# Küreselleşen Dünya

- Bağlantı: https://eegitimim.com/kuresellesen-dunya/
- Yayımlanma: 2026-05-07T08:41:28+03:00
- Yazar: admin

**A. SSCB’DE DEĞİŞİM VE SONUÇLARI**

**1. SSCB’de Politika Değişiklikleri ve Nedenleri**

,  Ocak 1987’de açıklık ve yeniden yapılanma programlarıyla, komünist iktidarın 
tepki çeken baskıcılığını, demokratik bazı uygulamalarla halk egemenliğine yaklaştırmak
için **glasnostu**, kasım ayında ise ekonomik yapıda radikal değişikliklerle ülke
ekonomisini canlandırmayı,  ekonomiye yeni bir dinamizm kazandırmak için **perestroikayı**
açıkladı. 

**NOT**: **26 Kasım 1983**’te ABD ile SSCB nükleer savaşın eşiğinden döndü. Moskova
yakınlarında bulunan **Serpukhov-15** istasyonunda Rus füze erken uyarı sistemi 
ABD tarafından beş adet kıtalararası balistik füze gönderildiğini tespit etti. Ancak
bu uyarının hata olduğunu anlayan **Stanislav Petrov** adındaki komutan herhangi
bir girişimde bulunmadı. İlerleyen saatlerde bu olayın güneş ışığı yansımasından
kaynaklandığı anlaşıldı. Petrov dünyayı olası bir nükleer savaşın eşiğinden döndürdüğü
için **2004** yılında kendisine “**Dünya Vatandaşı**” ödülü verildi.

**2. SSCB’nin Dağılması**

Gorbaçov, SSCB içindeki Letonya, Estonya ve Litvanya’da başlayan bağımsızlık hareketlerine
çözüm bulmak için Aralık 1990’da “**Egemen Devletler Birliği Antlaşması**” fikrini
ortaya attı. Buna göre SSCB’ye bağlı cumhuriyetlerdeki bağımsızlık ilanlarına karşı
Gorbaçov’un gerekli tedbirleri almadığını düşünen ve bu antlaşmaya karşı olan ordu
içindeki bazı komutanlar, bakanlar ve KGB liderinin aralarında bulunduğu bir grup,
18 Ağustos 1991 günü Gorbaçov’a karşı bir darbe yaptı.

Ortaya çıkan bu karışıklıklardan yararlanan SSCB’ye bağlı cumhuriyetlerin tamamına
yakını bağımsızlıklarını ilan etti ve **SSCB yıkıldı**. Devlet Başkanlığı görevine
bir süre daha devam eden Gorbaçov, 25 Aralık 1991’de bu görevinden de istifa etti
ve yerine **Boris Yeltsin** geçti.

 **3.  SSCB’nin Dağılmasının Doğu Avrupa’ya Etkileri**

ABD ile SSCB arasında var olan “**Dehşet Dengesi**” sona erdi. Bu devletlerden Çekoslovakya
hiçbir çatışma olmadan “**Kadife Devrim**” adı verilen bir gelişmeyle **Çek Cumhuriyeti**
ve **Slovakya** olarak ikiye ayrıldı.

**4. SSCB’nin Dağılmasının Dünya Güçler Dengesi Üzerine Etkileri**

. 1996’da **Çin**, **Rusya**, **Kazakistan**, **Kırgızistan** ve **Tacikistan**’
ın “**Şanghay Beşlisi**”  adı ile kurdukları iş birliği yapılanması 2001’de **Özbekistan**’
ın da katılımıyla “**Şanghay iş Birliği Örgütü**”  adını aldı.

 1. **Türk Cumhuriyetleri Bağımsız Oluyor**

**a. Azerbaycan**

Azerbaycan 1918’de **Mehmet Emin Resulzade** önderliğinde bağımsızlığını ilan etmelerine
rağmen kısa bir süre sonra SSCB yönetimine girmiştir. **Ebulfeyz Elçibey**’in önderliğinde“**
Halk Cephesi**” adıyla bir teşkilat kuruldu. SSCB’nin dağılmasından sonra 1991’de
yeniden bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan’ı ilk tanıyan ülke** Türkiye** oldu.
1993’te cumhurbaşkanı olan **Haydar Aliyev**’in “**Biz bir millet**, **iki devletiz**.”
sözleri Türk-Azeri ilişkilerine egemen olmuştur. **Mehmet Emin Resulzade**, **Bahtiyar
Vahapzade** gibi birçok ünlü şair ve yazar yetişmiştir.

 * **Dağlık Karabağ Sorunu**

1985’ten sonra SSCB’deki iç gelişmelerinden faydalanan Ermenistan,  Karabağ’ı kendisine
bağlamak istemiştir. Azerilerden silahlar toplanırken Ermenistan Meclisi bu kararnameyi
kendi topraklarında uygulamamıştır. Azerilerin tamamen silahsız kalması üzerine **
Karabağ**, **Ermenistan tarafından işgal edildi**.** Hocalı** başta olmak üzere 
birçok kentte çok sayıda sivil öldürülmüş veya göçe zorlanmıştır.

**b. Kazakistan**

Gorbaçov tarafından Kazakistan’ın başına getirilen **Nursultan Nazarbayev**, SSCB’nin
dağılmasından sonra **1991**’de **bağımsızlığını ilan etti**. Kazakistan’ı **tanıyan
ilk devlet Türkiye** oldu. Kazakistan, 1991’de **Semey Nükleer Deneme Alanı’**nı
kapatarak dünya tarihinde **ilk defa gönüllü olarak kendi nükleer silah deposundan
vazgeçen ülke olmuştur**.

**c. Kırgızistan**

1990 sonbaharında yapılan seçimlerde **Askar Akayev** cumhurbaşkanı seçildi. Şubat
1991’de başkent **Frunze**’nin adı **Bişkek**  (devrim öncesi adı)  olarak değiştirildi.
SSCB’nin dağılması üzerine 31 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan etti. **Türkiye**,
Kırgızistan’ı **bağımsızlığını tanıyan ilk ülkedir**. Kırgızistan’ın yetiştirdiği
ve bütün dünyada tanınan önemli bir yazar olan **Cengiz Aytmatov**’un romanları 
ülkemizde de büyük ilgi görmektedir.

**NOT: **Kırgızistan’da 2005 senesinde başlayan “**Lale Devrimi”** sonucunda Askar
Akayev görevini bırakmak zorunda kalmıştır.2011 yılından itibaren ise Kırgızistan’daki
Cumhurbaşkanlığı görevini “**Almazbek Atambayev”** yürütmektedir.

**d. Özbekistan**

SSCB’nin dağılması üzerine, **31 Ağustos 1991**’de Özbekistan bağımsızlığını ilan
etti ve Kerimov, cumhurbaşkanı seçildi. 2013 yılı itibari ile de **Cumhurbaşkanlığı**
görevini **İslam Kerimov** sürdürmektedir.

**e. Türkmenistan**

      1985’te ise Türkmenistan Komünist Partisi Başkanlığına **Saparmurad Niyazov**
getirildi.  Türkmenler arasındaki kabileciliği ortadan kaldırıp birliği sağlayan
Niyazov,  Türkmen dilinin resmi dil olmasını sağladı. Türkmenistan **1991**’de **
bağımsızlığını ilan etti.** Türkmenistan’ın **bağımsızlığını tanıyan ilk ülke ise
Türkiye oldu**.

**NOT**: Saparmurad Niyazov’un **2006** yılında vefat etmesinden sonra yapılan Cumhurbaşkanlığı
seçimlerini **Gurbangulı Berdimuhammedov **kazanmıştır ve** 2015 **yılı itibariyle
de bu görevini sürdürmektedir.

 * **Bağımsız Devletler Topluluğu ( BDT )**

Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT),  SSCB’nin dağılmasının ardından **21 Aralık 
1991’de** “**Almatı Zirvesi**” sonucu **Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Kazakistan,
Moldova, Kırgızistan, Rusya,  Tacikistan,  Türkmenistan,  Özbekistan,  Ukrayna’nın**
katılımı ile kurulmuştur. Daha sonra ise Aralık 1993’te **Gürcistan katılmıştır**.
Ancak Gürcistan, 2008 **Güney Osetya Savaşı** sonrasında Meclis kararı ile 15 Ağustos
2008’de BDT’den ayrılmıştır.

**TiKA (Türk İş Birliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı)**

**TiKA**, 24 Ocak 1992’de başta **Türk dilinin konuşulduğu ülkeler** ve Türkiye’ye
komşu ülkeler olmak üzere;  gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarına yardımcı olmak,
bu ülkelerle ekonomik, teknik, sosyo-kültürel ve eğitim alanlarında iş birliğini
geliştirmek, ülkelerin kalkınma ihtiyaç ve hedeflerini, yapılabilecek iş birliği
ve yardım konularını belirlemek, gerekli program ve projeleri hazırlamak için kurulmuştur.
Pazar ekonomisine geçiş çabalarını desteklemek, TiKA’nın görev ve sorumluluklarındandır.

**C. DOĞU BLOKUNDAN SONRA AVRUPA’DA YENİ ARAYIŞLAR**

**1. İki Almanya’dan Tek Devlete**

      1989’da Demokratik Almanya’nın kendi vatandaşlarına ülkeden çıkış vizesi vermesi
üzerine on binlerce kişinin Batılı ülkelerin büyükelçiliklerine sığındı. Demokratik
Almanya’daki özgürlük isteyen halk hareketleri sonunda 9 Kasımda Berlin Duvarı geçişlere
açıldı ve **14 Ocak 1990**’dan sonra da yıkılmaya başlandı. **3 Ekim 1990**’da **
iki Almanya resmen birleşti**.

**Avrupa Ekonomik Topluluğundan (AET) Avrupa Birliğine (AB)**

1957’de imzalanan **Roma Antlaşması** ile “**Avrupa Ekonomik Topluluğu**” adını 
alan birliğin politikalarının başarıya ulaşması sonucunda 1972’de üye sayısı altıdan
dokuza çıktı.                      

7 Şubat 1992’de imzalanan ve Kasım 1993’te yürürlüğe giren **Maastricht Antlaşması**
ile Avrupa Topluluğu,  “**Avrupa Birliği”** adını aldı.  Avrupa Birliği **1 Temmuz
2013** itibariyle **Hırvatistan**’ın da birliğe katılması ile üye sayısını yirmi
sekize yükseltmiştir.

 1. **Maastricht Kriterleri**

Hollanda’nın Maastricht kentinde imzalanan Avrupa Birliği Antlaşması’nda (Maastricht
Antlaşması), Ekonomik ve Parasal Birliğin  (EPB)  aşamaları,  bu aşamalarda izlenecek
ekonomik ve parasal politikalarla bu politikaların uygulanması için gerekli kurumsal
değişiklikler ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler çerçevesinde, üye
ülke ekonomileri arasındaki farklılıkların giderilebilmesi için,  “**Maastricht 
Kriterleri**”  olarak adlandırılan yakınlaşma kriterleri tespit edilmiş ve bunlara
uyulmaması durumunda uygulanacak yaptırımlar belirlenmiştir. Bu kriterler şunlardır:

 * Üyelerin yıllık ortalama enflasyon oranı,  en düşük yıllık enflasyona sahip üç
   üye devletin enflasyon ortalamasını en fazla 1,5 puan geçebilir.
 * Üye devletlerin bütçe açığı oranı gayri safi yurt içi hâsılasının (bir ülke sınırları
   içerisinde belli bir zaman içinde,  üretilen tüm mal ve hizmetlerin para birimi
   cinsinden değeri) %  3’ünü aşmaması gerekir.
 * Üye devletlerin kamu borcunun, gayri safi yurt içi hâsılalarının % 60’ını geçmemesi
   gerekir.
 * Her üye devletin uzun vadeli faiz oranı, en düşük orana sahip üç üye devletin
   faiz oranını en fazla 2 puan aşabilir.
 * Üye devletlerin ulusal paraları, Avrupa Döviz Kuru mekanizmasının izin verdiği
   normal dalgalanma sınırları içinde kalmalıdır.

 2. **Kopenhag Kriterleri**

22 Haziran 1993 tarihinde yapılan Kopenhag Zirvesi’nde da adaylık için başvuruda
bulunan ülkelerin tam üyeliğe kabul edilmeden önce aday ülkeler; demokrasi,  hukukun
üstünlüğü,  insan hakları, azınlık hakları ve işleyen bir piyasa ekonomisi alanlarında
belirli bir seviyeye gelmiş olmalıdırlar. AB, bu kriterlere uygun gördüğü birçok
Doğu Avrupa ülkesini özellikle 2004 yılından sonra tam üyeliğe almıştır.

 3. **AB ve Dünya**

**3. NATO’nun Avrupa’da Genişlemesi**

Doğu Blokunun yıkılmasından sonra şan Doğu Avrupa ülkeleri NATO’ya girerek güvenlik
sorunlarını çözmekle beraber ABD ve Batılı ülkelerle siyasi ve ekonomik bağlarını
güçlendirmeyi amaçlamışlardır. Bu amaçla Ocak 1999’da ilan edilen  “**Barış İçin
Ortaklık** (**BiO**)” adıyla bir ortaklık programı uygulamaya konularak NATO ile
yakınlaşmaları ve farklı tarihlerde üye olma imkânı sağlanmıştır.  Ancak **Makedonya**’
nın üyeliği **Yunanistan** tarafından, **Kıbrıs Rum Yönetimi**’nin de **üyeliği 
Türkiye tarafından veto edilmiştir**.

**D. TÜRKiYE VE AVRUPA BiRLiĞİ**

**1. Türkiye’nin AB Serüveni**

 1. **Ankara Anlaşması ve Katma Protokol**

Türkiye, **Temmuz 1959**’da Topluluğa tam üyelik için başvurmuştur. AET tarafından
verilen cevapta, Türkiye’nin kalkınma düzeyinin tam üyeliğin gereklerini yerine 
getirmeye yeterli olmadığı bildirilmiş ve tam üyelik şartları gerçekleşinceye kadar
geçerli olacak bir ortaklık anlaşması imzalanması önerilmişti.  Bu gelişmeler sonucunda**
12 Eylül 1963**’te “**Ankara Anlaşması**” imzalanmıştır. Ancak Ankara Anlaşması,
geçiş dönemi hükümleri ve tarafların üstleneceği yükümlülükleri belirten **Katma
Protokol** (**1973**) öngörüldüğü şekilde uygulanamamıştır.

AB ile başlangıçta sadece ekonomik olan sorunlar, **Yunanistan**’ın **1980**’de 
Topluluğa **tam üye olması** ile siyasi boyut da kazanmıştır.  Çünkü AB’ye üyeliğin
kabulü için **oybirliği şartı** aranmaktadır. Türkiye ile arasındaki sorunların 
kendi politikasına uygun şekilde çözümü için Yunanistan’ın veto hakkını bir koz 
olarak kullanması sonucu Topluluk ile Türkiye arasındaki ilişkiler dondurularak **
mali iş birliğine son verilmiştir**. 

**b. Türkiye’nin Gümrük Birliğine Girişi**

Türkiye, **14 Nisan 1987**’de tekrar AB’ye **tam üyelik müracaatında bulunmuştur**.
AB Komisyonu tarafından 1989’da verilen cevapta, Türkiye’nin AB’ye üyelik konusundaki
ehliyeti kabul edilmekle birlikte, gelecekteki genişleme sürecine kadar beklenmesi
ve Gümrük Birliği sürecinin tamamlanması önerilmiştir. Yapılan müzakereler sonunda
Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği,  **1 Ocak 1996 **tarihinde yürürlüğe girmiştir.

**c. Avrupa Birliğinin Genişleme Süreci ve Türkiye**

Avrupa Birliği,  1993 Kopenhag Zirve Toplantısı’nda 12-13 Aralık 1997 tarihlerinde
Lüksemburg’da yapılan Avrupa Birliği Zirvesi’nde Türkiye’nin tam üyeliğe ehliyeti
bir kez daha teyit edilmiştir.  15-16 Haziran **1998 **tarihinde gerçekleşen AB “**
Cardiff Zirvesi**”  Sonuç Belgesi’nin genişleme ile ilgili bölümünde, adayların 
tam üyeliğe hazırlanma durumunu incelemek üzere kurulmuş olan gözden geçirme mekanizmasına
Türkiye de dâhil edilmiştir. Belgede ayrıca, Komisyon tarafından Türkiye’yi tam 
üyeliğe hazırlamak için sunulan  “**Avrupa Stratejisi**” onaylanmıştır.  AB Komisyonunun**
1999**’da açıkladığı raporda, Türkiye tam üyeliğe aday gösterilmiş ve ülkemize de
somut bir “**Katılma Ortaklığı Stratejisi**” önerilmiştir.**10**–**11 Aralık 1999**
tarihlerinde **Helsinki**’de yapılan **AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi**’
nde Türkiye, oy birliği ile Avrupa Birliğine **aday ülke** olarak kabul edilmiştir.
Bu süreçte Türkiye AB fonları tarafından finansı sağlanan **Socrates**( Genel Eğitim),**
Leonardo da Vinci** ( Mesleki Eğitim ), **Hayat Boyu Öğrenme** (LLP ) ve **Gençlik**(
Youthbin Action) Programlarına **tam üye** olarak katılarak ülkemizde bununla ilgili“**
Ulusal Ajans**” adı verilen bir yapılanmayı gerçekleştirmiştir.

 * **YENİ OLUŞUM SÜRECİNDE BALKANLAR**

**1. Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin Dağılması**

1945’te yapılan seçimleri kazanan **Tito**, **Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti**’
ni kurarak ülkedeki krallık yönetimine son verdi. Yugoslavya;  **Slovenya**, **Hırvatistan**,**
Bosna-Hersek**, **Karadağ**, Sırbistan, **Makedonya** Federal Cumhuriyetleri ile**
Voyvodina** ve **Kosova** özerk bölgelerinden oluşturuldu. 1974 Anayasası ile Tito
ömür boyu devlet başkanı seçildi. Tito’nun 1980’de ölümünden sonra Aralık 1987’de
Slobodan Miloşeviç’in bir darbeyle Sırp Komünist Partisinin başına geçmesi ile Avrupa’nın
4.  büyük ordusu olan Yugoslavya Federal Ordusu  (JNA),  Sırpların kontrolüne geçti.
Buna karşılık Slovenya Cumhuriyeti Parlamentosu 7 Haziran 1989’da Slovenya halkının
kendi geleceğini kendisinin belirlemesi yönünde karar alarak 2 Temmuz 1990’da da
bağımsızlığını ilan etti.  Bunu Hırvatistan Parlamentosunun bağımsızlık kararı takip
etti.  Böylece Yugoslavya’da parçalanma süreci başlamış oldu. Aynı yıl içinde Makedonya
ve Bosna-Hersek de bağımsızlıklarını ilan edince Yugoslavya’ya oluş turan altı devletten
dördü;  Slovenya, Hırvatistan, Makedonya ve Bosna-Hersek devletten ayrılmış oldu.

Bosna-Hersek’in bağımsızlık kararı 29 Şubat 1992’de,  Bosnalı Sırpların seçimi boykot
etmelerine rağmen referandumla onaylandı.  6 Nisan’da da AT Bosna-Hersek’in bağımsızlığını
tanıdı. Bu durumu kabul etmeyen Sırbistan, “**Büyük Sırbistan**” hayalini gerçekleştirebilmek
için yanındaki milis grupları da silahlandırarak silahsız Boşnaklara karşı savaş
başlattı. Temmuz 1995’te **General Ratko Mladiç** komutasındaki Sırp güçleri,  daha
önce BM Güvenlik Konseyi tarafından  “**güvenli bölge**”  ilan edilmiş olan Serebrenika’yı
işgal etti ve binlerce sivili topluca katletti. Bu gelişme üzerine NATO harekete
geçerek 30 Ağustos 1995’te Sırp hedeflerine yönelik kapsamlı hava operasyonları 
başlattı. Üç hafta süren bu harekât sonucunda Sırplar ateşkes yapmayı kabul etti.
14 Aralık 1995’te Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı **Slobodan Miloşeviç**
ve Hırvatistan Cumhurbaşkanı **Franyo Tucman** ve eski Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı“**
Bilge Lider”** lakaplı **Aliya İzzetbegoviç** tarafından “**Dayton Antlaşması**”
imzalanarak **Bosna Savaşı sona erdi**.

**2. Arnavutluk’ta Demokratikleşme Süreci**

II. Dünya Savaşı’nda İtalyanlar tarafından işgal edilen Arnavutluk **Enver Hoca **
liderliğinde,  İtalyan ve Almanlara karşı mücadele verdi ve savaş sonunda Komünist
Partisinin yönetimine girdi. Enver Hoca döneminde bütün kilise ve camiler kapatılmış
ve Arnavutluk, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki **ilk ateist devlet** olmuştur.
Nisan 1985’te Enver Hoca’nın ölümünden sonra **Ramiz Alia**, Arnavutluk Komünist
Partisi liderliğine ve devlet başkanlığına getirildi.

**F. ORTA DOĞU VE AFGANİSTAN’DAKİ GELİŞMELER**

**1. Körfez Savaşları**

Irak, borçlarını ödeyebilmek,  sanayileşmesini sürdürmek ve askeri yönden yeniden
güçlenebilmek için, Kuveyt’in günlük limitten fazla petrol çıkararak kendisini zarara
uğrattığı iddiasını öne sürerek bu devletten 24 milyar dolar istedi. Bu isteklerin
kabul edilmemesi üzerine Irak birlikleri, **2 Ağustos 1990** günü Basra Körfezi’nin
doğusunu ve Kuveyt’teki zengin petrol yataklarını ele geçirerek bölgede daha etkili
olma amacıyla Kuveyt’i işgal etti.                                              
Kuveyt’in işgali Irak’ı kendileri için bir tehdit unsuru olarak gören İran,  Suudi
Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bölge ülkelerinin politikalarıyla
da uyuşmuyordu. Bu nedenlerle Irak’ın Kuveyt’i işgaliyle başlayan “**Körfez Krizi**”,
aynı zamanda bir dünya sorunu hâline geldi.Irak’ın Kuveyt’ten çekilmesini sağlamak
amacıyla Güvenlik Konseyi kararıyla oluşturulan koalisyon güçlerine **ABD **ve Avrupa
devletlerinin yanında **Mısır**, **Bahreyn**, **Suudi Arabistan**, **Birleşik Arap
Emirlikleri **ve **Suriye** gibi Arap ülkeleri de destek verdi. BM  Güvenlik Konseyi
kararına göre koalisyon güçleri 17 Ocak’ta hava saldırısına başladı.  Bu saldırılar
sonucu Irak,  askeri gücünün büyük bölümünü kaybetti.

Mayıs 1991’de,  36. paralelin kuzeyini kontrol altında tutmak ve Irak’ın ateşkes
koşullarına uyup uymadığını kontrol etmek için uluslararası  “**Çekiç Güç**”  kuruldu.
Merkezi Türkiye’deki **İncirlik Üssü** olan bu güç; **Amerikan**, **İngiliz**, **
Fransız** ve **Türk** hava birliklerinden oluşuyordu. 20 Mart 2003’de ABD ve İngiltere
Irak’a saldırı başlattı.ABD ve İngiliz kuvvetleri 9-10 Nisan’da Bağdat’a girdi. 
Devlet Başkanı **Saddam Hüseyin**, **30 Aralık 2006**’da idam edildi. Yapılan uzun
çalışmalar sonucunda 13 Temmuz 2003’te “**Geçici Irak Yönetim Konseyi**” oluşturuldu
ve seçimler 30 Ocak 2005’te yapıldı. **Celal Talabani** cumhurbaşkanlığına seçildi.
Hükümetin kurulmasının ardından Ekim ayında anayasa referanduma sunuldu ve kabul
edildi. Koalisyon askerleri ise 2003’ten beri işgal ettikleri Irak’tan **31 Aralık
2011** tarihinde geri çekildi ve **Körfez Savaşı resmen sona erdi**.

**2. Filistin Sorunu ve Orta Doğu Barış Görüşmeleri**

Filistin’deki örgütler İsrail’e karşı **1964**’te **Yaser Arafat** önderliğinde 
ve **Filistin Kurtuluş Örgütü** (**FKÖ**) çatısı atında birleştiler. a BM, 1974’
te FKÖ’yü Filistin’in tek temsilcisi olarak tanıdı. Filistin topraklarında FKÖ’nün
yönlendirmesiyle İsrail’e karşı “**ayaklanma**”  (**intifada**)  başladı.  Ancak
İsrail’in insan hakları ihlalleri dünyada yankı uyandırdı ve İsrail’i uluslar arası
kamuoyunda zor durumda bıraktı.  **14 Kasım 1988**’de **Filistin Ulusal Konseyi**
tarafından “**Bağımsız Filistin Devleti**” ilan edildi. 1989’da **Yaser Arafat**
FKÖ merkez konseyi tarafından **Filistin Devlet Başkanlığına** seçildi. **1993**’
te “**Oslo Görüşmeleri**” sonunda ise FKÖ İsrail’i,  İsrail’de FKÖ’yü Filistin halkının
temsilcisi olarak tanıdı.

İsrail’in BM Güvenlik Konseyi kararlarını ve dünya kamuoyunun tepkisini dikkate 
almayarak,  2004’te Gazze’ye saldırılarını yeniden başlattı.“**Refah Operasyonu**”
adı verilen saldırılar Yaser Arafat’ın ölümü sonrasında Filistin Devlet Başkanı 
olan **Mahmut Abbas** tarafından İsrail’le ateşkes imzalanması ile son buldu. Yapılan
anlaşmaya göre İsrail 2005’te Gazze’deki 21 ve Batı Şeria’da ki dört yerleşim yerinden
çekilmeyi tamamladı.

2007 sonlarında İsrail ile Filistin arasında iki devletli çözüm esasına dayanan “**
Anna Polis**” toplantısı yapıldıysa da sonuç alınamadı. 2008 sonlarında İsrail’in
muhalif Filistinli örgütleri gerekçe göstererek Gazze üzerine başlattığı saldırılarda
çoğunluğu sivil, yüzlerce insan hayatını kaybetti. İsrail son olarak **31 Mayıs 
2011** tarihinde Gazze’ye yardım malzemesi götüren “**Mavi Marmara**” adlı bir bandıralı
gemiye uluslar arası sularda askeri operasyon yaparak **9** Türk vatandaşını şehit
etti. Tüm dünya tarafından kınanan bu olay sonrası İsrail ile Türkiye ilişkileri
koptu. İsrail bu olaydan iki yıl sonra (**22.03.2013**) Türkiye’den **resmen özür
diledi** ve şehit olanların yakınlarına da tazminat ödemeyi kabul etti.

**3. Afganistan’daki Gelişmeler**

Afganistan’da Şubat 1989’da SSCB birliklerinin çekilmesinden sonra bu durumdan yararlanan**
Molla Muhammet Ömer** liderliğindeki **Taliban** (öğrenciler) grubu, 1996’da Kâbil
merkez olmak üzere ülkenin yaklaşık % 70’ini kontrolü altına alarak İslam Devletini
kurdu. Taliban yönetimine karşı olanlar da **Ahmet Şah Mesut** liderliğinde ülkenin
kuzeyinde toplanarak  “**Kuzey İttifakı**”  adı altında örgütlendi.

**11 Eylül 2001**’de ABD’nin **Newyork** şehrindeki “**Dünya Ticaret Merkezi**”ne(**
İkiz Kuleler**)  ve ABD Savunma Bakanlığı’na (**Pentagon)** terör saldırısında bulunuldu.
ABD bu saldırılardan sorumlu tuttuğu terör örgütü liderinin Afganistan’da bulunduğunu
iddia ederek **7 Ekim 2001** tarihinde Afganistan’a hava taarruzu başlattı. Hava
operasyonları karşısında çaresiz kalan Taliban yönetimi Kasım 2001’de yönetimden
uzaklaştırıldı. Afganistan’da Taliban yönetimi yıkılarak yerine **Hamid Karzai**
liderliğindeki hükümet, 22 Aralık 2001’de göreve başladı.  Bu hükümetin ülkede güvenliği
sağlamasına destek olarak BM Güvenlik Konseyi tarafından Türkiye’nin de aktif rol
aldığı “**Uluslararası Güvenlik Destek Gücü**” (**ISAF**) kuruldu.

**4.Orta Doğu’da Su Sorunu**

Orta Doğu’nun başlıca su kaynakları:  **Dicle**,  **Fırat**,  **Asi**,  **Şeria**
ve **Nil** nehirleridir. 

**1970**’li yılların başlarından itibaren Türkiye’nin **GAP** (**Güneydoğu Anadolu
Projesi**)’ı uygulamak üzere çalışmalara başlaması, Dicle ve Fırat nehirlerinden
yararlanan **Suriye** ve **Irak **tarafından tepkiyle karşılandı. Bu gelişme Suriye
ve Irak başta olmak üzere Arap devletlerinin sert tepkisi ile karşılandı.  Böylece
Dicle ve Fırat’ın sularının kullanımı ve paylaşılmasından doğan “**su sorunu**” 
ortaya çıktı.  Türkiye ise, Fırat Nehri’nden, Suriye’ye saniyede 500 metreküp su
bırakmayı kabul etti. Ayrıca Fırat ve Dicle’nin suyunu Arap Yarımadası’na kadar 
akıtacak “**Barış Suyu Projesi**”ni ortaya attı. Türkiye’nin su sorununu aşmaya 
yönelik çalışmaları Suriye’nin paylaşım stratejisi nedeniyle bir sonuç vermedi. 
Ayrıca Fırat Nehri üzerinde “**Birecik Barajı**”nın yapılmaya başlanması **Suriye**’
nin, Dicle üzerinde “**Ilısu Barajı**”nın yapılması **Suriye** ve **Irak**’ın tepkilerine
sebep oldu.

**G. DÜNYADAKi GELİŞMELER**

**1. Bilimsel ve Teknolojik Gelişmelerin Etkileri**

Günümüzde insanları etkileyen, bilimsel alanda devrim niteliğindeki en önemli gelişme“**
nanoteknoloji**”dir. Bu çalışmalar sonucunda ise 1996’da “**Dolly**” adı verilen
koyun kopyalandı. Ülkemizde de 2007 yılında  “**Oyalı **”  adı verilen ilk koyun
kopyalandı.

1986’daki **Çernobil kazası **çevre sorunlarına duyarlılığı arttırmıştır.

**H. DEĞİŞEN DÜNYA VE TÜRK DIŞ POLİTİKASI**

**TÜRK DIŞ POLİTİKASININ GENEL ÖZELLİKLERİ**

**1. Rusya Federasyonu**  

      2000’li yıllara girilirken Türkiye-Rusya ilişkileri hızlı bir şekilde gelişmeye
başlamıştır.  Şu anda Rusya, Rus doğal gazını Karadeniz’in altından döşenen bir 
boru hattıyla Samsun’a ulaştıran “**Mavi Akım Projesi”nden dolayı** Türkiye’nin **
en fazla ihracat yaptığı ülke **hâline gelmiştir.

**2. Kafkasya**

Bu süreçte Türkiye ve Azerbaycan’ın siyasi, ekonomik ve stratejik açıdan ortak menfaatlere
sahip olması iki ülkeyi yakınlaştırmıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan  (BTC) Petrol Boru
Hattı, 2005’te tamamlanarak faaliyete geçmiştir.

**3. Orta Doğu**

**Arap Baharı** diye adlandırılan ve ilk olarak **Tunus**’ta başlayıp sonra tüm 
Arap dünyasına yayılan isyan ve gösteriler Suriye’ye de sıçradı. Özellikle Suriye
devlet başkanı **Beşar Esad**’ın halkın demokratik taleplerine karşı bir girişimde
bulunmaması nedeniyle ülkede 2011 yılından itibaren iç savaş ortaya çıktı. Yüz binlerce
Suriyeli bu iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığındı. Bu gelişme **2013 yılı itibariyle
Suriye ile aramızdaki en önemli sorunu oluşturmaktadır.**

Türkiye,  İsrail’in kuruluşundan itibaren ilişkilerini Arap ülkelerini de dikkate
alarak sınırlı bir düzeyde tutmuştu.  2000’li yıllarda İsrail’in Filistin’e yönelik
saldırılarını Türkiye’nin  “**devlet terörü**”  olarak nitelendirmesi, İsrail’in
Kuzey Irak’taki oluşumu desteklemesi ve **30 Ocak 2009** tarihinde Davos’ta yapılan**
Dünya Ekonomik Forumu** toplantısında Başbakan **Recep Tayyip Erdoğan** ile İsrail
Cumhurbaşkanı **Şimon Peres** arasında yaşanan söz düellosu (**One Minute Olayı**)
ve **31 Mayıs 2011** tarihinde Gazze’ye yardım malzemesi götüren “**Mavi Marmara**”
adlı insani yardım gemisine açık sularda askeri operasyon yapılması Türkiye-İsrail
ilişkilerini bozmuştur.

**5. Balkanlar**

17 Şubat 2008’de bağımsızlığını ilan eden **Kosova’yı ilk tanıyan ülkelerden birisi
Türkiye**’dir. 1980-1990 arasında Bulgaristan’da sayıları 1,5 milyonu bulan ve ülke
nüfusunun  % 15’ini teşkil eden Türk azınlığın, isimlerini zorla değiştirmek yoluyla
Bulgarlaştırmaya (asimilasyon) tabi tutulması Bulgaristan’la ilişkilerimizde önemli
bir sorun olmuştur. 1985 Şubatında, Türkiye’nin yapılanlara tepki göstermesi 1989
Haziranında Türkiye soydaşlarımızı kabule hazır olduğunu açıklayınca 300 bin soydaşımız
Türkiye’ye göç etti. Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi’yle ilgili sorunlar,
azınlıklar ve Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beri devam etmekteydi. Buna ek olarak**
Ocak 1996’da** Ege Denizi’ndeki **Kardak Kayalıkları** yüzünden Türkiye ve Yunanistan
savaşın eşiğine kadar gelmiştir. Türkiye ile Yunanistan arasında uzun yıllardır 
devam eden Batı Trakya sorunu bu dönemde de devam etmiştir.  Yunanistan Batı Trakya’da
yaşayanlar  “Türk değil Müslüman azınlıktır.”  tezini savunmaya devam etmiş ve Türklerin
eğitim,  kültür,  siyaset,  ibadet vb. alanlardaki sorunları çözülememiştir. 26 
Ocak 1990’da Batı Trakya Türkleri liderlerinden **Dr. Sadık Ahmet**’in “**Türk**”
kelimesini kullanması yüzünden yargılanıp cezalandırılması Türkler tarafından protesto
edildi.                                                                         

Kıbrıs sorununun çözümü için **BM Genel Sekreteri Kofi Annan**’ın taraflara sunduğu
plana göre: Kurulacak Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki bakanlıkların en az üçte
biri Türklerden oluşacak, devlet başkanlığı ve başbakanlık makamları on ayda bir
Türkler ve Rumlar arasında değişecekti. Annan Planı uzun müzakerelerden sonra taraflarca
kabul edilerek **Nisan 2004**’te referanduma sunulmuştur. Bu plana Türkler (% 65)
evet derken, Rumlar  (%  76)  hayır oyu kullandılar.  Buna rağmen Mart 2008’de alınan
bir kararla iki tarafı birbirinden ayıran **Lokmacı Sınır Kapısı** açılmıştır. 

**6. Türk Ordusu ve Dünya Barışı**

Türkiye Kore (ilk), Somali, Bosna-Hersek, Adriyatik Denizi, Arnavutluk, Kosova, 
Afganistan ve Lübnan’a asker göndermiştir.

**I. 1980 SONRASI TÜRKiYE**

**1. Siyasi Gelişmeler**

1987’de yapılan referandum ile 12 Eylül askerî müdahalesi sonucunda siyaset yasağı
konan **Süleyman Demirel**,  **Bülent Ecevit**, **Necmettin Erbakan** ve **Alparslan
Türkeş**’in siyasi yasakları kalktı. Kasım 1987 seçimlerinden ANAP yine birinci 
parti olarak çıktı.31 Ekim **1989**’da TBMM kararıyla cumhurbaşkanı olan Turgut 
Özal’ın yerine **Yıldırım Akbulut başbakan oldu**. Turgut Özal’ın 1993 yılında ölümü
ile **Süleyman Demirel cumhurbaşkanı oldu**. Süleyman Demirel’in yerine **Tansu 
Çiller **DYP genel başkanı ve **Türkiye’nin ilk kadın başbakanı oldu**.  AB ile “**
Gümrük Birliği Anlaşması**” imzalandı.1995 ile 2001 yılları arasında Türkiye’yi 
Necmettin Erbakan,  Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit başbakanlığındaki koalisyon hükümetleri
yönetti. Bu dönemde Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üyeliğini sağlamak için önemli
çalışmalar yapılırken hazırlanan  “Ulusal Program” çerçevesinde AB’ye uyum yasaları
çıkarıldı.  Mayıs **2000’de Ahmet Necdet Sezer cumhurbaşkanı seçildi**.  2002,  
2007 ve 2011’de yapılan seçimlerde tek başına iktidara gelen **Adalet ve Kalkınma
Partisi** (AKP)’nin kurduğu  hükümet  ülkeyi  yönetmektedir.

**2. Kültürel Gelişmeler ve Sosyal Hayat**

 1980’li yıllarda arabesk müziğin de etkisiyle nispeten durgun bir dönem geçiren
Türk Pop Müziği, Sezen Aksu, Erol Evgin ve Barış Manço gibi isimlerle birlikte 1990’
dan sonra özellikle gençler tarafından ilgiyle takip edilmiştir. **Tarkan** ile 
daha geniş kitlelere ulaşan Türk Pop Müziği,  **Sertab Erener**’in 2003 yılında **
Eurovision Şarkı Yarışması**’nı kazanmasıyla uluslararası alanda da önemli bir başarı
kazanmıştır. Mazhar-Fuat-Özkan (MFÖ) müzik grubu da halkın yoğun ilgisini çekmiştir.

Türkiye’de ilk renkli televizyon yayını 1984’te başladı.  1990’da ilk özel televizyon
kanalının açıldı. Bu dönemde çekilen birçok yerli film,  beğeni ile izlendi ve uluslararası
film festivallerinde ödüller aldı. **Nuri Bilge Ceylan** “**Üç Maymun**” adlı filmiyle**
Cannes Film Festivali’nde** **en iyi yönetmen ödülünü **aldı gibi film Oscar ödüllerine
de aday gösterilmiştir.

**Orhan Pamuk**’un **Nobel Edebiyat Ödülü**’nü alması edebiyat alanında en önemli
uluslararası başarı olmuştur.  Bu dönemde ülkemizde görülen toplumsal gelişmelerin
en önemlilerinden biri de eğitim alanında olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığının başlattığı“**
Haydi kızlar okula**”, “**Ana-kız okuldayız**” ve sivil toplum kuruluşlarının başlattığı
kampanyalar sayesinde kız çocukların ve kadınların eğitime daha fazla katılmaları
sağlanmıştır.

•**             Bu Dönemde Diğer Önemli Gelişmeler**

1993 yılında Türkiye’de ODTÜ’den ilk internet bağlantısının kurulması ve bilgisayar
kullanıcılarının sayısının hızla artması,  özellikle genç nüfus üzerinde çok etkili
oldu.  Türk sporu 1980’lerin sonlarından itibaren uluslararası alanda büyük başarılar
elde etmiştir. **Naim Süleymanoğlu**’nun **1988 Seul Olimpiyatları’nda altın madalya
kazanmasıyla** başlayan süreç, birçok branşta olimpiyat madalyaları kazanılmasıyla
devam etmiştir. En çok altın madalya **Naim Süleymanoğlu** ve **Halil Mutlu** başta
olmak üzere halterci sporcular tarafından kazanılmıştır.1992 Barselona Olimpiyat
Oyunlarında **Mehmet Akif Pirim** grekoromen güreşte 24 yıl aradan sonra şampiyon
olmuştur. **1996 Atlanta Olimpiyatları**’nda Türkiye son 36 yılın en başarılı sonucunu
elde ederek, oyunları 4 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalyayla kapadı..**Türk Millî
Futbol Takımının 2002 Dünya  Şampiyonası’nda ve 2008 Avrupa Futbol  Şampiyonası’nda
3. olması millî takım düzeyinde en önemli başarılardır**.

**I. KÜRESEL SORUNLAR**

**1. Küresel Isınma**

**Kyoto Protokolü**

Küresel ısınma sorunun çözümü için “**BM iklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi**”
ne  (BMYDÇS)  bir ek niteliğindeki  “**Kyoto Protokolü**”  hazırlanmıştır.  Aralık**
1997**’de Japonya’nın Kyoto şehrinde görüşülmeye başlayan Protokol,  Şubat 2005 
tarihinde yürürlüğe girmiştir.2012 yılında yapılan bir toplantı ile de protokolün
süresi **2020**’ye kadar uzatılmıştır. Türkiye ise bu protokolü **13.05.2009** imzalamıştır.

**2. Çevre Kirliliği**

Çevre kirliliğini genel olarak hava, su, toprak ve gürültü kirliliği olarak sınıflandırabiliriz.
Yeryüzündeki su kaynaklarının ancak %  1’i kullanılabilir tatlı su kaynağıdır.  
Son yıllarda küresel ısınmanın etkisiyle dünyada meydana gelen kuraklık,  su kaynaklarının
çok daha fazla önem kazanmasını sağladı. 

**3. Nüfus Artışı ve işsizlik**

**4. Yetersiz Beslenme ve Açlık**                                               

**5. Uluslararası Terör**

**6. Salgın Hastalıklar**

**a. AIDS**

1981’de ABD’de keşfedilen, cinsel ilişki ve kan yoluyla bulaşan bir hastalık olan
AIDS için hâlen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi yoktur. 

**b. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı**

İlk olarak 1944’te Kırım’da tanımlandığı için Kırım Kanamalı Ateşi adı verilen hastalık,
1956’da Kongo’da da ortaya çıkınca “**Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi**” adını aldı. 
Kenelerden bulaşan **Nairovirüs **adı verilen bu virüsün sebep olduğu hastalık 2002’
den itibaren Türkiye’de de görülmeye başlandı.

**c. Kuş  Gribi**

Kanatlı hayvanlarda toplu ölümlere yol açan ve **H5N1** virüsünün insanlarda meydana
getirdiği hastalığa “**kuş gribi**” adı verilmiştir.

**d.  SARS  (Akut Solunum Yolu Yetmezliği Sendromu)**

İlk defa 2003’te Asya, Kuzey Amerika ve Avrupa’da saptanan SARS’ın nedeni henüz 
bilinmemektedir. Hastalığın temel yayılma yolu öksürüktür.

**e. Hepatit**

Karaciğerde meydana gelen iltihabi reaksiyon Türkiye’de yaygın olarak sarılık olarak
tanımlanır. Ancak ülkemizde de hepatit denilince yaygın olarak hepatit B anlaşılır.

**f. Sıtma**

Hastalığa sebep olan parazitin dişi anofel sivrisinekleriyle insanlara bulaşmasıyla
yayılan ateşli bir hastalıktır.

**g. A(H1N1) Virüsü (Domuz Gribi)**

      A(H1N1)  adı verilen virüsün neden olduğu hastalık domuz gribi olarak adlandırılmaktadır.
Bu şekilde adlandırılmasının sebebi, hastalığa sebep olan virüsün domuzlarda görülen
grip virüslerine çok benzemesidir. 
