Read Time:6 Minute, 51 Second

2009 Icra Mudur Yardimciligi Ekim

2009 Icra Mudur Yardimciligi Ekim

Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab

Indir/Yukle

 

1. Koebl, çektiği fotoğraflarda ayrıntıları yakalamayı, nesnelerin özelliklerini korumayı başarıyor. Kiminde özgünlüğü, kiminde yapaylığı, basitliği… Bunu, maskelerin düştüğü anda deklanşöre basarak gerçekleştiriyor. Bu parçada geçen “maskelerin düştüğü anda deklanşöre
basmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Doğal görüntüleri yakalamaya çalışmak
B) Titizliği kendine ilke edinmek
C) Aceleci olmamak
D) Kişisel beğenilerini ön plana çıkarmak
E) İlginç durumları saptamak

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişisel görüş söz konusudur?
A) Dereköy yolundan Kırklareli’ne dönmemiz gerektiğini söylediler.
B) Dönüş yolunda Pınarhisar üzerinden Vize’ye uğrayıp kale ve antik tiyatro kalıntılarını gördük.
C) Gümüşpınar yakınlarındaki Kurşun Germe Su Kemeri, yol üstündeki tarihî yapılardan biri.
D) Saray yönüne devam ederken yolun onuncu kilometresinde tümülüsleri görürsünüz.
E) Kırklareli’ndeki Aşağıpınar ve Kanlıgeçit, arkeoloji meraklıları için ilgi çekici gezi durakları.

3. (I) Gazetecisiniz, elinize bir haberin ipucu geçmiştir, doğru olabileceğini düşündüğünüz önemli bir haberdir bu. (II) İşte, o andan başlayarak bir ikilem içine düşersiniz. (III) Haberi size duyuran ya da ileten kaynağın güvenilir olup olmadığı gibi bir yığın soru kurcalar
zihninizi. (IV) Böyle durumlarda doğal ve klasik yöntem, haberi ikinci bir kaynaktan doğrulatmaktır. (V) Ne var ki bu yapılırken haberin gizliliği kaybolabileceği gibi haberi ileten kaynağın da size olan güveni sarsılacaktır. (VI) Ayrıca, size haberi ulaştıran kişiye “doğrulatmanın” haberciliğin temel kuralı olduğunu anlatmak da çok güç olacaktır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi, kendinden önceki cümlenin gerekçesi durumundadır?
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

4. (I) Sanatçılar ince ruhlu insanlardır. (II) Hele bazıları küstüm otu gibidir. (III) Gün gelir kendi kendilerine darılır, sus pus olurlar. (IV) O zaman zorlu bir uğraş içinde bulurlar kendilerini. (V) Kendileriyle ve dolayısıyla sanatlarıyla barışmaları uzun sürer. (VI) Bazen bir resim,
bazen bir kitap, bazen bir semt, yeniden üretmeleri için onları harekete geçirir. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi,
kendisinden önceki cümleyi açıklar niteliktedir?
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

5. Öğretmenler öğrencilerine öyküler, romanlar okumalarını;
I. tiyatrolar, nitelikli filmler izlemelerini salık verirler
II. : Çünkü insanoğlunun ömrü, türlü nedenlerle söz konusu yapıtlarda konu edilen yerleri ,
III. kişileri görmeye yetmez .
IV. İşte bu noktada sözü edilen yapıtlar devreye girer .
V. Onlar aracılığıyla öğrenciler dolaylı olarak yaşantılar edinir.

Bu parçadaki numaralanmış noktalama işaretlerinden hangisi yerinde kullanılmamıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
,

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) İzlediğimiz oyun, yazarın kendisiyle, toplumla hesaplaşmasıydı sanki.
B) Hiç büyümek istemeyen bir çocuğun gizemli öyküsü anlatılıyordu oyunda.
C) Oyunun kendisinde içine karıştığı kimi olaylar, film sahneleri olarak eşlik ediyordu yazara.
D) Toplumsal yaşamı eleştirel bir bakış açısıyla irdeleyen bir oyun izledik.
E) Bir olayla başlayan, geriye dönüşlerle sürüp giden bir oyun bu.

7. “Burası güneşin günde, hatta bazen saatte altı kez doğup battığı tek yer.” diyor rehberimiz. Haksız sayılmaz. Yaklaşık 1500 metre yükseklikte yürürken altımızdaki vadilerden sis, üstümüzdeki tepelerden yağmur bulutları geliyor sürekli. Gri bulutlar hışımla çevremizdeki orman kaplı dağlara çarpıp yağmurunu bırakıyor, bizi iyice ıslatıyor; ardından yine güneşe kavuşuyoruz. Avrupa’nın yaşlı, balta girmemiş ormanlarından ikisi bu sayede hayatta kalıyor. Çayırları renkli bir kilim gibi kaplayan, on beş günde bir yerini farklı
türlere bırakan çiçekler bu sayede açıyor.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Duyu organları aracılığıyla ayrımına varılan ayrıntılara yer verilmiştir.
B) İnsana özgü bir nitelik cansız varlığa aktarılmıştır.
C) İçinde bulunulan ortam, yapılan gözlemlerle somutlaştırılmıştır.
D) Düşünceler, konuşma havasında dile getirilmiştir.
E) Nesnelliğe ağırlık verilmiştir.

8. “Nasıl bir gençlik istiyoruz?” sorusu, “Nasıl bir gelecek, nasıl bir ülke istiyoruz?” sorusuyla özdeştir. Bu da insana, eğitime, araştırma ve geliştirmeye gereğince yatırım yapmayı, bütün kurumları buna göre düzenlemeyi gerektirmektedir. Bu düzenleme sırasında
çağdaş ve bilimsel ölçüler kullanmak, yeni sorunlar karşısında ülke çıkarlarına ve gerçeklerine uygun yeni önlemler almak zorunludur. Bunların başarılması ise her konuda ve her aşamada birlikte çalışmayı gerektirmektedir.
Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ülkenin geleceği için yapılması gerekenlerin neler olduğu
B) Ülke sorunlarını bilen gençlere gereksinme duyulduğu
C) Eğitim sorunlarının çok yönlü planlamayla çözülebileceği
D) Gençlerin yetiştirilmesinde gelişmiş ülkelerin örnek alınabileceği
E) Eğitim sorunlarının o konunun uzmanlarınca çözülebileceği

9. Dalgalar, rüzgârın etkisiyle, rüzgâr ise Güneş’in yerküreyi ısıtması sonucu oluşur. Bilindiği üzere ısınan hava, yoğunluğu azaldığı için hafifler ve yükselir. Sıcak havadan boşalan yere, yoğunluğu daha fazla olan soğuk hava hücum eder. İşte, güneşli bir günde hissettiğimiz esinti, bu hava akımının bir sonucudur. Rüzgârın, su yüzeyinden esip geçerken oluşturduğu sürtünme, yüzeyde kıpırtılara yol açar. Rüzgâr bu kıpırtıları itmeyi sürdürdükçe kartopu etkisi denilen doğa yasası uyarınca büyük dalgalar oluşur. Aslında bu, güneş enerjisinin rüzgâr, onun da dalgalar oluşturmasından başka bir şey değildir.
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Dalgalardan nasıl yararlanıldığı
B) Güneş enerjisinin neleri, nasıl etkilediği
C) Rüzgârın ne gibi yararları olduğu
D) Doğa yasalarının çeşitli yollarla açıklanabileceği
E) Doğa olaylarının yaşamı etkilediği

10. Yaptığı film müzikleriyle adını duyuran Paul Misraki 1908 yılında İstanbul’da doğmuştur. Onun hayatı, “Müzik bir disiplin işidir ve küçük yaşta eğitim alınmaya başlandığında iyi sonuçlar verir.” diyenleri doğrular niteliktedir. Misraki, henüz dört yaşındayken piyano
eserleri çalmaya başlar. Yedi yaşına geldiğinde, çaldığı basit eserlerin yerini klasikleşmiş ve önemli eserler alır. Müzik kariyerine adım attığı Paris’teki okulda, hayatında hiç beklemediği değişiklikler yaşayacak ve küçük yaşlarından beri tutkuyla çaldığı piyano, gelecekteki
mesleğinin en önemli aracı olacaktır. Misraki, başarılarıyla popüler bir caz piyanisti ve düzenleyicisi olarak uzun yıllar adından söz ettirecek ve müzik dünyasının önemli isimleri arasına parlak bir giriş yapacaktır.
Bu parçada Misraki’yle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Ne tür eserler çaldığına
B) Piyano çalmaya ne zaman başladığına
C) Nerede müzik eğitimi aldığına
D) Müzisyenliği neden çok önemsediğine
E) Sanat dünyasındaki yerine

About Post Author

Erdem OVAT

1985-1988 Dörtler Köyü İlköğretim Okulu 1988- 1993 Sakıp Sabancı İlköğretim Okulu 1993-1996 Orhan Çobanoğlu Lisesi 1997-2000 Almanya'da Turist 2001-2002 Vatani Görev Isparta Muş'ta yaptım 2002-2004 Açiköğretim Lisesinden Üstün Başarı 2005-2010 Hacettepe Üniversitesi Alman Dili Öğretmenliğinde Mezun Oldum 2010-2011 Halk Eğitim Merkezinde Almanca Öğretmenliğine Başladım 2011-2013 Çeşitli Özel Dersane ve Okullarda çalıştım 2013- .... Milli Eğitimde Almanca Öğretmeni olarak çalışmaya devam ediyorum
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın