# XX. YÜZYILIN BAŞLARINDA DÜNYA

- Bağlantı: https://eegitimim.com/xx-yuzyilin-baslarinda-dunya/
- Yayımlanma: 2026-05-07T08:36:09+03:00
- Yazar: admin

**A. 1. I. DÜNYA SAVAŞI ve SONUÇLARI**

**1. I. Dünya Savaşı**

28 Haziran 1914′te Avusturya – Macaristan′ın Sırbistan′a savaş ilan etmesi ile başlamıştır.
Savaşın nedenleri şunlardır;

 1. Devletlerarası sömürgecilik ve pazar arayışı
 2. Almanya’nın ve İtalya’nın siyasi birliklerini geç tamamlayıp sömürgecilik yarışında
    İngiltere’ye ve Fransa’ya rakip olması
 3. Devletlerarası silahlanma yarışı
 4. Fransa ile Almanya arasındaki Alsace-Lorraine ( Alsas Loren ) sorunu
 5. Fransız İhtilali’nden yayılan Ulusçuluk akımı
 6. Balkan topraklarında Rusya ve Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nun nüfuzunu artırmak
    istemeleri
 7. Rusya’nın Panslavizm politikası
 8. Rusya’nın sıcak denizlere inmek istemesi

**2. Savaşın Sonuçları**

 1. Avrupa’nın siyasi haritası değişti. Alman-Rus-Osmanlı ve Avusturya –Macaristan 
    İmparatorlukları yıkıldı.
 2. Polonya, Türkiye, SSCB, Ermenistan, Yugoslavya, Çekoslovakya, Avusturya, Macaristan
    gibi yeni devletler ortaya çıktı.
 3. **Milletler Cemiyeti** kuruldu.
 4. Dünyada milliyetçilik düşüncesi güç kazandı. Yeni milli devletler ortaya çıktı.
 5. **10 milyona** yakın insan öldü.
 6. Sömürgecilik isim değiştirerek “ **manda yönetimi **” adıyla daha da yaygınlaştı.
 7. Savaş sonunda yapılan antlaşmalarda etnik yapıya dikkat edilmediği için **azınlıklar
    sorunu** ortaya çıktı.

**3. Paris Barış Konferansı**

Barış antlaşmalarının esaslarının belirlemek ve bozulan uluslararası siyasi dengeleri
yeniden kurmak amacıyla 32 devletin katılımı ile **18 Ocak 1919**′da Paris′te düzenlendi.
Konferansta İngiltere ve Fransa diğer katılan ülkelere göre daha etkili olmuştur.
ABD’nin isteği üzerine dünya barışını korumak için Milletler Cemiyeti kurulmuştur.**
İstediğini elde eden ABD yalnızlık politikasına geri dönmüştür**. İngiltere ve Fransa
bundan Wilson Prensipleri’ni dikkate almadan kendi çıkarlarına göre hareket etmiştir.
Bu konferansta ilk olarak **Almanya ile barış antlaşması imzalanmıştır**.

**Monreo Doktrini: 1823** yılında ABD başkanı **James Monreo** tarafından orta konulan
ABD’nin dış politika esaslarıdır. Buna göre ABD; Avrupa devletlerinin Amerika kıtasında
yeniden sömürgecilik yapımlarına izin vermeyecek, Avrupalı devletlerarasında oluşan
sorunlara ise karışmayacaktır. ABD’nin bu siyasetine **yalnızlık** (İnfirat) politikası
ismi verilmiştir. Bu politikasından ilk defa I.Dünya Savaşı’na dâhil olarak çıkmış
ancak savaş sonunda yine bu politika gereği kıtasına geri dönmüştür.

**B.    Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ( SSCB ),Orta Asya’daki Türk Devlet
ve Toplulukları**

**1. Çarlık Rusyası’nın Yıkılışı ve Bolşevik İhtilali**

I.Dünya Savaşı’nda hayat şartlarının ağırlaşması, yolsuzlukların artması üzerine
kadın işçilerin başlattığı grev daha sonra toplumsal bir harekete dönüştü.1917 Martı’nda
yaşanan bu gelişmeler sonucunda zor durumda kalan Çar. II. Nikola tahttan çekildiğini
açıkladı. Duma adı verilen meclis tarafından ise geçici bir hükümet kuruldu. Ancak
Sürgündeki lider İlyiç Lenin’in ‘**Barış, toprak ve ekmek**’ vaatleriyle Petersburg’a
gelmesiyle Bolşevikler geçici hükümeti devirerek Ekim 1917’de ‘**Bolşevik İhtilali’**‘
ni gerçekleştirdiler. Bunun üzerine Çar yanlılardan oluşan Beyaz Ordu yeni yönetime
karşı saldırıya geçti. Üç yıl süren iç savaşı Bolşevikler kazandı. Bu iç savaşta
13 milyon insan hayatını kaybederken ülkede kıtlık baş gösterdi. Bunun üzerine devlet
başkanı Lenin ekonominin güçlenmesi amacıyla **Novaya** **ekonomiçeskaya politika(
N.E.P)** adı verilen yeni ekonomik politikasını ilan etti. Buna göre;

**1) **Tarım ürünlerine el konulmaktan vazgeçildi. Çitçiye, esnafa ve tüccara kolaylıklar
sağlandı.
**2)** Küçük sanayiciye destek verildi.**3)** Yabancı sermayenin ülkeye
girişi sağlandı.

1923’te ülke federasyona dönüştürülerek SSCB adını aldı.1924 yılında İlyiç Lenin’in
ölmesiyle devlet başkanlığına Joseph Stalin geldi. Stalin, birinci beş yıllık kalkınma
planını hazırlayarak Rusya’nın öz kaynaklarıyla büyümesi gerektiğine inandı. Bunun
için köylünün elindeki küçük toprakları birleştirerek ‘**Kollektifleştirme Politikası’**
izledi. Köylülerin çok sert muhalefeti ile karşılaşılan bu politika sonucu yaklaşık
dört milyon civarında köylü öldü ve tarımsal üretim düştü. Yine bu dönemde eski 
fabrikalar modernleştirilerek traktör imalatı ve demir-çelik alanlarında yeni fabrikalar
kuruldu.

**2. Rusların Orta Asya’yı İstilası**

20.yüzyılın başlarından itibaren Çarlık yönetimin baskılarına maruz kalan Türkler
ve diğer uluslar 1905 yılında Rusya’ya karşı ayaklandılar. Özellikle Yusuf Akçura
ve İsmail Gaspıralı önderliğinde 1905 yılında ‘**Rusya Müslümanları I.Kongresi**’
düzenlendi. Çalışmalar sonucunda Rus Meclisi Duma’ya temsilciler gönderildi. Bu 
temsilciler arasında yaptığı çalışmalarla ün kazanan **Ufa Müslümanlarının** temsilcisi
olarak gönderilen **A.Zeki Velidi Togan’** yer aldı. Ancak siyasi ve kültürel hakları
verilmeyen Türkler 1916 senesinde Türkistan’da ‘**Milli İstiklal Ayaklanması**’nı
başlattılar. Bu gelişmelerden rahatsız olan Rusya harekete geçerek 1920 yılından
itibaren Türk devletleri üzerindeki baskıyı artırdı. Bağımsız olan Türk devletlerine
teker teker son veren Ruslar bölgede asimilasyon politikasını hayata geçirmeye başladı.**
Bunun içinde**;

 * Bölgedeki Türkler **Hristiyanlaştırılmaya** çalışıldı.
    - Bölgede **Rus okulları **açıldı. Ancak Türkler bu okullara rağbet etmedi.
 *  - Rus harita ve kitaplarında **Türkistan ismi silindi **ve kullanılması yasaklandı.
 *  - Türkler arasında birlik ve beraberliğin bozulması amacıyla **farklı lehçelerin**
      kullanılmasını yaygınlaştırdı. Türkler arasında **boy** (asabiyet) duygusunu
      ortaya çıkarıldı.
 *  - Tarih kitaplarında Türklerin **milli ruhunu konu alan eserlere yer verilmedi**.
 *  - **Cami **ve **mescitle**r çeşitli bahanelerle yıkıldı. Buraların mal ve mülkleri
      devleştirildi.
 *  - Din adamı yetiştiren **medreseler kapatıldı**. Din adamları **sürgün** edildi.
 *  - Yüz binlerce Türk işçi sıfatıyla Rusya’nın uzak bölgelerine gönderildi.
 *  - **Rus** **Kiril **harfleriyle karışık Latin harf sistemine geçerek Türklerin
      öz dillerini unutmasını sağladılar.

**3. Basmacı Hareketi**

Baskın yapan, hücum eden manasına gelir.1918 yılında Rusların Milli Hokand Hükümetini
devirmesiyle ortaya çıkan ve amaçları Türkistan’ı Ruslardan kurtarmak olan hareketin
genel ismidir. **Hokand** kentinde başlayan bu hareket zamanla tüm Türkistan’a yayıldı.
1921 yılında **Enver Paşa**’nın Basmacı Hareketi’ne katılmasıyla mücadeleler şiddetlendi.
Bu tarihlerde Ruslarda genel bir saldırıya geçince **Korbaşı** adı verilen Basmacı
Liderleri birbirlerinden ayrıldılar.1922 yılında Enver Paşa şehit oldu.1936 yılına
kadar süren bu hareket **Basmacı liderlerinin kendi aralarındaki liderlik mücadeleleri**,
Ruslar karşısında yeteri kadar **askeri teçhizatın olmaması** gibi nedenlerden dolayı
sona erdi. II. Dünya Savaşı’nda ise bölge Türkleri zorla savaş meydanlarında ölüme
sürüklenirken aynı zamanda düşmanla işbirliği yaptığı gerekçesiyle de **Kırım**,**
Karaçay**, **Balkar**, **Ahıska**, **Çeçen** ve **İnguş** Türklerini Orta Asya’ya
ve Sibirya’ya sürgün ettiler.

**C. Orta Doğu’da Manda Yönetimlerin Kurulması**

İngiltere ve Fransa San Remo Konferansı’nda Ortadoğu ülkelerini paylaştılar. Buna
göre Fransa, **Suriye** ve** Lübnan**’da; İngiltere ise **Irak**, **Filistin** ve**
Ürdün**’de manda yönetimler kurdu.

 1. **İngiltere ve Orta Doğu**
 2. **Arabistan Yarımadası**

Mekke Emiri Şerif Hüseyin Savaş bittikten kısa bir süre sonra kendini Arap ülkelerinin
kralı ilan ederken, oğullarını da Ürdün ve Irak’a kral tayin etti.1924 yılında da
halifeliğini ilan ederek bölgedeki konumunu güçlendirdi. Bunun üzerine Necd Emiri**
Abdülaziz İbni Suud** Şerif Hüseyin’e savaş ilan etti. Yapılan mücadeleyi kazanan
İbni Suud kendini Hicaz ve Necd Kralı ilan etti.1932 yılından itibaren ise **Suudi
Arabistan Krallığı** ismini aldı.1936 yılında **Aramco** adlı şirkete petrol ayrıcalığı
vererek bölgesindeki ABD’nin etkisini artırdı.

**2) Irak**

San Remo Konferansı sonucu İngiltere Irak’ta kendi politikalarına uygun bir yönetim
oluşturmak için Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in oğullarından biri olan Faysalı Irak
krallığına getirdi. Ancak bu durumu kabul etmeyen Iraklılar bağımsızlık mücadelesine
girişti.1930 senesinde yapılan antlaşma sonucunda Irak bağımsızlığını kazandı ancak
İngiltere II. Dünya Savaşı öncesine kadar yönetime kendi adamlarını getirmek suretiyle
Irak’taki egemenliğini sürdürdü.

 * **Fransa ve Orta Doğu**

San Remo Konferansı’yla kendisine Suriye ve Lübnan verilen Fransa 1920 yılında merkezi
Şam olmak üzere Lübnan ve Filistin topraklarını da içine alan Suriye Krallığı’nı
kurdu.Ancak bu zamanlarda Anadolu’da işgal ettiği yerlerde tutunamayan Fransa TBMM
ile Ankara Antlaşması’nı imzalayarak Güney’den çekildi ve tüm dikkatini Suriye’ye
yöneltti. Askeri baskılarla buraları elinde tutamayacağını anlayan Fransa 1926 yılında
Lübnan’a, 1930 yılında da Suriye’ye bağımsızlık verdi. Bölgeden ise tamamen II. 
Dünya Savaşı’ndan sonra çekildi.

**D) Uzakdoğu’da Yeni Bir Güç: Japonya**

Japonya 1850’li yıllara kadar derebeylik ile yönetiliyordu ve dış dünyaya da kapalı
bir ülke konumundaydı. **Şogun** adı verilen ordu komutanları bu derebeyler arasında
en güçlü olanından seçilirdi.1867 yılında tahta geçen **İmparator Mutsuhito** ülkedeki
tüm derebeylikleri kaldırarak merkezi bir devlet kurdu. Aydınlarında desteğiyle 
Batı tarzı yenilikler içeren ‘**Meiji Restorasyonu**’ diye adlandırılan reform sürecini
başlattı. Bu süreçte Meiji ‘**’Güçlü ordusu olan zengin bir ülke** ‘’hedefiyle;

 * **Batı tarzı bir hükümet kurdu. Prusya-Alman modeli tarzında bir anayasa yaptı.**
 * **Avrupa’ya öğrenciler gönderdi.**
 * **Kılık Kıyafet inkılâbını gerçekleştirerek gelenekselleşen Japon giyim tarzını
   tasfiye etti.**
 * **Çağdaş bir bankacılık sistemini kurdu.**
 * **İngiltere donaması örnek alınarak Japon donanması kurdu.**
 * **Dışarıdan modern silahlar getirtti. Ordunun modernize edilmesi için de Prusya’dan
   uzmanlar getirtti.**
 * **Ağır sanayi, demir-çelik ve gemi yapımcılığını geliştirdi.**
 * **Geleneksel Japon takvimi Şinto yerine Miladi Takvim’e geçildi**.

**E) 1929 Dünya Ekonomik Krizi**

**Nedenleri:**

 * **I.Dünya Savaşı’nın getirdiği ekonomik zorluklar**
 * **ABD’nin savaş sırasında devletlere verdiği kredileri geri alamaması**
 * **ABD ekonomisinin 200 holding tarafından idare edilmesi**
 * **I.Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan iyimser havanın ABD borsasını suni( yapay )
   olarak yükseltmesi**
 * **İngiltere’nin para birimi poundun aşırı değer kazanması, bununda ihracatta 
   düşüşe yol açması**
 * **Almanya’nın savaş tazminatını ödemek için karşılıksız para basması bununda 
   aşırı enflasyona ( hiperenflasyon ) neden olması**
 * **ABD yönetiminin krizin çıkmasını engelleyici tedbirler almaması**

3 Ekim 1929 yılında ABD borsasında yer alan şirketlerin hisse senetlerinin düşmesiyle
başladı.24 Ekim **1929 **Perşembe günü ise borsa dibe vurdu. Tarihe ‘’ **Kara Perşembe’’**
olarak geçecek bu olay **sonucunda;**

 * ** 4,2 milyar dolar ABD borsasında yok oldu.**
 * **Çok sayıda banka batarken, binlerce insanın malvarlığı yok oldu.**
 * **Ülkelerde açlık ve kıtlık başladı. İnsanlar takas usulü ticarete geri döndü.**
 * **İnsanların ruh sağlıkları bozuldu.**
 * **Dünyadaki inşaat ve madencilik faaliyetleri durdu**
 * **Dünya genelinde 50 milyona yakın insan işsiz kaldı.**
 * **Dünya ticaret hacmi % 65 oranında azaldı.**

**Not:** Bu kriz en çok sanayileşmiş toplumları vururken,** Sovyet Rusya** komünizmden
dolayı bu krizden en az etkilenen devletlerden biri olmuştur.Türkiye ise bu krize
karşı şu önlemleri almıştır;

 * **Devlet korumacı-iktisatçı politikalara yönelmiştir.**
 * **İthalata kısıtlamalar getirilirken, gümrük vergileri yükseltilir.**
 * **Ülkede yerli malı kullanılması için devlet tarafından propagandalar yapılır.**
 * **Milli iktisat ve Tasarruf Cemiyeti kurulur.**
 * **Malımı sattığım devletten mal alırım prensibi hayata geçirilir. (Kliring Sistemi)**

**F) İki Savaş Arasında Avrupa**

 1. **Barışın Sürekliliğini Sağlama Çabaları**

I.Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle barış çabaları ABD önderliğinde başlatıldı.32 
devletin katılımı ile toplanan **Paris Barış Konferansı**’nda uluslararası bir teşkilatın
kuruması kabul edildi. Bunun üzerine **10 Ocak 1920** tarihinde merkezi** Cenevre**
olmak üzere **Milletler Cemiyeti** kuruldu.

Uluslararası barışı korumak amacıyla bir araya gelen Almanya, İtalya, İngiltere,
Belçika, Polonya, Fransa ve Çekoslovakya arasında ise 1925 tarihinde Locarno Antlaşması
imzalandı. Böylece Almanya uluslararası işbirliğine tekrar dâhil oldu. Bu antlaşmadan
kısa bir süre sonra ise Almanya Milletler Cemiyeti’ne de üye oldu. Barışın sürmesi
yolundaki çabaların en önemlilerinden biriside **1928** yılında **Paris**’te ABD,
İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Çekoslovakya, Belçika, Almanya ve Polonya tarafından
imzalanan **Briand-Kellogg Paktı** oldu. Bu akta aynı yıl **SSCB **ve **Türkiye**’
de dâhil oldu. Buna göre **savunmaya dayanmayan savaş, kanun dışı sayılmıştır.**

 * **Totaliter Rejimlerin Kuruluşu**

**a) İtalya’da Faşizm**

I.Dünya Savaşı’ndan umduğunu bulamayan İtalya’da ekonomisi de felce uğramıştı. Özellikle
asker kaçakları, aydınların maddi ve manevi beklentileri, işsizlik iç politikada
ki istikrarı bozdu. Bu durum Benito Mussolini’nin liderliğini yaptığı Faşist Parti’nin
işine yaradı. Zamanla taraftar sayısında artış yaşanan bu parti 1919 yılında girdiği
seçimlerde meclise giremedi.1922 yılında ülke genelinde yapılan işçi grevlerine 
destek veren bu partinin sempatizanları yani ‘’**Kara Gömlekliler’’** Napoli’den
Roma’ya yürüyüş gerçekleştirdiler. Ülkede bir darbe olabileceğini düşünen mevcut
hükümet istifa etti ve başbakanlığa Mussolini getirildi.1924 yılından itibaren bu
seferde Mussolini’ye karşı muhalefet arttı. Bunun üzerine Mussolini mevcut anayasayı
kaldırarak yeni bir anayasa ilan etti. Ceza kanununda değişiklik yaparak kendi partisi
haricindeki diğer partileri kapattı. Böylece İtalya’da diktatörlük dönemi de başlamış
oldu. Mussolini “ **Sürekli barış mümkün ne de faydalıdır**. **Sadece savaş insan
enerjisini en yüksek gerilimde tutar **”.diyerek dış politikasının ne üzerine kuracağını
da göstermiştir.

**b) Almanya’da Nazizm**

I. Dünya Savaşı’ndan sonra Alman İmparatorluğu yıkıldı ve yerine Cumhuriyet ilan
edildi. Ancak Versay Antlaşması’nın imzalanmasıyla Almanya’da iç istikrasızlıklar
arttı. Bunun üzerine  ‘**’Weimar Anayasası**’’ yürürlüğe konularak demokrasiye geçildi
ve partiler kuruldu. Bu partilerden bir olan Nazi partisi 1924 yılındaki seçimler
sonucunda parlamentoya girdi.1932 seçimlerinde ise en güçlü parti olarak çıktı.1933
yılında Hitler başbakan oldu ve meclisten dört yıllığına olağanüstü yetkiler alarak
diktatörlüğünü ilan etti.** Gestapo **adı verilen gizli bir örgüt kurarak muhalefet
ve toplu üzerinde baskı kurdu. Sanatçılar, bilim adamlarına yasaklar getirildi. 
Kütüphanelerdeki kitaplar okunur okunmaz ibaresi konuldu. Nazi ideolojisiyle uyuşmayan
herşey ders kitaplarında çıkarıldı. Naziler bu rejime ‘**’Halk Toplumu**’’ dediler.
Hitler “ **Nasyonal-Sosyalist akım onu bugünkü dar yurdundan çıkarıp yeni topraklara
doğru yürütmek cesaretini göstermek zorundadır.**’’ diyerek dış politika hedeflerini
ortaya koydu.

**c) İspanya’da Franco Dönemi**

İspanya’da 1923’te asker darbe yaparak yönetimi ele geçirdi. **1936** yılında İspanya
iç savaşı başladı.** Cumhuriyetçiler** ile **Milliyetçiler** arasında süren üç yıllık
savaşı Almanya ve İtalya’nın desteklediği General Franco kazandı.

**G) İki Savaş Arasında Dünya**

I. Dünya Savaşı’ndan sonra siyasi, ekonomik, kültürel, teknolojik ve bilimsel birçok
gelişme yaşandı. **Bu gelişmeleri şöyle sıralayabiliriz**;
**\* **Sanayide kullanılan**
petrol** ve **elektrik** evlere girdi.**\* **Taşıt üretimi arttı. Uluslararası yolcu
uçakları faaliyete geçti.**\*** Şehircilik ve mimari gelişti. Mimari bir akım olan**
Bauhaus** şehir planlamasında öne çıktı.**\* **ABD’de ‘’ **Empire State Building**‘’
yapıldı ve gökdelen sayısında artışlar yaşandı.**\* Radyo** kullanımı yaygınlaştı.
Radyonun kullanılmasıyla ‘’**Konuşan Basın**’’ denilen dönem başladı.**\* **Çizgi
Film endüstrisi oluştu. Sinema sektörü gelişti.**\* **Albert Einstein **İzafiyet
Teorisi **ile bilim dünyasında çığır açtı.**\* **Bazı hastalıkların tedavisi için
aşılar ve ilaçlar bulundu. Organ nakline başlandı. Tüberküloz tedavisi için **BCG**
aşısı bulundu.**\* Alexander Fleming** **penisilini** keşfetti.**\*** Psikoloji 
önem kazandı.** Varoluşçuluk** ve **Fenomenoloji** gibi yeni akımlar ortaya çıktı.**\***
Tarih yazcılığı değişti. Gelenekselleşen tarih yerine yerel, sosyal, ekonomik ve
medeniyet konuları ön plana çıktı.**\*** 1929 yılında iki savaş arası Avrupa ve 
Dünya’yı özetleyen **John Steinbeck**’in** ‘’Gazap Üzümleri**’’ eseri büyük ilgi
gördü.**\*** Bütün toplumu ve burjuva sanatını tamamen ve sert bir biçimde reddeden
ve akımın öncülüğünü**\*** Salvador Dali’nin yaptığı‘’**Sürrealizm**’’( Gerçeküstücülük)
ve ’**Ekspresyonizm’’** (Dışa vurumculuk) akımları ortaya çıktı.**\*** ABD’de başlayan‘’**
Caz**’’ tüm Avrupa ülkelerinde yayıldı.

**H) Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası**

Lozan Barış Anlaşmasıyla uluslar arası alanda bağımsızlığını kazanan Türkiye,1923-
30 yılları arasında Lozan’dan kalan sorunları çözmeye uğraşırken,190-38 arasında
ise uluslararası barışa katkı sağlamak ve yaklaşan II. Dünya Savaşı tehlikesine 
karşı sınırlarını güvence altına almak istemiştir. Dış politikada Atatürk’ün ‘**
yurtta barış, dünyada barış**’ sözünü ilke edinen Türkiye barışçı bir politika izlemeye
çalışmıştır.

 1. **Dış Politikadaki Gelişmeler
 2. **Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne Girişi ( 18 Temmuz 1932 )**

      1930’lardan itibaren Avrupa’da gruplaşmaların belirli bir durum alması uluslararası
barış ve güvenliği tehdit etmeye başladı. Türkiye’nin bölgede yükselen bir güç olduğunu
gören Batılı ülkeler, Türkiye’yi Milletler Cemiyeti bünyesine katmak istedi. Bunun
üzerine Milletler Cemiyeti Türkiye’yi üyeliğe resmen davet etti.9 Temmuz 1932 yılında
Büyük Millet Meclisi Cemiyete katılma kararı aldı.

 * **Balkan Antantı ( 9 Şubat 1934 )**

      I. Dünya Savaşı’ndan sonra İtalya’nın Balkanlar’da ve Doğu Akdeniz’de yayılmacı
bir politika izlemesi Balkan devletlerini tedirgin etti. Kendi aralarında da sorunları
bulunun Balkan ülkeleri kendilerine yönelen tehlike karşısında ortak hareket etme
kararı aldı. Özellikle Yunanistan ile devam eden sorunlarımızın çözülmesi iki taraf
arasında dostane ilişkilerin başlamasına zemin hazırladı. Hatta Yunan başbakanı **
Venizilos** **Atatürk**’ü 12 Ocak 1934’te **Nobel Barış Ödülü**’ne aday gösterdi.
Bu gelişmeler üzerine bir araya gelen Türkiye, Romanya, Yunanistan ve Yugoslavya
arasında 9 Şubat 1934’te Balkan Paktı kuruldu. Buna göre; imzacı devletler Balkanlardaki
sınırlarını korumak ve bölgede yayılmacı siyaset izleyen devletlere karşı ortak 
hareket etme kararı aldılar. Bu antant ilerde Türkiye’nin Montrö Konferansı’nda 
ortak bir tavır belirleyerek Türkiye’yi desteklemiş ve Boğazlar statüsünün Türkiye
lehine değişmesine katkı sağlamıştır.1936 yılından itibaren yayılmacı devletlerin
politikaları karşısında başarılı olmayan antant II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla
önemini yitirmiştir. 

 * **Montreux ( Montrö ) Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936 )

      Lozan Antlaşması ile “**Uluslararası Boğazlar Komisyonu**”na bırakılmasını
kabul eden Türkiye,1930’lardan itibaren yayılmacı bir politika izleyen İtalya’ya
karşı bu sorunu **ilk defa** 1933 yılında toplanan “**Londra Silahsızlanma Konferansı”**
nda dile getirdi. İtalya’nın 1935’te **Habeşistan**’a saldırması, Almanya’nın da**
Ren** Bölgesi’ne asker sevk etmesi üzerine Türkiye Boğazlar Sözleşmesi’nin değiştirilmesi
konusunda harekete geçti. Bu süreçte de SSCB, Balkan Antantı’na üye olan devletler
Türkiye’ye destek verdi. İngiltere ise İtalya’nın amaçlarını bildiği için bu girişimi
desteklediğini bildirdi. Türkiye sorunun çözülmesi amacıyla bir konferans yapılmasını
istedi. Bunun üzerine 22 Haziran 1936’da İsviçre’nin Montrö kentinde konferans toplandı.**
Türkiye**, **Avustralya**, **İngiltere**, **Yunanistan**, **Japonya**, **Romanya**,**
SSCB**, **Fransa** ve **Yugoslavya** arasında **Montrö Boğazlar Sözleşmesi **imzalandı.
Buna göre; Boğazlar Komisyonu kaldırılarak Türkiye’ye Boğazlar ve çevresinde asker
bulundurma hakkı verildi. Savaş gemilerinin geçişi de Türkiye’nin iznine bırakıldı.
Türkiye’nin girmediği bir savaşta ise savaş gemilerinin boğazlardan geçmesi yasaklandı.

 * **Sadabat Paktı ( 8 Temmuz 1937)**

      İtalya’nın ve Almanya’nın yayılmacı politikaları karşısında **Türkiye**, **
İran**, **Irak** ve **Afganistan** arasında Tahran’da Şah’ın yazlık **Sadabat Sarayı**’
nda karşılıklı imzalar atılarak bu pakt kuruldu. Buna göre pakta üye devletler birbirlerine
saldırmayacak ve bölgede barış ve istikrarın korunması amacıyla çalışacaklardır.
Yapılan bu girişim İslam dünyasında da olumlu karşılandı.1939 tarihinde II. Dünya
Savaşı’nın çıkmasıyla pakt önemini yitirdi. Savaştan sonra durum normalleşince İran
paktın canlandırılması için tekrar görüşmelere başladı. 1955 yılında Bağdat Paktı’nın
kurulmasıyla, Sadabat Paktı önemini iyice yitirdi.1980’de İran-Irak Savaşı’nın çıkmasıyla
pakt ömrünü tamamladı.

 * ** Hatay Meselesi ve Hatay’ın Anavatana Katılması (30 Haziran 1939 )**

   
      1935’te Fransa, Suriye ve Lübnan üzerindeki mandasını kaldırdı ve İskenderun
Sancağı’nı da Suriye’ye bıraktı. Bu durum Türkiye tarafından tepkiyle karşılandı.
İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikalarını 1936 tarihinde artırmasıyla Fransa
Türkiye ile ilişkilerini yumuşatma eğilimine gitti. Fransa sorunu **Milletler** **
Cemiyeti**’ne götürme teklifinde bulundu. Cemiyet ise İskenderun ve Antakya’nın 
içişlerinde serbest, dış işlerinde ise Suriye’ye bağlı olması kararını aldı. Daha
sonra Fransa ile yapılan müzakereler soncu Hatay’ın toprak bütünlüğünün her iki 
ülke tarafından korunması kararı alındı ve Türk askeri Hatay’a girdi.

      1938 yılında ise her iki ülkenin gözetiminde yapılan seçimler sonucu ‘**Hatay
Cumhuriyeti**’ kuruldu. İlk Cumhurbaşkanı **Tayfun Sökmen** olurken, Başbakanlığına
da **Abdurrahman Melek** getirildi. Hatay devleti yöneticilerin Türkiye’ye katılma
talebi ile toplanan Hatay Millet Meclisi 1939 yılında yaptığı toplantı sonucu Hatay’ın
anavatana katılması kararı aldı.**23 Temmuz 1939** günü yapılan bir törenle ise 
Hatay Türkiye’ye katıldı.
