📖 Almanca Plusquamperfekt Vorvergangenheit
Almancada Plusquamperfekt, geçmişte gerçekleşen iki olaydan daha önce tamamlanmış olan eylemleri (geçmişin geçmişini) anlatmak için kullanılır12. Yazı ve konuşma dilinde, geçmişteki olayların gerçekleşme sırasını netleştirmek amacıyla sıklıkla tercih edilir1.
Plusquamperfekt ile Perfekt arasındaki temel fark; Perfekt cümlelerde haben veya sein yardımcı fiillerinin şimdiki zaman (Präsens) çekimi kullanılırken, Plusquamperfekt cümlelerde bu yardımcı fiillerin Präteritum (Imperfekt) çekimleri olan hatten ve waren yardımcı fiillerinin kullanılmasıdır12. Yardımcı fiil seçimi kuralları (haben/sein ayrımı) ve tarz fiilleri (Modalverben) kullanımı ile ilgili kuralların tamamı bu zamanda da aynen geçerlidir12.
⏳ Plusquamperfekt Zaman Zarfları (Zeitadverbien)
Uzak geçmiş zaman cümlelerinde geçmişe dair zaman ilişkisini kurmak için şu zaman zarfları sıkça kullanılır2:
gestern (dün), vorgestern (evvelsi gün), bereits (şimdiden/zaten), eben (az önce), soeben (şimdi/demin), vorhin (demin), früher (eskiden), neulich (geçenlerde), kürzlich (yakınlarda), inzwischen (bu sırada/o esnada), unterdessen (bu esnada), einst (bir zamanlar), einmal (bir defa), ehemals (eskiden), jemals (hiç/herhangi bir zamanda), seither (o zamandan beri), vorher (önceden), damals (o zamanlar), anfangs
⚙️ Yardımcı Fiil Çekim Şablonu
Plusquamperfekt cümle yapısı; hatten veya waren yardımcı fiilinin özneye göre çekimi ve esas fiilin üçüncü hali olan Partizip II formunun birleşmesiyle kurulur.
4. Plusquamperfekt (Miş’li / Geçmişin Geçmişi Zaman)
Temel Formül: Özne + hatten veya waren (çekimli) + Diğer Ögeler + Partizip II
Örnek: Er hatte Deutsch gelernt. [er hat-tı doyç gı-lernt] – O Almanca öğrenmişti.
Modal Fiilli Formül (Çift Mastar): Özne + hatten (çekimli) + Diğer Ögeler + Esas Fiil (Mastar) + Tarz Fiili (Mastar)
Örnek: Er hatte Deutsch lernen können. [er hat-tı doyç ler-nyn kön-nyn] – O Almanca öğrenebilmişti.
| Şahıs Zamiri | hatten(Haben Präteritum) | 🗣️ Okunuşu | waren(Sein Präteritum) | 🗣️ Okunuşu |
|---|---|---|---|---|
| ich | hatte | [hat-tı] | war | [vaar] |
| du | hattest | [hat-test] | warst | [vaarst] |
| er / sie / es | hatte | [hat-tı] | war | [vaar] |
| wir | hatten | [hat-tyn] | waren | [vaa-ryn] |
| ihr | hattet | [hat-tet] | wart | [vaart] |
| sie / Sie | hatten | [hat-tyn] | waren | [vaa-ryn] |
1. DÜZENLİ (ZAYIF) FİİLLERDE PLUSQUAMPERFEKT
Düzenli fiillerin Partizip II (3. hali) oluşturulurken; fiil kökünün başına “ge-“ ön eki, sonuna ise “-t” takısı getirilir3. Kelime dizilimi bakımından Perfekt ve Plusquamperfekt cümleler birbirine tamamen benzer3.
$$\mathbf{\text{Formül: hatten / waren}} + \mathbf{\text{ge}} + \mathbf{\text{Fiil Kökü}} + \mathbf{\text{-t}} \quad \text{}$$
💬 Cümle Örnekleri:
Der Landwirt hatte die Himbeeren gepflückt.(pflücken: toplamak) [Çiftçi ahududularını toplamıştı.]3
➔ Okunuşu: [deer lant-virt hat-tı dii hım-bee-rın gı-pflükt]
Du hattest Musik gehört.(hören: dinlemek) [Müzik dinlemiştin.]3
➔ Okunuşu: [du hat-test mu-ziik gı-höört]
Sie hatten viel gelacht.(lachen: gülmek) [Çok gülmüşlerdi.]4
➔ Okunuşu: [zii hat-tyn viil gı-laht]
Die Kinder hatten ihren Eltern gute Nacht gewünscht.(wünschen: dilemek) [Çocuklar anne babalarına iyi geceler dilemişlerdi.]4
➔ Okunuşu: [dii kın-dər hat-tyn ii-ryn el-tərn guu-tı naht gı-vünşt]
Bei dem Unfall war der Fahrer aus dem Bus geschleudert.(schleudern: fırlamak/savrulmak) [Kazada sürücü otobüsten fırlamıştı.]4
➔ Okunuşu: [bay deem un-fal vaar deer faa-rır aus deem bus gı-şloy-dərt]
🅰️ Araya Yardımcı Ünlü “-e-” Harfinin Girmesi Kuralı
Fiil kökünün son harfi “-d, -t” ünsüzleriyle ya da sessiz harf takibindeki “-m, -n” ünsüzleriyle biten fiillerin çekiminde; telaffuzu kolaylaştırmak adına Partizip II sonundaki “-t” ekinden önce yardımcı bir “-e-“ harfi getirilir4.
Es hatte vor drei Tagen geregnet.(regnen: yağmur yağmak) [Üç gün önce yağmur yağmıştı.]45
➔ Okunuşu: [es hat-tı foor dray taa-gyn gı-reeg-net]
Du hattest das Fenster geöffnet.(öffnen: açmak) [Pencereyi açmıştın.]5
➔ Okunuşu: [du hat-test das fens-tər gı-öff-net]
Wir hatten lange gewartet.(warten: beklemek) [Uzun süre beklemiştik.]5
➔ Okunuşu: [viir hat-tyn lang-ı gı-var-tet]
Ich hatte viel gearbeitet.(arbeiten: çalışmak) [Çok çalışmıştım.]5
➔ Okunuşu: [ih hat-tı viil gı-ar-bay-tet]
Wir hatten alles vorbereitet.(vorbereiten: hazırlamak) [Her şeyi hazırlamıştık.]5
➔ Okunuşu: [viir hat-tyn al-lıs foor-bı-ray-tet]
Der Pressesprecher hatte die Medienversammlung mit tragischen Worten beendet.(beenden: sonlandırmak) [Basın sözcüsü, basın toplantısını trajik sözlerle sonlandırmıştı.]5
➔ Okunuşu: [deer pres-sə-şpre-hır hat-tı dii mee-dyın-fər-zam-lung mit traa-gi-şın vor-tyn bı-en-det]
2. DÜZENSİZ (KUVVETLİ) FİİLLERDE PLUSQUAMPERFEKT
Düzensiz fiillerin Partizip II halinde genellikle fiil kökündeki ünlü harf değişime uğrar6. Düzenli fiillerin aksine fiilin sonu “-t” ile değil, “-en” ile biter67.
Sie hatte ihr Lieblingslied ganz leise gesungen.(singen: şarkı söylemek) [En sevdiği şarkıyı çok kısık sesle söylemişti.]6
➔ Okunuşu: [zii hat-tı iir liip-lings-liit gants lay-zı gı-zung-ın]
Ich hatte auf der Party nur ein Glas Wein getrunken.(trinken: içmek) [Partide sadece bir kadeh şarap içmiştim.]6
➔ Okunuşu: [ih hat-tı auf deer par-ti nuur ayn glaas vayn gı-trung-kın]
Louisa hatte mit Simon am Gartentisch gesessen.(sitzen: oturmak) [Louisa, Simon ile bahçe masasında oturmuştu.]6
➔ Okunuşu: [lu-ii-za hat-tı mit zi-mon am gar-tın-tiş gı-zes-sın]
Wir waren sehr erfolgreich gewesen.(sein: olmak) [Çok başarılı olmuştuk.]6
➔ Okunuşu: [viir vaa-ryn zeer er-folky-rayh gı-vee-zın]
3. KARIŞIK FİİLLERDE PLUSQUAMPERFEKT (Mischverben)
Karışık fiiller, Partizip II halini oluştururken hem düzenli fiillerdeki gibi “-t” takısı alırlar hem de düzensiz fiillerdeki gibi köklerindeki ünlü harf değişime uğrar8.
Sarah hatte ihren Bruder Pipa genannt.(nennen: adlandırmak) [Sarah, erkek kardeşine Pipa adını takmıştı / Pipa diye hitap etmişti.]8
➔ Okunuşu: [zaa-ra hat-tı ii-ryn bruu-dər pi-pa gı-nant]
Wir hatten unseren Kameraden nicht gekannt.(kennen: tanımak) [Sınıf arkadaşımızı tanımamıştık.]8
➔ Okunuşu: [viir hat-tyn un-zı-ryn ka-mı-raa-dın niht gı-kant]
Der Ehemann hatte ihr das Frühstück ans Bett gebracht.(bringen: getirmek) [Kocası, kahvaltıyı onun yatağına getirmişti.]8
➔ Okunuşu: [deer ee-man hat-tı iir das fruü-ştük ans bet gı-braht]
4. ESAS FİİL OLARAK “sein”, “haben” VE “werden” PLUSQUAMPERFEKT KULLANIMI
Yardımcı fiiller olan sein(olmak), haben(sahip olmak) ve werden(olmak/dönüşmek) fiilleri, Plusquamperfekt zamanda asıl eylem (esas fiil) olarak da kullanılabilirler8. Bu durumda Partizip II formları sırasıyla gewesen, gehabt ve geworden olur89.
| Şahıs | sein(war gewesen) | 🗣️ Okunuşu | haben(hatte gehabt) | 🗣️ Okunuşu | werden(war geworden) | 🗣️ Okunuşu |
|---|---|---|---|---|---|---|
| ich | war gewesen | [vaar gı-vee-zın] | hatte gehabt | [hat-tı gı-haapt] | war geworden | [vaar gı-vor-dın] |
| du | warst gewesen | [vaarst gı-vee-zın] | hattest gehabt | [hat-test gı-haapt] | warst geworden | [vaarst gı-vor-dın] |
| er/sie/es | war gewesen | [vaar gı-vee-zın] | hatte gehabt | [hat-tı gı-haapt] | war geworden | [vaar gı-vor-dın] |
| wir | waren gewesen | [vaa-ryn gı-vee-zın] | hatten gehabt | [hat-tyn gı-haapt] | waren geworden | [vaa-ryn gı-vor-dın] |
| ihr | wart gewesen | [vaart gı-vee-zın] | hattet gehabt | [hat-tet gı-haapt] | wart geworden | [vaart gı-vor-dın] |
| sie/Sie | waren gewesen | [vaa-ryn gı-vee-zın] | hatten gehabt | [hat-tyn gı-haapt] | waren geworden | [vaa-ryn gı-vor-dın] |
💬 Cümle Örnekleri:
Sie war eine gehorsame Tochter gewesen. [Uslu/söz dinleyen bir kız evlat olmuştu.]10
➔ Okunuşu: [zii vaar ay-nı gı-hoor-zaa-mı toh-tər gı-vee-zın]
Die Fans waren überrascht gewesen. [Hayranlar/taraftarlar şaşırmıştı.]10
➔ Okunuşu: [dii fens vaa-ryn üü-bər-raşt gı-vee-zın]
Ihr wart zu Hause gewesen. [Siz evde bulunmuştunuz / evdeydiniz.]10
➔ Okunuşu: [iir vaart tsuu hau-zı gı-vee-zın]
Sie hatte keine Ahnung gehabt. [Hiçbir fikri yoktu / olmamıştı.]10
➔ Okunuşu: [zii hat-tı kay-nı aa-nung gı-haapt]
Er hatte keine Gefühle für sie gehabt. [Ona karşı hiçbir duygusu olmamıştı / yoktu.]10
➔ Okunuşu: [er hat-tı kay-nı gı-füü-lı füür zii gı-haapt]
Ich hatte Heimweh gehabt. [Vatan hasreti çekmiştim.]10
➔ Okunuşu: [ih hat-tı haym-vee gı-haapt]
Anna war von Tag zu Tag vertrauter geworden. [Anna günden güne daha sıcakkanlı/cana yakın olmuştu.]10
➔ Okunuşu: [an-na vaar fon taag tsuu taag fər-trau-tər gı-vor-dın]
Julia war seine Mitarbeiterin geworden. [Julia onun çalışma arkadaşı/iş arkadaşı olmuştu.]10
➔ Okunuşu: [yuu-lya vaar zay-nı mit-ar-bay-tı-rin gı-vor-dın]
Maria war glücklich geworden. [Maria mutlu olmuştu.]10
➔ Okunuşu: [ma-rii-a vaar glük-lih gı-vor-dın]
5. AYRILABİLEN FİİLLERDE PLUSQUAMPERFEKT (Trennbare Verben)
Ayrılabilen fiillerin Plusquamperfekt çekimlerinde, ön ek (Verbzusatz) ile asıl fiil kökü (Verb) birleşir ve kullanılan “ge-“ takısı bu iki öge arasına girer10.
Sie hatte das Haus saubergehalten.(sauberhalten: temiz tutmak) [Evi temiz tutmuştu.]10
➔ Okunuşu: [zii hat-tı das haus zau-bər-gı-hal-tın]
Er hatte sich eilig die Schuluniform angezogen.(anziehen: giymek) [Aceleyle okul üniformasını giymişti.]7
➔ Okunuşu: [er hat-tı zıh ay-lih dii şuul-u-ni-form an-gı-tsoo-gyn]
Sie hatte sich zu ihm hinuntergebeugt.(hinunterbeugen: eğilmek) [Ona doğru aşağıya eğilmişti.]7
➔ Okunuşu: [zii hat-tı zıh tsuu iim hi-nun-tər-gı-boykt]
6. AYRILEYAMAYAN FİİLLERDE PLUSQUAMPERFEKT (Nicht trennbare Verben)
be-, emp-, er-, ent-, ge-, miss-, ver-, zer- ön ekleriyle başlayan fiiller ile sonu “-ieren” takısıyla biten fiiller, Partizip II formunu oluştururken kesinlikle başa “ge-” ön eki almazlar711. Sadece fiilin kökünde ses değişikliği olabilir; sonlarına ise fiilin zayıf veya kuvvetli oluşuna göre “-t” ya da “-en” takısı getirilir7.
Edie hatte ihrem besten Freund erzählt.(erzählen: anlatmak) [Edie, en iyi arkadaşına anlatmıştı.]7
➔ Okunuşu: [e-di hat-tı ii-rym bes-tın frooynt er-tseelt]
Sie hatten lange Wanderungen unternommen.(unternehmen: yapmak) [Uzun doğa yürüyüşleri yapmışlardı.]7
➔ Okunuşu: [zii hat-tyn lang-ı van-dı-rung-ın un-tər-nom-mın]
Ich hatte den Haushalt ein wenig vernachlässigt.(vernachlässigen: ihmal etmek) [Ev işlerini biraz ihmal etmiştim.]11
➔ Okunuşu: [ih hat-tı deen haus-halt ayn vee-nih fər-nah-lees-sıht]
Die Schmuggler hatten die Grenze überschritten.(überschreiten: sınırı aşmak) [Kaçakçılar sınırı geçmişlerdi.]11
➔ Okunuşu: [dii şmug-lər hat-tyn dii gren-tsı üü-bər-şrıt-tın]
Der Reiseleiter hatte die Touristen über die historischen Orte informiert.(informieren: bilgilendirmek) [Turist rehberi, turistleri tarihi yerler hakkında bilgilendirmişti.]11
➔ Okunuşu: [deer ray-zı-lay-tər hat-tı dii tu-rıs-tın üü-bır dii hıs-too-ri-şın or-tı ın-for-miirt]
7. TARZ FİİLLERİ (Modalverben) İLE PLUSQUAMPERFEKT
Tarz fiilleri (Modalverben), Plusquamperfekt zamanda başka bir esas fiille (Vollverb) birlikte kullanıldığında, her iki fiil de mastar (yalın) halde cümlenin en sonunda yan yana sıralanır (çift mastar / Doppelinfinitiv kuralı)12. Bu yapıda yardımcı fiil olarak her zaman hatten kullanılır12.
$$\mathbf{\text{Formül: hatten}} + \mathbf{\text{Diğer Ögeler}} + \dots + \mathbf{\text{Esas Fiil (Mastar)}} + \mathbf{\text{Tarz Fiili (Mastar)}} \quad \text{}$$
Er hatte nicht schlafen können.(können) [Uyuyamamıştı.]12
➔ Okunuşu: [er hat-tı niht şlaa-fın kön-nyn]
Er hatte lange warten müssen.(müssen) [Uzun süre beklemek zorunda kalmıştı.]12
➔ Okunuşu: [er hat-tı lang-ı var-tyn müs-ın]
Ich hatte das Kinderzimmer aufräumen sollen.(sollen) [Çocuk odasını toplamalıydım / toplamam tavsiye edilmişti.]12
➔ Okunuşu: [ih hat-tı das kın-dər-tsım-mır auf-roy-mın zol-lın]
Ich hatte dich anrufen wollen.(wollen) [Seni aramak istemiştim.]13
➔ Okunuşu: [ih hat-tı dih an-ruu-fın vol-lın]
Wir hatten hier bleiben dürfen.(dürfen) [Burada kalmamıza izin verilmişti.]13
➔ Okunuşu: [viir hat-tyn hiir blay-bın dür-fın]
Ich hatte das nicht machen mögen.(mögen) [Bunu yapmak istememiştim.]13
➔ Okunuşu: [ih hat-tı das niht mah-ın möö-gyn]
8. PLUSQUAMPERFEKT OLUMSUZ CÜMLELER (Negation)
Almancada Plusquamperfekt fiil cümlelerini olumsuzlaştırırken nicht, nie(asla), niemals(hiçbir zaman) veya niemand(kimse) gibi sözcükler kullanılır; isim cümlelerini ve belirli/belirsiz nesneleri olumsuzlaştırırken ise kein / keine / keinen olumsuzluk belirteçleri ismin durumuna (Akkusativ/Dativ) ve artikeline göre uygun ekler alarak kullanılır13.
Sie hatte die Milch nicht ins Spülbecken gegossen.(gießen: dökmek) [Sütü lavaboya dökmemişti.]14
➔ Okunuşu: [zii hat-tı dii mılh niht ıns şpüül-bek-ın gı-gos-sın]
Sie hatte keinen Schluck genommen.(nehmen: almak) [Tek bir yudum bile almamıştı.]14
➔ Okunuşu: [zii hat-tı kay-nyn şluk gı-nom-mın]
Erdem war nicht über den Zaun gesprungen.(springen: atlamak) [Erdem çitin üzerinden atlamamıştı.]14
➔ Okunuşu: [er-dem vaar niht üü-bər deen tsaun gı-şprung-ın]
Er hatte kein schlechtes Gewissen gehabt.(haben: sahip olmak) [Kötü bir vicdan azabı duymamıştı / suçluluk hissetmemişti.]14
➔ Okunuşu: [er hat-tı kayn şleh-tıs gı-vıs-sın gı-haapt]
Er hatte die Jacke in der Wärme nicht ausgezogen.(ausziehen: çıkarmak) [Sıcakta ceketini çıkarmamıştı.]14
➔ Okunuşu: [er hat-tı dii yak-kı in deer ver-mı niht aus-gı-tsoo-gyn]
Es hatte wirklich keine Rolle gespielt.(spielen: oynamak) [Bu gerçekten hiçbir rol oynamamıştı / önemli olmamıştı.]14
➔ Okunuşu: [es hat-tı vırk-lıh kay-nı rol-lı gı-şpiilt]
9. PLUSQUAMPERFEKT SORU CÜMLELERİ (Fragen)
Soru cümleleri iki şekilde kurulur14:
Evet / Hayır Soruları (Ja/Nein-Fragen): Çekimli yardımcı fiil (hatten/waren) cümlenin en başına getirilerek kurulur1415.
Soru Kelimeli Sorular (W-Fragen): Soru zamirleri (was, wo, wohin, wann, wie, warum vb.) en başa getirilir, ardından çekimli yardımcı fiil ve özne yer değiştirerek sıralanır1415.
Hatten Sie sich nicht begrüßt? [Selamlaşmamış mıydınız?]15
➔ Okunuşu: [hat-tyn zii zıh niht bı-grüüst]
Warum hatten sie sich nicht begrüßt? [Neden selamlaşmamışlardı?]15
➔ Okunuşu: [va-rum hat-tyn zii zıh niht bı-grüüst]
Hatte die Aufführung begonnen?(beginnen: başlamak) [Gösteri/temsil başlamış mıydı?]15
➔ Okunuşu: [hat-tı dii auf-füü-rung bı-gon-nyn]
