Aşağıdaki dizelerin hangisinde, tamlananı tamlayandan önce söylenmiş bir belirtili ad tamlaması vardır?
? Eski, ılık akşamlar yağmurla çalsın kapımızı
? Kâgıtlarla camlarını örteyim pencerelerin
? Müjdeye koşsun komşu çocukları evimize
? Beni, sokağımıza dönen eski, tahta köprüden geçirin
? Sıcacık tarhana çorbasının içimiyle başlasın sabah
Aşagıdaki dizelerin hangisinde yorum söz konusu değildir?
? Bir ılık güz öğlesinde Şanlı haki urbası üstünde
? Alabildiğine insan kalabalığı vardı Bir aydınlık geleceğe bakıyordu
? Koymuştu kılıcını içine kınının Yürüyordu arasında sevgili halkının
? Işıktı sevinçti türküydü Görseydiniz o resimde Atatürk’ü
? İzmir’e girişini Atatürk’ün Bir kahve duvarındaki resimde gördüm
Sergide tanıtılan antika eşyalar, geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor.Bu cümledeki anlam karışıklıgı aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?
? “antika” sözcüğü atılarak
? “de” sözcüğü atılarak
? “geçmişte” sözcüğünden sonra “yaşamış” getirilerek
? “tanıtılan” sözcüğünden sonra “çok değerli” getirilerek
? “inançlarını” sözcüğü yerine “geleneklerini” getirilerek
(I) Bireysel acılarını yansıtmak için bir araç olarak görmez şiiri. (II) Kendi acılarına yer vermez şiirlerinde. (III) Daha çok, içinde yaşadığı toplumun acılarını, sevinçlerini yansıtmak ister. (IV) Imgeleri yalındır. (V) Söyleyişinde inişler çıkışlar yoktur. (VI) Bütün şiirlerinde okuru saran bir sıcaklık vardır.Bu parçadan, aşağıdaki cümlelerin hangisi çıkarılırsa parçanın anlamında önemli bir daralma olmaz?
? III
? VI
? IV
? II
? V
Kimi eleştirmenler yazınsal ürünleri değerlendirirken eleştiri türünün gerektirdiği kurallara uymazlar. Yapıtları değerlendirme yerine, birtakım oyunlara yönelirler. Bilgisizliklerini, yanlış ya da haksız yargılarını bu dil oyunlarının altına gizlerler. Bu yolla okuyucuyu yönlendirdikleri için de okuyucu bunun ayrımına varmaz. Böylece yapıttan kopuk kişisel görüşlerini, eleştiri adıyla ortaya koymuş olurlar.Aşagıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen eleştirmenlerin bir özelliğidir?
? Özentili bir anlatımla okuyucuları istediği yönlere çekme
? Yapıttaki yetersizlikleri giderme yolları önerme
? Söylediklerini iyi seçilmiş örneklerle somutlaştırma
? Okurlarına karşı sorumlu davranma
? Yapıtların güç anlaşılan yönlerini aydınlatma
(I) Uykudan önce çocuklara okunacak kitapları onların yaşlarına ve ilgilerine göre seçmek gerekir. (II) Yatak başında, kitapları okurken çocuklarla yapılacak sohbetler, bir bakıma onların çocuksu sırlarını ve duygularını degişik açılardan yansıtır. (III) Bir kitap kahramanının hayranlık uyandıran bir yanı üzerine çocukları konuşturma ya da düşündürme onlarla olan ilişkiyi pekiştirip derinleştirir.(IV) Bunun için de çocuklar, bu sohbet saatlerinin tadına doyamazlar. (V) Daha da ileri giderek denebilir ki yetişkinlik döneminde de uykudan önceki bu saatler özlemle anımsanır.Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde, kitabın, çocukları tanıma ve onlarla yakınlık kurmadaki işlevinden söz edilmektedir?
? I. ve II.
? II. ve III.
? IV. ve V.
? II. ve IV.
? I. ve III.
Içeriğini çok iyi bildiğimiz kitapları bile yeniden okumalıyız. Çünkü kitaplarda keşfedilmeyi bekleyen nice hazine vardır. Benzer biçimde, resimlere de tekrar bakmalıyız. Onlara baktıkça yenilendiğimizi anlarız. Bir müzik yapıtını da yeniden dinlemeliyiz. O yapıtı dinledikçe dünyamızın zenginleştiğini, degiştiğini görürüz.Bu parçadan sanat yapıtlarıyla ilgili olarak aşağgıdaki yargıların hangisine varılamaz?
? Değerleri ancak, üzerinden yıllar geçince anlaşılır.
? Duygularımızı çeşitli yönlerden besleyip geliştirirler.
? Onlarla bir kez karşılaşmış olmamız yetmez.
? Tüm güzelliklerinin ayrımına varmak zaman alır.
? Her seferinde bizde yeni duygular uyandırırlar.
I . Hasta sabaha kadar gözünü kırpmamıştı. II. Dün akşam geç yattığından uykusunu alamamıştı. III. Uykum gelmesin diye sık sık yüzümü yıkadım. IV. Uykusunun ağır olduğunu herkes bilirdi. V.Dünkü tartışma yüzünden bütün gece gözüme uyku girmedi.Yukarıdaki cümlelerin hangilerindeki deyimler anlamca birbirine yakındır?
? II. ve III.
? III. ve IV.
? II. ve IV.
? I. ve V.
? IV. ve V.
Bizdeki çocuk dergiciliğinin, uzun geçmişine karşın önemi yeterince anlaşılamamıştır. Bunu iyi bildiğimden “Süreli Çocuk Yayınları” başlıklı çalışmayı görünce çok sevindim; hemen okudum. Doğrusu çok yararlandım. Bu geniş inceleme, ciddi bir çalışmanın ve sağlam kanıtlara dayanan çok yönlü bir araştırmanın somut sonucu olarak elimizde bulunuyor. Hemen söyleyelim ki basımı da çok güzel olan bu kitap, içeriğinin zenğinliği yönünden eğitimcilerimizin olduğu kadar düşünürlerimizin, tarihçilerimizin, dilcilerimizin hatta folklorcularımızın lgisini çekecektir.Bu parçada, sözü edilen yapıtla ilgili olarak aşagıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
? Farklı alanlarda çalışan insanlara ilginç geleceğine
Ödüller konusunda şöyle yanlış bir kanı vardır (I) Kazanan yapıtın, o yarışmaya katılan tüm yapıtların en iyisi olduğu düşünülür (II) Oysa seçici kurullar, birikim ve begenileri birbirinden farklı kişilerden oluşur (III) Bu nedenle ödül ya da ödüller, bir uzlaşma sonucu verilir (IV) Yüzlerce yapıtın katıldığı yarışmalarda bundan doğal bir şey olamaz (V)Yukarıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine, ötekilerden farklı bir noktalama işareti koymak gerekir?
? II
? III
? I
? V
? IV
I . Okur, onun yapıtlarını okurken kendisini, yıllanmış çamların olduğu bir ormanda kuş sesleri ve reçine kokularının arasında bulurdu. II. Seçtiği ilginç ayrıntılarla, yaptığı benzetme ve karşılaştırmalarla yapıtlarında okura, doğanın temiz havasını soluturdu. III. Öykülerinde Anadolu’nun köylerinde, kasabalarında yaşayanların değişik sorunlarını göstermeye çalışırdı. IV. Roman ve öykülerinde, günlük yaşamın sıkıntıları içinde bunalan kişileri içlerdi.Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangileri, sanatçının betimlemelerindeki aynı niteliği yansıtmaktadır?
? I. ve III.
? III. ve IV.
? II. ve IV.
? II. ve III.
? I. ve II.
“Gene bahar geldi, açıldı güller” dizesinde, güllerin açılışı baharın gelişine bağlanmaktadır.Aşağıdaki dizelerin hangisinde buna benzer bir durum söz konusudur?
? Bacım yastıktadır, gözlerim yolda
? Erzurum dagları kardır, geçilmez
? Ne bir vefa gördüm, ne faydalandım
? Düşman geldi, tabur tabur dizildi
? Ağlatmadı güzel, güldürdü beni
Aşağıdakilerden hangisinin sonuna, “Bu nedenle söz konusu yapıt çok okunmuş ve defalarca basılmıştır.” cümlesinin getirilmesi anlam akışı yönünden uygun olmaz?
? Yapıtta, içinde bulunulan ortamla insanın psikolojik durumu arasındaki ilişki açıkça görülmektedir.
? Yazarın, tarihsel olaylardan yola çıkarak oluçturduğu bu yapıtta, gerçeklerin payı büyüktür.
? Belli bir kesime seslenen bu yapıtta terimlere dayalı bir anlatım kullanılmıştır.
? Yapıtta, eski eğitim uygulamaları, kahramanın bakış açısından, etkileyici bir anlatımla yargılanmaktadır.
? Yapıtın, yazıldığı döneme göre, sade ve anlaşılır bir dili vardır.
(I) Güneye doğru indiğimizde göz alabildiğine uzanan bir ovayla karçılaştık. (II) Ova, güneşli ve dalgasız bir denizden daha da düzdü. (III) Yolda gelirken gördüğümüz, çılğınca esen rüzgârların oluşturduğu tepecikler burada yoktu. (IV) Uzaklarda, bir insan boyu yükseklikte, kubbeleştirilmiş, küçük küçük toprak yığınları vardı. (V) Merakla bu yışınlara yaklaştık. (VI) Bunların, bizim evlerimizdekinden çok daha küçük pencerelerinden bakınca, içinde yaşayan insanları gördük.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde “karçılaştırma” yoktur?
? I. ve V.
? II. ve IV.
? IV. ve VI.
? II. ve III.
? I. ve III.
Aşagıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
? Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
? Akarsularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
? Bu gaz, havada yoğun oranda bulunur.
? Gençler, doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.
? Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
Aşagıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
? Törende çok mutlu olmuş, göğüsü kabarmıştı.
? Çok sinirlenmiş, ağzına geleni söylemişti
? Günlerdir aynı konunun tartışılması sabrını taşırdı.
? Ona bir armağan vererek gönlünü almaya çalıştı.
? Bu konuda onun da fikrini almak istedi.
Oraya gidersen, Etnografya ya da Kurtuluş Sa- vaşı müzelerini gezmelisin.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
? Ad tamlamasının gereksiz kullanılmasından
? Yanlış baglaş kullanılmasından
? Koşul cümlesi olmasından
? Nesnenin yanlış yerde bulunmasından
? Yüklemin gereklilik kipinde olmasından
Gürültüden uzak, doğal güzelliklerle dolu parkın(I) “bir” köşesinde, yaşlı (II) “bir” hanım masanın üstüne koyduğu romanını (III) “bir” karış uzaktan okumaya çalışıyor; (IV) “bir” şişman, spor giyimli (V) “bir” adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için numaralandırılmış ve tırnakla ayrılmış sözcüklerden hangisi atılmalıdır?
? V
? II
? I
? III
? IV
Eskilerden gelen bir edebiyatçıyı günümüz ölçütlerine göre değerlendirmek dogru olur mu? Günümüzde insanların edebiyat anlayışları değişip geliçmiştir. Ancak bu gelişmeyi bir zincir olarak düşünürseniz, zincirin halkaları kopuk değil, birbirine geçmiş durumdadır. Günümüz edebiyatçıları, hem dillerini geliştirmek hem de yeni biçimler oluşturmak bakımından çok şey borçludurlar eskilere. Edebiyat merdiveninin basamakları, bizden önceki edebiyatçıların birikimlerinden oluşmuştur.Bu parçadan açagıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
? Her edebiyatçı yaşadığı dönemin koşulları içinde ele alınmalıdır.
? Sanatçılar, kendilerinden önceki sanatçılardan etkilenirler.
? Her çağın kendine özgü değerlendirme ölçütleri vardır.
? Öteki sanatlar gibi edebiyat da zamanla değişir.
? Yaşadığı dönemde ilgi görmeyen bir edebiyatçı zamanla ün kazanabilir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, önerinin gerekçesi de açıklanmıçtır?
? Başarının bir parçası olun, eleştirmeni değil.
? Daha az konuşup daha çok iş yapın.
? Başkalarını eleştirdiğiniz kadar kendinizi de eleştirin.
? Sabır bir erdemdir, sakın ondan vazgeçmeyin.
? Çabalarla amaçları birbirine karıştırmayın.
Romanını okuyup bitirdim. Hele biraz zaman geçsin, hazmedeyim. Neler kaldı, neler gitti? Bunları saptadıktan sonra bildireceğim görüşlerimi.Böyle diyen bir kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
? Düşüncelerini hemen açıklamaktan kaçınır.
? Düşüncelerini açıklamadan önce, başkalarıyla tartışarak dogrulamak ister.
? Zaman içinde görüşlerin degişebileceğini düşünür.
Sonunda bilgisayar da gelip çalışma masamıza kuruldu. Belli ki geçici bir geliş degildir bu. Disketi, yazıcıyı da yanına alarak geldiğine göre temelli yerleşmeye niyetli. Sadece birkaç oyun ya da yazım kolaylığı sağlamakla yetinmeyen bilgisayar, getirdiği konfor, yarattığı alışkanlıklarla terk edilemez kaleler ele geçirdi. Ilk sıcak ilişkiler, yerini vazgeçilemez tutkuya bıraktığında bilgisayar dünyasının sıradan bir tüketicisi oldunuz demektir.Bu parçada bilgisayarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
? Kullanılan malzemeler bakımından pahalı bir aygıt olduğu
? Başka araçlarla birlikte kullanıldığında işe yaradığı
? Kullanma alışkanlığının giderek güçlenip yaygınlaştığı
? Benimsenmesi uzun zaman alan bir yenilik olduğu
? Pek çok kolaylık sağladığı için insanı tembelleçtirdiği
Üleştirme sayı sıfatı eki, -er (-ar), ünlüyle biten sayılara eklendiğinde araya “ç” kaynaştırma harfi girer.Açagıdakilerin hangisinde bu kurala örnek oluşturmayan bir sözcük vardır?
? Masalara yedişer tabak koyalım.
? Defterinize ikişer cümle yazın.
? Herkes yirmişer dakika konuşacak.
? Üyelerden ellişer milyon lira toplayalım.
? Beşer kişilik gruplara ayrıldılar.
Önemli olan okuduğumuz kitapların sayısı değil,—-.Bu cümlede boç bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
? onların, eleştirmenlerce nasıl değerlendirildiğidir
? bu kitapların yaşamımıza ne kattığıdır
? onların bize kazandırdığı yeni duygulardır
? onlardan edindigimiz bilgilerle yeni bir dünya kurabilmemizdir
? okuduklarımızın davranışlarımızı, yaşama bakışımızı nasıl etkilediğidir
Bir eleştirmenimizin 1974 yılında yaptığı değerlendirmeye katılmamak elde değil. Çünkü bu dipdiri ve sağlam öykü beni de çok etkiledi. Bu öykü gerçek anlamıyla çağdaş bir klasik.Bu parçada “çağdaş bir klasik” sözüyle anlatılmak istenen aşagıdakilerden hangisidir?
? Oluşturuldugu dönemin dil anlayışına uygun olmakla birlikte eski ürünlerden de etkilenen
? Oluşturuldugu dönemin havasını yansıttığı gibi değerini de hiçbir zaman yitirmeyecek olan
? Bazı yenilikler getiren ve okuyucuyu duygulandıracak özellikler içeren
? Güncel olayları ayrıntılarıyla yansıtacak biçimde, sağlam bir teknikle oluşturulan
? Okurun ilgisini canlı tutan ve gelecekte de okuyucu bulabilecegi düçünülen
Bu, yazacağım yazının türüne göre değişir. Çok ciddi bir yazı yazacaksam konu üzerinde yoğunlaşabilmem için evde çıt çıkmamalıdır. Ayrıca dikkatimin uyanık olması için çalışma odamın sıcaklığının da on altı dereceyi geçmemesi gerekir. Bunun için, yaz aylarında ciddi yazılar yazamam; yazmaya kalktığımda da yazılarım, sıcağın etkisiyle mizah ağırlıklı olur.Bu sözler aşagıdaki sorulardan hangisinin karşılıgı olabilir?
? Yazılarınızı hangi ortamda yazarsınız?
? Ne tür yazılar yazarsınız?
? Yazılarınızın planını nasıl belirlersiniz?
? Yaşadıklarınızın, yazdıklarınız üzerinde etkisi var mı?
? Düşündüklerinizi yazamadığınız zamanlar olur mu?
(I) Oyun, bir gün içinde hatta birkaç saatte geçen olaylar üzerine kurulmuş. (II) Oyun, üç birlik kuralına uygun; ancak izleyicinin merakını kamçılama yönünden zayıf kalıyor. (III) Ilk bölümün ikinciye göre çok kısa oluşu, izleyenleri rahatsız ediyor. (IV) Kiçiler kendi toplumsal, psikolojik, ekonomik ve kültürel yapılarına uygun olarak olaylar içinde verilmiş. (V) Sanatçı, bu eksiklerine karşın, bir oyun yazarı olarak umut veriyor.Bu parçanın anlam akışındaki bozukluğu gidermek için, aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
? IV. cümle I. den sonra gelmeli
? III. cümleyle IV. yer değiştirmeli
? V. cümle II. den sonra gelmeli
? II. cümleyle III. yer değiştirmeli
? I. cümleyle II. yer değiştirmeli
Bugün eskisi kadar ne mektup yazıyor ne de mektup alıyorum. Okumanın yerini televizyon ekranlarının, mektuplaşmanın yerini telefonun aldığı bir gerçek. Yine de mektup yazarken verilen emeği ve mektuptaki kalıcılığı önemsiyorum. Mektubun aynı zamanda yazınsal bir tür olduğunu anımsatmaya gerek var mı? Çocukların, gençlerin birbirlerine mektup yazmalarını, telefonla konuşmalarından daha önemli, daha geliştirici buluyorum.Böyle konuşan kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
? Arayıp soranları gittikçe azalmıştır.
? Televizyonun, okumayı olumsuz yönde etkilediğini düşünmektedir.
? Mektubun salt haberleşme aracı sayılmasını doğru bulmamaktadır.
? Gençlerin birbirlerine mektup yazmalarını istemektedir.
? Eskisine göre daha az mektuplaşmaktadır.
(I) Sabahları ekinler çiğlidir. (II) Gün doğmadan önce yaş ekinler ağırdır. (III) Yel esince ağır ağır dalgalanır. (IV) Gün doğup da çiğler kalkınca, ekinlerdeki dalgalanma artar. (V) Kocaman ovayı kaplayan ekinler tüy gibi hafiftir artık. (VI) Yel, tüy gibi hafif ekinleri toprağa değecek kadar yatırır.Yukarıdaki numaralanmıç cümlelerden hangileri ögelerinin sıralanıçı yönünden benzerlik göstermektedir?
? IV., V., VI.
? II., III., VI.
? III., IV., V.
? I., II., IV.
? I., III., V.
Çayönü (I) “kazısında” ortaya çıkarılan (II) “buluntular”, insanlığın, (III) “avcılık” ve toplayıcılıktan yerleşik yaçama (IV) “geçiş” (V) “aşamasını” göstermektedir.Bu cümledeki tırnakla ayrılmış ve numaralandırılmış sözcüklerden hangisinin kökü, sözcük türü yönünden öbürlerinden farklıdır?
? I
? II
? V
? III
? IV
(I) Haklarında fazla bir şey bilinmeyen hariciyeciler dünyasında gezinmek isteyenler için keyifle okunabilecek bir kitap. (II) Yazar, yirmi beş yılı yurt dışında geçen, otuz yedi yıllık meslek yaşamında edindiği izlenimleri okurlara duyurmak istemiş. (III) Mesleğinin sorunlarını, iyi ve kötü yanlarını dile getirmeye çalışmış. (IV) Çok akıcı bir dili var. (V) Kişilerin belirleyici özelliklerini en ince ayrıntılarına değin, somut bir biçimde yansıtmış.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangileri, söz konusu yazarın üslubuyla ilgilidir?
? IV. ve V.
? I. ve II.
? II. ve III.
? II. ve IV.
? I. ve IV.
Bizim yaşamımızı yansıtmayan yapıtlar, üzerimizde yeterince etkili olmuyor. Bir yapıttaki yaşantıları paylaçabilmemiz, anlatılan olayların da bize tanıdık gelmesini gerektiriyor. Işte bu nedenle, öykülerde ve romanlarda —- isterim.Düşüncenin akıçına göre, bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
? evlerimizden ve eşyalarımızdan silinmez izler bulunmasını
? bize, yeni ve değişik insan tiplerinin tanıtılmasını
Tüketim kültürü, şiiri az çok dışlamıştır. Televizyon, sinema, gazete gibi kitle iletişim araçlarının doğurduğu bu kültür, şiirin okur yitirmesine yol açmıştır. Ancak bilelim ki şiir, yalnızca sahte okurlarını yitirmiş, gerçek okurlarını korumuştur. Işte bunun içindir ki benim, şiirin geleceği açısından hiçbir kaygım yok. Iyi şiir, gerçek okuruyla yaşamını sürdürecektir.Bu parçada, şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
? Her dönemde çok sevilen tür olduğuna
? Toplumsal değişmelerden etkilendiğine
? Okur sayısının azaldığına
? Nitelikli olanların varlığını koruyacağına
? Şiir beğenisi tam gelişmemş okurların elendiğine
Aşagıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
? Bir sorunla karçılaştığınızda bizlerden yardım isteyebilirsiniz.
? Bu, sizlere verebilecegimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir.
? Bizim için önemli olan, görevinizi en iyi biçimde yerine getirmenizdir.
? Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık karçılaşacaksınız.
? Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuçkumuz yoktur.
Hiç ummadığımız bir şiir, günü gelince bizim için söylenmiş izlenimini verir. Çünkü şiir eskimez, durur bir yerde, okurunu bekler. Bekler ve bir gün bulur onu. Dahası, en kötü, en sığ, en basit bir şiirden bile bir gün başka bir anlam, başka bir güzellik fışkırabilir. Bu nedenle, —-.Düşüncenin akışına göre bu parçanın son cümlesi aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanabilir?
? sanat değeri taşıyan şiirler eskimiş olanlardır
? pek çok şiir kitabı ancak şairlerinin ölümünden sonra değer kazanmıştır
? iyi şiir her okuyucuda aynı duyguları, aynı çağrışımları uyandırabilmelidir
? şiir değerlendirmelerinde olumsuz ve kesin yargılardan olabildiğince kaçınmak gerekir
? eleştirmenler, okuyacakları şiir kitabını seçmede okurlara yol göstermelidirler
Bir sözcüğü ötekinin yanına öylesine getireceksin ki yaratacağın güzellikle okuyucunun yüreğindeki teli titretecek, onu gerçekler dünyasından düşler dünyasına taşıyacaksın.Bu cümledeki altı çizili sözün cümleye kattıgı anlam açagıdakilerin hangisinde vardır?
? Bu öyküyü okurken uzun süredir gidemediği köyünü anımsamıçtı.
? Roman kişilerinin birbirine kavuşması onu çok etkilemiş, duygulandırmıştı.
? Bu sıkıntılı yolculuğun bir an önce bitmesini istiyordu.
? Bu tabloya her bakışında onda yeni ve degişik yönler bulurdu.
? Çocukluğunda yaşadıgı bu ilginç olayı sık sık anlatırdı.
Şiir yazmanın belki en zor yanı ilk dizeyi bulmak tır. O ilk dize ozanın gideceği yönü belirler. Hiçbir şiir, planlı olarak yazılmaz. Ozan, şiirin yolunu açtığı gibi şiir de ozana yol gösterir. Işte bunun için ben, bir konuşmamda, “Şiirimi, yazarken düşünürüm ya da düşünürken yazarım.” demiştim.Bu parçanın bütününde, şiirle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi üzerinde durulmaktadır?
? Ozanın değer yargılarından izler taşıdığı
? Ozanın duygu dünyasını yansıttığı
? Yazma süreci içinde oluştugu
? Iletisinin, yazmaya baçlamadan önce belirlendiği
? Düşünce ve duyguları birlikte ele aldığı
(I) Her çalışmasında olduğu gibi bunda da açık ve yalın anlatımı hemen göze çarpıyor. (II) Bu durum, şairin, edebiyat çevrelerinin yoğun ilişkilerinden uzak, yerel kaynaklara daha yakın olmasındandır. (III) Yine bu durum, onun şiirinin, toplumun degişik kesimlerinde aynı ölçüde anlaşılır olmasının da ana kaynağını oluçturmaktadır. (IV) Bilincimizin bir köçesinde var olan kır yaşantısının doğayla ilgili ögeleri, onun şiirlerinde evrensel bir temaya yönelişin çıkış noktasıdır. (V) Ardıçlar, söğütler, ahlatlar, balkon çiçekleri şairin lirik yanını sunar bize.Şairin geniş bir okur kitlesine seslenebilmesini sağlayan özelliği, yukarıdaki parçanın kaçıncı cümlesinde belirtilmiştir?
? I
? V
? III
? IV
? II
Edebiyatı, sanatı kendime dert edinmiş bir kişiyim. Gece gündüz edebiyat düşünürüm, şiir düşünürüm. Sevdiğim bir şiiri tanıdıklarıma okumadığım ya da bir edebiyat sorusu üzerine tartışmaya girişmediğim günler, yaşadım saymam kendimi.Böyle diyen bir yazar için aşagıdakilerden hangisi söylenebilir?
? Eleştiriye açık bir kişiliği vardır.
? Şiir dışındaki ürünlerden tat almaz.
? Herkesi kendisi gibi düçünmeye zorlar.
? Edebiyattan hoşlanmayanları sevmez.
? Yaşamıyla edebiyatı bütünleştirmiş biridir.
(I) Minibüsle, sabahleyin yola çıktık. (II) Yeşilin, açığından koyusuna değin bütün tonlarıyla bezenmiş ağaçların süslediği yamaçlardan, tepelerden geçtik. (III) Şırıl şırıl akan derecikleri aça aça sonunda yeryüzü cennetine vardık. (IV) Çevresini irili ufaklı ağaçların kuşattığı mavi, duru, büyük göle bakan bir yamaçta durduk. (V) Kameramızı çıkarıp bu manzarayı görüntüledik.Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde betimlemeye yer verilmemiştir?
? III. ve IV.
? II. ve III.
? I. ve II.
? II. ve IV.
? I. ve V.
Aşagıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
? Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için onu bir teknisyene göstermelisiniz.
? AMakinenizi, arkadaki açma-kapama düğmesine basarak kapatmanız gerekmektedir.
? Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyar- mak için bazı özel içaretler kullanılmıçtır.
? Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza başvurabilirsiniz.
? Bu bölümde, bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl kullanacağınız açıklanmaktadır.
Bu sanatçımızın acaba hangi yapıtı kalıcı olacak, hangi yapıtı zaman içinde unutulup gidecek (I)? Bunu, bugünden kestirebilmek zor (II); ayrıca böyle bir yorum yapmak da bence gereksiz. Bırakalım, yarının insanı kendisi seçsin seveceği (III), devamlı okuyacağı ya da unutacagı yapıtları (IV)… Böyle bir seçim, yapıtları gerçek anlamda kalıcı kılar(V). Yukarıdaki parçada numaralanmış noktalama işaretlerinden hangisi yanlış kullanılmıştır?
? IV
? II
? V
? III
? I
(I) Onun öykülerinde sağlam bir tekniğin varlığı yadsınamaz. (II) Bununla birlikte, kimi öyküleri öykü olmaktan çok, bir köşe yazısını andırır. (III) Bu tür öykülerde toplumsal eleştiriye yönelir ve insanı dışlar. (IV) Ancak, bütün öykülerinde, sözcük seçimi yönünden kılı kırk yaran bir titizlik gösterir.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangileri, sözü edilen yazarla ilgili olumlu yargıları içermektedir?
? II. ve III.
? I. ve IV.
? II. ve IV.
? I. ve III.
? I. ve II.
Aşagıdaki dizelerde tırnakla ayrılmış sözcüklerin hangisinde, birden çok yapım eki kullanılmıştır?