İngilizce

8 Sinif Ingilizce Unite 4 On The Phone Video Ders

✨ 📞 8. Sınıf İngilizce / MEB & LGS Müfredatına Tam Uygun 4. Ünite (On The Phone) Ders Notu 📞 ✨

LGS sınavında telefon görüşmelerini, iletişim kurma yollarını, telesekreter mesajlarını ve diyalog tamamlama kalıplarını ölçen On The Phone (Telefonda) ünitesinin tüm konu anlatımı, kelimeleri, Türkçe okunuşları ve diyalogları MEB müfredatına tam uyumlu şekilde tek bir kaynakta birleştirilmiştir:

📚 1. Kapsamlı Kelime Listesi & Eş Anlamlılar (Vocabulary & Synonyms)

LGS testlerinde farklı iletişim türleri ve telefon terimlerinin eş anlamlıları çeldirici olarak sıkça sorulur:

💬 İletişim Yolları (Ways of Communication)

Make a phone call [meyk e fon kool] ➔ Telefon görüşmesi yapmak.

Send an email / a text message [send en imeyl / e tekst mesıc] ➔ E-posta / Kısa mesaj göndermek.

Talk face-to-face [took feys tu feys] ➔ Yüz yüze konuşmak.

Use social networks [yuuz souşıl netvörks] ➔ Sosyal ağları/medyayı kullanmak.

Write a letter / postcard [rayt e letır / postkaard] ➔ Mektup / Kartpostal yazmak.

☎️ Telefon Terimleri (Phone Terms)

Call center [kool sentır] ➔ Çağrı merkezi.

Customer service [kastımır söörvis] ➔ Müşteri hizmetleri.

Hang up [heng ap] ➔ Telefonu kapatmak.

Pick up [pik ap] ➔ Telefonu açmak/cevaplamak.

Hold on / Wait [hold on / veyt] ➔ Beklemek (Hatta beklemek).

Connect / Put through [kınekt / put tru] ➔ Bağlamak (Telefon hattını bağlamak).

Available / Engaged (Busy) [eveylıbıl / ingeycd (bizi)] ➔ Müsait / Meşgul.

📞 2. Telefon Görüşmesi Kalıpları (Phone Call Phrases)

Diyalog tamamlama sorularında karşılıklı konuşmanın akışına göre boşluk doldururken şu kalıplar hayati önem taşır:

👤 Arayan Kişi İçin (Calling)

Hello, this is Tom calling. [helov diz iz tam koliing] ➔ Merhaba, ben Tom arıyorum.

May I speak to John, please? [mey ay spiik tu can pliiz] ➔ John ile konuşabilir miyim lütfen?

Is Secretary Miller there? [iz sekrıteri milır deer] ➔ Sekreter Miller orada mı?

🏢 Cevap Veren / Bağlayan Kişi İçin (Answering & Connecting)

Hold on a minute, please. I’ll put you through. [hold on e minıt pliiz ayl put yu tru] ➔ Lütfen bir dakika bekleyin. Sizi bağlıyorum.

Who is calling, please? [huu iz koliing pliiz] ➔ Kim arıyor acaba?

I’m afraid he is not available right now. He is busy. [aym efreyd hiy iz not eveylıbıl rayt nav hiy iz bizi] ➔ Korkarım kendisi şu an müsait değil. Meşgul.

Would you like to leave a message? [vud yu layk tu liiv e mesıc] ➔ Mesaj bırakmak ister misiniz?

💬 3. Örnek Diyalog (Sample Dialogue)

🏢 Dialogue: Booking a Flight Ticket (Uçak Bileti Rezervasyonu)

Secretary: Good afternoon, Star Travel Agency. How can I help you? [gud eftırnuun staar trevıl eycınsi hav ken ay help yu] (Tünaydın, Star Seyahat Acentesi. Nasıl yardımcı olabilirim?)

Tom: Hello, this is Tom. May I speak to Mr. Green, please? [helov diz iz tam mey ay spiik tu mistır griin pliiz] (Merhaba, ben Tom. Bay Green ile konuşabilir miyim lütfen?)

Secretary:Hold on a minute, please. I will put you through to his office… Oh, I’m afraid his line is engaged right now. Would you like to leave a message? [hold on e minıt pliiz ay vil put yu tru tu hiz ofis… oh aym efreyd hiz layn iz ingeycd rayt nav vud yu layk tu liiv e mesıc] (Lütfen bir dakika bekleyin. Sizi ofisine bağlıyorum… Oh, korkarım hattı şu an meşgul. Mesaj bırakmak ister misiniz?)

Tom: Yes, please. Could you tell him to call me back? He has my number. [yes pliiz kud yu tel him tu kool mi bek hiy hez may nambır] (Evet, lütfen. Beni geri aramasını söyler misiniz? Numaram kendisinde var.)

Secretary: Of course, I will pass your message to him. Goodbye! [of koors ay vil pes yoor mesıc tu him gudbay] (Elbette, mesajınızı ona ileteceğim. Hoşça kalın!)

📖 4. Okuma Metni: “The History of Communication” (İletişim Tarihi)

People used different ways to communicate throughout history. [piipıl yuuzd difırınt veyz tu kemyuunikeyt truaut histıri] (İnsanlar tarih boyunca iletişim kurmak için farklı yollar kullandılar.) Long ago, they used smoke signals or messenger birds to send messages. [long egov dey yuuzd zmok signılz oor mesıncır böördz tu send mesıcız] (Çok eskiden, mesaj göndermek için duman sinyalleri veya haberci kuşlar kullandılar.) Then, they wrote letters. [den dey rovt letırz] (Daha sonra mektup yazdılar.)

In 1876, Alexander Graham Bell invented the telephone, and communication changed completely. [in eytiin sevınti siks aleksandır greyhım bel inventıd dı telıfon end kemyuunikeyt çeyndz kımpliitli] (1876’da Alexander Graham Bell telefonu icat etti ve iletişim tamamen değişti.) Today, smartphones are everywhere. Most teenagers prefer sending text messages or using social networks instead of making phone calls. They think texting is faster and easier than talking. [tudey smaartfonz aar evriviyr most tiineyıcırz priför sending tekst mesıcız oor yuuzing souşıl netvörks insted of meyking fon koolz dey tings teksting iz faastır end iiziyır den tooking] (Bugün akıllı telefonlar her yerde. Çoğu genç telefon görüşmesi yapmak yerine kısa mesaj göndermeyi veya sosyal ağları kullanmayı tercih ediyor. Mesajlaşmanın konuşmaktan daha hızlı ve kolay olduğunu düşünüyorlar.)

❓ 5. Okuma Anlama Soruları & Cevapları

Who invented the telephone?

Alexander Graham Bell invented the telephone.

What did people use to send messages long ago before phones?

They used smoke signals or messenger birds.

Why do teenagers prefer texting instead of talking on the phone today?

Because they think texting is faster and easier than talking.

📝 6. Dilbilgisi Özet Tablosu (Future Tense with ‘Will’)

Bu ünitede telefonda konuşurken anlık verilen kararlar ve niyetler için Future Tense (Will) yapısı çok sık kullanılır.

Yapı / İşlevFormülÖrnek CümleTürkçe Anlamı
Anlık Karar (Will)Özne + will + V1I will call you back later.Seni daha sonra geri arayacağım.
Kısa Yazım (‘ll)Özne + ‘ll + V1I**’ll put** you through.Sizi (hatta) bağlayacağım.
Gelecek TahminiI think + Özne + will + V1I think she will answer the phone.Bence o telefona cevap verecek.
Olumsuz Plan (Won’t)Özne + won’t + V1He won’t come to the meeting.Toplantıya gelmeyecek.

Bir yanıt yazın