# Maliye Politikasi 2 Gumus Not

- Bağlantı: https://eegitimim.com/maliye-politikasi-2-gumus-not/
- Yayımlanma: 2026-06-06T23:10:29+03:00
- Yazar: admin

⌊Loader⌉ Loading…

 ⌊EAD Logo⌉ Taking too long?

 ⌊Reload⌉ Reload document

 | [ ⌊Open⌉ Open in new tab ](https://eegitimim.com/wp-content/uploads/2026/05/Maliye_Politikasi_2_Gumus_Not.pdf)

[Download ](https://eegitimim.com/wp-content/uploads/2026/05/Maliye_Politikasi_2_Gumus_Not.pdf)

MALİYE POLİTİKASI II
Sınav öncesinde son tekrar için hazırladığımız bu Gümüş Not;
Altın Notlar, Altın Sorular ve Çıkmış Sorular kaynaklarımızın tümünden hazırlık 
yapan öğrencilerimizin anlayacağı şekilde kısaltılarak sizlere sunulmuştur.Türkiye’de
1980 öncesi ekonomik yapının belirleyici özelliği devlet öncülüğünde yürütülen ithal
ikamecisanayileşme politikasıdır ve Türkiye’de de 1963 yılında başlanan planlı kalkınmanın
vazgeçilmez birparçasıdır.Türkiye ekonomisini 1970’lerin sonunda istikrars ızlığa
götüren temel nedenler yapısal niteliğe sahiptir.1978 ve 1979’da devalüasyon yapılmış
ve enflasyon bu dönemde hızla artmıştır. 1980’lerden sonra ortayaçıkan sorunların
temel sebebini büyük miktarlara ulaşan kamu açıkları olmuştur.1980 sonrasında açık
ya da ihracata dayalı büyüme politikası olarak adlandırılan bu yeni bakış açısısadece
Türkiye’de değil, ABD ve İngiltere’de de istikrar politikalarının ana eksenini oluşturmuşturBu
yeni yöneliş çözümü parasal düzenlemelerde aramakta ve devletin ekonomideki rolünü
azaltarak piyasamekanizmas ına işlerlik kazandırmayı öngörmekteydi.Bu kapsamda döviz
kurunun piyasada belirlenmesiesasına geçilmiştir Bu kapsamda talebi kısmak amaçlı
KDV uygulamaya konulmuştur.5 Nisan Kararlarının amaçları;Enflasyonu düşürmek, TL
istikrar sağlamak, Sürdürülebilir büyüme ve kalkınma sağlamak ve İhracatıartırmaktır.
Nominal çıpa olarak döviz kurunun kullanılmıştır.Güçlü ekonomiye geçiş programın
nihai amacı, mali disiplin, fiyat istikrarı ve istikrarlı bir büyümesürecini başlatacak
yapısal bir dönüşümü sağlamaktır.Güçlü Ekonomiye Geçiş Programının en önemli sonucu
1980’lerden sonra ilk defa tek haneli enflasyonungörülmesidir.Net Hata ve Noksan:
Ödemeler dengesinde,nereden sağlandığı veya nereye ödendiği bilinmeyen dövizgelir
ve giderleridirTürkiye’de küresel krizin etkisiyle 2009-2010 yıllarında faiz dışı
fazlanın milli gelire oranı ortalama olarak%1’in altına düşmüştürGörev Zararı:Siyasal
otorite tarafından kamu iktisadi teşebbüslerine verilen görevler veya bu teşebbüslerinürettiği
mal ve hizmet fiyatlarının maliyetin altında belirlenmesi sonucu ortaya çıkan zarardır.
Ekonomik büyüme konusunda uluslararası alanda gelişmiş ülkeler hakim oyuncu rolü
oynar. Potansiyelbüyüme oranı ya da doğal büyüme oranı; tam istihdam ve tam kullanım
ile belirli bir zaman boyutundaulaşabileceği en yüksek büyüme oranıdır.Reel büyüme
oranı, nominal büyüme oranından enflasyon oranının çıkarılması ile bulunurGayrisafi
milli gelirden yıpranma ve aşınma paylarını (amortisman) çıkardıktan sonra bulunan
değere safimilli gelir adı verilir.Nitel iyileşme, nicel ekonomik gelişme ile birlikte
sosyal göstergelerdeki gelişmeleri ifade eder.Dış dünyaya kapalı bir ekonomide Harrod-
Domar modelinde büyüme emek ve sermaye faktörleri ileaçıklanmaktadırDengeli bir 
büyüme için sermaye ve emek artış hızları aynı olmalıdır. İçsel büyüme modelleri,
üretimfaktörlerinin piyasa işleyiş mekanizmaları çerçevesinde oluşan değişimlerle
verimliliğinin artırılarak dahayüksek gelir düzeyine ulaşılması olgusunu aç ıklar.
Verginin Gelir Etkisi: Ortalama vergi yükünün emek arzını yükseltmesidir.Verginin
İkame Etkisi: Marjinal vergi oranlarının emek arzını kısma etkisidirYabancı yatırımlar
için daha fazla imkan sağlayan ve bu yatırımlara daha cazip görünen ülkeler yükselenpiyasalar
olarak tanımlanır.Ekonomik kalkınma, bir ülkenin zenginleşmesi ile beraber, o ülkede
yaşayan insanların yaşam

Ara Sınav Öncesi
GÜMÜŞ NOTLARMALİYE POLİTİKASI IISınav öncesinde son tekrar için
hazırladığımız bu Gümüş Not;Altın Notlar, Altın Sorular ve Çıkmış Sorular kaynaklarımızın
tümünden hazırlık yapan öğrencilerimizin anlayacağı şekilde kısaltılarak sizlere
sunulmuştur.standardının da artmasıdır.Gelişmekte Olan Ülkelerin Özellikleri; Kişi
başına gelir düzeyi düşüktür, Tasarruflar düşüktür, Nüfus artışhızı yüksektir, Üretim
yapısı tarım ağırlıklıdır, Gelir dağılımı adaletsizdir, Eğitim düzeyi düşüktür ve
Sağlıkhizmetlerinin miktarı ve kalitesi düşüktür.Lewis’in ikili yapı modeli gelişmeyi
açıklamakta kullanılır. Üçlü Ekonomik Yapı: Gelişmekte olan ülkelerdegeleneksel 
tarım yapısından modern sanayi yapısına geçerken ortaya çıkan hizmet ağırlıklıkentsel/
informel sektörü içeren ekonomik yapıdırYapısal Uyum:1980’lerde en etkin kalkınma
politikası ile eş anlamlı olarak kullanılan, piyasa aksaklıklarınıgidererek ekonominin
arz tarafını güçlendirmeyi amaçlayan kalkınma stratejisidirGelişmekte olan ülkelerde
kamu gelirleri açısından en önemli sorunlardan birisi vergi kapasitesinin düşükolması
ve vergi gayretinin yetersiz olmas ıdırVergi Kapasitesi: Bir ekonomide, veri üretim
düzeyinde, mevcut vergi sistemi ile toplanabilecek vergimiktarıdır.Vergi Gayreti:
Bir ekonomide vergi idaresinin vergi toplama ve vergi mükelleflerinin vergi ödeme
çabalarısonucunda vergi kapasitesinin kullanılabilen bölümüdürArz Yanlı Ekonomi 
Yaklaşımı: Üretim maliyetleri üzerindeki vergi ve benzeri yüklerin hafifletilmesi
ilebüyümenin hızlanacağı ve beklendiğinin aksine vergi gelirlerinin artacağını savunan
görüştür.Tobin Vergisi: İstikrarsızlık yaratan etkilerin hafifletilmesi amac ıyla
kısa vadeli sermaye hareketleri veyasıcak para olarak adlandırılan finansal hareketler
üzerinden alınacak düşük oranlı vergidirEkonomik büyüme ile kalkınma arasındaki 
temel fark, yaşam standartlarında meydana gelen değişikliğiniçerilmesidir.İnsani
Gelişme Göstergesi katsayıları Mahbubul Haq tarafından geliştirilmiştir. İGG ekonomik
büyümeyide içerisine alır. Her iki ölçümde de kişi başına gelir hesaplamalara dahil
edilirSosyal Tasarruf Oranı: Üretilen milli gelirden kamusal amaçlara tahsis edilen
fonlardır.1923-1929 döneminde Türkiye liberal uygulamalara yönelinmeye başlamıştır.
1923 yılında çıkarılmışolan Teşvik-i Sanayi Kanunu Muvakkatı bu dönemde baz ı ufak
değişikliklerle yasalaştırılarakuygulamaya sokulmuştur.1934 yılında Birinci Sanayi
Planı ile devletçilik başlatılmış oldu1950, çok partili dönemin başlangıç yılıdır.
İktidar değişikliğinin arifesinde 1947y ılında Amerika BirleşikDevletleri’nin savaşta
yıkılmış Avrupa’yı ayağa kaldırma projesi olarak Marshall Planı devreyesokulmuştur.
Marshall Planı, Türkiye’de demiryolu projesinin karayolu politikasına dönüşmesine
ve tarımalanında hızla makineleşerek tarımdaki gizli işsizlerin kentsel alanlara
yönelmesine yol açmıştırTürkiye, 1958 yılına ağır borçlu olarak ulaşmış bunun üzerine,
Türkiye alacaklı devletlerle ParisAnlaşması’nı imzalayarak borçlarını uzun vadeye
atmak (konsolidasyon/moratoryum) zorunda kalmıştır.Güçlü Ekonomiye Geçi ş Programı
dört ana ilkeyi kapsar.Faiz dışı fazla oluşturabilmek, Ücret artışlarının sınırlandırmak,
Özeleştirmeler, Dış borların ödenmesidir
