Read Time:4 Minute, 12 Second

gen hipotezi cevre iliskisi

E. BİR GEN BİR POLİPEPTİT HİPOTEZİ :   Hücredeki yaşamsal olaylarda görev alan enzimler protein yapısındaki moleküllerdir. Bu moleküllerin sentezinden sorumlu DNA parçasına gen adı verilir. Genler protein sentezinden sorumlu olduklarından enzim sentezinden de sorumludur. Bir gen bir polipeptit hipotezi, canlılardaki her bir polipeptit zincirinin dolayısıyla her bir enzimin bir gen tarafından şifrelenmesi olarak tanımlanır. Oluşan enzimler canlılardaki biyokimyasal tepkimeleri katalizler. Bir enzimin sentezinden sorumlu genin yapısı bozulur protein sentezi engellenirse canlıda çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir ya da canlı yaşamını sürdüremez.

George Beadle (Corc Bidıl) ve Edward Tatum (Edvırt Tatum) adlı bilim insanları Neurospora(ekmek küfü mantarı) sporlarının mutasyona uğramalarını sağlayarak bu sporları kültür ortamına almışlar ancak mutasyona uğrayan sporların bu ortamda yaşayamadıklarını belirlemişlerdir. Ortama arjinin amino asidi ve vitamin eklendiğinde sporların yaşamlarını devam ettirdiği görülmüştür. Böylece ekmek küfü sporlarının mutasyon sonucu arjinin amino asidini sentezleyemedikleri anlaşılmıştır.

Amino asitlerin birbirine dönüştürülmesi farklı enzimlerin görev aldığı bir dizi kimyasal tepkimeyle gerçekleşir. Mutasyona uğrayan hücrelerde amino asit sentezinin tamamlanması için ortama eksik olan enzimin ilave edilmesi gerekir.

Şekil 2.36'da görüldüğü gibi enzimleri sentezleyen genlerden biri mutasyona uğrarsa ilgili enzim sentezlenemez ve onun etkilediği tepkime gerçekleşemez. Örneğin Gen 2'nin mutasyona uğraması sonucunda Enzim 2 sentezlenemez ve ornitin, sitruline dönüştürülemez. Ortamda ornitin birikir. Biriken bu ve benzeri maddeler hücrenin veya canlının ölümüne sebep olabilir. Eğer bu ortama Enzim 2 ilave edilirse tepkime devam eder.

F. GENÇEVRE İLİŞKİSİ

Canlının çevresi; içinde yaşadığı, büyüdüğü ve geliştiği ortamdır. Kalıtım ve çevre bir organizmaya son şeklini verir. Bazı özellikler yalnız kalıtıma bağlı olarak ortaya çıkar. Saç rengi, kan grupları, göz rengi gibi karakterler çevre şartları ne olursa olsun değişmez. Bu nedenle kalıtım ve çevre, gelişmenin her basamağında canlı üzerinde etkisini gösterir. Farklı ortam koşullarında bir canlının fenotipinde meydana gelen değişikliklere modifikasyon denir. Modifikasyonlar sonradan kazanılan özellikleri içerdiği için bir dölden diğerine geçmez. Meydana gelen değişimler sadece vücut hücrelerinde olur. Bir değişikliğin dölden döle aktarılabilmesi için üreme hücrelerinde ortaya çıkması gerekir.

Ortam şartlarının etkisiyle fenotipte görülen değişiklikler genlerin değişmesi ile değil, genlerin işleyişindeki değişmeyle meydana gelir. Modifikasyonlar sıcaklık, ışık, besin vb. faktörlerin etkisiyle ortaya çıkabilir. Örneğin su krizanteminin (Megalodonta beckii) su altında ve su üstünde olmak üzere iki çeşit yaprağı vardır. Su altında olan yapraklar, ince ve parçalıdır; su üstündeki yapraklar ise su altında kalan bölüme göre geniş ve parçalıdır (Şekil 2.37). Görüldüğü gibi bu bitkide çevre koşulları, genlerin yaprak şeklini belirlemedeki etkilerini değiştirmektedir. Böylece aynı genotipte farklı fenotiplerin ortaya çıktığı görülür. Kalıtım ve çevrenin belirlediği karakterlere başka örnekler de verilebilir:

Meyve sineklerinde kanat şekli hem genlerin hem de ortam sıcaklığının etkisiyle belirlenir. Kıvrık kanat genotipinde olan döllenmiş yumurtalar 16OC'ta gelişirse oluşan bireyler düz kanatlı, 25OC'ta gelişirse kıvrık kanatlı olur (Resim 2.12).

Sıcaklık değişmesiyle meydana gelen modifikasyon, Himalaya tipi tavşanlarda deneylerle gösterilmiştir. Bu tavşanların doğal kürk rengi ayaklarda, kulaklarda ve kuyrukta siyah; diğer kısımlarda ise beyazdır. Eğer vücudun beyaz kürk taşıyan sırt kısımlarındaki tüyler tıraş edilip bu bölüme buz yastığı konulursa çıkan tüylerin beyaz değil siyah olduğu görülür (Şekil 2.38). Siyah tüyler kesildikten sonra hayvan doğal ortama bırakılırsa bu kısmında tekrar beyaz tüylerin çıktığı görülür.

Çevrenin insan gelişimi ve fenotipi üzerindeki etkileri en iyi, tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan çalışmalarda görülebilir. Döllenmiş bir yumurtanın ilk mitozu sonucu oluşan iki hücre, ana rahminde birbirinden ayrılıp iki embriyo olarak gelişir. Bu şekilde oluşan yavrulara tek yumurta ikizi denir. Bu ikizlerin fenotipleri son derece benzerdir (Resim 2.13). Ancak tek yumurta ikizleri genotipleri aynı olmasına rağmen çok farklı çevre şartlarında büyürlerse fenotip ve davranışlarında iklim, kültür, beslenme gibi faktörlerin etkisiyle değişiklikler olabilir (Resim 2.14)

About Post Author

Erdem OVAT

1985-1988 Dörtler Köyü İlköğretim Okulu 1988- 1993 Sakıp Sabancı İlköğretim Okulu 1993-1996 Orhan Çobanoğlu Lisesi 1997-2000 Almanya'da Turist 2001-2002 Vatani Görev Isparta Muş'ta yaptım 2002-2004 Açiköğretim Lisesinden Üstün Başarı 2005-2010 Hacettepe Üniversitesi Alman Dili Öğretmenliğinde Mezun Oldum 2010-2011 Halk Eğitim Merkezinde Almanca Öğretmenliğine Başladım 2011-2013 Çeşitli Özel Dersane ve Okullarda çalıştım 2013- .... Milli Eğitimde Almanca Öğretmeni olarak çalışmaya devam ediyorum
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın