Read Time:5 Minute, 41 Second

turkiyede nufus dagilimi slayt

TÜRKİYE’DE NÜFUS DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DOĞAL FAKTÖRLER

İKLİM

BİTKİ ÖRTÜSÜ

YERŞEKİLLERİ

SU KAYNAKLARI

TOPRAK YAPISI

 

BEŞERİ FAKTÖRLER

ULAŞIM

SANAYİ

TARIM

TURİZM

YER ALTI KAYNAKLARI

TARİHİ YAPI

 

BİR YERDEKİ DOĞUMLAR ÖLÜMLERDEN ÇOKSA BUNA DOĞAL NÜFUS ARTIŞI DENİR

DOĞUM,ÖLÜM VE GÖÇLERLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞEN NÜFUS ARTIŞINA İSE GERÇEK NÜFUS ARTIŞI DENİR.

 

Türkiye’de Nüfus Artışı ve Nedenleri

Ayrıca cumhuriyetin kurulduğu yıllarda yurdumuzun uzun yıllar süren savaşlarda erkek nüfusunun önemli bir kısmını kaybetmiş olması, toplam doğurganlık oranını oldukça düşürmüştür.

Bu nedenle 1965'e kadar nüfus artışını teşvik edici politikalar izlenmiştir. 1965'ten itibaren doğurganlığı teşvik edici politikaların yerine nüfus planlamasına önem verilmesi ise nüfus artışının yavaşlamasında etkili olmuştur.

 

NÜFUSUN TARİHİ SÜRECİ:

İlk nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır.(13milyon)

Son nüfus sayımı 2008 de yapılmıştır(72 mil.)

Türkiye’de en az nüfus artışı 1940-1945 yılları arasında II.Dünya Savaşı nedeniyle yapılan seferberlik döneminde gerçekleşmiştir.

1950-1960 arasında savaşın sona ermesi sonucu doğurganlık oranının artması,sağlık hizmetlerinin gelişmesi,nüfus artırıcı devlet politikalarının uygulanması nedeniyle en fazla nüfus artışı yaşanmıştır.                                                            

1960 tan sonra Avrupa’ya,Almanya’ya yapılan ekonomik amaçlı göçler,nüfus artış hızını düşürmüştür

1980 sonrası kentleşme,eğitim düzeyinin artması,doğurganlığı azaltmış,nüfus artış hızı düşmüştür.

Günümüzde nüfus artış hızı her geçen gün azalmaktadır.Buna rağmen ülkemizdeki nüfus artış hızı Dünya ortalamasının üzerindedir.

1927-1935 yıllarında nüfus artışının % 28,9'luk kısmını başka ülkelerde yaşayan Türklerin siyasal baskılar nedeniyle yurdumuza göç etmesi oluşturur.

30 Haziran 1939'da Hatay'ın ana vatana katılması 1935-1940 yıllarında %12,5'lik bir artışa neden olmuştur.

 1945-1950 yıllarında seferberlik hâlinin kalkması, ekonomik şartların düzelmeye başlaması,evlenmelerin artması, doğum oranlarının yükselmesi, bu ve bundan sonraki dönemdeki artışları da etkilemiştir.

1960-1965 yıllarında 200 bin kadar işçinin yurt dışına çalışmak için gitmesi nüfus artışında bir yavaşlamaya neden olmuştur.

1975 yılından itibaren nüfus artış hızımızın düşmesinde, kentleşme ve sanayileşmeyle birlikte doğum oranlarında meydana gelen azalmanın da etkisi olmuştur. Ayrıca cumhuriyetin kurulduğu yıllarda yurdumuzun uzun yıllar süren savaşlarda erkek nüfusunun önemli bir kısmını kaybetmiş olması, toplam doğurganlık oranını oldukça düşürmüştür. Bu nedenle 1965'e kadar nüfus artışını teşvik edici politikalar izlenmiştir. 1965'ten itibaren doğurganlığı teşvik edici politikaların yerine nüfus planlamasına önem verilmesi ise nüfus artışının yavaşlamasında etkili olmuştur.

 

Ülkemizde Göçler

 

İç göçlerin sebepleri

Köylere yapılan barajlarla tarım topraklarının sular altında kalması

Şehir hayatının cazibesi

Eğitim imkanlarından faydalanmak

Daha iyi şartlarda yaşama isteği

Sağlık imkanlarının daha iyi olduğu erlerde yaşama isteği

Toprağın erozyon sonucunda verimsizleşmesi

İşsizlik

Nüfusun artması

Makineleşme

Ülkemizde göçler, yurt dışına ve yurt içine olmak üzere iki yöndedir.

Dış göçler, ülke sınırlarının aşılması ile yapılır.

İç göç, ülke sınırları içinde olur ve büyük kısmı kırsal bölgelerden kentlere doğru yapılır.

Yurt dışına yapılan göçler 

İşçi göçü

Beyin Göçü

Mübadele

Yurt dışından yapılan göçler

Rusya ve Türk cumhuriyetlerinden yapılan göçler

ØÜlkemizde, kırsal alanlarda geçim zorluğu, buna karşılık şehirlerde başta sanayi olmak üzere diğer sektörlerde iş bulma imkânları kırdan kente göçü teşvik etmektedir.

ØKırsal alanlarda tarım topraklarının azlığı, verimin düşmesi göçleri teşvik etmektedir. Kırsal alanlardan şehirlere doğru göç, kademeli olarak gerçekleşmiştir.

ØÖnce köyden büyük kasaba veya küçük şehirlere, oradan da büyük şehirlere göç şeklinde olmuştur.

Ø1950’lerde göç hareketi köyden kente iken 1980’lerden sonra küçük şehirlerden büyük şehirlere doğru gerçekleşmiştir.

ØTürkiye'de dış göç hareketi 1960’tan sonra iş gücüne ihtiyaç duyan Batı Avrupa’nın sanayileşmiş ülkelerine gidişle başlamıştır.

Ø1974’teki petrol bunalımı ve bunu izleyen ekonomik durgunluk, bu ülkelerin iş gücü ihtiyacını azaltınca; iş gücü akımı başta Suudi Arabistan ve Libya olmak üzere Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerine yönelmiştir.

ØSovyetler Birliği’nin dağılması ile yeni kurulan Türk Cumhuriyetlerine de 1991’den itibaren Türkiye'den göçler olmuştur.

 

1990 ile 2005 yılları arasında en fazla göç alan ilk on il:

İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Bursa, Antalya, Malatya, Manisa ve Kocaeli.

1990 ile 2005 yılları arasında en fazla göç veren ilk on il:

Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elâzığ, Hakkâri, Mardin, Muş.

Ülkemizden yurt dışına beyin göçü olmaktadır. Beyin göçü; iyi eğitim görmüş, nitelikli ve alanında yetişmiş bireylerin başka ülkeye göç edip yerleşmesidir.

Beyin göçünün başlıca nedenleri; alanında iş bulamama, verimli çalışma koşullarından yoksunluk ve düşük ücrettir.

About Post Author

Erdem OVAT

1985-1988 Dörtler Köyü İlköğretim Okulu 1988- 1993 Sakıp Sabancı İlköğretim Okulu 1993-1996 Orhan Çobanoğlu Lisesi 1997-2000 Almanya'da Turist 2001-2002 Vatani Görev Isparta Muş'ta yaptım 2002-2004 Açiköğretim Lisesinden Üstün Başarı 2005-2010 Hacettepe Üniversitesi Alman Dili Öğretmenliğinde Mezun Oldum 2010-2011 Halk Eğitim Merkezinde Almanca Öğretmenliğine Başladım 2011-2013 Çeşitli Özel Dersane ve Okullarda çalıştım 2013- .... Milli Eğitimde Almanca Öğretmeni olarak çalışmaya devam ediyorum
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın