# 8 Sinif Ingilizce Unite 4 On The Phone Video Ders

- Bağlantı: https://eegitimim.com/8-sinif-ingilizce-unite-4-on-the-phone-video-ders/
- Yayımlanma: 2026-09-06T03:33:23+03:00
- Yazar: admin

## ✨ 📞 **8. Sınıf İngilizce / MEB & LGS Müfredatına Tam Uygun 4. Ünite (On The Phone) Ders Notu** 📞 ✨

LGS sınavında telefon görüşmelerini, iletişim kurma yollarını, telesekreter mesajlarını
ve diyalog tamamlama kalıplarını ölçen **On The Phone** (Telefonda) ünitesinin tüm
konu anlatımı, kelimeleri, Türkçe okunuşları ve diyalogları MEB müfredatına tam 
uyumlu şekilde tek bir kaynakta birleştirilmiştir:

📚 1. Kapsamlı Kelime Listesi & Eş Anlamlılar (Vocabulary & Synonyms)

LGS testlerinde farklı iletişim türleri ve telefon terimlerinin eş anlamlıları çeldirici
olarak sıkça sorulur:

**💬 İletişim Yolları (Ways of Communication)**

**Make a phone call** [meyk e fon kool] ➔ Telefon görüşmesi yapmak.

**Send an email / a text message** [send en imeyl / e tekst mesıc] ➔ E-posta / Kısa
mesaj göndermek.

**Talk face-to-face** [took feys tu feys] ➔ Yüz yüze konuşmak.

**Use social networks** [yuuz souşıl netvörks] ➔ Sosyal ağları/medyayı kullanmak.

**Write a letter / postcard** [rayt e letır / postkaard] ➔ Mektup / Kartpostal yazmak.

**☎️ Telefon Terimleri (Phone Terms)**

**Call center** [kool sentır] ➔ Çağrı merkezi.

**Customer service** [kastımır söörvis] ➔ Müşteri hizmetleri.

**Hang up** [heng ap] ➔ Telefonu kapatmak.

**Pick up** [pik ap] ➔ Telefonu açmak/cevaplamak.

**Hold on / Wait** [hold on / veyt] ➔ Beklemek _(Hatta beklemek)_.

**Connect / Put through** [kınekt / put tru] ➔ Bağlamak _(Telefon hattını bağlamak)_.

**Available / Engaged (Busy)** [eveylıbıl / ingeycd (bizi)] ➔ Müsait / Meşgul.

📞 2. Telefon Görüşmesi Kalıpları (Phone Call Phrases)

Diyalog tamamlama sorularında karşılıklı konuşmanın akışına göre boşluk doldururken
şu kalıplar hayati önem taşır:

**👤 Arayan Kişi İçin (Calling)**

_Hello, this is Tom calling._ [helov diz iz tam koliing] ➔ Merhaba, ben Tom arıyorum.

_May I speak to John, please?_ [mey ay spiik tu can pliiz] ➔ John ile konuşabilir
miyim lütfen?

_Is Secretary Miller there?_ [iz sekrıteri milır deer] ➔ Sekreter Miller orada mı?

**🏢 Cevap Veren / Bağlayan Kişi İçin (Answering & Connecting)**

_Hold on a minute, please. I’ll put you through._ [hold on e minıt pliiz ayl put
yu tru] ➔ Lütfen bir dakika bekleyin. Sizi bağlıyorum.

_Who is calling, please?_ [huu iz koliing pliiz] ➔ Kim arıyor acaba?

_I’m afraid he is not available right now. He is busy._ [aym efreyd hiy iz not eveylıbıl
rayt nav hiy iz bizi] ➔ Korkarım kendisi şu an müsait değil. Meşgul.

_Would you like to leave a message?_ [vud yu layk tu liiv e mesıc] ➔ Mesaj bırakmak
ister misiniz?

💬 3. Örnek Diyalog (Sample Dialogue)

**🏢 Dialogue: Booking a Flight Ticket (Uçak Bileti Rezervasyonu)**

**Secretary:** Good afternoon, Star Travel Agency. How can I help you? [gud eftırnuun
staar trevıl eycınsi hav ken ay help yu] _(Tünaydın, Star Seyahat Acentesi. Nasıl
yardımcı olabilirim?)_

**Tom:** Hello, this is Tom. **May I speak to** Mr. Green, please? [helov diz iz
tam mey ay spiik tu mistır griin pliiz] _(Merhaba, ben Tom. Bay Green ile konuşabilir
miyim lütfen?)_

**Secretary:****Hold on a minute**, please. I will **put you through** to his office…
Oh, I’m afraid his line is **engaged** right now. **Would you like to leave a message?**[
hold on e minıt pliiz ay vil put yu tru tu hiz ofis… oh aym efreyd hiz layn iz ingeycd
rayt nav vud yu layk tu liiv e mesıc] _(Lütfen bir dakika bekleyin. Sizi ofisine
bağlıyorum… Oh, korkarım hattı şu an meşgul. Mesaj bırakmak ister misiniz?)_

**Tom:** Yes, please. Could you tell him to call me back? He has my number. [yes
pliiz kud yu tel him tu kool mi bek hiy hez may nambır] _(Evet, lütfen. Beni geri
aramasını söyler misiniz? Numaram kendisinde var.)_

**Secretary:** Of course, I will pass your message to him. Goodbye! [of koors ay
vil pes yoor mesıc tu him gudbay] _(Elbette, mesajınızı ona ileteceğim. Hoşça kalın!)_

📖 4. Okuma Metni: “The History of Communication” (İletişim Tarihi)

People used different ways to communicate throughout history. [piipıl yuuzd difırınt
veyz tu kemyuunikeyt truaut histıri] _(İnsanlar tarih boyunca iletişim kurmak için
farklı yollar kullandılar.)_ Long ago, they used smoke signals or messenger birds
to send messages. [long egov dey yuuzd zmok signılz oor mesıncır böördz tu send 
mesıcız] _(Çok eskiden, mesaj göndermek için duman sinyalleri veya haberci kuşlar
kullandılar.)_ Then, they wrote letters. [den dey rovt letırz] _(Daha sonra mektup
yazdılar.)_

In 1876, Alexander Graham Bell invented the telephone, and communication changed
completely. [in eytiin sevınti siks aleksandır greyhım bel inventıd dı telıfon end
kemyuunikeyt çeyndz kımpliitli] _(1876’da Alexander Graham Bell telefonu icat etti
ve iletişim tamamen değişti.)_ Today, smartphones are everywhere. Most teenagers
prefer **sending text messages** or **using social networks** instead of **making
phone calls**. They think texting is faster and easier than talking. [tudey smaartfonz
aar evriviyr most tiineyıcırz priför sending tekst mesıcız oor yuuzing souşıl netvörks
insted of meyking fon koolz dey tings teksting iz faastır end iiziyır den tooking]_(
Bugün akıllı telefonlar her yerde. Çoğu genç telefon görüşmesi yapmak yerine kısa
mesaj göndermeyi veya sosyal ağları kullanmayı tercih ediyor. Mesajlaşmanın konuşmaktan
daha hızlı ve kolay olduğunu düşünüyorlar.)_

❓ 5. Okuma Anlama Soruları & Cevapları

Who invented the telephone?

_Alexander Graham Bell invented the telephone._

What did people use to send messages long ago before phones?

_They used smoke signals or messenger birds._

Why do teenagers prefer texting instead of talking on the phone today?

_Because they think texting is faster and easier than talking._

📝 6. Dilbilgisi Özet Tablosu (Future Tense with ‘Will’)

Bu ünitede telefonda konuşurken anlık verilen kararlar ve niyetler için **Future
Tense (Will)** yapısı çok sık kullanılır.

| **Yapı / İşlev** | **Formül** | **Örnek Cümle** | **Türkçe Anlamı** | 
| **Anlık Karar (Will)** | Özne + will + V1 | I **will call** you back later. | Seni daha sonra geri arayacağım. | 
| **Kısa Yazım (‘ll)** | Özne + ‘ll + V1 | I**’ll put** you through. | Sizi (hatta) bağlayacağım. | 
| **Gelecek Tahmini** | I think + Özne + will + V1 | I think she **will answer** the phone. | Bence o telefona cevap verecek. | 
| **Olumsuz Plan (Won’t)** | Özne + won’t + V1 | He **won’t come** to the meeting. | Toplantıya gelmeyecek. |
