Read Time:8 Minute, 45 Second

fecriati slayt

Fecr-i Ati Dönemi

Fecr-i Ati Edebiyatının Genel Özellikleri

Servet-i Fünûncuları yeteri kadar Batılı bulmazlar ve onlardan daha Batılı anlayışı yerleştirmek isterler. Dolayısıyla kuruluş maksadıyla Servet-i Fünûnculara karşı olmuşlardır. onların vaktiğini geçtiğini iddia ederler. Sık sık onları eleştirirler. Ancak dil, üslûp, tema, zihniyet bakımından bir yenilik getiremezler ve Servet-i Fünûn’un devamı olmaktan kurtulamazlar.

Bireysel özgürlüğü ve bunun sonucu olarak da çeşitliliği savunurlar. Her biri sadece kendi duyuşuna, kendi beğenisine göre bir güzellik yaratma çabası içine girerler. Bu da onların çok az ortak noktaları olmasını sağlar. Onların şöyle bir ortak özelliği vardır:

Sanat şahsi ve muhteremdir. Edebiyat ciddi bir iştir, bunun halka anlatılması lazımdır. Duygusal ve romantik aşkları dile getirmişlerdir. “Sanat, sanat içindir” ilkesine bağlı kalırlar. Batıyı, özellikle Fransız edebiyatını örnek alırlar. Tiyatro ile yakından ilgilenirler. Romantizm, sembolizm ve empresyonizmin etkisi altında kalırlar. Edebiyatımızdaki ilk edebî topluluk olarak tarihe geçerler. Edebiyatımızdaki ilk beyanname yayımlayan topluluktur.

Fecr-i Âti Topluluğunun Amaçları

Edebiyata hevesli ve yetenekli gençleri bir araya getirmek, Edebiyat ve fikir konuları ile ilgili konferanslar düzenlemek, Batı edebiyatını Türk edebiyatına tanıtmak, Türk edebiyatını Batı edebiyatına tanıtmak, Batıdaki benzer topluluklarla temas kurmak, Fecr-i Âti kütüphanesi adı altında bir yayın serisi oluşturmak, Açık fikir münakaşaları ile kamuoyunu aydınlatmak.

Fecr-i Ati Şiirinin Genel Özellikleri

Aruz ölçüsüyle aşk ve doğa konulu şiirler yazılmıştır. Serbest müstezat kullanılmıştır. Arapça ve Farsçanın etkisinde ağır bir dil söz konusudur. Sanatçılar, Fransız sembolizmiyle daha sıkı bağlar kurmuşlardır. Şiirde konudan çok söyleyiş önemlidir. Gerçek şiir herkesin kendisine göre yorumlayabileceği şiirdir. Şiiri duyulmak için yazılan sözden çok musikiye yakın bir türdür.  Bu dönem şiirleri “sanat için sanat” anlayışıyla yazılmıştır. Fecr-i Ati döneminin en güçlü şairi Ahmet Haşim’dir. Sanatçı, topluluğun diğer üyeleri Milli Edebiyat akımına katılmasına rağmen kendi sanat görüşünden taviz vermemiştir.

Fecr-i Âti Beyannamesine İmza Atan Sanatçılar

Ahmet Haşim, Emin Bülent, Ahmet Samim, Celal Sahir Erozan, Emin Lami, Tahsin Nahit, Cemil Süleyman, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Refik Halit Karay, Şahabettin Süleyman, Abdülhak Hayri, İzzet Melih, Ali Canip Yöntem, Ali Süha, Faik Ali Ozansoy, Fazıl Ahmet Aykaç, Mehmet Behçet, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, İbrahim Alaattin.

AHMET HAŞİM (1884 – 1933)

1909’da Fecr-i Aticilere katılmıştır. Fecr-i Ati topluluğu dağıldıktan sonra da yoluna devam etmiştir. Fecr-i Ati topluluğunun ve modern Türk şiirinin en önemli şairlerindendir. “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” başlığı altında şiir anlayışını açıklamıştır. Saf şiir anlayışına bağlı kalmıştır. Şiirde konudan çok, söyleyişi önemser. Gerçek şiir ona göre herkesin kendisine göre yorumlayabileceği şiirdir.  Şiiri duyulmak için yazılan sözden çok musikiye yakın bir tür olarak görür. Önceleri Arapça ve Farsçayla yüklü bir dili varken, zamanla Türkçe ağırlıklı bir dile yönelir. Şiirlerinde aşk ve doğa, çocukluk anıları, gerçek hayattan kaçış konuları egemendir. Güneşin doğuşu ve batışı, göl, kızıl renkler, akşam onun şiirlerinde sıkça yer bulur. Bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır. Sembolizmden ve empresyonizmden etkilenmiştir. “Sanat için sanat” anlayışına bağlıdır. Fıkra, sohbet gezi yazısı türlerinde de önemli eserler vermiştir.

Eserleri:

Şiir: Piyale, Göl Saatleri

Sohbet: Gurabahane-i Laklakan (Fıkra özelliği de gösterir)

Fıkra: Bize Göre (Bu kitaptaki bazı metinler deneme türü içerisinde değerlendirilmektedir.)

Gezi yazısı: Frankfurt Seyahatnamesi

TAHSİN NAHİT (1887 – 1919)

Fecr-i Ati topluluğu şairi ve oyun yazarıdır. Bireysel konulu şiirler yazmıştır. Şiirleri sanat gücü bakımından çok güçlü değildir. Şiirleri Ahmet Haşim etkisindedir.“Adalar, Kamer ve Zühre şairi” olarak tanınmıştır. Genelde kadın ve aşk temalarını işlemiştir. Tiyatroyla da yakından ilgilenmiştir. Tekniği zayıftır.

Eserleri:

Şiir: Ruh-i Bikayd

Tiyatro: Hicranlar, Jön Türk, Firar, Aşkımız, Sanatkârlar, Ben Başka, Talak, Kırık Mahfaza, Osman-ı Sani, Kösem Sultan

EMİN BÜLENT SERDAROĞLU (1886 – 1942)

Galatasaray futbol takımının ilk kaptanıdır ve kurucuları arasındadır. Fenerbahçe ile oynanan ilk maçta ilk golü atmıştır.Fecri ati Döneminde “destansı” yönü ağır basan epik şiirler yazmıştır. Hem bireysel hem de toplumsal konularda şiirler yazmıştır. Şiirlerinde benzetme ve istiarelere gereğinden çok yer vermiştir. Victor Hugo’nun “Mavi Gözlü Yunan Çocuğu” adlı şiirine karşı yazmış olduğu “Kin” şiiriyle tanınmıştır.

Eserleri:

Şiir: Kin, Hatay’a Selam, Dev Şarkısı

MÜFİT RATİP (1887 – 1920)

Fecri aticiler arasında tiyatro türünde en başarılı sanatçıdır. Tiyatroda teknik bakımdan en iyi eserleri, tiyatroyla ilgili eleştirileri o yazmıştır.

Eserleri:

Oyun: Sayfiyede, Zincir, Bir Buhran, Kadın Pençesi

ŞAHABETTİN SÜLEYMAN (1885 – 1919)

Tiyatroları teknik açıdan zayıftır. Aşk temasını işlemiştir. Konuşma diline yakın bir dil kullanmıştır. Eleştiri yazılarıyla öne çıkmıştır. Edebiyat tarihiyle ilgili eserler de yazmıştır.

Eserleri:

Oyun: Fırtına, Aralarında, Karun, Avdet, Aziz Katil, Kül ve Burgu, Çıkmaz Sokak, Yeni İzdivaçlarda

FAZIL AHMET AYKAÇ (1884 – 1967)

Hiciv geleneğini mizaha dönüştürmüştür. İğnelemek, alay etmek onun özelliğidir.

Eserleri: Kırpıntı, Divançe’i Fazıl, Harman Sonu, Şeytan Diyor ki, Tarih Dersi

İZZET MELİH (DEVRİM) (1887 – 1966)

Roman ve öykü yazarıdır.

Eserleri: Leyla, Tezad, Sermed, Hüzün ve Tebessüm

CEMİL SÜLEYMAN (ALYANAKOĞLU) (1886 – 1940)

Hikâyelerinde özellikle halk arasından seçilmiş tiplere yer verir. Teknik bakımdan kusurlu olmakla birlikte romanlarındaki psikolojik tahliller başarılıdır.

Eserleri:

Roman: İnhizam, Siyah Gözler, Kadın Ruhu

Öykü: Timsal-i Aşk, Ukde

Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati Dönemlerindeki Bağımsız Sanatçılar

Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati döneminde yazdıkları halde bu topluluklara katılmayan sanatçılardır: Ahmet Rasim, Hüseyin Rahmi Gürpınar

AHMET RASİM (1864 – 1932)

Fıkra, makale ve anılarıyla tanınır. Çocukluğunu, basın hayatını, İstanbul’un günlük yaşan­tılarını başarılı bir üslupla anlatmıştır.

Eserleri:

Fıkra: Eşkâl-i Zaman, Şehir Mektupları

Anı: Gecelerim, Falaka, Gülüp Ağladıklarım

Roman: Hamamcı Ülfet

Söyleşi: Ramazan Sohbetleri, Muharrir Bu Ya

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR (1864 – 1944)

Servet-i Fünuncuların etkili olduğu bir dönemde bu toplulu­ğa girmemiştir. Ahmet Mithat Efendi’nin “halk için roman” anlayışına uygun eserler vermiştir. İlk romanı “Şık” ile tanınmış ve sevilmiştir. Halkın diliyle (Özellikle mahalle kadınlarının dili) ve mizahi bir üslupla halkı aydınlatıcı romanlar yazmıştır. Romanlarında İstanbul halkının ört, adet, gelenek ve göre­neklerini ve yaşayışını yansıtmıştır. Romanlarındaki kahramanlarını yetiştikleri ortamın diliyle konuşturur, sosyal çevresiyle birlikte anlatır.Alafranga yaşama özenen züppe tipleri, şöhret meraklıları­nı, batıl inançlara düşkün insanları mizahi bir üslupla eleş­tirmiştir. Natüralizmden etkilenmiştir.

Eserleri:

Roman: Şık, Şıpsevdi, İffet, Mürebbiye, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Gulyabani, Nimetşinas, Metres, Ben Deli Miyim?, Mutallaka, Kaynanam Nasıl Kudurdu, Evlere Şenlik, Utanmaz Adam, Mezarından Kalkan Şehit

Hikâyeleri: Kadınlar Vaizi, Namusla Açlık Meselesi, İki Hödüğün Seyahati, Melek Sanmıştım Şeytanı, Meyhanede Hanımlar, Gönül Ticareti

Tiyatro: Hazan Bülbülü, Kadın Erkekleşince

Fecr-i Ati Topluluğunun Dağılışı

Fecr-i Âtî topluluğuna bağlı sanatçılar, her ne kadar Servet-i Fünûncuları eski olmakla, Batı edebiyatını geriden izlemekle ve bu yolda olgun örnekler verememekle suçlamışlarsa da kendileri de edebiyata bir yenilik getirememişlerdir. Ortaya koydukları yapıtlar, dil ve şiir anlayışları, Servet-i Fünûncuların açtığı yolda yürüme çabasında olduklarını göstermiştir. Çünkü hepsi de daha çok gençtir, topluluk kurulmadan önce aralarında kitabı çıkmış bir sanatçıları da yoktur. Doğal olarak Servet-i Fünûn sanatçılarının eserlerindeki olgunluğa ve sanat değerine ulaşmaları mümkün olmamıştır. Bunların dışında, 20. yüzyılın bu ilk edebiyat kuşağı, kendilerini toplumdan tamamen soyutlamış, çöken bir imparatorluğun yarattığı siyasî ve sosyal kargaşayı uzaktan seyretmiş ve tüm bunlardan uzak bir edebiyat yaratmak istemiştir. Genç Kalemler dergisi bunları “aşırı bireysellikle ve yapay bir dil kullanmakla” eleştirmiş, edebiyata hiçbir yenilik ve farklılık getirmediklerini öne sürmüştür. Birinci Dünya Savaşı’na yaklaşılan bu dönemde kaynayan bir imparatorluk, kaybedilen Balkan ülkeleri, yokluk ve acı içinde kıvranan bir toplumda, böyle bir edebiyat anlayışını sürdürmek mümkün olmamıştır. Fecr-i Âtî, üyelerini sanat anlayışı konusunda serbest bırakmış, ortak bir sanat anlayışından vazgeçilmiştir. Sonuçta topluluk üyeleri büyük oranda istifa etmişler, kimileri Milli Edebiyat hareketine katılmış, kimileri de bireysel bir sanat anlayışı içinde kendi eserlerini yayımlamaya devam etmişlerdir.

About Post Author

Erdem OVAT

1985-1988 Dörtler Köyü İlköğretim Okulu 1988- 1993 Sakıp Sabancı İlköğretim Okulu 1993-1996 Orhan Çobanoğlu Lisesi 1997-2000 Almanya'da Turist 2001-2002 Vatani Görev Isparta Muş'ta yaptım 2002-2004 Açiköğretim Lisesinden Üstün Başarı 2005-2010 Hacettepe Üniversitesi Alman Dili Öğretmenliğinde Mezun Oldum 2010-2011 Halk Eğitim Merkezinde Almanca Öğretmenliğine Başladım 2011-2013 Çeşitli Özel Dersane ve Okullarda çalıştım 2013- .... Milli Eğitimde Almanca Öğretmeni olarak çalışmaya devam ediyorum
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın