farkına varıyor. Böyle birkaç deneyim daha yaşadıktan sonra da bilimden soğuyor.
     Parçada, çocukların bilimden soğuması aşağıdakilerin hangisine bağlanmıştır?
 6.   a.   ?    Çocukların bilimsel konulardan çabuk sıkılmalarına
      b.   ?    Yetişkinlerin çocuklara az zaman ayırmalarına
      c.   ?    Çocukların uygun soru sormayı bilmemelerine
      d.   ?    Çocukların merak duygularının gerektiği gibi karşılanmamasına
      e.   ?    Yetişkinlerin, çocukları bilimsel konulardan uzak tutmak istemelerine
 7.  • Bir toplumbilimci, değerleri veya insanlar arasındaki ilişkileri incelerken 
     bireyleri belli bir biçimde davranmaya yöneltmez. Sadece, olanı olduğu gibi ele
     alır.
     • Kepler Yasaları, gezegenlerin nasıl hareket etmesi gerektiğini değil, 
     nasıl hareket ettiğini belirtir.Bu iki durum, bilimsel bilginin hangi özelliğine
     örnektir?
 8.   a.   ?    Evrensel olması
      b.   ?    Var olan durumu betimlemesi
      c.   ?    Mantık ilkelerine dayanması
      d.   ?    Birikimli olarak ilerlemesi
      e.   ?    Olayların denetim altına alınmasına olanak vermesi
 9.  Doğa bilimlerinin kullandığı yöntemlerden biri de tümevarımdır. Bu yöntemle, belirli
     gözlemlerden yola çıkarak, gözlenmemiş olanları da içine alan genellemelerde bulunulur.
     Bu akıl yürütme biçiminin güvenilmez olduğunu iddia edenler, pazardan elma alan
     bir kişinin tavrını örnek verirler. Bu kişi tezgâhtaki elmalardan birkaçını inceledikten
     sonra diğerlerinin de inceledikleri gibi olması gerektiğine karar vererek elmaların
     tümünü satın alır. Elmaların hepsini incelemediği için, eve geldiğinde bu kişinin
     beklediğine uymayan, biçimsiz, çürük bir elma ile karşılaşma olasılığı her zaman
     vardır.
     Bu parçada aşağıdakilerden hangisi tümevarım yönteminin sakıncalı bir 
     yönü olarak ileri sürülmektedir?
 10.  a.   ?    Duyulara dayalı bilgi edinme yolu olan gözlemden yararlanılması
      b.   ?    Doğanın akışına müdahale edilmeyip, gözlenecek
      c.   ?    Bütünün sınırlı sayıdaki elemanıyla ilgili deneyimlere dayanarak bütün
         hakkında yargıya varılması
      d.   ?    Genellemenin herhangi bir olguya dayanmadan, akıl ve mantık ilkeleriyle
         yapılması
      e.   ?    Doğadaki her olayın bir nedeni olduğu varsayımının
         temel alınması
 11. Bir araştırmayı tamamladığım zaman, sonuçlarımı ve dayanaklarımı önce, meslektaşlarımın
     katıldığı bilimsel toplantılarda sunarım. Eğer bir yanlış ya da eksiklik bulunmazsa,
     çalışmamı makale haline getirip bir dergiye yollarım. Derginin editörler kurulu
     makalemi uygun görürse, iki ya da üç hakemden görüş ister. Her hakem ayrı ayrı,
     makalemin yayımlanması hakkındaki görüşünü derginin editörüne bildirir. Hakemler
     araştırmamda yanlış bulurlarsa, editör, bu yanlışları bana yazılı olarak iletir.
     Ben bu yanlışları düzeltebilirsem süreç yeniden başlar. Ancak bunları düzeltemezsem,
     aylarca uğraşarak bulduğum sonuçları unutup çalışmaya yeniden başlarım.
     Bilimsel
     çalışmanın bu parçada anlatılan evresi, aşağıdakilerden hangisiyle özetlenebilir?
 12.  a.   ?    Bilimsel bilgi, bilimsel yönteme uygun biçimde yapılan deneyler sonucunda
         elde edilir.
      b.   ?    Farklı bilim dalları arasındaki dayanışma, bilimsel
         gelişmeyi hızlandırır.
      c.   ?    Bilim adamının sahip olduğu dünya görüşü, netür bilimsel çalışma yapacağını
         ve bulgularını nasıl yorumlayacağını etkileyebilir.
      d.   ?    Bir bilginin bilimselliğinin yetkili bilim çevresince denetlenip onaylanması
         gerekir.
      e.   ?    Bugün birtakım olguları açıklamada yararlanılan bir bilimsel görüş, zamanla
         yerini başka bir bilimsel görüşe terk edebilir.
 13. Faydacı ahlak anlayışına göre, en çok sayıda insana en büyük ölçüde mutluluk sağlayan
     eylem, ahlaki bakımdan doğru eylemdir. Dolayısıyla bir eylemi doğru veya yanlış
     olarak değerlendirmek için öncelikle o eylemin, ilgili kişilerin tümüne sağladığı
     hazlara ve
     getirdiği acılara bakmak gerekir.Bu parçaya göre, faydacı ahlak anlayışı
     bir eylemin ahlaki bakımdan doğru olup olmadığını değerlendirirken aşağıdakilerin
     hangisini ölçüt alır?
 14.  a.   ?    Eylemin sonuçlarını
      b.   ?    Eylemde bulunan kişilerin niteliklerini
      c.   ?    Eylemin hangi koşullarda gerçekleştirildiğini
      d.   ?    Toplumun eylemde bulunan kişiye karşı tutumunu
      e.   ?    Eylemin hangi amaçla yapıldığını
 15. İnsanların düşünce ve görüşlerini serbestçe ifade etmesi, doğruların ve gerçeklerin
     ortaya çıkmasına ve kavranmasına katkıda bulunur. Bir düşünürün dediği gibi, düşüncelerin
     savunulmasından gerçekler doğar.
     Aşağıdaki yargılardan hangisi bu görüşü destekler?
 16.  a.   ?    Devletin ekonomik alana müdahalesinin azaldığı, bireylerin özgürce ekonomik
         girişimde bulunduğu dönemlerde toplumsal refah yükselmiştir.
      b.   ?    Bilim ve felsefedeki başlıca ilerlemeler, düşünce ve inanç özgürlüğünün
         olduğu dönemlerde ve ülkelerde gerçekleşmiştir.
      c.   ?    Bireyin yeteneklerini özgürce geliştirdiği eğitim ortamlarında, dünyada
         iz bırakan sanatçılar yetişmiştir.
      d.   ?    Bireylerin yurttaş olarak haklarının korunduğu toplumlarda oluşan güven
         ortamı, insanların daha üretken olmasını sağlamıştır.
      e.   ?    Çeşitli düşünce ve görüşlerin bir arada yaşaması, ilk önce, değişik kültürlerle
         iletişim olanağı bulan toplumlarda görülmüştür.
 17. Aristoteles, yönetim biçimlerini anlatırken şöyle demektedir: “Devlet birçok kişi
     tarafından yönetilirse bu ona, tıpkı giderleri toplulukça karşılanan bir şölenin
     tek kişinin hazırlayacağı bir şölenden daha üstün olması gibi bir üstünlük sağlar.
     Onun içindir ki çoğunluk, birçok durumda, her kim olursa olsun tek bir kişiden
     daha iyi bir yargıçtır. Ayrıca çokluk daha güç bozulur
     ya da kıstırılır. Kötü 
     bir anında olan ya da konuya ilişkin çok güçlü duyguları bulunan bir kişinin yargısı
     ister istemez çarpık olacaktır. Öte yandan, bir kitlenin yargıda bulunması durumunda,
     kitleyi oluşturan her kişinin aynı anda aynı duygulara kapılmasını ve yargısını
     çarpıtmasını ayarlamak güçtür.”Aristoteles, bu sözleriyle aşağıdakilerden hangisini
     vurgulamaktadır?
 18.  a.   ?    Yönetim yetkisinin birçok kişiye dağıtılmasının iktidar kavgasını önleyeceğini
      b.   ?    Devlet işlerinde işbölümünün, halk arasındaki dayanışmayı artıracağını
      c.   ?    Yönetim sorumluluğunun bir gruba paylaştırılması gerektiğini
      d.   ?    Kişilerin grup içinde, yalnız başlarına olduğundan daha duygulu davrandıklarını
      e.   ?    İnsanın, mutluluğa ancak topluluk içindeyken erişebileceğini
 19. Bir tabloda gökyüzünün mavi, otun yeşil olmasını bekleyen kimseler, tabloda başka
     renkler görünce şaşırırlar. Oysa, mavi gök ve yeşil çayırlara ilişkin her şeyi
     unutmayı bir denesek; dünyaya sanki başka bir gezegenden şimdi gelmişçesine bakıp
     onu ilk görmüş gibi olsak, işte o zaman nesneler değişik renklerle görünürlerdi
     bize. Ressamlar da bazen başka bir gezegenden gelmiş gibi, dünyayı yepyeni bir
     gözle görmemizi isterler. Bize, doğadaki varlıkların güzelliklerini görmeyi öğretenler
     de onlardır. Onları izleyip, onlardan bir şeyler öğrenirsek, pencereden dışarı
     bakmak bile heyecan verici bir serüvene dönüşecektir.
     Bu parçada, sanat eserinin
     hangi özelliği vurgulanmaktadır?
 20.  a.   ?    Sadece, güzel olması amacıyla yapılması
      b.   ?    Bir benzerinin olmaması
      c.   ?    Belirli bir sanat akımının izlerini taşıması
      d.   ?    Sanatçının öz ve biçim arasında kurduğu dengenin bir sonucu olması
      e.   ?    Dünyayı, alışık olunandan farklı bir anlayışla yansıtması
