Ingilizce Simple Past Tense

CategoriesİngilizceTagged

Simple Past Tense

A- Kullanılış Yerleri : Di’li Geçmiş Zaman

“THE SIMPLE PAST TENSE” geçmişte olmuş ve bitmiş eylemleri anlatmak için kullanılır. Bizi ilgilendiren şey bu eylemlerin tesir ve neticelerinden daha çok zamanlarıdır. Bu türlü söz dizileri genellikle aşağıdaki zaman zarfları (adverbs of time) ile birlikte kullanılır.

Yesterday (yestıdey):Dün

Last: Geçen

Last week : Geçen hafta

Last weekend : Geçen hafta sonu

Last month:Geçen ay

Last year: Geçen yıl

……… ago : Önce

two years ago : 2 yıl önce

Three months ago: 3 ay önce

In (1976) : 1976’da

Well = iyi (fiillere iyi an. Katar)

Wallet = Cüzdan

Get up = Kalkmak

Early = erken

Dün erken kalkmadım.

I didn’t get up early yesterday.

Brush = Fırçalamak

Tooth – teeth  = Diş – dişler

Fertilise= Gübrelemek

Dismiss = İşten çıkartmak

Field = Tarla, alan

Company = şirket

Vote = Oy vermek

Anybody = Hiç kimse

Roof = çatı

Fix = onarmak

all right = Yolunda olmak, tamam, pekala

rainy = Yağışlı

journey = Yolculuk

unfortunately = Ne yazıkki

resign = istifa etmek

as usual = Her zamanki gibi

bracelet = bilezik

Turkish Republic = T.C.

 

Cumlenin en sonunda kullanılır. Ancak vurgu yapmak için cümlenin en başında da kullanılırlar.

Olumlu Cümle:

a)Düzenli fiillerde

Özne  + Verb + ed  + Nesne + yer + zaman

b)Düzensiz fiillerde

Verb2

Regular Verbs(Düzenli fiiller)                    Irregular Verbs(Düzensiz fiiller)

Paint = Boyamak                                         Find -found-found = Bulmak

Visit = Ziyaret etmek                                   Break-broke-broken = Kırmak     

Close = Kapatmak                                       steal-stole-stolen = Çalmak, hırs.

Travel = Seyahat etmek                              win-won-won = Kazanmak

Study = Çalışmak, tahsil görmek                go-went-gone = Gitmek

Work = para kaz. Çalışmak                      

Start = başlamak

Kill = Öldürmek

 

Birisi 1963’te Kennedy’i öldürdü. Somebody killed Kennedy in 1963.

Sadece ‘t’ veya ‘d’ harfiyle biten fiiller ‘ed’ takısı aldıkları zaman bu ‘ed’ takısı ‘ıd’ diye telafuz edilir.

Note:

Bir sessiz ve hemen ardından ‘y’ ile biten fiiller ‘ed’ takısı alacakları zaman ‘y’ düşer yerine ‘i’ gelir daha sonra ‘ed’ takısı kullanılır.

Study + ed = studied

Carry + ed = carried

 

Şu çocuk dün pencereyi kırdı. That child broke the window yesterday.

Fenerbahçe dün çok iyi oynadı. Fenerbahçe played very well yesterday.

Geçen hafta sonu bir cüzdan buldum. I found a wallet last weekend.

Dün büyük babamı ziyaret ettik. We visited my grandfather yesterday.

 

Olumsuz Cümle:                                 

Özne  + didn’t  + Verb + Nesne + yer + zaman

Did not = didn’t       

 

Geçen yıl dişlerimi fırçalamadım. I didn’t  brush my teeth last year.

Babam dün işe gitmedi. My father didn’t go to work yesterday.

Geçen yıl kimseye oy vermedim. I didn’t vote anybody last year.

Geçen hafta sonu arabamı yıkamadım. I didn’t wash my car  last weekend.

Geçen yıl tarlayı gübrelemedik. We didn’t fertilise the field last year.

Şirket geçen yıl kimseyi işten çıkartmadı. The company didn’t dismiss anybody last year.

 

NOTE: ‘Never’ kelimesi kendi anlamıyla cümleyi olumsuz yaptığından, bu kelimenin olduğu cümlelerde ayrıca ‘didn’t’ olumsuz yardımcı fiili kullanılmaz. Geçmiş zaman olumsuz cüm. Olumlu cümlede fiilin sonuna gelen ‘ed’ takısını kaldıran ve düzensiz fiillerin 2. hallerine 1. hale dönüştüren ‘didn’t’ ‘never’’ın old. Bir cümlede kullanılamayacağından böyle bir cümlede ‘ed’ ve 2. hal devam eder.

I played tennis when I was a student. I didn’t play tennis when I was a student.

* I never played tennis when I was a student. (Ben öğrenciyken hiç tenis oynamadım)

 

‘Nobody’ ve ‘no-one’ kelimeleri de kendi anlamlarıyla özne olarak cümleyi olumsuz yaptıklarından ‘didn’t’ yardımcı fiili ayrıca kullanılamaz bu yüzden bu kelimelerin özne old. Cüm. Düzenli fiiller ‘ed’ alırlar, düzensiz fiiller 2. halleriyle kullanılırlar.

Nobody came to work yesterday. (Dün hiçkimse işe gelmedi)

Ben hastayken beni hiçkimse ziyaret etmedi. Nobody visited me when I was ill.

 

Soru Cümlesi:

did + Özne     + Verb + Nesne + yer + zaman

Dün kitabı getirdiler mi? Did they bring the book yesterday?

Yes, they did / No, they didn’t

Dün saat kaçta kalktın? What time did you get up yesterday?

I got up at six o’clock yesterday.

Geçen hafta niçin işe gitmedin? Why didn’t you go to work last week?

Dün ne pişirdin? What did you cook yesterday?

Baban geçen hafta sonu çatıyı onardımı? Did your father fix the roof last weekend?

who broke the window? —‘Kim’ gorevinde (özne belli değil) (Camı kim kırdı?)

Who did you kill yesterday?—‘Kimi’ grv. (Özne belli) (Dün kimi öldürdün?)

 

PAST OF ‘BE’ (‘BE’ in geçmişi)

Olumlu Cümle:                    

I                                  was                            

You                            were                           I’m in Antalya at the moment.

He                                                                  I was in Antalya yesterday.

She                             Was                            (Dün Antalya’daydım.)

It                                                                   

We                                                                 (Oyun harikaydı.)

You                            Were                          The play was wonderful.

they

Olumsuz Cümle

I                                  wasn’t                       Ayla dün partide değildi.

You                            weren’t                      Ayla wasn’t at the party yesterday.

He

She                             wasn’t                     İstanbul ve İzmir dün yağışlı değildi.

It                                                                Istanbul and Izmir weren’t rainy yesterday.                                           

We

You                            weren’t

they

 

Soru Cümlesi:          

           

was                 I                                  Dün neredeydin?                             

were               You                             Where were you yesterday?

 

                        He                                          

Was                She                           Partide herşey yolundamıydı?                               

                        It                              Was everything   all right at the party?  Yolculuk nasıldı?                       

                      We                                           

Were              You                               How was the journey?                    

                     they

Translation:

1. Çocuklar postanenin arkasında futbol oynuyorlar. The children are playing football behind the post office.

2. Kuzenim sık sık bizi ziyaret eder. My cousin frequently (often) visits us.

3. Dün erkek kardeşim ve ben yeni bir bilgisayar satın aldık. My brother and I bought a new computer  yesterday.

4. Babam dün işe gitmedi. My father didn’t go to work yesterday.

5. Annen ne pişiriyor. What is your mother cooking?

V1                   V2                               V3      

Go       –         went               –           gone

Find     –         found –                       found

Write –           wrote                           written

sell       –         sold                 –           sold

 

Aşagıdaki boşlukları Şimdiki zaman – geniş zaman – Geçmiş zamanla doldurun.

1. Jack ….wrote….a letter to his grandfather yesterday. (write)(+)

2. How …did….you ..go…to school yesterday? (go)(+)

3. Alexander  Graham Bell ….invented..the telephone.(invent)(+)

4. Listen! The baby is crying..(cry) (+)

5. How often …..do…..you ….visit…your parents?(visit)(+)

6. How…did..Beşiktaş …play…….last Sunday?(play)(+)

7. My mother …..is cleaning.the kitchen at the moment.(clean)(+)

8. The repairman …fixed…..the roof yesterday.(fix)(+)

9. Is….she …….reading..a grammar book or a novel now ?(read)

10. My son …..found….a bracelet yesterday.(find)(+)

11. Atatürk ..established   Turkish Republic in 1923 (establish)(+)

12. Fatih…..conquered……..Istanbul in 1453.(conquer)

13. Was..the policeman successful at the last operation?(be)

14. Emine is solving..the problems by crying at he moment.(solve)

15. Burçin ….was……..late yesterday, as usual.(be)

16. we ..are studying……….English at the moment.(study)

17. Neslihan …..sold……………..her zebra last sunday.(Sell)

18. Sakıp is sleeping under a bridge now because of the bad economy.(sleep)

19. Sezen …..visited……….mr.Sazan yesterday.(visit)

20. The Prime Minister ..didn’t resign…yesterday, unfortunately.(resign)(-)

this morning : bu sabah

this year : bu yıl

this January : bu Ocak

today : bugün

last week : geçen hafta

yesterday : dün

yesterday afternoon : dün öğleden sonra

the day before yesterday : evvelki gün

three hours ago : üç saat önce

in 1952 : 1952 senesinde

a while ago : bir süre önce

once : bir zamanlar

 

*The ship sank yesterday.Gemi dün battı.

*The sun rose at five o’clock this morning. Bu sabah güneş saat beşte doğdu.

*David came here three day ago. David buraya üç gün önce geldi.

*Once upon a time there was an old fisherman.Bir zamanlar ihtiyar bir balıkçı vardı.

 

“THE SIMPLE PAST TENSE” geçmişte olup biten fakat neticesi şimdi bizi ilgilendiren eylemler için kullanılır. Bizi ilgilendiren şey bu eylemlerin tesir ve neticeleridir, zamanı değildir. Bu bakımdan bu türlü söz dizilerinde zaman zarfları kullanmak yersizdir.

*What did you see at the theatre? Tiyatroda neyi seyrettin?

*I did my assignment in school. Okulda ödevimi yaptım.

*I saw President Kennedy. Başkan Kennedy’i gördüm.

“THE SIMPLE PAST TENSE” geçmişte belirli bir andan ya da olup biten bir olaydan biraz önce ya da biraz sonra olup biten eylemleri dile getirmek için kullanılır.

Main Clause

Ana Cümle

Subordinate Clause

Yan Cümlecik

The Simple Past Tense

The Simple Past Tense

or

Definite Time

I finished my work before I had dinner.
I finished my work before 5 o’clock

    

*As soon as it began to rain we got on the bus. Yağmur yağmaya başlar başlamaz otobüse bindik.

*When I opened the window the bird flew out. Ben pencereyi açınca kuş dışarı uçtu.

*The moment I saw the beautiful girl I fell in love. Güzel kızı görür görmez aşık oldum.

*Helen shut her books as I entered the room. Ben odaya girince Helen kitaplarını kapattı.

“THE SIMPLE PAST TENSE” geçmişte olup biten bir işin ne zaman yapıldığını belirten yan cümleciklerde kullanılır.

Main Clause

Ana Cümle

Subordinate Clause

Yan Cümlecik

The Simple Past Tense

The Simple Past Tense

The lights went out when I entered the room.

*The lights went out when I entered the room. Işıklar ben odaya girince söndü.

*When the boy sold all his newspapers, he went home. Çocuk bütün gazeteleri satınca eve gitti.

*When it got dark, I turned the lights on. Hava kararınca ışıkları açtım.

 

“THE SIMPLE PAST TENSE” geçmişte birbiri ardında olan eylemleri anlatmak için kullanılır.

*The teacher entered the classroom, sat down at his table, opened his book, and began to read the third lesson.

           Öğretmen sınıfa girdi, masasına oturdu, kitabını açtı ve üçüncü dersi okumaya başladı.

“THE SIMPLE PAST TENSE” geçmişte alışkanlık haline getirilen davranışları ya da sık sık tekrarlanan işleri anlatmak için kullanılır.

*My father told me stories when I was a child.           Ben çocukken babam bana hikaye anlatırdı.

 Bu türlü söz dizileri İngilizcede şu şekilde de kurulabilir.        

*My father used to tell me stories when I was a child.

*My father would tell me stories when I was a child.

*My father was in the habit of tellimg me stories when I was a child.

*It was my father’s habit to tell me stories when I was a child.

 

“THE SIMPLE PAST TENSE” geçmişte belirli bir süre içinde olmuş ve bitmiş işleri ve olayları anlatmak için kullanır.

*Mary lived in Istanbul for four years.           Mary İstanbul’da dört yıl yaşadı.

*I worked hard during the holidays.           Tatilde çok çalıştım.

*My friend worked in Ankara for a while.           Arkadaşım bir süre Ankara’da çalıştı.

 

“THE SIMPLE PAST TENSE” hikaye anlatımında kullanılır.

*Once upon a time there was a merchant named Mustafa. He was the richest man in the town. Although he was so rich, he spent less than the poorest beggar in the town.

Bir zamanlar Mustafa isminde bir tüccar vardı. Kasabanın en zengin adamı idi. Bu kadar zengin olmasına rağmen kasabadaki en fakir dilenciden daha az para harcıyordu.

“THE SIMPLE PAST TENSE” konuşma sırasında olması istenilen dilekleri ve bir pişmanlığı dile getirmek için aşağıdaki dilek gösteren kelimelerle birlikte kullanılır. Bu tense bu türlü söz dizilerinde Subjunctive Mood (Dilek Kipi) olarak kullanılır. Bu dilek cümlelerinde “TO BE” fiili genellikle “WERE” olarak kullanılır.

I wish / if only / I would rather / I would sooner / would that / would to God : keşke

*I wish I knew the answer to this question. Keşke bu sorunun cevabını bilseydim.

*I wish I were a doctor. Keşke bir doktor olsaydım.

*I wish I had more money. Keşke daha çok param olsaydı.

*Would that Mary were with us. Keşke Mary bizimle beraber olsaydı.

*Would to God you were a better doctor. Keşke daha iyi bir doktor olsaydın.

 

NOT: Gelecekte olmasını beklediğimiz dilekleri, ricaları ya da dolaylı emirleri göstermek için dilek belirten ifadelerden sonra kullanılan Yan Cümleciklerde “WOULD” kullanılır.

*You smoke too much; I wish you would give up smoking. Çok sigara içiyorsun. Keşke sigara içmeyi bıraksan.

*I wish it would rain tomorrow. İnşallah yarın yağmur yağar.

*I wish you wouldn’t joke about my moustache.İnşallah bıyığımla alay etmezsin.

*I wish this clock would work perfectly. İnşallah bu saat mükemmel çalışır.

 

“THE SIMPLE PAST TENSE” aşağıdaki ifadelerle birlikte kullanılır. Bir tense bu türlü söz dizilerinde dilek kipi olarak kullanılır. Bu cümlelerde “TO BE” fiili genellikle “WERE” olarak kullanılır.

As if (though) : sanki, güya, gibi

It is time : zamanıdır, zamanı geldi.

As if (though)

It is time

The Simple Past Tense

Subjunctive Mood

as if

as though

as if

as though

it is time

it is time

it is about time

it is high time

he saw a ghost.

she were a Queen.

I were a captain.

they were punished.

I went.

she slept.

I had dinner.

You had dinner.

*Rüştü talks as if he knew Napoleon. Rüştü Napolyon’u tanıyormuş gibi konuşuyor.

*It is time we went to cinema. Sinemaya gitme zamanımız geldi.

*It is about time I wrote to him again. Ona tekrer mektup yazmamın hemen hemen zamanıdır.

*It is high time we repaired our car, I think. Zannedersem arabamızı tamir etmemizin tam zamanıdır.

*Murray talks as though he were drunk. Murray sanki sarhoş gibi konuşuyor.

*It is time we had our breakfast. Kahvaltı yapma zamanımız geldi.

*It is about time I left the house. Evden ayrılmamın hemen hemen zamanıdır.

“THE SIMPLE PAST TENSE” koşul gösteren yan cümleciklerde kullanılır. Bu tense bu türlü söz dizilerinde dilek kipi olarak kullanılır.

*If your father came, we should go to the cinema. Baban gelseydi sinemaya giderdik.

*If had time, I should help you. Zamanım olsaydı, sana yardım ederdim.

*If were you, I should give her all my money. Senin yerinde olsaydım bütün paramı ona verirdim.

 

About the author

1985-1988 Dörtler Köyü İlköğretim Okulu 1988- 1993 Sakıp Sabancı İlköğretim Okulu 1993-1996 Orhan Çobanoğlu Lisesi 1997-2000 Almanya'da Turist 2001-2002 Vatani Görev Isparta Muş'ta yaptım 2002-2004 Açiköğretim Lisesinden Üstün Başarı 2005-2010 Hacettepe Üniversitesi Alman Dili Öğretmenliğinde Mezun Oldum 2010-2011 Halk Eğitim Merkezinde Almanca Öğretmenliğine Başladım 2011-2013 Çeşitli Özel Dersane ve Okullarda çalıştım 2013- .... Milli Eğitimde Almanca Öğretmeni olarak çalışmaya devam ediyorum