# 2013 Ygs Felsefe Online Test

- Bağlantı: https://eegitimim.com/2013-ygs-felsefe-online-test/
- Yayımlanma: 2026-05-03T09:37:00+03:00
- Yazar: admin

1.  Hobbes’a göre insan; doğası gereği kendi varlığını sürdürmeye çalışır, dünya nimetlerinden
     olabildiğince çok yararlanmak ister. Bunun sonucunda da herkes herkesin düşmanı
     olur, böylece savaşlar ortaya çıkar. Bu durumu Hobbes “İnsan insanın kurdudur.”
     şeklinde özetler. Ama bu durum insan varlığını tehlikeye düşürdüğünden insanlar
     herkesin güvenliğini sağlayan bir düzen arayışına girmişlerdir. Dünya nimetlerinden
     yararlanırken zora başvurmaktan vazgeçmek üzere birbirlerine söz vermiş, zora 
     başvurma yetkisini ve gücünü, boyun eğecekleri bir kişiye devretmek için aralarında
     anlaşmışlardır.Bu parçaya göre, insanların anlaşmalarına neden olan unsur aşağıdakilerden
     hangisidir?
 2.   a.   ?    İnsanların, dünya nimetlerinden eşit yararlanamaması
      b.   ?    İnsanın doğal arzularının kendi varlığını tehdit etmesi
      c.   ?    Bireylerin zora başvurma gücünü ve yetkisini bir otoriteye devretmek istememesi
      d.   ?    Bitmek bilmeyen savaşların köklü uygarlıkları tehdit etmesi
      e.   ?    Herkesin birbiriyle savaşması sonucunda kültürün yozlaşması
 3.  Aristoteles fiziği yanlıştır elbette, geçerliliğini de tümüyle yitirmiştir. Ama
     yine de bir “fizik”tir yani matematiksel bakımdan gelişmemiş olsa da son derece
     gelişmiş bir bilim. Ne çocukça bir düş ürünüdür ne de ortak duyunun boş, üstünkörü
     sözleridir. Bir kuramdır yani ister istemez ortak duyunun verilerinden yola çıkıp
     bu verileri son derece tutarlı ve sistemli bir incelemeye tabi tutan bir öğretidir.
     Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
 4.   a.   ?    Bilimsel bir kuramın yanlış olması tutarsız olduğu anlamına gelmez.
      b.   ?    Bilimsel bir kuramın, eldeki verileri tutarlı ve sistemli bir incelemeyle
         tutması gerekir.
      c.   ?    Bir kuramın bilimsel olması, matematiksel bakımdan gelişmiş olmasını gerektirmez.
      d.   ?    Bilimsel bir kuramın, ortak duyunun verilerinden yola çıkması gerekmez.
      e.   ?    Kuramların geçerliliğini yitirmesi bilimselliklerine zarar vermez
 5.  “Felsefe yapmak yolda olmaktır.” diyor Jaspers. Ben de “Felsefe yapmak yolda olmak
     kadar uçta olmaktır.” diyorum. Uçta olmak akıncılık yapmak gibidir. Orduların 
     önünden gidip henüz kimsenin ayak basmadığı, bilmediği, görmediği sınır uçlarında
     cesurca at koşturmaktır aynı zamanda. Daha sonra, edindiği tecrübeleri ardından
     gelecek orduyla paylaşmak, onlar için patika bile olsa yol hazırlamaktır.Bu parçada
     felsefenin uçta olmasıyla anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
 6.   a.   ?    Teorilere ilginç yorumlarda bulunmak
      b.   ?    Yeni soru ve iddialar ortaya atmak
      c.   ?    Hakikatin peşinde olmak
      d.   ?    Tüm sorulara çözüm getirmek
      e.   ?    Kendi başına hareket etmek
 7.  Bentham tarafından formüle edilmiş olduğu şekilde faydacılık ilkesinin söylediği
     şudur: En fazla sayıda insana en büyük (maksimum) ölçüde mutluluk sağlayan bir
     eylem, doğru eylemdir.Bu parçaya göre, faydacılık aşağıdakilerden hangisini doğru
     bulur?
 8.   a.   ?    Her koyun kendi bacağından asılır.
      b.   ?    Her şey karşılıklıdır.
      c.   ?    Her ülke kendi çıkarlarından sorumludur.
      d.   ?    Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
      e.   ?    Yurtta barış, dünyada barış.
 9.  Eğer bir kanıtlama yapılacaksa bu kanıtlama yolu farklı biçimlerde karşımıza çıkar.
     Kimisi dünyanın hareketine bakarak bir ilk hareket ettiricinin olması gerektiğini
     ileri sürer. Kimisi dünyadaki nedenler zincirine bakarak bir ilk nedenin var olduğu
     sonucuna ulaşır. Kimisi de dünyadaki şeylerin çokluğuna, değişkenliğine, zorunsuzluğuna
     bakarak bütün bunların ardında tek değişmez zorunlu bir varlığın bulunması gerektiği
     sonucunu çıkarır.Bu parçada dile getirilen sorgulama, felsefenin hangi disipliniyle
     ilgilidir?
 10.  a.   ?    Din felsefesi
      b.   ?    Bilgi felsefesi
      c.   ?    Siyaset felsefesi
      d.   ?    Bilim felsefesi
      e.   ?    Ahlak felsefesi
 11. Sadece duyusal verilerle yetinirsek örneğin su, çeşitli ve farklı hatta çelişkili
     şekillere girmiş gibi gözükür; kaynayan su sıcak, yağmur soğuk, kar yumuşak, buz
     serttir. Oysa hep aynı şeyle karşı karşıyayızdır. Bundan dolayı duyusal olmayıp
     tamamen akli olan su fikrine ulaşmak için duyulur olanın ötesine geçmek, hatta
     ona karşı düşünmek gerekir. Nitekim bugün su fikrini, duyusal olmayıp tamamen 
     düşünsel olan bilimsel bir soyutlamayla H2O gibi kimyasal bir formülle ifade ediyoruz.
     Bu parça aşağıdaki yargılardan hangisine karşı örnek oluşturur?
 12.  a.   ?    Duyusal bilgiyle bilim yapılamaz.
      b.   ?    Duyusal bilgi hakikatin bilgisidir.
      c.   ?    Soyut bilgi duyusal bilgiden doğar.
      d.   ?    Genel fikirlere ulaşmada akıl etkin araçtır.
      e.   ?    Bilimsel bilgi genellemelere ulaşmak ister.
 13. Felsefe sorularla doğar, büyür, gelişir. Ancak felsefi soru diğer sorulardan farklıdır.
     Felsefe, olanla yetinmez. Bu yüzden insan ve zihnini sürekli arayışa sürükler.
     Bu eylemle de yaşamı, varlığı, bilgiyi ve değerleri daha da anlamlı bir hâle getirmeyi
     amaçlamaktadır. Belki de bu yüzden olacak ki her insan kendini tanımaya ve bilmeye
     başladığı ilk günden itibaren “Ben kimim, neyim ve ne olacağım?”, “Evren nedir?”,“
     Dünya nedir?”, “Doğru nedir?”, “Güzel nedir?”, “Adalet nedir?” veya “Eşitlik nedir?”
     gibi birçok soru sormaktadır.Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi, felsefi 
     soruyu diğer sorulardan ayıran özelliklerden biri değildir?
 14.  a.   ?    Eleştirel ve sorgulayıcı olması
      b.   ?    Bitmez tükenmez arayışlardan oluşması
      c.   ?    Neden-sonuç ilişkileri araması
      d.   ?    Var olanla yetinmemesi
      e.   ?    Yaşamı ve varlığı anlamlandırması
 15. Uzun bir süre karşılaşmamış iki arkadaş, birbirlerini görmeyi ummadıkları bir 
     anda karşılaştıklarında, “Bu ne tesadüf!” şeklinde bir tepki verirler. Spinoza,
     böylesi bir tepkinin varlığın yapısına uygun olmayan bir tepki olduğunu düşünürdü.
     Çünkü ona göre, hayatta tesadüf diye bir şey yoktur.Bu parçada Spinoza’nın hangi
     düşüncesi vurgulanmaktadır?
 16.  a.   ?    Olan her şeyde sıkı bir zorunluluk vardır.
      b.   ?    İnsanlar, mutluluklarının kaynağını kendilerinin dışında ara
      c.   ?    Doğada özgürlükten gelen bir nedensellik vardır.
      d.   ?    Dışsal zorunluluk insanın iç dünyasını da belirler.
      e.   ?    Rastlantı ve zorunluluk, biri olmadan diğeri düşünülemeyen kavramlardır.
 17. Platon’a göre “iyi”, “ideaların ideasıdır” ve erdemlerden oluşan idealar merdiveninin
     tepesinde bulunur. Platon’da iyi ideası, iyi olan her şeyin iyi olmasını sağlayandır.
     Akıllı olmak, bilgili olmak, erdemli olmak iyidir. Ama bunların hiçbiri tek başına
     yeterli değildir. İyi, bütün bunları içine alan bir yaşam biçimidir.Bu parçadan
     aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
 18.  a.   ?    Akıllı, bilgili, erdemli bir hayat sürmek bizim yararımızadır.
      b.   ?    İyi ve kötü, göreli kavramlar olduğu için bunların ötesinde bir yaşam 
         sürdürmek gerekir.
      c.   ?    İyi, varlığı belirleyen ana ilkedir.
      d.   ?    İyi, “erdemli” yani “iyi” bir yaşam sürmeyi olanaklı kılandır.
      e.   ?    İyi, her insanın gerçekleştirmesi gereken bir ideadır.
 19. Felsefenin bilimler gibi bir gelişim süreci yoktur. Bizim, “Hippokrat Yemini” 
     ile hekimlikte ahlak ölçülerini belirleyerek tarihe mal olan Hekim Hippokrates’ten
     tıp alanında çok ileride olduğumuz kesindir. Oysa Platon’dan çok daha ileride 
     olduğumuzu söyleyemeyiz. Ancak onun yararlandığı bilimsel bilgi sürecinden daha
     ilerideyiz. Felsefe üretiminde belki de bir düşünürün dediği gibi sadece Platon’a
     dipnot yazıyoruz.Bu parça felsefi bilginin aşağıdaki özelliklerinden hangisini
     vurgulamaktadır?
 20.  a.   ?    Kümülatif olma
      b.   ?    Evrensel olma
      c.   ?    Eleştirel olma
      d.   ?    Akla dayalı olma
      e.   ?    Bütünleyici olma
 21. Doğrulanmış olmak bir kuramın erdemi değil, zaafıdır. Çünkü doğrulayıcı örnek 
     bulmaktan daha kolay bir şey yoktur. Bir kuram, ne kadar çok yanlışlama çabasından
     başarıyla çıktıysa o kadar iyi bir kuramdır. Yanlışlamaya çalışıp yanlışlayamadıysak
     o kuram doğrulanmış değil, pekiştirilmiş olur. Bir kuram yanlışlanma olanağını
     taşıdığı için bilimsel sıfatını hak eder, herhangi bir düşünsel deneyle de olsa
     hiç yanlışlanamıyorsa bu durum onun bilimsel olmadığını gösterir.Bu parçada söylenenler
     aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı olabilir?
 22.  a.   ?    Bilimsel kuramlar nasıl yanlışlanır?
      b.   ?    Bir kuram ne zaman doğrulanmış sayılmalıdır?
      c.   ?    Bir kuramın bilimselliğinin ölçütü nedir?
      d.   ?    Bilimsel kuramlar ne zaman yanlışlanmış sayılmalıdır?
      e.   ?    Bir kuramın doğruluğunun ölçütü nedir?
 23. Walter Benjamin mekanik yeniden üretimin, bütün bir çağa damgasını vurmasına bağlı
     olarak sanatın bütün sahiciliğini kaybettiğini söyler. Ona göre özgün bir sanat
     eseri, her yeniden üretimiyle birlikte, “aura”sından hep bir şeyler daha yitirir.
     Bundan ötürü kültür bir bütün olarak meta üretim endüstrisine dönüşür, buna bağlı
     olarak da kültür ürünleri şeyleşir.Bu parçada kullanılan “aura” kavramı, sanat
     eserinin hangi özelliğini dile getirmektedir?
 24.  a.   ?    Biricikliğini
      b.   ?    Evrenselliğini
      c.   ?    Kalıcı olmasını
      d.   ?    Yaratıcılık gerektirdiğini
      e.   ?    Estetik kaygıyla bağını
 25. Descartes, Metot Üzerine Konuşma adlı kitabına sağduyunun eşit olarak dağıtıldığını
     söyleyen cümleyle başlar. Ona göre bunun kanıtı, başka konularda kendilerine verilenle
     yetinmeyen insanların, sağduyu söz konusu olduğunda kendilerinde bulunandan şikâyetçi
     olmamasıdır. Sağduyu doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırma yetisidir. Sağduyu
     eşit dağıtılmış olduğuna göre, bütün insanların aynı konularda aynı sonuçlara 
     varması gerekirdi. Ancak öyle olmadığını, aynı konularda akıl yürüten insanların
     farklı farklı sonuçlara vardıklarını görüyoruz. Bunun nedeni farklı yollardan 
     akıl yürütmeleridir.Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
 26.  a.   ?    Aynı konularda farklı sonuçlara varılmasının nedeni sağduyu eksikliğidir.
      b.   ?    Aynı biçimde akıl yürütenler aynı sonuçlara varırlar.
      c.   ?    Herkes kendi sağduyusundan hoşnuttur.
      d.   ?    Sağduyu, ahlak alanında doğruya ulaşmamızda yardımcı olabilir.
      e.   ?    Sağduyu; iyinin, kötünün, doğrunun, yanlışın farkında olma yetisidir.
