# 2006 Kpss Onlisans Turkce Online Test

- Bağlantı: https://eegitimim.com/2006-kpss-onlisans-turkce-online-test/
- Yayımlanma: 2026-05-19T07:46:07+03:00
- Yazar: admin

1.  (I) “Aydınlık” bir şarkı başlar
     Buğdaylarda bereketin huzuru(II) “Mor yaşmaklı”
     kadınlar tarlada(III) “Acı” gıcırtılarla kağnılar yollardaKurulmuş bostanlara 
     çadır(IV) “Yeni” bir hayat yayladaÇardakta kilimlere dokunur sıla(V) “Kavunsu”
     kokar serinliği yelinYukarıdaki dizelerde numaralanmış ve tırnak şaretiyle ayrılmış
     sözlerden hangisi bir ismi nitelememektedir?
 2.   a.   ?    I
      b.   ?    IV
      c.   ?    II
      d.   ?    V
      e.   ?    III
 3.  Düşünme sırasında, nöron adı verilen milyonlarca sinir hücresi, birbirlerine ya
     da vücuttaki dokulara çok sayıda ileti gönderir ve alır.
     Bu cümledeki anlatım 
     bozukluğunu gidermek için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?
 4.   a.   ?    “düşünme sırasında” sözü atılmalı
      b.   ?    “ve” sözcüğü yerine “veya” getirilmeli
      c.   ?    “ve” sözcüğünden sonra “onlardan ileti” sözü getirilmeli
      d.   ?    “ya da” sözü “ve” ile değiştirilmeli
      e.   ?    “nöron adı verilen” sözü atılmalı
 5.  Ünlü Fransız ressam Paul Gauguin, Tahiti’de yaptığı resimlerle bir sergi açmış.
     Sergiyi gezen meraklılardan biri, ressama, “Üstat, ruhları bekleyen yerli kızın
     korkusunu ne güzel belirtmişsiniz!” diyerek beğenisini belli etmiş. Gauguin ise,“
     Evet, konu o; ama ben o re- simde maviyle yeşilin uyumunu göstermek istedim.” 
     demiş.
     Bu parçada, anlatılan olayla ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden
     hangisidir?
 6.   a.   ?    Sanatçının amacıyla izleyicinin algılayışının farklı olabileceği
      b.   ?    Farklı yorumların sanat yapıtlarının değerini artırdığı
      c.   ?    Bireyin, yabancısı olduğu kültürleri algılamada zorluk çektiği
      d.   ?    Görsel sanatlarda içeriğin tartışmalara yol açabileceği
      e.   ?    Resim sanatında konuya uygun renklerin seçilmesi gerektiği
 7.  Şarkılarımın pek çoğunu severim; ama “Şu en güzelidir.” diyemem. Çünkü ben yapıtlarını
     çok beğenip onlarla övünen biri değilim. Kendi işlerime belli bir mesafeden bakmayı
     seviyorum. İnsanın, yaptığı işleri sahiplenmesi güzel bir şey; ama onlara âşık
     olmak bir anlamda hastalık. Ben şarkılarıma âşık olmam ve onların eleştirilebilir
     olduğuna inanırım.
     Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir
 8.   a.   ?    Kendini öteki sanatçılardan aşağıda gören
      b.   ?    Kendisiyle ilgili objektif değerlendirmeler yapan
      c.   ?    Sanat alanındaki çalışmaları eskilere dayanan
      d.   ?    Sanatında belli bir başarı gösterememiş olan
      e.   ?    Kendini değil, başkalarını övmek gerektiğine inanan
 9.  Bilinç akışı yöntemi, anlatıdaki karakterlerin aklından geçenlerin, duygu, düşünce
     ve anılarının aktarıldığı bir tekniktir. Bu yöntemle, duygu ve düşüncelerin hiçbir
     sıkı denetim ya da kısıtlamaya uğramadan olduğu gibi aktarılması sağlanır ve anlatı
     zenginleşir. Böylece okur, gerçeği farklı boyutlarda görme ayrıcalığına kavuşur.
     
     Bu parçadan, bilinç akışı yöntemiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
 10.  a.   ?    Karakterleri değişik yönleriyle tanıtır.
      b.   ?    Gerçeğin birden çok yüzü olduğunu düşündürür.
      c.   ?    Olaylara çok yönlü bakma olanağı verir.
      d.   ?    Son zamanlarda sıkça kullanılmaya başlanmıştır.
      e.   ?    Anlatılanlarda doğallık önem taşır.
 11. Çevirmenlik genelde, yabancı dili çok iyi bilmekle özdeşleştirilir. Oysa, çevirmenlik
     becerisinin tümünü on basamaklı bir merdiven olarak düşünürsek bunun ilk üç basamağı
     yabancı dil, kalan yedi basamağıysa çevirisi yapılmak istenen dildir. Yani, yabancı
     dil bilmeden bu merdivene çıkılamayacağı kesindir; fa- kat —-. Düşüncenin akışına
     göre bu parçanın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
 12.  a.   ?    yine de çevirmenin bilgisine, yeteneğine kalmış bir durumdur bu
      b.   ?    çevrilecek dilin gelişim aşamalarını bilmek başarılı çeviri yapmanın öncelikli
         koşullarındandır
      c.   ?    çevrilecek yapıtın anlatım özellikleri de başarıda rol oynar
      d.   ?    çevirisi yapılmak istenen dili bütün olanaklarıyla bilmek ve kullanmak
         da temel koşuldur
      e.   ?    bir dil ne kadar güçlü olursa çevirisi o kadar güzel olur
 13. Yazdığım oyunlarda kullandığım dil, seyircinin her gün kullandığı dildir. Oyunda
     yer alan kişilerse seyircinin ta kendisidir. Ele aldığım duygular, seyircinin 
     duygularıdır. Seyirci, oyundaki durumu, kişilerin tutkularını hemen anlar. Seyircinin
     bunları anlaması için okulda, iş yerinde bir ön hazırlık yapmasına gerek yoktur.
     Görecek gözü, işitecek kulağı olsun, yeter.
     Böyle diyen bir oyun yazarı için aşağıdakilerden
     hangisi söylenemez?
 14.  a.   ?    Her düzeydeki insanın algılamasını önemser.
      b.   ?    Oyun kişileriyle izleyicileri özdeşleştirir.
      c.   ?    Sıradan insanın duygularını yansıtır.
      d.   ?    Yazdıklarında akla uygunluk arar.
      e.   ?    Açık ve anlaşılır bir anlatıma başvurur.
 15. Su altı zenginlikleriyle öne çıkan Kuzey Kıbrıs, dalış sporuna ilgi duyanlar için(
     I) “birçok seçenek” sunuyor. Kıbrıs’ı barınak seçmiş (II) “iki binin üzerinde”
     Caretta caretta kaplumbağasını ya da (III) “beş yüz kadar” yeşil kaplumbağayı,
     bu kıyılarda (IV) “hemen hemen bütün bir yıl boyunca” yapılabilen dalışlarda görmek
     mümkün. Deniz kaplumbağaları Gazi Magosa’yı yıl boyunca hiç terk etmiyor. Öteki
     plajlardaysa (IV) “yalnızca yaz aylarında” görülebiliyor.
     Bu parçadaki numaralanmış
     ve tırnak işaretiyle ayrılmış sözlerin hangisinde kesinlik söz konusudur?
 16.  a.   ?    IV
      b.   ?    I
      c.   ?    III
      d.   ?    II
      e.   ?    V
 17. Yazın çevrelerinin dışında bir yaşamı vardı. Sanatçılarla birlikte olmanın, bir
     tür zaman yitimi olduğuna inanırdı. Bunun için de sürekli çalışırdı. Kente bile
     pek az inerdi. İndiği günlerde de hemen yalnızlığı özlerdi. Gazete ve dergilerin
     yönetim bürolarında görünmezdi. Evinde, küçük masasının başında yazardı birbirinden
     güzel şiirlerini. Bu yüzden onunla görüşmek kolay değildi. Bu parçada, sözü edilen
     sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?
 18.  a.   ?    Çalışma ortamının yaratıcılığı etkilediğini düşündüğüne
      b.   ?    Kent yaşamını yorucu bulduğuna
      c.   ?    Kendinden başka sanatçıya değer vermediğine
      d.   ?    İnsanlardan uzak bir yaşam sürmekten hoşlandığına
      e.   ?    Güncel olaylara ilgi duymadığına
 19. O dönemde kadın yazarların sayısı parmakla gösterilecek kadar azdı. Edebiyata 
     erkek yazarlar egemendi. Bu yazarların kadına bakış açısı toplumumuzdaki gibi 
     çarpıklıklar içeriyordu. Bu yüzden, ticari amaçla, özellikle kadınların duygu 
     dünyasına seslenen kitaplar yazılıyor, bunlara da “aşk romanı” deniyordu. Bu yanlış
     bir tutumdu. Türkiye değiştikçe, kadın yazarların sayısı arttıkça bu anlayış yavaş
     yavaş değişti. Bu nedenle, bu tür romanlarda anlatılan, “aşk”tan çok, kadınların
     çektiği sıkıntılar olmaya başladı. Artık eski bakış açısı yıkılmış ve kadınları
     anlama kaygısı gündeme gelmişti. Bu durum erkek yazarları da etkiledi.
     Bu parçaya
     göre edebiyatta anlayış değişikliği olduğu nereden anlaşılmaktadır?
 20.  a.   ?    Romanlarda kadınların sorunlarına yer verilmesinden
      b.   ?    Toplumda kadın sorunlarının artmasınd
      c.   ?    Erkek yazarların da kadın romanları yazmasından
      d.   ?    Yazarların konuda çeşitlilik yaratma kaygısına düşmesinden
      e.   ?    Yalnızca duygulara seslenen yapıtların ilgi görmemesinden
 21. Virgül, yazının anlaşılır olmasını, kolay okunmasını sağlar. Bağlaçlar da virgül
     gibi, yazının biçim ve anlam açısından anlaşılır olmasına, kolay okunmasına destek
     olur. Virgülü, bağlaçlardan önce ve sonra kullanmak, yazıyı, anlam açısından olduğu
     gibi görsel açıdan da olumsuz etkiler.
     Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, yukarıda
     sözü edilen uyarıya aykırı bir virgül kullanımı vardır?
 22.  a.   ?    Öyle bir bakıyordu ki üzülmemek, yardım etmemek olanaksızdı
      b.   ?    Hem evde hem yolda bağırarak, yüksek sesle konuşuyordu.
      c.   ?    Ne oldum dememeli ne olacağım, demeli.
      d.   ?    Soruları, evet ya da hayır, diye yanıtlamanız gerekiyor.
      e.   ?    Kim bilir nerelerden duyuyor, da koşup geliyor.
 23. Tek kişilik bir gösteriydi sanki dersleri. Her yanını bir yığın felsefe terimiyle,
     kavramıyla doldurduğu yazı tahtasını kullanmayı ondan öğrendiğimi söylemeliyim.
     Ses tonundaki inişler çıkışlar, coşkulu dalgalanmalar… Anlattıklarına o denli 
     içtenlikle inanırdı ki sizi de büyüsüne kaptırıp sürüklerdi. Onun derslerinden
     çıktığınızda tatlı bir yorgunluğun üzerinize çöktüğünü duyumsardınız. Böyle anlatılan
     bir öğretim üyesi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
 24.  a.   ?    Öğrencilerini yaşama hazırlayan
      b.   ?    Çevresindekileri, istekleri doğrultusunda yönlendiren
      c.   ?    Alanındaki başarılarıyla ünlenmiş olan
      d.   ?    Derslerinde somut örnekler veren
      e.   ?    Öğrencilerinde hayranlık duygusu uyandıran
 25. Kente girmeden önce kısa bir mola veriyoruz. Yol kenarına kurulmuş ilginç bir 
     yörük çadırına konuk oluyoruz. Çadırın sahipleri, bu dinlenme yerinde, yaylada
     kurdukları çadırın bir benzerini kurmuş. Nefis yayık ayranı hazır, dumanı tüten
     gözlemeler de… Yaşlı nine bir köşeye oturmuş: “Artık yaylalarda çadır da kalmadı,
     deve de.” diyor. 1950-1960’lardaki yayla kavramını anlatıyor; başı çeken deveyi
     süsleyişlerini, haftalar süren maceralı yolculuklarını… Bu parçanın anlatımıyla
     ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
 26.  a.   ?    Neden-sonuç ilişkisiyle bağlanan cümlelere yer verilmiştir.
      b.   ?    Geçmişe duyulan özlem devrik cümlelerle anlatılmıştır.
      c.   ?    Konuşan kişinin düşünceleri belirtilmiştir.
      d.   ?    Belirli yıllardaki yaşantıyla ilgili açıklamalar yapılmıştır.
      e.   ?    İçinde bulunulan çevreyle ilgili betimlemeler yapılmıştır.
 27. Bodrum, (I) “MÖ” (II) “4. yy.da” kurulur. Ticarete ve denizciliğe elverişli olduğundan
     hızla gelişir. Toplanan vergilerle, ünlü (III) heykeltıraş ve mimarlar, (IV) “
     şehiri” (V) “daha da” geliştirip güzelleştirirler.
     Bu parçadaki numaralanmış tırnakla
     ayrılmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?
 28.  a.   ?    III
      b.   ?    I
      c.   ?    V
      d.   ?    IV
      e.   ?    II
 29. Bu (I) semt, (II) bölgeye (III) özgü (IV) yetişen (V) Osmanlı çileğiyle tanınır.
     
     Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için numaralanmış sözlerden hangisi 
     atılmalıdır?
 30.  a.   ?    IV
      b.   ?    III
      c.   ?    I
      d.   ?    II
      e.   ?    V
 31. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
 32.  a.   ?    Ödünç verdiğiniz şeyleri geri isterken sıkılıyor musunuz?
      b.   ?    İşsizlik toplumsal açıdan ne gibi sorunlar yaratmaktadır?
      c.   ?    Eleştirel düşünce nedir, özellikleri nelerdir, anlatır mısınız?
      d.   ?    Bana kendinizi anlatın, desem kendinizle ilgili neler söylersiniz?
      e.   ?    İş görüşmesine giderken nasıl giyinmeniz gerektiğini biliyor musunuz?
 33. Bu şairimiz: “Asıl şiirler, bazı yaşları bekler.” derdi. Kendisine: “Şairlerin
     kimi şiirleri yazmak için belli bir yaşa gelmesi gerektiğini mi, yoksa okurların
     kimi şiirleri anlamak için belli bir yaşa gelmesi gerektiğini mi kastettiniz?”
     diye sordum.“İkisini de. Ben her zaman nitelikli okurdan yana oldum. Benim okurlarım,
     şiirimden gerçekten haz duyacak ve onu değerlendirebilecek insanlar olsun; varsın
     sayıları az olsun! Hâlâ benim için önemli olan budur.” dedi.
     Bu parçaya göre, 
     sözü edilen şair için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
 34.  a.   ?    Çok şiir okuyanın belli bir düzeye ulaşacağına inandığı
      b.   ?    Şiirleriyle okurları geliştirmeyi amaçladığı
      c.   ?    Kendi akranlarının beğeneceği türden şiirler yazdığı
      d.   ?    Henüz dilediği olgunluğa erişemediği
      e.   ?    Çok okura değil, düzeyli okura seslenmeyi ilke edindiği
 35. Dünyanın çok okuyan halkları, kitap okuma zevkini, dünyanın dört bir yanında yazılmış,
     birbirinden güzel edebiyat başyapıtlarını okuyarak edindi. Bunları okuyarak edebiyat
     tutkunu oldular. Onlar, gece gündüz okudukları romanlar sayesinde birer edebiyat
     meraklısı ve giderek kitap kurdu oldular. Bizdeyse iyi çevrilmiş bir kitaba rastlamak
     piyango tutturmaktan farksız olduğundan, Türk okuru, Türk yazarlarıyla sınırlı
     kaldı. Bu yüzden edebiyat merakı da Türk edebiyatından öteye gidemedi.
     Bu parçada
     vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
 36.  a.   ?    Bizde, edebi değer taşıyan yapıtlardan çok azının çevrildiği
      b.   ?    Kimi ulusların, bireyleri küçük yaşta kitap okumaya yönlendirdiği
      c.   ?    Türk okurunun, Türk yazarların yapıtlarını doğru değerlendiremediği
      d.   ?    Güzel yapıtların her ulusun edebiyatında yer almadığı
      e.   ?    Okurun edebiyat zevkini kazanmasında iyi çevirinin önemli olduğu
 37. Bilimsel devrim, 16. ve 17. yüzyıllarda gerçekleştirilen yeni bilgi üretme yolunun
     adıdır. Bilimsel devrimle, gözlem, deney ve matematiğe dayanan araştırma yöntemiyle
     yeni bilgi üretimi başladı. Nedensellik ilkesine, mantıklı düşünceye dayanan bu
     araştırmaların, yeni bilgiler üreterek dünyayı değiştirdiği görüldü. Bu değişimden
     sosyal bilimler de etkilendi ve toplumları demokratik yaşama özendirdi. Böylece,
     aydınlanma çağı başladı. Yeni buluşlarla enerji elde edilerek sanayi devrimi gerçekleşti.
     
     Bu parçaya göre bilimsel devrimle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
 38.  a.   ?    Birçok gelişmenin temelini oluşturduğu
      b.   ?    Akılcı düşünceye dayandığı
      c.   ?    Yapılan çalışmalarda somut verilerden yararlanıldığı
      d.   ?    Toplumsal yaşamda değişmeler oluşturduğu
      e.   ?    Bilimi, belli çevrelerin tekelinden kurtardığı
 39. (I) Yaşam öyküsü yazma birtakım ön çalışmalar yapmayı gerektirir. (II) Yaşam öyküsünde
     devingenlik ve akıcılık sağlanmalıdır. (III) Bu amaçla ilkin yaşam öyküsü yazılacak
     kişiyle ilgili kaynaklar, belgeler saptanır. (IV) Kişinin mektuplarından, günlüklerinden
     yararlanılır. (V) Ayrıca o kişiyi tanıyanlardan da bilgiler toplanır. (VI) Bu 
     hazırlıklar yapılmadan oluşturulacak yaşam öyküsü ilgi çekmeyeceği gibi, kişinin
     yaşam serüvenini de bütünüyle kuşatmaz.
     Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden 
     hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
 40.  a.   ?    V
      b.   ?    II
      c.   ?    III
      d.   ?    VI
      e.   ?    IV
 41. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
 42.  a.   ?    Tok olduğu için hiçbir şey yemek istemiyor.
      b.   ?    Arkadaşının neler anlattığını hatırlayamıyor
      c.   ?    Kedisinin nerede olduğu bulunamıyor.
      d.   ?    Kar yağdığı zaman yürüyüşe çıkamıyor.
      e.   ?    Bulundukları yerden film rahatça izlenemiyor.
 43. Gezdikçe, tanıdıkça insanı içine alır Küre Dağları. Orada tüm canlıların birbirini
     dinlediği derin bir sessizlik hâkimdir. Önce hafiften esen rüzgâr çalınır kulağınıza.
     Dikkat edince kuşların kanat çırpışlarını duyarsınız. Doğaya kulak verince sesler
     ayrışmaya başlar. Bir kelebeğin çiçeğe konuşunu ya da yapraktaki çiğ damlasının
     yere düşüşünü, bir tomurcuğun çiçeğe geçişini duyumsarsınız.
     Bu parçada Küre Dağları’yla
     ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
 44.  a.   ?    Doğal güzelliklerin en çok burada görüldüğü
      b.   ?    Canlıların doğadan yararlanmak için nasıl bir savaşım içinde olduğu
      c.   ?    Sessizliğin, güzelliklerin farkına varılmasını sağladığı
      d.   ?    Gezip görmenin insana neler kazandırdığı
      e.   ?    Kimi özellikleriyle benzerlerinden ayrıldığı
 45. Yapılan bir araştırmaya göre, öğrencilerin üniversiteye başladıkları yıllarda 
     boş zamanlarını değerlendirmede ilk sırayı kitap okuma alırken son sınıfta onun
     yerini gazete okuma almaktadır. Aynı araştırma, öğrencilerin çoğunluğunun, her
     gün yaklaşık iki saat televizyon izlediğini, sürekli olarak radyo dinlediğini 
     de göstermektedir. Bu sonuçlara bakarak, üniversite gençliğinin —- söylenebilir.
     Bu nedenle öğrencilerin kitap, dergi gibi yayınlara üniversite kütüphanelerinde,
     yurtlarda, eğitim gördükleri bölümlerde kolayca ulaşmaları sağlanarak bu yayınlara
     olan ilgi artırılmalıdır.
     Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre
     aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
 46.  a.   ?    güncel konulara yeterince ilgi göstermediği
      b.   ?    içinde bulunduğu ekonomik güçlükleri aşarken yeterli ölçüde desteklenmediği
      c.   ?    sorunların akılcı düzenlemelerle çözümleneceğine inandığı
      d.   ?    yazılı ve basılı kitle iletişim araçlarından yeterince yararlanmadığı
      e.   ?    öğrenim gördüğü alanla ilgili kitapları bulmada sorunlar yaşadığı
 47. (I) Gerçekte hiçbir şair, belli bir kitlece okunmayı amaçlayarak yazmaz. (II) 
     Çünkü sanatsal yaratı, özellikle de şiir, özneldir. (III) Bu ses, yüzlerce sesin
     içinden aynı tınıyı algılayan duyularla yakalanır ve ortak bir sese ya da koroya
     dönüşür. (IV) Artık başka insanları da aynı koroya katılmaya çağıran bir türkü
     olur. (V)
     Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine, “Şiir, şairin kendi sesini
     yansıtır ve söylediklerini kendi sesiyle özgünleştirir.” cümlesinin getirilmesi
     uygun olur?
 48.  a.   ?    III
      b.   ?    II
      c.   ?    IV
      d.   ?    I
      e.   ?    V
 49. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme, eylemin nasıl yapıldığını belirtmektedir?
 50.  a.   ?    Dağların doruklarında öbek öbek bulutlar gözüküyordu.
      b.   ?    Ortalık ağır ağır aydınlanıyordu.
      c.   ?    Üstümüzden katar katar turnalar uçuyordu.
      d.   ?    Topraktan belli belirsiz bir buğu yükseliyordu.
      e.   ?    Önümüzden takur tukur sesler çıkaran bir kamyon gidiyordu.
 51. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, ayraç içindeki sözün anlamını içeren bir söz 
     yoktur?
 52.  a.   ?    Acılar da sevinçler gibidir, olgunlaştırır insanı. (sakınmak)
      b.   ?    Eğlenceyi de tadında bırakmak gerekir. (aşırılığa kaçmamak)
      c.   ?    Valizini alelacele toplayıp yola çıktı. (çabucak)
      d.   ?    Sevmenin verdiği özlemle dolup taşmalısın. (gereğinden çok)
      e.   ?    Kaleden bakınca, göz alabildiğine uzanan yemyeşil ova görünüyordu. (sınırsızcasına)
 53. Burgazada’da her yer yürüyüş mesafesinde. Gün ortası olmasına karşın adada sessizlik
     hâkim; kuşların cıvıltısını, martılarla kargaları saymazsak tabii… Yaşlı bir adam
     evinin bahçesinde kahvesini yudumluyor ağır ağır. Daracık sokaklar, yapıtlarında
     adaları, özellikle Burgazada’yı, denizi, insanları, balıkları anlatan Sait Faik’in
     bir zamanlar evi olan müzeye çıkıyor. Beyaz badanalı ahşap müzenin kapıları ziyaretçilere
     açık. Kendi haline bırakılmış alçakgönüllü bahçe, pembe zakkumlar, sardunyalar,
     ortancalarla renk cümbüşü içinde. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden
     hangisi söylenemez?
 54.  a.   ?    İnsana özgü bir nitelik doğaya aktarılmıştır.
      b.   ?    Varlıkları niteleyen sözcükler kullanılmıştır.
      c.   ?    Geçmişle bugün karşılaştırılmıştır.
      d.   ?    İşitme duyusuna seslenen ayrıntılara yer verilmiştir.
      e.   ?    Betimlemeye başvurulmuştur.
 55. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
 56.  a.   ?    Anladık ki söylediklerinde haklıymış.
      b.   ?    Olaylardan hem kendisi hemde ailesi etkilenmiş.
      c.   ?    Benim ne işle uğraştığımı biliyor mu ki?
      d.   ?    Söyleseydik o da bizimle gelir miydi?
      e.   ?    Orada karşılaştığı sorunları mı anlatıyor?
 57. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde üslupla (biçemle) ilgili bir özelliğe değinilmiştir?
 58.  a.   ?    Denemelerindeki anlatımsal yoğunluk okurlarını düşünmeye yönlendiriyor.
      b.   ?    Okur, kitabın bazı bölümlerinde duygulanıyor, bazı bölümlerinde gülüyor,
         kızıyor ya da üzülüyor
      c.   ?    Bu öykülerde, karşılaştıkları olayları ciddiye almayan kahramanlar ele
         alınıyor.
      d.   ?    O, söylediklerini belgelere, tarihsel gerçeklere dayandırmak istiyor.
      e.   ?    Romanda, eski konaklarla birlikte artık kullanılmayan bazı eşyalardan 
         da söz ediliyor.
 59. Hierapolis, Çökelez Dağı’nın güney eteğinde yer alan ve kaynak sularının içindeki
     kalsiyum karbonatın çökelmesiyle oluşan travertenlerin yanında kurulmuş. Pek çok
     tarihi yapıyı içinde barındıran bu kentin en önemli özelliği, dünyada eşi benzeri
     olmayan travertenleri. Hep toprak görmeye alışmış gözler için, uykudan henüz uyanıp
     da etkisinden kurtulunamayan bembeyaz bir düş sanki. Zaman içinde sararmaya yüz
     tutan travertenler, 1988’de UNESCO dünya mirası listesine alındıktan sonra, gerçek
     görünüşüne kavuşabildi. Bu tarihten sonra UNESCO’nun desteği ve yerel yöneticilerin,
     bilim adamlarının katkılarıyla, travertenleri kurtarma çalışmaları hızlandı. Bu
     parçada travertenlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
 60.  a.   ?    Kendine özgü nitelikler taşımasına
      b.   ?    Görenleri çok etkilemesine
      c.   ?    Gerekli bakım ve ilgiyi görmesine
      d.   ?    Öneminin dünyaca kabul edilmesine
      e.   ?    Dört mevsim de gezilip görülebildiğine
 61. Büyük şair, iyi roman, kötü öykü gibi ayrımlar yapmak, hiçbir sanat anlayışına
     sığmaz. Gerçek eleştiri anlayışında bu en iyi, bu en kötü, diye çürük-sağlam ayırırcasına
     bir eleştiri yoktur. Yapılması gereken, yaratıcılığını, gücünü, özgünlüğünü değerlendirerek
     herkesi kendi yerine oturtmaktır. Bu parçada geçen “herkesi kendi yerine oturtmak”
     sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
 62.  a.   ?    Değerlendirmelerde kırıcı olmamak
      b.   ?    Sınıflandırmalardan kaçınmak
      c.   ?    Aşırı övgü ve yergilerden uzak durmak
      d.   ?    Haksızlıkları ortadan kaldırmak
      e.   ?    Olumlu ve olumsuz özellikleri görebilmek
 63. “-mi” eki, aşağıdaki cümlelerin hangisine ötekilerden farklı bir anlam katmaktadır?
 64.  a.   ?    Tohumlar çimlenmemiş miydi?
      b.   ?    İstedi mi her şeyi yapar, dedi
      c.   ?    Zilin çaldığını işitmediniz mi?
      d.   ?    Bugün törene mi gideceğiz, diye sordu
      e.   ?    Bu su içilir mi, diyerek musluğa yaklaştı.
 65. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde geleceğe yönelik bir eylemden söz edilmektedir?
 66.  a.   ?    Kent planlamasında şehircilik ilkelerine uyulmadığı, yapılan incelemelerden
         kolayca anlaşılmaktadır.
      b.   ?    Üretime değil, tüketimi körükleyen yatırım politikalarına karşı olduğunu
         söylüyor.
      c.   ?    Ormanlara bir yaşam kaynağı, orman ürünlerine de kalkınma aracı olarak
         bakmayı yeni yeni öğreniyoruz.
      d.   ?    Üretilen enerjinin dağıtım ve kullanımında öncelikle ulusal çıkarlar gözetilecektir.
      e.   ?    Ülkemizde büyük kentlerin % 70’i, öteki kentlerin % 50’si mimarlık ilkelerine
         uyulmadan yapılaşıyor.
 67. (I) Kaleden kent merkezine doğru indiğinizde, tarihi bedesten ve demirciler çarşısına
     varırsınız. (II) Burada şunu söylemeliyim: Eğer kendi aracınızla seyahat ediyorsanız,
     dar sokaklar yüzünden sıkıntı çekebilirsiniz; park yeri sorunu yaşayabilirsiniz.(
     III) Biraz daha aşağıya doğru devam ederseniz Kurtuluş Caddesi’ndeki Gedik Ahmet
     Paşa Külliyesi ve İmaret Camisi’ne ulaşırsınız. (IV) Mimar Ayaz Ağa’nın yaptığı
     külliye, yirmi altı kubbeli bir medrese, hamam ve imaretten oluşuyor. (V) Yapıtın
     hemen yan bölümünde bulunan Taş Medrese, kısa süre önce restore edilmiş ve sanat
     merkezine dönüştürülerek korunmuş. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde
     uyarı anlamı vardır?
 68.  a.   ?    III
      b.   ?    II
      c.   ?    IV
      d.   ?    V
      e.   ?    I
 69. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
 70.  a.   ?    Sıranın kendilerine gelmelerini beklediler.
      b.   ?    Sabah erkenden kalkıp yola çıktılar.
      c.   ?    Çok yorulmuşlardı; erkenden yattılar.
      d.   ?    Yollar çok kalabalıktı; ağır ağır ilerleyebildiler.
      e.   ?    Törenden döner dönmez yemeklerini yediler.
 71. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
 72.  a.   ?    Bugünkü karşılaşmadan sonra, dereceye giren sporculara ödülleri verilecek.
      b.   ?    İşleri yoğun olduğu için çok istediği halde o geziye katılamayacakmış.
      c.   ?    Şimdi yanımızda olmayan kardeşimin eksikliğini çok arıyorum
      d.   ?    Onun ne kadar hırslı bir iş adamı olduğunu çevresindekiler iyi bilir.
      e.   ?    Yarışmaya katılma koşullarını öğrenip başvuruda bulunmak istiyorum.
 73. (I) Kimyon ve hardal otundan üretilmiş parlak sarılar, taze ceviz kabuğundan damıtılmış
     yakıcı kızıl kahveler ve daha birçok renk… (II) Hepsi de doğal yollarla elde edilir
     ve uzun yıllar parlaklığını korur. (III) Türkiye’nin ulu dağlarını, sarp geçitlerini
     anlatan renkler, en az kendileri kadar etkileyici olan motif ve desenlerde boy
     gösteriyor. (IV) Muhabbet kuşu, koç boynuzu, yayla gülü ve hayat ağacı motiflerine
     canlılık kazandırıyor. (V) Bütün bu renk ve desenlerin düğüm düğüm sıralandığı
     kilimlerse görmüş geçirmiş bir Anadolu bilgesi gibi sessizce duruyorlar. (VI) 
     Kilimlerde savaş zamanının acı ve sıkıntılarını, umutsuz aşkları ve bunları dokuyan
     kadınların ruhsal durumlarını görmek mümkün.
     Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin
     hangisinde karşılaştırma vardır?
 74.  a.   ?    III
      b.   ?    II
      c.   ?    IV
      d.   ?    I
      e.   ?    V
