The Comparative Form Karşılaştırma durumu
The comparative form, which is made by adding -er or a preceding more to the adjective,
shows either a greater degree or makes a comparison between two persons or things.
Sıfatlara –er son eki eklemek ya da önlerine more kelimesi getirmek yoluyla oluşturulan
karşılaştırma durumu, ya sıfatın anlamını pekiştirir, ya da iki kişi ya da nesne arasında
karşılaştırma yapılmasını sağlar.
Examples: Örnekler:
They chose a darker brown paint than their neighbors. Komşularınınkinden daha koyu
kahverengi bir boya seçtiler.
This apple is bigger. Bu elma daha büyük.
This apple is smaller. Bu elma daha küçük.
This man is taller. Bu adam daha uzun.
This man is shorter. Bu adam daha kısa.
Swimming is less dangerous. Yüzme daha az tehlikelidir.
Bungee-jumping is more dangerous. Bungee-jumping daha tehlikelidir.
More: Daha anlamında iken,
Less: Az anlamındadır.
Letters are more personal than e-mail: Mektuplar, e-postalardan daha kişiseldir.
Video conferences are less expensine than trips: Video görüşmeleri seyahatlerden az
pahalıdır(yani daha ucuzmuş 🙂 ).
Bunun istisnai durumları vardır. Düzensiz fiiller farklı şekille bürünürler.
GOOD> BETTER
BAD>WORSE
FUN> MORE FUN (funner ya da funnier değil)
MORE, LESS, FEWER
More: Daha fazla
Less: Az
Fewer: Daha az
SAYILABİLEN NESNELER İLE BİRLİKTE…
I get MORE calls than you(do)
You get FEWER calls than I do.
(1. Senden daha fazla arama yapıyorum. 2. Benden daha az arama yapıyorsun.)
SAYILAMAYAN NESNELER İLE BİRLİKTE…
I spend MORE time on the phone.
You spend LESS time on the phone.
(Ben telefonda daha fazla zaman harcıyorum./ Sen telefonda az zaman harcıyorsun.)
FİİLLER İLE BİRLİKTE…
She talks MORE than he does.
He talks LESS than she does.
(O, ondan daha çok konuşuyor./ O, ondan az konuşuyor.)