# 2018 Tyt Turkce Online Test

- Bağlantı: https://eegitimim.com/2018-tyt-turkce-online-test/
- Yayımlanma: 2026-04-26T08:04:47+03:00
- Yazar: admin

1.  Sosyalleşme (I) süreci; gittikçe yoğunlaşan kontrol, yön verme ve biçimlendirme
     etkisiyle doğal bir (II) varlık olan insanı; uygar, kanunlara (III) saygılı, diğer
     insanların hak ve sorumluluklarını hesaba katan, (IV) kendinden emin, sakin,mutlu,
     mesleki (V) yeterliğe sahip bireyler hâline getirir.
     Bu parçada altı çizili sözcüklerden
     hangisi yapım eki almamıştır?
 2.   a.   ?    V
      b.   ?    IV
      c.   ?    II
      d.   ?    III
      e.   ?    I
 3.  39. – 40. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
     1815 yılının nisan ayında
     Endonezya’daki Tambora Yanardağı’nda büyük bir patlama oldu. Yanardağın yakınındaki
     yerleşim bölgeleri volkanik külle kaplandı, atmosfere milyonlarca ton toz ve volkanik
     kül karıştı. Yanardağdan çıkan gazlar yoğunlaşarak aeorsol bulutları oluşturdu.
     Bu bulutlar yeryüzünün soğumasına neden oldu. Küresel sıcaklık düştü, iklimler
     geçici olarak değişti. 1816 yılında Kuzey Yarım Küre’nin büyük bölümünde sıcak
     bir yaz mevsimi yaşanmadı. Avrupa ve Kuzey Amerika’da soğuk havanın ekinleri tahrip
     etmesiyle başlayan kıtlık nedeniyle salgın hastalıklar baş gösterdi. Yeryüzündeki
     etkileri zamanla azalsa da patlama, edebiyat ve sanat dünyası üzerinde kalıcı 
     izler bıraktı. Patlamanın edebiyat dünyasına kazandırdığı eserlerin başında ise
     Frankenstein adlı roman geliyordu. 1816 yazında İngiliz yazar Mary Shelley, bu
     doğa olayı yüzünden günlerce kapalı alanda yaşamak zorunda kaldı ve 1818’de yayımlanan
     ünlü korku romanını işte bu günlerde kaleme aldı.Bu parçada Tambora Yanardağı’nın
     patlamasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
 4.   a.   ?    Dünyanın ısınması üzerindeki etkisine
      b.   ?    Bazı bölgelerde neden olduğu kuraklığa
      c.   ?    Etkisinin hissedildiği coğrafi bölgelere
      d.   ?    Atmosferde yarattığı değişikliklere
      e.   ?    Kültürel yaşama olan etkilerine
 5.  Cümledeki sözcüklerin arasına yerli yersiz, sıfat yerleştirmenin edebiyat metninin
     bir özelliği olduğunu sanan “yazar adayları” var. Bence yazmayla ilgili en temel
     yanlışlardan biridir bu. Yakın anlamlı sıfatların işlevsiz olarak kullanıldığı
     cümleler, dikiş izlerini belli eden bir elbiseye benziyor. Böyle olunca okur, 
     bir bütünolarak kumaşı değil dikiş izlerini görüyor.
     Aşağıdakilerden hangisi bu
     parçada eleştirilen bakış açısıyla yazılmıştır?
 6.   a.   ?    Sonbahar; yemişleri, bulutları, güneşi, maviliği ve yeşili ile insana 
         şiir, edebiyat, musiki ve mesut insanlarla dolu bir dünya düşündürüyor.
      b.   ?    O haftayı ve ondan sonra geleni, sadece onu düşünerek geçirdim; belki 
         rastlarım ümidiyle birkaç defa Boğaziçi’ne gittim, Emirgân’da, Kandilli’de ve
         şurada burada dolaştım.
      c.   ?    Yağışlı, donuk ve karlı bir kış akşamının karanlığında başlayan o derin
         yalnızlığım giderek artıyor; bu koyu kimsesizliğim beni, aydınlık ve ışıklı bir
         sabaha uzanmaktan men ediyor.
      d.   ?    Çardaklardaki yapraklar, kırmızının en son hâline doğru ağır ağır, kızara
         kızara kırmızının renk oyunları içinde düşmeden evvel sallanıp durdular.
      e.   ?    Günler, kuvvetli bir rüzgârın sürüklediği beyaz bulut kümecikleri gibi
         birbiri ardına geçip gidiyordu ve biz bunların sonunda muhakkak bir fırtına kopacağını
         seziyorduk.
 7.  Edebiyatımızın unutulmaz eseri Hababam Sınıfı, dünün video izleyicisinden bugünün
     üç boyutlu sinema tutkunlarına, milyonların gönlünde taht kuralı 40 yılı geçiyor.
     Her zaman zevkle izlediğimiz, kahkahalar attığımız, içimizi ısıtan Hababam Sınıfı,
     hepimizden bir parça bulundurur. Filmin bu başarısında yazarı Rıfat Ilgaz kadar
     yönetmeni Ertem Eğilmez’in de rolü büyüktür. Belirtilmesi gereken bir husus da
     filmin hepimizin aşina olduğu müziğidir. Yavaş çalındığında insana hüzün, hızlı
     çalındığında coşku veren ve Hababam Sınıfı’nı zihnimize kazıyan müzik, Melih Kibar’ın
     bestesidir. Müzisyen bu eseriyle Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Film
     Müziği Ödülü”nü almıştır.
     Bu parçada Hababam Sınıfı’yla ilgili olarak aşağıdakilerden
     hangisine değinilmemiştir?
 8.   a.   ?    Başarısında nelerin etkili olduğuna
      b.   ?    Türk sinemasında yarattığı etkilere
      c.   ?    Farklı kuşaklara hitap ettiğine
      d.   ?    Seyircinin iç dünyasındaki tesirine
      e.   ?    Edebî bir eserden sinemaya uyarlandığına
 9.  (I) Eski çağlardan beri ticareti yapılan inci, bugün de yaygın bir şekilde alınıp
     satılmaktadır. (II) İnciyi oluşturabilen en tipik deniz hayvanının istiridye olduğu
     bilinmektedir. (III) Bu su canlısı, içine girip yerleşen kum tanecikleri veya 
     larvalara karşı kendini korumak için sedef adı verilen sıvı bir madde salgılamaktadır.(
     IV) Sedef bir yandan salgılanıp çoğalırken diğer yandan istiridyenin içine yerleşen
     maddeyi kaplayarak incinin oluşmasını sağlamaktadır. (V) İncinin büyüklüğü, şekli,
     parlaklığı ve rengi de bu süreçte oluşmaktadır.
     Bu parçada numaralanmış cümlelerden
     hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
 10.  a.   ?    V
      b.   ?    III
      c.   ?    IV
      d.   ?    I
      e.   ?    II
 11. 1815 yılının nisan ayında Endonezya’daki Tambora Yanardağı’nda büyük bir patlama
     oldu. Yanardağın yakınındaki yerleşim bölgeleri volkanik külle kaplandı, atmosfere
     milyonlarca ton toz ve volkanik kül karıştı. Yanardağdan çıkan gazlar yoğunlaşarak
     aeorsol bulutları oluşturdu. Bu bulutlar yeryüzünün soğumasına neden oldu. Küresel
     sıcaklık düştü, iklimler geçici olarak değişti. 1816 yılında Kuzey Yarım Küre’nin
     büyük bölümünde sıcak bir yaz mevsimi yaşanmadı. Avrupa ve Kuzey Amerika’da soğuk
     havanın ekinleri tahrip etmesiyle başlayan kıtlık nedeniyle salgın hastalıklar
     baş gösterdi. Yeryüzündeki etkileri zamanla azalsa da patlama, edebiyat ve sanat
     dünyası üzerinde kalıcı izler bıraktı. Patlamanın edebiyat dünyasına kazandırdığı
     eserlerin başında ise Frankenstein adlı roman geliyordu. 1816 yazında İngiliz 
     yazar Mary Shelley, bu doğa olayı yüzünden günlerce kapalı alanda yaşamak zorunda
     kaldı ve 1818’de yayımlanan ünlü korku romanını işte bu günlerde kaleme aldı.
     
     Tambora Yanardağı patlaması sonrasında Mary Shelley’nin ünlü romanı Frankenstein’ı
     yazmasıyla aşağıdaki sözlerden hangisi ilişkilendirilebilir?
 12.  a.   ?    Yangının küle çevirdiklerini, ne kadar zaman geçerse geçsin yeniden yeşertemezsin.
      b.   ?    Dalgaların kıyıya sürüklediği çer çöp, ıssız adadaki kişi için hazine 
         değerindedir.
      c.   ?    Burada sel olup akan yağmurun hangi köydeki güle can suyu olduğunu bilemezsin.
      d.   ?    Rüzgârın uğultusu sadece kulübesinin korunaklı duvarları arasındaki kişiye
         güzel gelir.
      e.   ?    Bir çöl bedevisi için kum fırtınası, gündelik hayatın küçük cilvelerinden
         biridir.
 13. Bir anaokulundaki çocukların ebeveynleri, bazen işleri nedeniyle çocuklarını okulun
     kapanma saatinden sonra almaya gider. Böyle zamanlarda okul personelinden bazıları
     çocuklarla birlikte beklemek zorunda kalır. Bu durum birtakım sorunlara yol açar.
     Yöneticiler de çözüm olarak geciken ebeveynlere bir yaptırım uygulamaya karar 
     verir. Ancak bir süre sonra ailelerin daha çok gecikmeye başladığı görülür. Çünkü
     aileler artık cezalarını çektikleri için kendilerini rahat hisseder.
     Diğer bir
     deyişle —-.I. daha önce yaşadıkları mahcubiyet duygusundan uzaklaşarak kendilerini
     haklı gördükleri bir konuma gelirlerII. okulda bekleyen çocukların aileleri davranışlarıyla
     cezalardan hoşnut olmadıklarını gösterirlerIII. yöneticiler uyguladıkları yöntemle
     asıl cezayı ailelere değil, okul personeline verdiklerini fark ederlerBu parçanın
     sonuna düşüncenin akışına göre yukarıdakilerden hangileri getirilebilir?
 14.  a.   ?    Yalnız III
      b.   ?    II ve III
      c.   ?    Yalnız I
      d.   ?    Yalnız II
      e.   ?    I ve II
 15. Edebiyat ürünlerini kültür tarihinin deposu sayan anlayış üzerine düşünürken tarih
     ve edebiyat araştırmacılarının durumunu tartışmak gerekir. Aslında her iki yaratıcı
     çabanın da kazı alanı ortaktır ve edebî metnin sunduğu geçmişe ait bulgular üzerinde
     edebiyatçı da tarihçi de farklı yöntemlerle çalışarak ortak bir noktada buluşabilir.
     Ancak aralarında temel bir fark vardır. Edebiyatçının kazı çalışmaları, yönünü
     geleceğe de çevirebilirken tarihçinin bakışı geçmişle çerçevelenmiştir.
     Bu parçaya
     göre edebiyat ve tarih araştırmacıları ile ilgili olarakI. Kaynakları ortak olsa
     da yaklaşım ve yöntemleri arasında belirgin farklılıklar vardır.II. İnsan ve toplumun
     bugünü ve geleceğine dair genel çıkarımlarda bulunurlar.III. Üzerinde çalıştıkları
     kültür malzemesini değiştirmeyi amaçlarlar.yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
 16.  a.   ?    II ve III
      b.   ?    Yalnız I
      c.   ?    I ve II
      d.   ?    Yalnız III
      e.   ?    Yalnız II
 17. Bu parçada belirtilen eski ve yeni araştırmalar;
     I. incelenen teknolojik araçlar,
     II. çıkış noktaları,III. ulaşılan sonuçlarbakımından karşılaştırıldığında hangilerinin
     benzeştiği söylenebilir?
 18.  a.   ?    II ve III
      b.   ?    Yalnız I
      c.   ?    I ve III
      d.   ?    Yalnız II
      e.   ?    I, II ve III
 19. • Davies, eğitimi bireyleri kapasitelerine göre farklı statülere yerleştiren bir
     sistem olarak değerlendirmektedir.
     • Toplumsal tabakalaşmayı temel alarak en yeteneklilerin
     en önemli mesleklerle ödüllendirilmesi gerektiğine inananlar, bu görüşe destek
     vermişlerdir.Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş
     hâli aşağıdakilerden hangisidir?
 20.  a.   ?    Toplumun meslekler açısından tabakalaşmasının, yani en yeteneklilerin 
         en önemli mesleklere sahip olmasının toplumsal bir gerçeklik olduğunu belirten
         Davies’in eğitim tabakalaşma ilişkisine dayanan bu düşüncesi, geniş kitleler 
         tarafından desteklenmiştir.
      b.   ?    Toplumsal tabakalaşma temelinde en yetenekli insanların en önemli meslekleri
         elde etmesi gerektiğini düşünen kişiler; Davies’in, eğitimin bireyleri kapasitelerine
         bağlı olarak farklı statülere yerleştiren bir sistem olduğu düşüncesini desteklemişlerdir.
      c.   ?    Davies, eğitimin tanımını yaparken, farklı yeteneklere sahip olan kişilerin
         buna bağlı olarak farklı mesleklere yerleştirilmesi gerektiğini ve bunun da toplumsal
         tabakalaşmanın gereği olduğunu savunmuştur.
      d.   ?    En yetenekli insanları en iyi mesleklere yönlendirmenin gerekli olduğunun
         ve bunun eğitimle sağlanacağının altını çizen Davies, bu konudaki tanımlarını
         toplumsal tabakalaşmayı savunanların görüşleriyle desteklemektedir.
      e.   ?    Meslek seçiminde eğitimin belirleyici olması gerektiğini vurgulayan Davies
         ile toplumsal tabakalaşmayı esas alıp yetenekli kişilerin statüsü yüksek mesleklere
         yerleşmesi gerektiğini savunanların görüşleri örtüşmektedir.
 21. (I) Her atasözü bir genel kural, bir ilke niteliği taşır. (II) Bazı atasözleri
     sosyal ilişkiler üzerine görüş bildirir. (III) Bazı atasözleri ise uzun gözlemlere
     dayanarak doğ olaylarının gündelik yaşam üzerindeki etkilerini anlatır. (IV) Tecrübelere
     veya mantığa dayanarak doğrudan doğruya öğüt veren atasözleri de vardır. (V) İki
     yargı taşıyan atasözlerinde ise yargılar arasında benzetme ilgisinden ziyade iki
     yargının birbirini tamamladığı veya birbirine karşıt olduğu görülür. (VI) Bir 
     de genelin aksin temsilî ve mecazi anlatıma sahip olmayan atasözlerimi vardır.
     
     Bu parçada numaralanmış cümlelerdeki açıklamala aşağıdaki atasözlerinden hangisi
     örnek olarak gösterilemez?
 22.  a.   ?    V. cümle: Var evi kerem evi, yok evi verem evi.
      b.   ?    II. cümle: Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
      c.   ?    III. cümle: Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırı
      d.   ?    VI. cümle: Besle kargayı oysun gözünü.
      e.   ?    IV. cümle: Çirkefe taş atma, üstüne sıçrar.
 23. “Bir ülkenin uygarlık düzeyi o ülkenin kâğıt tüketimi ile ölçülür.” diye bir söz
     hatırlıyorum. Bana göre bu düşünce artık geçerliliğini kaybetti. Çünkü bugün kitap
     yazmak ve yayımlamak kâğıt kullanmadan da mümkün. İleride ne olacağı bilinmez 
     ama şimdilik basılı ve elektronik kitaplar varlığını birlikte devam ettiriyor.
     
     Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
 24.  a.   ?    Uygarlığı yalnız kâğıt üzerinden ölçmeye çalışmanın ne denli sığ bir düşünce
         olduğu yaygın olarak bilinmektedir.
      b.   ?    Uygarlığın gelişimi ve yayılımı ile kâğıt tüketimini ilişkilendirmenin
         ne kadar doğru olduğu bugün açıkça görülmektedir.
      c.   ?    Uygarlık üretme ve yayma aracı olan kâğıt, işlevini günümüzün teknolojik
         imkânlarıyla paylaşarak sürdürmektedir.
      d.   ?    Uygarlığın günümüzde ulaştığı nokta, elektronik kitap çağının kapılarını
         sonuna kadar açmaktadır.
      e.   ?    Uygarlığın önemli ögelerinden olan kâğıdın tüketimi ile üretimi arasındaki
         denge gelişmişlik göstergesidir.
 25. (I) Çoğumuz düşünmeyen bir dünyada yaşıyor olmaktan yakınıyoruz. (II) İnsanların
     büyük bir bölümü en az düşünceyle bütün bir yaşamı omuzlamak gibi bir kolaycılığı
     benimsiyor. (III) Hatta kimileri düşünceyle alay ederken kimileri gerçekten düşündüklerini
     sanıyorlar. (IV) Büyük çoğunluğunu düşünmeyenlerin oluşturduğu ve düşünmenin lüks
     sayıldığı bir dünyada her şeye karşın düşünen insanı “gerçek insan” diye tanımlamak
     gerekir. (V) Düşünmek; insana, insan yaşamına bütünsel bir bakışla bakmaktır. (
     VI) Düşünce alanımızı daralttığımız zaman dünyaya yeterince yerleştiğimizi söyleyemeyiz.(
     VII) Düşünmek, dünyaya bir veya birkaç açıdan değil bütün açılardan bakmayı bilmekle
     olur.
     Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin
     hangisiyle başlar?
 26.  a.   ?    V
      b.   ?    IV
      c.   ?    II
      d.   ?    III
      e.   ?    VI
 27. Yüksel Pazarkaya, ülkemizde (I) eşine az rastlanan (ender görülen) bir titizlikle,
     Rainer Maria Rilke’nin tüm şiirlerini toplam on iki kitap hâlinde dilimize
     kazandırdı.
     Bu (II) külliyat (toplu eserler), Rilke’nin yazın çalışmalarını içeren Kâmuran
     Şipal çevirileriyle (III) birlikte değerlendirildiğinde (aynı kitapta toplandığında)
     önemli bir kazanım niteliğinde. Çeviri eylemi, (IV) çoğu kez (genellikle), farklı
     kültürler arasında (IV) köprü kurmakla (bağ oluşturmakla) kalmıyor, Vyeni imgesel
     yorumların kapısını da aralayabiliyor.Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin
     anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
 28.  a.   ?    I
      b.   ?    IV
      c.   ?    V
      d.   ?    III
      e.   ?    II
 29. Arkeogenetik, insanlığa dair geçmişi moleküler genetik teknikler —- araştıran 
     bir bilim dalı olarak tanımlanabilir. Bazı temel konular üzerindeki çalışmalar
     henüz sürmekteyse de hızla —- bir bilim dalı hâline gelmiştir.
     Bu parçada boş 
     bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
 30.  a.   ?    sayesinde – benimsenen
      b.   ?    kullanarak – gelişen
      c.   ?    deneyerek – bilinen
      d.   ?    yoluyla – değişken
      e.   ?    geliştirerek – sevilen
 31. “Birleşik sözcüğü oluşturan sözcüklerden biri veya her ikisi birleşme sırasında
     anlam değişmesine uğramışsa sözcük bitişik yazılır.”
     Aşağıdaki cümlelerin hangisinde
     bu kurala uyulmadığı için bir yazım yanlışı yapılmıştır?
 32.  a.   ?    Pek çok kişinin sandığının aksine denizyılanı nehirlerde de yaşayabilir.
      b.   ?    Yemekten sonra tatlı olarak birer porsiyon bülbülyuvası siparişi verdik.
      c.   ?    Adını şarkılarda duyduğumuz yalıçapkını, adalarda yaşayan bir kuş türüdür.
      d.   ?    Doğum günüm için annem bana camgöbeği renginde bir kazak örmüş.
      e.   ?    Yazar bu öyküsünde semt pazarlarındaki ayaküstü sohbetlere önemli bir 
         yer ayırmış.
 33. Toprakla uğraşanları maddi açıdan desteklemek ülkemizin kalkınmasına önemli ölçüde
     katkı sağlayacaktır.
     Bu cümlenin öznesi, aşağıdaki sözcük gruplarının hangisinden
     oluşmuştur?
 34.  a.   ?    İsim tamlaması
      b.   ?    Sıfat-fiil grubu
      c.   ?    İsim-fiil grubu
      d.   ?    Sıfat tamlaması
      e.   ?    Zarf-fiil grubu
 35. Körlük, Nobel ödüllü yazar Jose Saramago’nun 1995 yılında yayımlanmış romanıdır.
     Okuyucu, bu kitapta kahramanları; adıyla değil, onları tanıtan ifadelerle görür.
     Yazar her birini “doktor, doktorun karısı, hırsız, koyu renk gözlüklü genç kız”
     gibi çeşitli sıfatlarla adlandırır. Kahramanların diyaloglarını da anlatıcının
     sesine yedirerek metni uzun bir monoloğa dönüştürür. Okur bu durum karşısında 
     romanı takip etmekte güçlük çeker ve kendini âdeta bir labirentin içinde bulur.
     Ayrıca Saramago, roman boyunca nokta ve virgül dışında noktalama işareti kullanmaz.
     Bu da metnin bütüncüllüğüne katkıda bulunan bir başka yöntemdir.
     Bu parçadaki 
     altı çizili ifadeyleI. Eserde kişilerin, özellikleriyle anımsatılmasıII. Birden
     fazla teknikten yararlanılmış olmasıIII. Olayların karmaşık bir şekilde aktarılması
     durumlarından hangilerine gönderme yapılmamıştır?
 36.  a.   ?    Yalnız III
      b.   ?    Yalnız I
      c.   ?    I ve II
      d.   ?    II ve III
      e.   ?    Yalnız II
 37. Aşağıdakilerin hangisinde nesne, sadece isim tamlamasından oluşmuştur?
 38.  a.   ?    Uzunca bir süre trenin penceresinden ağaçlarla kaplı köyleri seyretti.
      b.   ?    Bunca yılın ardından sokak satıcılarının seslerini hâlâ özlüyorum
      c.   ?    Büyükbabam, ailenin en küçüğüne en güzel odayı vermişti.
      d.   ?    Geçmiş günlerin özlemi içimde her gün biraz daha büyüyordu.
      e.   ?    Emekliye ayrılınca evinin bahçesi âdeta sığınağı olmuştu.
 39. Bu eser, insanın içine taş gibi oturan öykülerle dolu olmasıyla ayrı bir yere 
     sahip. Çoğunda olaylar doğrudan anlatılmıyor; en çok da bu hâliyle öyküler, didaktik
     olmanın tuzağına düşmekten kurtuluyor. Yazarın öykülerindeki bazı noktaları kendince
     birleştiren okur, metne dâhil olarak yine kendince anlamlar üretiyor. Anlatılan
     öyküler içimizden birilerinin hikâyesi olduğundan okur, günün sonunda iç açıcı
     bir resimle karşılaşmıyor. Çünkü her öykü, toplumun bireye sık sık yaşattığı haksızlığa
     uğramışlık duygusunu okuruna hissettiriyor.
     Aşağıdakilerden hangisi bu parçada
     söz edilen öykülerin bir özelliği değildir?
 40.  a.   ?    Yoruma açıklık
      b.   ?    Etkileyicilik
      c.   ?    Yaşanmışlık
      d.   ?    Farklılık
      e.   ?    Yol göstericilik
 41. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin kullanımıyla ilgili bir yanlışlık
     yapılmıştır?
 42.  a.   ?    Ferhunde Hanım’dan gelen son mektubu ailecek sevinç içinde okuduk.
      b.   ?    Bu yasa tasarısı Bakanlar Kurulu’nda uzun uzun tartışıldı.
      c.   ?    Üniversitemizde tek ders sınavlarının 30 Haziran’da yapılacağı açıklandı.
      d.   ?    Pamukkale travertenleri, Denizli’mizin önde gelen turistik değerlerindendir.
      e.   ?    TDK’nin bir görevi de geçmişte yazılmış eserleri günümüze kazandırmaktır.
 43. Ben, sisi zihnin bazı hâllerine (I) benzetirim. Sis içindeyken sanki başka bir
     dünyada, başka bir nizam içinde (II) oynayan muhayyilem, beni daima şaşırtır. 
     Kimi zaman temel karakterler üzerinde kalıp (III) ayrıntılardan uzaklaşmanın mutluluğunu
     yaşarım. Kimi zaman da zihnim (V) ayrıntılara dalıp (V) çevreyi kolaçan etmeye
     başlar.Birkaç gündür İstanbul’un üstünü bütünüyle örten sis de zihnim gibi oyunlar
     oynuyor ve görülen, işitilen her şeyi farklı bir şekle sokuyor.
     Bu parçadaki altı
     çizili sözcüklerin hangisinde ünlü düşmesi yoktur?
 44.  a.   ?    II
      b.   ?    III
      c.   ?    V
      d.   ?    IV
      e.   ?    I
 45. Bakmayın sahilinin dolguyla denizden yükseltilmiş olmasına; denizin içinden çıkıp
     içeri doğru yılan misali kıvrılan yokuşun ta Galata Kulesi’nin gölgesine kadar
     uzandığı bir semt Tophane. Ana sokakları bayır, ara sokakları çıkmaz. Bu nedenledir
     ki adımlar hafif hafif, ağır ağır atılır burada. Sanki semti derinlemesine hissettirmek
     ve geçmişi teneffüs ettirmek için yukarı doğru uzadıkça uzar yol.
     Bu parçanın 
     anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
 46.  a.   ?    Benzetme
      b.   ?    Mecazlı söyleyiş
      c.   ?    İkileme
      d.   ?    Karşılaştırma
      e.   ?    Niteleme
 47. I. Yazar, eserlerinde gelenekle arasına bir mesafe koymaktansa bu birikime, yaşadığı
     döneme özgü bir pencereden bakmayı tercih ediyor.
     II. Yazarın hiçbir edebiyat 
     geleneğine bağlanmayışı, onu çağdaşı yazarlardan ayıran önemli bir özellik olarak
     ön plana çıkıyor.III. Yazar, bu kitabıyla kendinden önce üretilen eserleri okumanın
     bir özgünlük sorununa yol açmayacağını herkese kanıtlıyor.IV. Yazar, tarihin kendisine
     aktardığı seslere kulak tıkamıyor ancak onları kendi döneminin gerçekliğinin süzgecinden
     geçiriyor.V. Yazarın kendi olma sorununu tartıştığı bu kitapta, yüzünün düne değil
     yarına dönük olduğu açık bir biçimde gözlemlenebiliyor.Yukarıdaki numaralanmış
     cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?
 48.  a.   ?    II ve IV
      b.   ?    I ve III
      c.   ?    III ve V
      d.   ?    IV ve V
      e.   ?    I ve IV
 49. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bugüne kadar koleksiyonculuk veya hobi olarak
     tanımlanan davranışın istifleme bağımlılığı olarak adlandırılan bir tür hastalık
     olabileceğini gösteriyor. Yıllardır biriktirilen bir yığın eşyanın içinden hangilerinin
     kalıp hangilerinin gideceğine karar verme anında kişiler, büyük ihtimalle hastalıklarıyla
     ilk kez yüzleşiyorlar. Küçücük ve işine hiç yaramayan/yaramayacak bir şeyi bile
     gözden çıkarmak, istifçilerde derin travmatik üzüntüler yaratabiliyor.
     Bu parçada
     istifleme bağımlılığıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?
 50.  a.   ?    Hastaların, eşyalara duydukları bağlılığı psikolojik bir rahatsızlık olarak
         kabul ettiklerine
      b.   ?    Eşyalarından ayrılma durumuyla karşı karşıya kaldıklarında bağımlı kişilerin
         verdiği tepkiye
      c.   ?    Yakın bir geçmişte yapılan araştırmalarla tedavisi bulunmuş bir hastalık
         olduğuna
      d.   ?    Tedavi sürecinde, depresyona neden olabilecek müdahalelerden kaçınmak 
         gerektiğine
      e.   ?    Kişinin, yakın çevresinin uyarılarını dikkate alarak bu bağımlılıktan 
         kurtulabileceğine
 51. (I) Kişiye odaklı söyleşilerde amaç; soru sorulan kişinin yaşamını, yaptıklarını
     veya fikirlerini gündeme getirmektir. (II) Bu tür söyleşilerin öznesi, toplumda
     merak uyandıran ünlü şahsiyetler olabilir. (III) Örneğin sporcular, sanatçılar
     ve politikacılar bu söyleşilerde sıklıkla yer alır. (IV) Kimi zamanda tanınmamış
     ancak yaşamı ve yaptıklarıyla dikkatleri çekmiş kişiler seçilir.
     (V) Sorular aracılığıyla
     onların iç dünyalarında neler yaşadıkları okura aktarılmak istenir.Bu parçada 
     numaralanmış cümlelerin hangisinde “de” bağlacının yazımıyla ilgili bir yanlışlık
     yapılmıştır?
 52.  a.   ?    III
      b.   ?    I
      c.   ?    V
      d.   ?    IV
      e.   ?    II
 53. Annesi şaşırarak şöyle dedi ( ) “Ne var ( ) neyi düşünüyorsun?” Şen şakrak kızının
     yüzündeki durgunluğa bir anlam verememişti ( ) “Bez bebeğimi, dedemin aldığı bisikleti,
     kırmızı uçurtmamı, parlak ayakkabılarımı ( ) Aslında ne kadar güzelmiş benim çocukluğum()
     değil mi anne?”
     Bu parçada parantezle ( ) belirtilen yerlere, aşağıdaki noktalama
     işaretlerinden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
 54.  a.   ?    (:) (,) (.) (…) (,)
      b.   ?    (:) (;) (.) (…) (,)
      c.   ?    (,) (?) (:) (.) (!)
      d.   ?    (!) (;) (…) (.) (;)
      e.   ?    (!) (,) (:) (.) (,)
 55. Kurşun kalem yapan yaşlı bir adam, yaptığı kalemleri satıcıya vermek için kutuya
     koyarken içlerinden birini kenara ayırdı ve ona “Olabileceğin en iyi kalem olmak
     istiyorsan şu beş şeyi asla unutma!” diyerek şu öğütleri verdi:
     • Hayatta başarılı
     olmak için öncelikle kendini, seni kullanmayı bilen bir kişinin ellerine almasına
     izin vermelisin.• Zaman zaman ucunu açacaklar ve bu sana acı verecek fakat daha
     iyi bir kalem olmak için buna katlanmalısın.• Yaptığın yanlışlara üzülme, yeniden
     yazma fırsatın olacak daima. Bu fırsatları kaçırma!• Seni sen yapan en önemli 
     parçanın, içindeki kurşun olduğunu unutma!• Üzerinde dolaştığın her yüzeye kendine
     ait bir işaret bırakmalısın ve yazmaya devam etmelisin.Bu parçada kurşun kalem
     ustasının kaleme verdiği öğütlere göre, kalemin başarı için sahip olması gereken
     özellikler arasında aşağıdakilerin hangisi yoktur?
 56.  a.   ?    Sabırlı olmak
      b.   ?    Özünü hatırlamak
      c.   ?    Umudunu korumak
      d.   ?    Özgün olmak
      e.   ?    Gerçekçi olmak
 57. Aşağıdaki yargılardan hangisi kişisel düşünce içermemektedir?
 58.  a.   ?    Bir edebiyat yapıtında anlatılan olayın yeri olarak değerlendirilen ada,
         yalnızlığın sembolü olmasıyla coğrafyacının veya haritacının adasından farklıdır.
      b.   ?    Kendini ıssız bir adada en çetin güçlüklerle karşı karşıya düşünen, parklarda
         Robinsonculuk oynayan çocuklar bugün de var.
      c.   ?    Coğrafyacı açısından ada; konumu, yüzey şekilleri, yüz ölçümü, nüfusu 
         ve iklimi incelenecek her yanı s çevrili bir kara parçasıdır.
      d.   ?    İnsanoğlu yüzyıllardır mutluluk, dirlik, düzenlik, ölümsüzlük yönündeki
         özlemlerini çoğunlukla uzak bir ada görüntüsüyle dile getirmeyi seçmiştir.
      e.   ?    Engin denizlerde, dünyanın gürültüsünden patırtısından uzak, düşsel bir
         adanın şiiriyle büyülenmemiş insan sayısı azımsanamayacak kadar çoktur.
 59. Başından beri biliyordum ki şu veya bu çevreden, şu veya bu sayıda insanın iyi
     ve sevimli bulduğu şiirler yazmak mümkündü. Böyle bir yolu seçtikten sonra, geçerli
     ortalamayı fark etmek ve o normlara uygun olanı üretmeyi sürdürmek de gerekiyordu.
     Ama böylesi bir yol, toplumun beğenilerinin sürekli değişmesi yüzünden beni kendime
     yabancılaşma batağına götürürdü.
     Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen bir
     şairin düşüncesi olabilir?
 60.  a.   ?    Toplumdaki eğilimleri izlemek şairlerin üretkenliğini yitirmesine neden
         olur.
      b.   ?    Geniş okur kitlelerinin bir şairi takdir etmesi onun sanatı adına kötüye
         işarettir.
      c.   ?    Bir şair beğenilmek için ortalamanın üstünde ürünler ortaya koymalıdır.
      d.   ?    Bir şairi özgün ve özel kılan, popüler olanı tercih etmiyor olmasıdır.
      e.   ?    Şiirin kurallarına sıkı sıkıya uymamak şairin popülaritesini olumsuz etkiler.
 61. 35. – 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
     Gelenek ve inançlarımızda
     servi ağacı, insanın doğumdan ölüme kadar var olma çabasının bir sembolü olarak
     görülmüştür. Mevsimlerin zorlu şartlarına rağmen yeşilliğini hiç kaybetmemesi 
     ve dayanıklı olması ile serviler, hayatı tasvir etmektedir. Gövdesi semaya dik
     bir şekilde uzandığı için de servinin doğruluğu temsil ettiğine inanılmaktadır.
     Onunla ilgili başka bir inanış da insanaiyi şans getirdiği ve onu koruduğudur.
     Ayrıca serviler, eski Türk kültüründe bolluk ve bereketi simgeleyen “hayat ağacı”
     olarak da nitelendirilmiştir. Ağacın mevsim şartlarına rağmen hep yeşil kalması
     ise ölümsüzlüğü simgeler. Aynı zamanda minareyi andıran servi, Osmanlı kültüründe
     de hayat ağacına benzetilmiş ve dallarına konmuş kuşların, hayatın içindeki canlıları
     temsil ettiği düşünülmüştür.Bu parçaya göre servi ağacıyla ilgili inanışların 
     ortaya çıkmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
 62.  a.   ?    Kimi özelliklerinden dolayı ona sembolik bir değer atfedilmesi
      b.   ?    İnsanın fiziksel özellikleriyle benzerlik göstermesi
      c.   ?    Diğer ağaçlara göre daha geniş bir alana yayılması
      d.   ?    Ömrünün uzunluk bakımından insan ömrüne denk olması
      e.   ?    İnsan topluluklarının yaşamına fayda sağlaması
 63. İsviçre’de son dönemlerde uyku üzerine yapılan bir araştırmada uyku sorunu olmayan
     12 sağlıklı erkek, iki hafta arayla karanlık bir odada öğleden sonra
     45 dakikalık
     uykuya yatırılmıştır. İlk seferde sabit, ikincisinde ise hafifçe sallanan bir 
     yatakta uyumaları sağlanarak, çalışmaya katılan kişilerin beyinlerinin elektriksel
     etkinliği EEG yöntemi ile ölçülmüştür.Araştırma sonucunda ise sallanarak uyuyanların
     hafif uyku (N1) ve derin uyku (N2) aşamalarına daha çabuk geçtikleri, derin uykuda
     daha uzun süre kaldıkları saptanmıştır.Bu parçada sözü edilen araştırmanın amacı
     aşağıdakilerden hangisidir?
 64.  a.   ?    Uykuya dalmak ile sallanmak arasındaki ilişkiyi incelemek
      b.   ?    Uyku rahatsızlıklarının uyku süresi ile ilişkisini ortaya koymak
      c.   ?    Gündüz uykusunun sağlık üzerindeki etkilerini gözlemlemek
      d.   ?    Uyku düzeni konusunda erkekler arasındaki farklılıkları belirlemek
      e.   ?    Cinsiyet faktörünün uyku süresi üzerindeki etkisini tespit etmek
 65. Gazeteci: (I) —-
     Uzman: — Bütün enerji kaynaklarını hesaba kattığımızda enerji
     tüketiminin XIX. yüzyılın başından beri on kat arttığını görüyoruz. Bunda dünya
     nüfusunun artmaya devam etmesinin yanı sıra teknolojik ilerlemelerin de payı var.
     Ülkelerin farklı enerji kaynaklarını bir arada kullanmaya başladığını da söylemek
     lazım.Gazeteci: (II) —-Uzman: — Ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de petrol dünya
     genelinde tahtını bırakmış değil. Hatta II. Dünya Savaşı’nın sona erdiği 1945 
     yılına göre yıllık tüketiminin dört katına çıktığını biliyoruz. Petrol tüm dünyada
     kullanılan enerjinin üçte birini sağlamayı sürdürüyor. Onu sırasıyla kömür, gaz,
     yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji izliyor.Bu diyalogda boş bırakılan
     yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
 66.  a.   ?    (I) Teknolojinin yanı sıra enerji tüketiminde sizce neler etkili?
         (II)
         Gelecekte petrole bağımlı olmaktan kurtulacak mıyız?
      b.   ?    (I) Dünyada enerji tüketiminin nasıl bir seyir izlediğini düşünüyorsunuz?
         (
         II) Gelecekte başlıca enerji kaynaklarının hangileri olacağını öngörüyorsunuz?
      c.   ?    (I) Günümüzde üretilen enerji, tüketim ihtiyacını karşılayabiliyor mu?
         (
         II) Günümüz insanı hangi enerji kaynaklarını kullanmayı tercih ediyor?
      d.   ?    (I) Dünyadaki enerji kaynaklarının azalmasını nelere bağlıyorsunuz?
         (II)
         Siz de petrolün birincil enerji kaynağı olduğunu mu düşünüyorsunuz?
      e.   ?    (I) Nüfus hareketliliğinin enerji gereksinimi ile ilişkisi nedir?
         (II)
         Yenilenebilir enerji kullanımı hakkında ne söyleyebilirsiniz?
 67. Zaman zaman susuzlukla karşı karşıya kalan büyük kentlerin asıl sorunu su kaynağı
     sıkıntısı değil, eldeki suyun kalitesinin düşmesidir. Diğer bir deyişle kentte
     sınırsız su kaynağı bulunsa da susuzluk yaşanabilir. Bunun en büyük nedeni ise
     kirlenmedir. İçme suyu kaynaklarının kirlilik derecesi belli bir düzeyi aştıktan
     sonra en gelişmiş arıtma tesisleri bile bu kaynakları temizlemede yetersiz kalır.
     Bu sebeple susuzluk sorununun çözümü için yeni su kaynaklarının aranmasından çok
     baraj havzalarının daha iyi korunması, atıkların ayrıştırılarak yeniden kullanılması,
     çöplerin kontrol tesislerinde toplanması gibi uygulamalara gidilmesi gerekir.
     
     Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
 68.  a.   ?    Doğal su kaynaklarındaki kirlenmenin alternatif kaynak arayışlarını hızlandırdığına
      b.   ?    Su kaynaklarının kirlenmesinin arıtma tesislerindeki yetersizlikten kaynaklandığına
      c.   ?    Çöp ve atıkların dönüştürülmesindeki başarısızlığın su kaynaklarını azalttığına
      d.   ?    Baraj havzalarındaki yetersizliğin günümüz kentlerinin öncelikli sorunu
         olduğuna
      e.   ?    Temiz su kaynaklarındaki azalmanın atık kontrolü uygulamalarını önemli
         kıldığına
 69. Gelenek ve inançlarımızda servi ağacı, insanın doğumdan ölüme kadar var olma çabasının
     bir sembolü olarak görülmüştür. Mevsimlerin zorlu şartlarına rağmen yeşilliğini
     hiç kaybetmemesi ve dayanıklı olması ile serviler, hayatı tasvir etmektedir. Gövdesi
     semaya dik bir şekilde uzandığı için de servinin doğruluğu temsil ettiğine inanılmaktadır.
     Onunla ilgili başka bir inanış da insana
     iyi şans getirdiği ve onu koruduğudur.
     Ayrıca serviler, eski Türk kültüründe bolluk ve bereketi simgeleyen “hayat ağacı”
     olarak da nitelendirilmiştir. Ağacın mevsim şartlarına rağmen hep yeşil kalması
     ise ölümsüzlüğü simgeler. Aynı zamanda minareyi andıran servi, Osmanlı kültüründe
     de hayat ağacına benzetilmiş ve dallarına konmuş kuşların, hayatın içindeki canlıları
     temsil ettiği düşünülmüştür.Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargıların hangisine
     ulaşılabilir?
 70.  a.   ?    Hayatın zorluklarına karşı çıkabilmek için bazı kültürel ve toplumsal 
         değerler üretilir.
      b.   ?    Doğadaki nesnelere anlam yüklenirken geçmişten gelen tecrübelerden yararlanılır.
      c.   ?    Toplumun farklı katmanları tarafından benimsenen değerler kolayca yaygınlaşır.
      d.   ?    Doğa olaylarını doğru yorumlayabilen toplumlar, yaşamı ve ölümü daha iyi
         anlayabilir.
      e.   ?    Hayatı anlamlandırırken doğadaki varlıklardan ve onların özelliklerinden
         faydalanılır.
 71. (I) Tıpkı insanlar gibi şehirlerin de bir yazgısı, bir ömrü, doğumu ve ölümü vardır.(
     II) Zamanın karanlık katmanları arasından günümüze ulaşan antik şehirler; farklı
     dönemlerin, kültürlerin, inançların ve yaşama biçimlerinin tanıklığını yaparlar.(
     III) Bu nedenle şehirler, uygarlıkların kendi öykülerini yazdıkları bir kitap 
     gibidir.
     (IV) Onların sayfaları arasında, mazinin acı tatlı anıları gömülüdür 
     ve bunların pek azı tarihin açık sayfalarına yansımıştır. (V) Herhangi bir antik
     kentin sokaklarını dolaştığınızda, bu kentin tanıtım broşürlerinde yazılandan 
     çok daha fazlasını göreceksiniz.Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde
     fiilimsi yoktur?
 72.  a.   ?    I ve IV
      b.   ?    II ve V
      c.   ?    IV ve V
      d.   ?    I ve III
      e.   ?    II ve III
 73. 37. – 38. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
     Eskiden güvenlik şirketleri,
     piyasadan ikinci el bilgisayar ve sabit diskleri toplar, bunlardan kurtardığı 
     verilere ilişkin de raporlar yayımlardı. Bu raporlar bize “Siz bilgisayarınızdan
     özel bilgileri sildiğinizi sanıyorsunuz ama bu işi düzgün yapmazsanız sildiklerinize
     başkaları kolaylıkla ulaşabilir.” mesajını verirdi. Geçtiğimiz aylarda bir güvenlik
     şirketi, benzer konuda yeni bir çalışmayı akıllı cep telefonlarıyla gerçekleştirdi.
     Şirket, kullanılmış 20 telefonu piyasadan toplayarak veri kurtarma prosedürlerini
     uyguladı ve telefonlardan çıkan verileri değerlendirdi. Bu uygulamadan elde edilen
     sonuçlar şaşırtıcıydı. Şirket sadece 20 telefondan; yaklaşık 40 bin fotoğraf, 
     1000 İnternet arama geçmişi, 750 e-posta ve kısa mesaj hatta bir adet onaylanmış
     kredi kartı bilgisine ulaşıldığını raporladı.Bu parçada söz edilen araştırmanın
     sonucundan hareketle aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
 74.  a.   ?    Teknoloji, yaptığımız işlemleri koruyabildiği ve ileriki aşamalarda tekrar
         kullanıma sunabildiği için kişilerin hayatına kolaylık getirebilir.
      b.   ?    Akıllı telefonlardaki kişisel veriler, suçluların yakalanmasında ve hangi
         suçların işlendiğinin belirlenmesinde yol gösterici olabilir.
      c.   ?    Farklı uygulama ve araştırmalarla desteklenmediği sürece teknolojinin 
         gelişim hızının ne kadar şaşırtıcı olacağını görmek zaman gerektirir.
      d.   ?    Elektronik cihazlardaki verilerin silindikten sonra bile kurtarılmasına
         imkân veren teknoloji, bu cihazların üretim aşamasında kullanılabilir.
      e.   ?    Elektronik cihazlardaki bilgiler silinmiş gibi görünse de başkalarının
         bu bilgilere erişebilme imkânının olması tehlike oluşturabilir.
 75. Soyut matematik problemleri Heisenberg’i büyülemekteydi. Kanıtlamaya çalışıp da
     başarılı olamadığı Fermat’ın son teoremi de bunlar arasındaydı. O sıralarda bir
     arkadaşı ona Einstein’ın görelilik kuramı üzerine yazılmış bir kitap verdi. Heisenberg,
     kitap üzerinde çalışarak kuramda kullanılan ve “Lorentz dönüşümleri” adı verilen
     özel matematiksel araçları anlamak için epey çaba sarf etti. Yine de fiziği o 
     sırada meslek olarak düşünmüyordu. Onu büyüleyen fiziğin arkasındaki matematikti.
     Bu ilgisi ileride onun bir fizikçi olarak düşünüşünü de etkileyecek ve ona olanaksız
     görünen problemleri çözmede Einstein gibi ileri düzeyde matematik kullanma ayrıcalığı
     tanıyacaktı.
     Bu parçadan Heisenberg ile ilgili olarak aşağıdaki yargıların hangisine
     ulaşılabilir?
 76.  a.   ?    Fizik alanında çalışmış olmasına rağmen daha çok soyut matematikle ilgilenmiştir.
      b.   ?    Einstein’ın görelilik kuramı üzerinde çalışması, saygın bir fizikçi olmasını
         sağlamıştır.
      c.   ?    Adını duyurmasında Fermat’ın teoremi üzerine yaptığı eleştirilerin payı
         olmuştur.
      d.   ?    Einstein’ın görelilik kuramını geliştirmesine çalışmalarıyla katkıda bulunmuştur.
      e.   ?    Fizik alanında başarılı olmak amacıyla ileri matematik çalışmaları yapmıştır.
 77. Gelecekteki bilişsel sistemlerin çevreyle (I) etkileşim hâlinde olması bekleniyor.
     Canlı organizmaların sinir sistemlerinden (II) esinlenerek geliştirilen bu mekanizmaların
     en önemli özelliği, klasik (III) işlemcilerin aksine hafıza ve işlemci birimlerinin
     bir arada olmasıdır. İnsan beynine benzer (IV) biçimde çalışan elektronik cihazlar
     henüz tasarlanmamış olsa da yakın zamanda bu konuda önemli gelişmeler (V) yaşanması
     bekleniyor.
     VBu parçada numaralanmış sözcüklerden hangileri isim kökünden türemiştir?
 78.  a.   ?    II ve IV
      b.   ?    III ve V
      c.   ?    I ve III
      d.   ?    IV ve V
      e.   ?    I ve II
 79. Sırf kendi için okuyan, gezen, eğlenen bir aydın kendini yaşarken öldürmüyor mu?
     
     Bu cümledeki ögelerin doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
 80.  a.   ?    Özne – zarf tümleci – yüklem
      b.   ?    Belirtisiz nesne – zarf tümleci – yüklem
      c.   ?    Belirtisiz nesne – özne – zarf tümleci – yüklem
      d.   ?    Özne – belirtili nesne – zarf tümleci – yüklem
      e.   ?    Zarf tümleci – belirtili nesne – yükle
