English

have got to either any 

Okuma Süresi:14 Dakika, 30 Saniye

have got to either any 

Too : -de , -da (pekiştirme anlamında)

1) My father is retired my mother is retired,too. (Babam emeklidir,annemde emeklidir.)

2) Ben işsizim Süleyman da işsiz. (I am unemployed Süleyman is unemployed, too)

3) Kızkardeşimin deve kuşu oturma odasındadır büyükbabamın devekuşu da oturma odasındadır.

My sister’s astrich is in the living room my grandfather’s astrich is in the living room,too.

4) Kırkayağımın üvey kızkardeşi çirkindir devekuşumun kuzeni de çirkindir.

My centipede’s step sister is ugly my astrich’s cousin is ugly , too.

 

Either : -de , -da (olumsuz cümlelerde kullanılıyor.)

1) I’m not normal my students aren’t normal,either.(Ben normal değilim öğrencilerim de normal değil.)

2) Ben mükemmel değilim sen de mükemmel değilsin.(I am not perfect you aren’t perfect,either.)

 

Aşağıdaki boşlukları “too” ya da “either” ile doldurun.

1)Jack is a sculptor John is a sculptor,..too…..

2)Marry isn’t retired Lucy isn’t retired ,…..either……..

3)My father is dark I am dark ,…….too……….

4)I am from Paris my doctor is from Paris ,…….too………..

5)You aren’t mean I am not mean, ……..either………….

ÖYLE DEĞİL Mİ?

Olumlu cümlelerde

  1. Jack is a waiter, isn’t he? (Jack bir garson değil mi?)
  2. The capital city of Turkey is Ankara, isn’t it?(Türkiye’nin başkenti Ankara değilmi?)
  3. You are from Antalya, aren’t you? (Antalya dansın değil mi?)
  4. I am very hat, aren’t I? (resmi durumda à Am not I ?)(Ben çok şişmanım değil mi?)

Olumsuz cümlelerde

1)The prisident isn’t very old, is she?(Cumhurbaşkanı çok yaşlı değil di mi?)

2)Your mother isn’t retired, is she? (Annen emekli olmadı di mi?)

3) Jack and John aren’t pilots,are they? (Jack ve John pilotlar di mi?)

4)The weather isn’t cold , is it ? (Hava soğuk değil di mi?)

 

REGULAR PLURALS(düzenli çoğullar)                        IRREGULAR PLURALS(düzensiz çoğullar)

                                                                                  Bir kelime sonuna s almadan çoğul anlamındaysa

Singular(tekil)           plural(çoğul)                         singular(tekil)            plural(çoğul)

A medlar                   medlars                                  child                           children

An oleaster                oleasters                               man                            men

A mussel                    mussels                               woman                       women

A mushroom             mushrooms                          wolf(kurt)                  wolves

A strawberry            strawberryies                        leaf(yaprak)              leaves

                                                                             Loaf(somun)             loaves

Medlar : muşmul                                                  Tooth(diş)                  teeth

Mussel : midye                                                     Foot(ayak)                 feet

Mushroom : mantar

Strawberry : çilek

 

HAVE GOT –VAR (Sahip Olmak)

Olumlu Cümle

I

You       have got

He

She        has got

It

We

You        have got

They

Olumsuz cümle

I

You       haven’t got

He

She        hasn’t got

It

We

You        haven’t got

They

Soru cümlesi

I          got

have   You     got 

He       got

Has     She      got 

It         got

We      got

Have   You     got  

They   got

Kısaltmalar

I have got à I’ve got                                               Benim bir bilgisayarım var.(Ben sahibim bir bilgisayara)

You have got à You’ve got                                   I have got a computer.

He has got à He’ve got

She has got à she’ve got                                   Babamın bir arabası var. (Babam sahip bir arabaya)

It has got à It’ve got                                           My father has got a car.

We have got à We’ve got

You  have got à You’ve got                                  Kuzenimin büyük bir bahçesi var.

They have got à They’ve got                              My cousin has got a large garden.

 

Amcamın kırkayağının kırktane ayağı var. My uncle’s centipede has got forty feet.

I haven’t got a car. (Ben bir arabaya sahip değilim.)Benim bir arabam yok.

I haven’t got any cars. Benim hiç arabam yok.

Jack hasn’t got a child. Jack’in bir çocoğu yok.

Jack hasn’t got any children. Jack’in hiç çocoğu yok.

Kartalımın hiç kanadı yok. My eagle hasn’t got any wings.

Any : any kelimesi hiç anlamına gelir. Sayılabilen nesnelerle kullanıldığı zaman,bu nesneler çoğul olarak kullanılırlar.

Have you got any children? (Hiç çocuğun var mı?)

Yes ,I have / No, I haven’t

 

Have you got any brothers? (Hiç erkek kardeşin var mı?)

Yes ,I have / No, I haven’t

 

HOW MANY  : KAÇ TANE (Sayılabilen Nesnelerle)

  1. How many cars have you got? (Kaç tane araban var?)/ I have got two cars.
  2. How many brothers have you got? (Kaç tane erkek kardeşin var?)/ I have got five brothers.
  3. How many sisters has Marry got? (Marry’nin kaç tane kızkardeşi var?) She has got 3 sisters.

favourite : favori

who : 1)kim 2)kimi,kime

whom: kimi,kime

whose : kimin

where : nerede

what : ne

why : niçin

when : ne zaman

what time : ne zaman

how : nasıl

how many : kaç tane

how much : ne kadar

 

1. Who is your favourite singer? My favourite singer is Sezen Aksu.

2. What is your favourite football team? My favourite football team is F.B.

3. Who is your favourite footballer? My favourite footballer is Rüştü.

4. What is your favourite food? My favourite food is meatball. (meatball : köfte)

5. What is your favourite sport? My favourite sport is Javelin.

Javelin : cirit

High-jump : yüksek atlama

Wrestling :  güreş

Discus : disk atmak

Pole-vault :sırıkla atlama

6. Who is your favourite columnist? My favourite columnist is Bekir Coşkun.

 

HOME

 

Room

Dining room

Living room

Sitting room

Bedroom

Bathroom

Toilet

Kitchen

Hall

Wardrobe

Table

Chair

Carpet

Rug

Ceiling

Floor

Armchair

Sofa

Chandelier

Mirror

Audio

Set

Drawer

Vacuum cleaner

Food proccessor

Bed

Crib

Curtain

Washing machine

Dish washer

Socket

Plug

Refrigerator

Fridge

Pressure cooker

Oven

Microwave oven

Stove

Saucepan

Pan

Skillet

Dish

Plate

Glass

 

 

Oda

Yemek-misafir odası

Oturma odası

Oturma odası

Yatak odası

Banyo

Tualet

Mutfak

Salon

Gardolap

Masa

Sandalye

Halı,kilim

Halı

Tavan

Yer

Koltuk

Üçlü kanepe

Avize

Ayna

Müzik seti

Müzik seti

Çekmece

Elektrikli süpürge

Mutfak robotu

Yatak

Karyola

Perde

Çamaşır makinesi

Bulaşık makinesi

Priz

Fiş

Buzdolabı

Buzdolabı

Düdklü tencere

Fırın

Mikrodalga fırın

Soba

Tencere

Tava

Tava

Tabak

Düz tabak

Bardak

 

 

Decanter

Bottle

Jar

Tea glass

Teaspoon

Tray

Ashtray

Flower pot

Towel

Blanket

Quilt

Pillow

Sheet

Hang

Nail

Screw driver

Pincers

Scissors

Spoon

Fork

Knife

Window

Door

Wall

Tape recorder

Door’s handle

Bathtub

Tap

Sink

Washbasin

Basin

Cauldron

Bucket

Cup

Chimney

Roof

Balcony

Iron

Ironing table

Ironing board

Table cloth

Clothes peg

Vase

 

 

Sürahi

Şişe

Kavanoz

Çay bardağı

Çay kaşığı

Tepsi

Kül tablası

Çiçek saksısı

Havlu

Battaniye

Yorgan

Yastık

Çarşaf

Askı

Tırnak

Torna vida

Pense

makas

Kaşık

Çatal

Bıçak

Pencere

Kapı

Duvar

Kaset çalar

Kapı kolu

Küvet

Musluk

Lavoba

Lavoba

Leğen

Kazan

Kova

Kupa

Baca

Çatı

Balcon

Ütü

Ütü masası

Ütü masası

Masa örtüsü

Mandal

Vazo

 

 

 

THERE IS / THERE ARE

Vardır   / ne vardır / nerde vardır

İngilizcede ther is yada there are biryerde bulunmak anlamında “var” demektir. Bu tür cümleler kullanılırken Türkçedekinin aksine var –ne var-nerede varsıralamasıdır.

 

THERE IS (there’s)

A) Sayılabilen varlıklar için birtane var derken kullanılır.

 There is a vase on the table. (Masanın üzerinde bir vazo var)

Gardolapta bir battaniye var. There is a blanket in the wardrobe.

Masanın üzerinde bir tencere var. There is a saucepan on the table.

B) Sayılamayan nesneler için var derken kullanılır.

Şişenin içinde biraz böğürtlen suyu var. There is some blackberry juice in the bottle.

 

THERE ARE (there’re)

Sayılabilen nesneler için birden fazla sayıları kullanılarak (2,3,4…..) çok,yeterince,… var derken kullanılır.

There are five medlars on the table. Masanın üzerinde 5 tane muşmula var.

Kasenin içinde 7 tane dut var. There are seven mulberries in the bowl.

Masanın üzerinde 10 tane çatal var. There are ten forks on the table.

Lime : ıhlamur

Sage tea : adaçayı

Butter : tereyağı

Enough : yeterince

 

THERE ISN’T

A) Sayılabilen varlıklar için birtane yok derken kullanılır.

There isn’t a bowl on the table. Masanın üzerinde bir tane kase yok.

There isn’t a jar in the fridge. Buzdolabında bir kavonoz yok.

Gardolapta bir battaniye yok. There isn’t a blanket in the wardrobe.

Oturma odasında bir kültablası yok. There isn’t an asthray in the living room.

B) Sayılamayan nesneler için yok derken kullanılır.

Bardakta hiç ıhlamur yok. There isn’t any lime in the glass.

Buzdolabında hiç tereyağı yok. There isn’t any butter in the fridge.

 

THERE AREN’T

Sayılabilen nesneler için yok,hiç yok ya da birden fazla sayıları kullanılarak yok derken kullanılır.

There aren’t any forks on the table. Masanın üzerinde hiç çatal yok.

There aren’t enough chairs for the visitor. Misafirler için yeterince sandalye yok.

Mutfakta hiç tencere yok. There aren’t any saucepans in the kitchen.

Masanın üzerinde hiç kültablası yok. There aren’t any ashtrays on the table.

 

IS THERE

     a)Sayılabilen nesneler için “bir tane var mı?”diye sorulurken kullanılır.

     Is there a towel in the badroom? Yatak odasında bir havlu var mı?

     Yes ,there is / No there isn’t.

     Buzdolabında  bir şişe var mı? Is there a bottle in the fridge?

     b) Sayılamayan nesneler için “var mı?” diye sorulurken kullanılır.

     Buzdolabında hiç böğürtlen suyu var mı ? Is there any blackberry juice in the fridge?

     Kavanozda hiç bal var mı? Is there any honey in the jar?

    

ARE THERE

Sayılabilen nesneler için hiç var mı? Yeterince var mı? Ya da birden fazla sayıları kullanılarak “var mı?” diye sorulurken kullanılır.

     Are there any spoons on the table? Masanın üzerinde hiç kaşık var mı?

     (Yes,there are/No,there aren’t)

     Banyoda hiç musluk var mı? Are there any taps in the bathroom?

     (Yes,there is one/No there aren’t any)

    

Fill in the banks by using “there is,there are,there isn’t,there aren’t ,is there?,are there?”

  1. ………. a dish washer in the bathroom.(+)
  2. ………. five chairs around the table.(+)
  3. ………. any wather in the bottle.(-)
  4. ………. a vase on the table.(-)
  5. ………. any children in the class.(-)
  6. ………. a lost property office in this city?
  7. ………. any milk in the fridge?
  8. ………. a museum near the post office?
  9. ………. any trucks at the car park?
  10. Ten forks on the table.(+)

 

How many : (sayılabilenlerde) ne kadar

How many ashtrays are there on the table ? masanın üstünde kaç tane kültablası var?

There are four asthrays on the table.

Fabrikada kaç tane işçi var? How many workers are there in the factory?

There are hundred workers in the factory.

İstanbulda kaç kişi var? How many people are there in Istanbul?

There are fifteen million people in Istanbul.

How much : (sayılamayanlarda) ne kadar

How much orange juice is there in the fridge? Buzdolabında ne kadar portakal suyu var?

There is a little orange juice in the fridge.

Evde ne kadar adaçayı var? How much sage tea is there at home?

Yazar Hakkında

Erdem OVAT

1985-1988 Dörtler Köyü İlköğretim Okulu 1988- 1993 Sakıp Sabancı İlköğretim Okulu 1993-1996 Orhan Çobanoğlu Lisesi 1997-2000 Almanya'da Turist 2001-2002 Vatani Görev Isparta Muş'ta yaptım 2002-2004 Açiköğretim Lisesinden Üstün Başarı 2005-2010 Hacettepe Üniversitesi Alman Dili Öğretmenliğinde Mezun Oldum 2010-2011 Halk Eğitim Merkezinde Almanca Öğretmenliğine Başladım 2011-2013 Çeşitli Özel Dersane ve Okullarda çalıştım 2013- .... Milli Eğitimde Almanca Öğretmeni olarak çalışmaya devam ediyorum
administrator
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%
%d blogcu bunu beğendi: