ingilizce

9 sinif ingilizce unit 7 konu anlatimi

Okuma Süresi:4 Dakika, 21 Saniye

UNIT SEVEN

MUSIC and DANCE

Kind of music: müzik türü

My favourite kind of music: sevdiğim müzik türü

Kemençe: fiddle “kemençe”

I would rather play the kemençe. Kemençe çalmayı tercih ederim, yeğlerim.

I would love TO play the kemençe. Kemençe çalmaya bayılırım.

I would like TO play the kemençe. Kemençe çalmak isterim.

I want TO play the kemençe. Kemençe çalmak istiyorum.

I WOULD LIKE to play the guitar. Gitar çalmak isterim/istiyorum.

kindS of music: müzik türLERi

outstanding (adj): önemli, göze çarpan

the most outstanding figure en göze çarpan, en çok bilinen kişi

the most outsanding figureS of this music bu müziğin en göze çarpan, bilinen kişileri

derive from (v): türemek, çıkarmak

derive from (v): = come out

speak (v): konuş, konuşmak

BE Spoken: konuşULmak

People SPEAK English. İnsanlar İngilizce KONUŞur.

English IS SPOKEN. İngilizce konuşULur.

Sing (v) şarkı söyle, şarkı söylemek

BE sung: söyleNilmek

They sing songs. Şarkı SÖYLErler.

Song ARE SUNG. Şarkılar söyleNİLir.

Last (v): sürmek, devam etmek

Long: uzun

longER: DAHA uzun

MUCH longer: ÇOK daha uzun

Famous (adj): ünlü, meşhur, tanınmış

FAME (N): ün, şöhret, nam

All over the world: dünyanın her tarafında

Be good at: bir şeyde iyi olmak

He is good at English. O İngilizce’de iyidir.

He is good at speakING English. O İngilizce konuşMA da iyidir.

Combine (v): birleştirmek

Soft (adj): yumuşak

SoftNESS: yumuşakLIK

Of: hakkında

Individual: tek, yalnız, fert, kişi

Compose (v): oluşturmak, düzenlemek, bestelemek

composeR (n): besteci, bestekar

people WHO give their opinions: fikirlerini belirten insanlar

people WHO give their preferences: tercihlerini belirtenler

individualS WHO compose these melodies: bu melodileri besteleyen bireyler, kişiler

melody (n): melodi

melodIES: melodiLER

these kindS of melodies: bu tür melodiler

tasty (adj): lezzetli

TASTE (n): lezzet

Taste in music: müzik zevki

kindS of music: müzik türleri

different kindS of music: farklı müzik türleri

MANY different kinds of music bir çok farklı müzik türü

Such as: gibi

Various (adj): çeşitli, değişik

Variety (n): çeşitliLİK, değişikLİK

Various places: değişik yerler, farlı yerler

Vary (v): değişmek, (müzik) çeşitlemek

Vary (v): differ

Differ(v): farklılık göstermek

Different (adj): farklı

Difference (n): fark

Journey: seyahat,

Travel: yolculuk

Decide (v): karar vermek

Decision (n): karar

Suit (v): uymak, uygun gelmek, hoşuna gitmek, beğenmek

Suitable (adj): uygun, yerinde, münasip, elverişli

suitabILITY (n): uygunluk

Popular (adj): popüler, gözde, tutulan

By: -e kadar, -a kadar

By July: Temmuza kadar

By 1950: 1950 ye kadar

Hit (n): bir numaralı, gözde, beğenilen

So attractive that: o kadar çekici ki

So handsome that: o kadar yakışıklı ki

So expensive that: o kadar pahalı ki

That car is so fast that no one can catch it.

Şu araba o kadar hızlı ki kimse yakalayamaz.

The question is so difficult that Even the most hardworking students can’t solve it.

Soru o kadar zor ki en çalışkan öğrenciler bile onu çözemez.

BE KEEN ON: meraklı

He is keen on music. O müziğe meraklıdır.

He is keen on listenING to music. Müzik dinlemeye meraklıdır.

Era (n): çağ, devir, dönem

A new era: yeni bir dönem

OF all time: bütün zamanların

Pop up (v): ortaya çıkmak

Form (v): oluşturmak, meydana getirmek

BE formed: oluşturULmak, meydana getirİLmek

Blend (v) (n): karıştırmak, karışım

Mix (v): karıştırmak

Mixture (n): karışım

A blend of different countries’ music

Farklı ülkelerin müziklerinin karışımı

As a kind of dance: bir dans türü olarak

Dance WHICH combineS rock with jazz

Rock ve cazı birleştiren dans

Repetitive (adj): tekrarlayıcı, nakarat, again ad again

Talented (adj): kabiliyetli

Talent (n): kabiliyet

People enjoy listenING to Bob Marley.

People enjoy listenING to HIM.

A kind of rhythmic talking: bir tür ritmik konuşma

Come into existence (v): ortaya çıkmak, pop up, appear, start out:

Grafiti (n): duvar yazısı

Popularize(v): halkın beğeneceği biçime sokmak

Rap is popularized. Rap beğenildi, popüler oldu.

Worldwide (adj): dünya çapında, dünyanın her yerinde

Relax(v): dinlenmek, gevşemek, rahatlamak

Relaxing (adj): dinlendirici, gevşetici, rahatlatıcı

Relaxing melodies: dinlendirici melodiler

The most relaxing melodies: en dinlendirici, rahatlatıcı melodiler

Ali is tall. Veli is tall, TOO. Ali uzun boyludur. Veli DE uzun boyludur.

Ali is tall. SO is Veli. Veli de uzun boyludur.

Ali likeS English. Veli likeS English, TOO.

Ali likes English, SO does Veli. Veli DE İngilizceyi sever.

Make up (v): oluşturmak, meydana getirmek

BE made up: oluşturULmak, meydana getirİLmek

Two phrases: iki ifade

Two phrases of the same length: aynı uzunlukta iki ifade, söz

Mixture: karışım

Many types of music: bir çok müzik türü

A mixture of many types of music: bir çok müzik türünün karışımı

West: batı

westERN: batıya ait, batılı

east: doğu

eastern: doğuya ait, doğulu

describe (v): tanımlamak, tarif etmek, nitelemek

BE describeD: tanımlaNmak, tarif edİLmek, niteleNmek

Can be described: tarif edilebilir, tanımlanabilir

Root (v): kökleştirmek, tutturmak, kökleşmek,

Improvisation (n): doğaçlama

Music rootED in improvisation: doğaçlamayla ortaya çıkan müzik

The world of jazz: Caz dünyası

Witness (v): tanıklık etmek

Its beginning: onun başlangıcı

SINCE its beginning: başlangıcından BERİ

Music for dancing: dans için müzik, dans müziği

Music for listening: dinlemek için müzik,

Jazz styles: caz stilleri

New jazz styles: yeni caz stilleri

newER jazz styles: DAHA yeni caz stilleri

many newer jazz styles: bir çok ‘daha’ yeni caz stilleri

possibly: belki, olabilir

tune: hava, uyum, melodi

likely: olası, muhtemel, mümkün

Happy
Happy
0
Sad
Sad
0
Excited
Excited
0
Sleepy
Sleepy
0
Angry
Angry
0
Surprise
Surprise
0

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%
%d blogcu bunu beğendi: