İçeriğe geç

1.ÜNİTE PSİKOLOJİNİN DOĞASI

PSiKOLOJiNiN TANIMI
Psikoloji, davranışları ve zihinsel süreçleri inceleyen bir bilim dalıdır. Psikoloji Yunanca’da “Ruh” anlamına gelen
Psiko (Psyche) ve “Bilim” anlamına gelen Loji (Logos) terimlerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.
Davranışlar kişinin yaptığı ve gözlemlenebilen hareketlerdir.
Zihinsel süreçler düşünme, hatırlama, hissetme gibi içsel olgulara işaret eder.
Ancak davranışlara olan yansımaları ile dolaylı olarak ölçülebilirler.
Bilim belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli
araştırma sürecidir. Bir Bilim Dalı Olarak Psikoloji:
Bilim de bilgiye ulaşma yöntemlerinden biridir. Bilim’in sözlük anlamı “Evrenin veya olayların bir bölümünü
konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli
bilgi”dir
Bilimsel yöntem:

Ampirik • Sistematik

Nesnel • Sınanabilir/yanlışlanabilir

Genellenebilir ve • Geçici’dir.
Bilimsel yöntemlerle yapılmış çeşitli araştırmaların sonuçları bir araya getirilerek psikolojik olguları açıklayan
kuramlar oluşturulur.
Eleştirel düşünce: Sürekli soru sorma, akıl yürütme, analiz ve değerlendirme gibi zihinsel süreçlerden oluşan bir
düşünme biçimidir.
Bilimin Amaçları:
Bilimin dört temel amacı vardır; Betimleme (tanımlama), yordama (tahmin etme), açıklama, ve değiştirme.
Betimleme en basit amaçtır; olguların ve olayların sadece tarif edilmesini gerektirir. ikinci hedef yordamadır.
Olguların birbirleriyle olan sistematik ilişkilerini belirledikten sonra, meydana gelişleri hakkında tahmin yürüte￾bilmeyi mümkün kılar. Üçüncü hedef açıklamadır, ve bir olgunun meydana gelmesinin sebeplerini belirlemeyi
amaçlar. Son hedef ise değiştirmedir, ve olguların oluşmasını kontrol etme ve değiştirme anlamına gelir
Doğal bilimler: Fizik, kimya, biyoloji gibi doğa olaylarını çalışan bilim dalları. Sosyal bilimler: Psikoloji, sosyoloji, ekonomi gibi insan davranışlarını ve sosyal toplulukları çalışan bilim dalları.
Bu iki ana bilim dalının sadece çalıştıkları konuların içerikleri farklıdır, her ikisinin de yaklaşımları bilimseldir,
benzer metotlar kullanırlar.

PSiKOLOJi BiLiMiNiN KÖKENLERi VE TARiHÇESi
Psikolojinin bilimsel bir disiplin olarak kurulması 19. yüzyılın başlarında insan davranışının laboratuvarlarda
çalışılmaya başlaması ile olmuştur. Fakat insan doğasıyla ilgili düşünceler psikoloji biliminden çok daha eskidir.
Modern psikolojinin kökenleri Antik Yunan filozoflarına kadar uzanmaktadır.
Antik Yunan Filozofları ve Avrupalı Düşünürler:
Sokrates, Plato ve Aristo gibi filozoflar zihnin, ruhun, vücudun ve insan deneyiminin doğası üzerine görüşler
geliştirmiş, psikoloji bilimi için çok kritik olan bazı soruları ilk defa sorgulamışlardır Psikolojinin temelini oluştu￾ran sorularla ilgilenen filozoşardan bir diğeri de 17. yüzyılda yaşamış olan Fransız düşünür René Descartes’tır.
Descartes’a göre beyin ve zihin birbirinden farklıdır.
Psikolojinin Tarihindeki Akımlar:
insan doğası ile ilgili sorulara cevap ararken bilimsel yöntemlerin kullanılması 19. yüzyılda başlamıştır. Bu dö￾nemde psikolojide çeşitli düşünce okulları etkili olmuştur.

Yapısalcılık:

yüzyılın ortasında Almanya’da fizyoloji eğitimi alan bilim insanları psikolojiyi çok etkilediler.
Helmholtz’un kurbağalarla yaptığı deney bu etkilerden biridir. Helmholtz, dışarı
dan gelen bir dürtünün beyinde algılanmasının hemen olmadığını, belli bir vakit aldığı- nı gösterdi (Bernstein ve ark., 2006). Fakat psikolojinin bir bilim olarak kurulması Wilhelm
Wundt’un çalışmaları ile olmuştur.
Gestalt Psikolojisi:
Wundt ile aynı dönemde önemli çalışmalar yapan başka bir Alman psikolog da Hermann Ebbinghaus’tur.
Ebbinghaus’a göre bilinç kadar incelenmesi gereken bir diğer konu da öğrenme ve hafıza gibi zihinsel süreçler￾dir. Ebbinghaus’un çalışmaları, bugün bile hafıza hakkında bildiklerimizin temelini oluşturmaktadır
Psikanaliz:
Wundt Almanya’da bilinci araştırırken Sigmund Freud da Avusturya’da bilinçaltını araştırmaktaydı. Freud, bir tıp
doktoru olarak tüm davranışların ve akılsal süreçlerin sinir sisteminde fiziksel bir temele dayandığına inanmıştı. Fakat 1800’lerin sonlarında, birkaç hastasının etkisiyle fikrini değiştirdi. Bu hastaların ortak özelliği, hastalık
semptomları göstermelerine karşın, hastalıklarının hiçbir fiziksel sebebinin olmamasıydı. Hipnoz gibi metotlarla
bu hastalarla görüşen Freud, onların hastalıkları nın sebeplerinin fiziksel olmadığını, bilinçlerinden attıkları prob￾lemlerin hastalıkları doğurduğunu ileri sürdü
İşlevselcilik:
William James ve G. Stanley Hall Amerika’daki ilk psikoloji laboratuvarlarını kurmuşlar ve psikolojiye yön vermiş￾lerdir. James hem Wundt’un hem de yapısalcıların yaklaşımlarını reddetmiştir. James’e göre bilinci kendi başına
çalışamayacak parçalara bölmenin bir anlamı yoktur.
Davranışçılık:
Davranışçılık 1920-1960 arasında psikoloji bilimini domine etmiş önemli bir akımdır. Bu akım Darwin’in fikirleri￾ne dayanır. 1900’lerden sonra Darwin’in evrim teorisi, psikologları, insanları anlamak için hayvanları incelemeye
yöneltti. Aynı dönem içinde, John B. Watson, psikolojinin en önemli bilgi kaynağının gözlemlenebilen davranış￾lar olduğunu iddia etti. Watson’a göre, ne bilince ne de bilinçaltına odaklanmak anlamlıydı. Modern Psikoloji:
1960’larda bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ile beyindeki süreçlerin yeni teknolojilerle izlenmesi mümkün
olmuştur. Bu da davranışsal akımın etkisini azaltmıştır. Bu akımın yerini bilişsel psikoloji almıştır. Bugün, özellik￾le teknolojik yenilikler sayesinde insanın zihinsel süreçlerini bilimsel tarafsızlıkla çalışmak mümkün hâle gelmiş￾tir. Sonuç olarak ana akım psikoloji hem davranışları hem de zihinsel süreçleri araştıran bir bilim dalı hâline
gelmiştir.

PSiKOLOJiDE YAKLAŞIMLAR
Psikolojide de bu şekilde aynı davranışı değişik bakış açılarından çalışan yaklaşımlar (perspektif) vardır. Bu yak￾laşımlar, sadece sorulan soruları değil, veri toplama yöntemlerini de etkiler. Mesela “saldırganlık” konusunu
örnek alalım. Biyolojik yaklaşım beyin ve sinir sisteminin saldırganlığa etkisini incelerken, davranışsal yaklaşım
çevreden gelen ödül ve cezalandırmaların saldırganlığı arttırıp arttırmadığını sorgular. Sosyokültürel yaklaşım￾dan bir araştırmacının temel ilgisi ise kültürün saldırganlık üzerindeki etkisi, veya saldırganlık davranışının çeşitli
kültürlerde nasıl değiştiği olabilir.
Biyolojik Yaklaşım:
Biyolojik yaklaşım, zihinsel süreçler ve davranışların büyük oranda biyolojik süreçlerle belirlendiğini varsayar. Bu
yaklaşım, genetik faktörler, hormonlar ve beyin gibi biyolojik öğelerin psikolojik süreçleri etkilemesi üzerine
kuruludur.

Nörobilimsel Yaklaşım:
Nörobilim, insan davranışlarının açıklamalarını beyin, sinir sistemi ve biyolojik faktörlerde arar. Özellikle gelişmiş
teknolojiler sayesinde beynin işleyişinin incelenebilir hâle gelmesiyle psikolojide nörobilimsel yaklaşımın yeri
genişlemektedir.
Evrimsel Yaklaşım:
Psikolojiye evrimsel yaklaşım, Charles Darwin’in evrim teorisi üzerine kuruludur. Buna göre, insan ve hayvanla￾rın günümüzde sergilediği davranışlar, doğal seleksiyonun bir sonucudur.
Psikodinamik Yaklaşım:
Freud’un psikanalizine dayanan bu yaklaşım, insanların kendi içlerindeki bilinçdışı psikolojik çatışmaları üzerine
yoğunlaşır. Freud’a göre, içsel mücadelelerin çoğu insanların doğal ihtiyaçlarının peşinden gitme isteğiyle top￾lumsal kurallar arasındaki çatışmadan kaynaklanmaktadır
Davranışsal Yaklaşım:
Davranışsal yaklaşım, tamamen insanların gözlenebilir hareket ve davranışlarına ve bunların nasıl öğrenildiğine
yoğunlaşır. Watson ve Skinner’ın perspektifine dayanan bu yaklaşım, psikolojinin insan zihni içinde geçen ve
gözlemlenemeyen süreçlere değil, objektif olarak gözlenebilen davranışlara odaklanmasını savunur.
insancıl Yaklaşım:
Biyolojik, bilişsel ve davranışsal yaklaşımlardan farklı olarak, insancıl yaklaşım çerçevesinde insan davranışları
biyolojik etkenler, zihinsel süreçler ve çevreden öğrenilenlerin değil, her insanın kendine has dünyayı algılayış
şekliyle ilişkilendirilir. Bu perspektifin temelleri, Rogers ve Maslow’un çalışmalarına dayanmaktadır.
Bilişsel Yaklaşım:
Bilişsel yaklaşım, yalnızca gözlemlenebilir davranışlara odaklanan davranışsal yaklaşı mın tam aksine, insanların
zihinlerinde olup biten ve direk olarak gözlemlenemeyen süreçlerle ilgilenir.
Sosyokültürel Yaklaşım:
Sosyokültürel yaklaşım, sosyal ve kültürel etkilerin insan davranışlarına olan önemli etkisine yoğunlaşır. Bu yak￾laşıma göre, insan davranışlarını açıklarken sosyal ve kültürel çevrenin etkisini değerlendirmek büyük önem
taşımaktadır. Bu perspektif, genetik ve biyolojik faktörlerin yanı sıra, sosyokültürel etkenlerin insanların tutum
ve davranışlarının oluşmasında etkili olduğu düşüncesine dayanır.
Eklektisizm:
Psikologlar çalışmalarını yalnızca tek bir yaklaşımla sınırlandırmak zorunda değildir. Günümüzde psikologlar,
önceki bölümde açıklandığı gibi, insanların düşünce ve davranışlarını birçok farklı yaklaşımdan incelemekte ve
açıklamaya çalışmaktadır. Eklektisizm, insan davranışlarını açıklarken birçok yaklaşımı harmanlamak anlamına
gelir.

PSiKOLOJiNiN ÇALIŞMA KONULARI VE DiĞER BiLiMLERLE iLiŞKiSi
Psikologların çalışma konuları çok çeşitlidir; sinir sistemi, duyular ve algılar, öğrenme ve hafıza, zeka, dil, düşün￾ce, gelişim, kişilik, sosyal topluluklar içinde normal davranışlar, psikolojik hastalıklar ve tedavi yöntemleri sıklıkla
çalışılan başlıklardır.
Psikoloji araştırmalarının temelinde istatistik bilimi vardır. Yukarıda bahsedildiği gibi psikologlar hipotezlerini
test etmek ve kuramlar oluşturmak için insanlardan ampirik veri toplarlar. Bu verilerin analizi ve yorumlanması
için çeşitli istatistiksel yöntemler kullanılır.
Psikolojinin Alt Dalları:
Psikologlar, insan zihni ve davranışlarının birçok yanına odaklanabilirler. Bu farklı odaklar, psikolojinin alt dalla￾rını oluşturmaktadır.
PSİKOLOJİ
Sayfa 6
Biyolojik Psikoloji
Biyolojik psikoloji, ya da diğer bir adıyla fizyolojik psikoloji, bedendeki fizyolojik süreçler, hormonal sistemler ve
beynin işleyişini, davranışlar ve zihinsel süreçleri açıklamakta kullanan alt daldır.
Bilişsel Psikoloji
Bilişsel psikologlar, algılama, öğrenme, hafıza, zekâ, bilinç gibi zihinsel süreçler ve yetilerle ilgilenirler. Bu alanda
çalışan psikologların yoğunlaştıkları ilginç konulardan biri de insanların çevrelerindeki bilgileri algılarken birta￾kım yanılsamalar yaşamalarıdır.
Gelişimsel Psikoloji
Gelişim psikologları insanların zihinsel süreç ve davranışlarının hayat boyu nasıl değiştiğini incelerler. Doğumdan
ileri yaşlara kadar insanların zihinsel yetilerinin hangi sebeplerle ne şekilde değiştiğini ve bu değişimlerin nasıl
sonuçlara yol açtığını anlamaya çalışırlar.
Kişilik Psikolojisi
Kişilik psikolojisi, bireyleri birbirinden ayıran kişilik özellikleri üzerine yoğunlaşır. Kişilik psikologları, insanların
karakter özelliklerini anlayabilmek için çeşitli kişilik testleri geliştirirler. Bu testler, her bir bireyin dışa dönüklük,
yeniliğe açıklık, duygusallık gibi birçok kişilik özelliğine ne düzeyde sahip olduğunun anlaşılmasını sağlar.
Klinik Psikoloji
Klinik psikologlar, zihinsel hastalıkların nedenleri ve tedavileri üzerine araştırmalar yaparlar ve hastalara sorun￾larının üstesinden gelmelerinde yardımcı olurlar.
Eğitim Psikolojisi
Eğitim psikolojisi, psikolojinin öğretme ve öğrenme süreçleri üzerine yoğunlaşan alt dalıdır. Eğitim psikologları, özellikle öğretim tekniklerinin geliştirilmesi, okul terk oranlarının düşürülmesi, öğreninim en etkili şekilde ger￾çekleşmesi gibi önemli uygulamaları olan konular üzerinde çalışırlar.
Sosyal Psikoloji
Sosyal psikoloji, insanların birbirlerini nasıl etkilediklerini, birbirleriyle olan ilişkileri ve grup içindeki davranışla￾rını inceler. Sosyal psikologların ilgilendiği konular grupların insanların tutum ve davranışlarına etkisinden, ön￾yargı, kişiler arası ilişkiler ve iknaya kadar uzanır.
Kültürel Psikoloji
Kültürel psikoloji, kültürün insanları nasıl şekillendirdiğini ve düşünce ve davranışlarına nasıl yansıdığını ele alır.
Farklı kültürlerdeki yaşayış şekilleri, normlar ve gelenekler, insanların psikolojik süreçleri yaşayışını farklılaştır￾makta ve davranışlarına yansımaktadır.
Endüstri ve Örgüt Psikolojisi
Endüstri ve örgüt psikologları insanları iş ortamında inceler. Liderlik, verim, performans, işten alınan tatmin,
motivasyon, ekip çalışması gibi konularda araştırmalar yürütürler.
Nöropsikoloji
Nöropsikoloji, beyin ve davranış ilişkisine yoğunlaşarak, beynin ve genel olarak sinir sisteminin insan davranı￾şında rolünü araştırır.
Kantitatif Psikoloji/Psikometri
Kantitatif psikoloji, ölçümleme, araştırma dizaynı ve istatistiksel analiz gibi konulara yoğunlaşır. insan özellikle￾rinin ölçülebilmesi için çeşitli metotların geliştirilmesi, psikolojik süreçlerin matematiksel olarak modellenmesi,
veri analizi gibi konular, kantitatif psikologların ilgi alanına girer.
Psikolojinin Uygulamalı Alt Dalları
Psikolojinin uygulamalı alt dalları arasında psikolojik danışmanlık, adalet, sağlık gibi alanlar sayılabilir. Psikolojik
danışmanlık, klinik psikolojiye yakın bir alan olup, insanlarla terapi çerçevesinde ilgilenmeyi kapsar.
PSİKOLOJİ
Sayfa 7
PSiKOLOJiDE ÖNEMLi SORUNLAR VE TARTIŞMALAR
Tarihçe bölümünde de belirtildiği gibi Antik Yunan filozoşarından beri insan davranışını anlamaya çalışanların
tartışmakta olduğu bazı kritik sorunlar vardır. Geleneksel olarak bilim insanları, bağlı bulundukları yaklaşımlar
ışığında bu tartışmalarda iki kampa bölünmüşlerdir. Bugün gelinen noktada psikologlar bu tartışmaların tek bir
cevabı olmadığı, aslında tartışmalarda savunulan her iki görüşün de önemli olduğunu ve insanların davranış ve
zihin süreçlerini anlamada faydalı olacağı konusunda hemfikirdirler.

Sorun: Doğa – Çevre Tartışması (Nature vs. Nurture Controversy)
Kişilerin davranışlarının ne kadarı kalıtsal ve yapısal etkenlerden (doğa), ne kadarı ise çevresel etkenlerden (çev￾re) kaynaklanmaktadır? Doğacılar kalıtımın rolünü vurgularken, çevreciler aile içi tutumlar, çocuk yetiştirme
uygulamaları, sosyoekonomik statü vb. gibi sosyal-kültürel ve sosyolojik etkenlerin belirleyici olduğunu savun￾maktadır.

Sorun: Davranışların Sebepleri Bilinçli mi Bilinçdışı mıdır?
ikinci önemli tartışma davranışların sebeplerinin bilinçli mi bilinçdışı mı olduğudur. Herhangi bir davranışın ne
kadarını kişinin farkında olduğu, ne kadarını ise bilinçaltı süreçler belirler?

Sorun: Bireysel Farklılıklar – Evrensel Kurallar
Üçüncü bir tartışma, kişilerin davranışlarının ne kadarının kendilerine has, özel vasıflarından dolayı, ne kadarının
ise içlerinde yaşadıkları toplum ve kültürün sonucu olduğu üzerinedir.
Bu Özetin tamamını,Çıkmış Sorularını,Deneme Sorularını adresinize gön￾deriyoruz!…
Tıklayınız
https://www.kolaysinavlar.com/psikolojiye-giris-ady212u?search=psikolojiye%20giri%C5%9F
PSİKOLOJİ
Sayfa 7
PSiKOLOJiDE ÖNEMLi SORUNLAR VE TARTIŞMALAR
Tarihçe bölümünde de belirtildiği gibi Antik Yunan filozoşarından beri insan davranışını anlamaya çalışanların
tartışmakta olduğu bazı kritik sorunlar vardır. Geleneksel olarak bilim insanları, bağlı bulundukları yaklaşımlar
ışığında bu tartışmalarda iki kampa bölünmüşlerdir. Bugün gelinen noktada psikologlar bu tartışmaların tek bir
cevabı olmadığı, aslında tartışmalarda savunulan her iki görüşün de önemli olduğunu ve insanların davranış ve
zihin süreçlerini anlamada faydalı olacağı konusunda hemfikirdirler.

Sorun: Doğa – Çevre Tartışması (Nature vs. Nurture Controversy)
Kişilerin davranışlarının ne kadarı kalıtsal ve yapısal etkenlerden (doğa), ne kadarı ise çevresel etkenlerden (çev￾re) kaynaklanmaktadır? Doğacılar kalıtımın rolünü vurgularken, çevreciler aile içi tutumlar, çocuk yetiştirme
uygulamaları, sosyoekonomik statü vb. gibi sosyal-kültürel ve sosyolojik etkenlerin belirleyici olduğunu savun￾maktadır.

Sorun: Davranışların Sebepleri Bilinçli mi Bilinçdışı mıdır?
ikinci önemli tartışma davranışların sebeplerinin bilinçli mi bilinçdışı mı olduğudur. Herhangi bir davranışın ne
kadarını kişinin farkında olduğu, ne kadarını ise bilinçaltı süreçler belirler?

Sorun: Bireysel Farklılıklar – Evrensel Kurallar
Üçüncü bir tartışma, kişilerin davranışlarının ne kadarının kendilerine has, özel vasıflarından dolayı, ne kadarının
ise içlerinde yaşadıkları toplum ve kültürün sonucu olduğu üzerinedir.
Bu Özetin tamamını,Çıkmış Sorularını,Deneme Sorularını adresinize gön￾deriyoruz!…
Tıklayınız
https://www.kolaysinavlar.com/psikolojiye-giris-ady212u?search=psikolojiye%20giri%C5%9F
PSİKOLOJİ
Sayfa 7
PSiKOLOJiDE ÖNEMLi SORUNLAR VE TARTIŞMALAR
Tarihçe bölümünde de belirtildiği gibi Antik Yunan filozoşarından beri insan davranışını anlamaya çalışanların
tartışmakta olduğu bazı kritik sorunlar vardır. Geleneksel olarak bilim insanları, bağlı bulundukları yaklaşımlar
ışığında bu tartışmalarda iki kampa bölünmüşlerdir. Bugün gelinen noktada psikologlar bu tartışmaların tek bir
cevabı olmadığı, aslında tartışmalarda savunulan her iki görüşün de önemli olduğunu ve insanların davranış ve
zihin süreçlerini anlamada faydalı olacağı konusunda hemfikirdirler.

Sorun: Doğa – Çevre Tartışması (Nature vs. Nurture Controversy)
Kişilerin davranışlarının ne kadarı kalıtsal ve yapısal etkenlerden (doğa), ne kadarı ise çevresel etkenlerden (çev￾re) kaynaklanmaktadır? Doğacılar kalıtımın rolünü vurgularken, çevreciler aile içi tutumlar, çocuk yetiştirme
uygulamaları, sosyoekonomik statü vb. gibi sosyal-kültürel ve sosyolojik etkenlerin belirleyici olduğunu savun￾maktadır.

Sorun: Davranışların Sebepleri Bilinçli mi Bilinçdışı mıdır?
ikinci önemli tartışma davranışların sebeplerinin bilinçli mi bilinçdışı mı olduğudur. Herhangi bir davranışın ne
kadarını kişinin farkında olduğu, ne kadarını ise bilinçaltı süreçler belirler?

Sorun: Bireysel Farklılıklar – Evrensel Kurallar
Üçüncü bir tartışma, kişilerin davranışlarının ne kadarının kendilerine has, özel vasıflarından dolayı, ne kadarının ise içlerinde yaşadıkları toplum ve kültürün sonucu olduğu üzerinedir.

Bir yanıt yazın

Optimized by Optimole