milli egitimim bakanligi

Ogrenme Stilleri Stratejileri Modelleri

1. İş Birlikli Öğrenme:

· John Dewey ve Vygotsky önemli savunucularıdır.

· İşbirlikli öğrenme, ortak öğrenme hedeflerini gerçekleştirmek için, öğrencilerin küçük gruplar halinde çalışmasına dayalı etkileşimin üst düzeyde olduğu bir öğrenme – öğretme yaklaşımıdır.

· Grupların heterojen yapıda oluşturulması önemlidir. Grup üyeleri ilgi, ihtiyaç, kişilik özellikleri, akademik başarıları, sahip oldukları bilgi, beceri düzeyleri açısından birbirinden farklıdır.

· Ortak bir amacı gerçekleştirmek için öğrencilerin bir araya gelmesiyle gruplar oluşur.

· Öğrenciler öğrenme sürecinde birlikte çalışırlar, yüz yüze etkileşime geçerler ve birbirinden öğrenme gerçekleştirirler.

· Bireysel sorumluluk anlayışının hayata geçirilmesi önemlidir. Her birey bağımsız olarak işin bir kısmını yapar, ama bunun yanında işbirliği için öğrenciler birbirlerine yardımcı olur ve sonuçta ortaya grup olarak ortak bir ürün koyulur.

· Başarı tek tek bireylerin katkılarıyla elde edilmiş grup başarısıdır.

· İşbirlikli öğrenme gruplarında edinilen deneyimler öğrencileri, gelecekteki iş ve aile yaşamlarına hazırlamaktadır. Bireyin demokratik yaşama alışkanlığını kazanmasına yardımcı olur.

· İşbirlikli öğrenme için kullanılabilecek en iyi oturma biçimi küme düzenidir. Ancak klasik küme çalışması işbirlikli öğrenme değildir.

· İşbirlikli öğrenmede asıl olan grubun değerlendirilmesidir. Ancak bireysel olarak gruba katkı ve bireysel öğrenmeler de değerlendirilebilir. Ayrıca genel olarak süreç + ürün değerlendirmesi yapılır.

· Tek bir kişinin liderliği söz konusu değildir. Diğer her şey gibi liderlik de paylaşılmıştır.

· Bilişsel öğrenmelerin yanında sosyalleşme, dayanışma, görev paylaşımı, olumlu bağlılık, takım ruhu, ait olma, grup bilinci, sorumluluk alma gibi duyuşsal alan öğrenmelerinin gerçekleştirilmesinde etkilidir.

· Sınırlılıkları:

o İşbirlikli öğrenmenin yanlış algılanıp, geleneksel grup çalışmasıyla karıştırılması,

o Sınıfta, bireysel çalıştıklarında daha iyi öğrendiğini hisseden ve yarışmacı özelliğe sahip öğrencilerin bulunması,

o Gruptaki başarılı öğrencilerin öğretmen olarak kullanımının verimi düşürmesi,

o Kullanılan tekniklerin aşırı rekabetçiliği tetiklemesidir.

· İşbirliğine dayalı öğrenme teknikleri;

o Öğrenci Timleri ve Başarı Grupları: Öğretmen her gruba 4-5 öğrenci atayarak heterojen gruplar oluşturur. Her öğrencinin belirlenen hedeflerin tamamını gerçekleştirecek düzeye gelmeleri gerektiği bildirilir. Takım çalışmaları gerçekleştirildikten sonra öğrencilerin konuyu ne kadar öğrendiklerini belirlemek için ölçme araçları uygulanır. Her öğrenci bireysel olarak puanlanır, ancak bütün üyelerin puanları toplanır ve takım puanı elde edilir.

o Takım Oyunu Turnuva (Takım – Oyun – Turnuva) Tekniği: Öğrenciler heterojen gruplara ayrılırlar. Konuyu grup içinde etkileşimli bir şeklide öğrenen öğrenciler diğer gruplardaki öğrencilerle yarışırlar. Her yarışmayı kazanan öğrenci grubuna puan kazandırır. Turnuvayı kazanan grup turnuva devam ediyorsa bir üst turda yarışmaya devam eder. Bu tekniğin en büyük sınırlılığı kazanan takım üyelerinin daha iyi öğrenme gerçekleştirmesi ve kaybeden takım üyelerinin mutluluk düzeylerinin düşmesidir.

o Ayrılıp birleşme tekniği(Jigsaw): 5-6 kişilik gruplar oluşturulur ve ünite 5-6 bölüme ayrılır. Grup üyeleri ünitenin bölümlerini seçerek kendi öğrenme sürecini tamamlar. Sonra kendisiyle aynı bölümü çalışan öğrencilerle uzman grubunu oluşturup derinlemesine çalışırlar. Daha sonra eski grubuna dönerek konuyu arkadaşlarına öğretir. Öğrenciler tüm konuları birbirlerine öğrettikten sonra tüm konuları kapsayan bir izleme testiyle bireysel olarak değerlendirilirler.

o Tartışma grubu(karşılıklı sorgulama tekniği, discussion group): öğrenciler belirlenen konu çerçevesinde gruplara ayrılarak birbirlerine sorular sorarlar ve cevaplar verirler. Öğrenciler kendi sorularını oluştururlar, öğretmenlerde öğrencilere nasıl sorular sormaları gerektiği konusunda bilgi verirler. Sorular sorulup cevaplar verildikten sonra grup raporları hazırlanarak sınıfla paylaşılır.

o Takım Destekli Bireyselleştirme: Grup üyeleri farklı konular üzerine çalışırlar. Yapılan ara sınavlarla birbirlerinin cevap kağıtlarını kontrol ederler ve eksikliklerini tamamlarlar ve final sınavına hazırlanırlar. Final sınavından alınan bireysel puanlar takım puanını oluşturur.

o Birlikte Öğrenme: heterojen gruplarda grup üyelerinin ilgi duydukları konular üzerine çalışmaları sağlanarak güçlü yönlerinin üst düzeye çıkarılması hedeflenir. Grup üyeleri süreçte elde ettiği materyalleri ve bilgileri grup üyeleri ile paylaşarak birlikte öğrenme gerçekleştirilir. Daha sonra tüm grup değerlendirilir ve tüm grup aynı puanı alır.

o Akademik Çelişki:

§ Grupların oluşturulması: dört kişilik heterojen gruplar ikişerli alt gruplara ayrılır.

§ Çelişkinin sunumu: cevabı net olmayan ve tartışmaya açık bir konu oluşturulur.

§ Önerilerin hazırlanması: öğrenciler ikili gruplarda çalışırlar ve bilgilerini örgütleyerek sonuçlar çıkarırlar.

§ Görüşlerin sunulması: öğrencilerin bilme merakı artırılarak öğrenciler daha fazla kaynağa yönlendirilir. Öğrenciler savunma planlarını hazırlarlar.

§ Savunma: taraflar görüşlerini sunarlar.

§ Karşıt görüşlerin savunulması: bu aşamada taraflar karşıt görüşleri tanımlayıp açıklarlar.

§ Bir karara varma: öğrenciler kanıtlarını sentezleyerek bir karara varırlar. Daha sonra bir grup raporu hazırlanır.

2. Etkin(aktif) Öğrenme:

• Duyarsam unuturum,

• Görürsem hatırlarım,

• Yaparsam öğrenirim…

· Bireyin öğrenme sürecinin merkezinde olduğu ve sürece aktif olarak katıldığı, öğrenmelerinden kendisinin sorumlu olduğu, sürecin içinde karar alma ve kararlarını uygulama fırsatının verildiği öğrenme yaklaşımıdır.

· Öğrenme sürecinde bütün öğrencilerin aktif olması önemlidir.

· Katılımın gerçekleşmesi için bireylere okuma, yazma, konuşma, tartışma, geçmiş yaşantılarla bağ kurma, edindiği bilgileri günlük hayatta kullanma ve problem çözme işlemlerini kendi kendilerine gerçekleştirme olanakları sağlanmalıdır. Öğrenciler analiz, sentez ve değerlendirme gibi üst düzey becerilerle sürece dahil edilmelidir.

· Farklı kaynaklardan bilgiye doğrudan ulaşma, bilgiyi örgütleme, merak ve güdülenme önemlidir.

· Sınıf ortamında özdenetim, duyarlılık, rahat bir hava, güven, enerji, gruba ait olma ve kararlılık gibi özellikler bulunmalıdır.

3. Basamaklı Öğretim:

· Nunley tarafından geliştirilen yeni bir öğretme-öğrenme yaklaşımıdır. Bilgi toplumunun eğitimde yeniden yapılanması sürecine bağlı olarak geliştirilmiştir.

· Basitten karmaşığa doğru giden, aşamalılık gösteren ve öğrencilere seçme hakkını tanıyan öğrenme yaklaşımıdır.

· Bu anlayışa göre öğrencilerin farklı öğrenme yolları ve farklı ilgi alanları vardır.

· Bloom’un taksonomisine göre basamaklandırılmıştır ve basamaklar temel bilgi ve becerilerin kavranılmasından üst düzey becerilere doğru ilerler.

· C Basamağı è Temel bilgi ve anlamlar üzerine inşa edilmiştir. Bloom’un bilgi ve kavrama basamağına karşılık gelmektedir.

· B Basamağı è C basamağında öğrenilen bilgilerin uygulanması ve düzenlenmesi yapılmaktadır. Öğrenciler problem çözme becerilerini bu basamakta gerçekleştirirler. Bloom’un uygulama basamağına karşılık gelmektedir.

· A Basamağı è Üst düzey düşünme, analiz etme ve fikir üretme bu basamakta gerçekleşmektedir. Bloom’un analiz, sentez ve değerlendirme basamaklarına karşılık gelmektedir.

· Her basamaktaki etkinlikler farklı farklı puanlandırılır.

· Birey her basamakta kendisine uygun bir etkinlik(öğrenme görevi) seçer.

· Örnek: satranç öğretimi

o C basamağında birey satrancın kurallarını öğrenirler. Daha sonra bunlarla ilgili örnek vermeleri ve yorum yapmaları istenir. Bu basamağı gerçekleştiren bireyler B basamağına geçerler.

o B basamağında bireyler öğrendiği kurallarla satranç turnuvasına katılırlar ve uygulama yapma şansı bulurlar. Bu basamaktan sonra bireyler A basamağına geçerler.

o A basamağında ise bireyler geçmiş oyunların analizini yaparlar ve değerlendirirler. Daha sonrasında kendilerine özgü taktikler de geliştirebilirler.

4. Yaşam Boyu Öğrenme:

· Yaşam boyu öğrenme bir öğrenme alışkanlığı, bir davranış biçimidir.

· Temel amacı, bilinçli olarak yaşam boyu öğrenmeye devam etmektir.

· Öğrenme sadece okulda değil, yaşamın sürdüğü her zaman ve her yerde gerçekleşir.

· Okullar ve diğer eğitim kurumları yaşam boyu öğrenmeye olanak verecek şekilde düzenlenmelidir. Yani öğrenmeyi öğrenen bireyler yetiştirmelidir.

· Eğitim sistemi, belli konularda bilgi ve beceri kazandırmak yerine karar verme ve problem çözme gibi öz denetim geliştirmeye yardımcı becerilerin öğretimine odaklanmalıdır.

· Yaşam boyu öğrenmenin devam etmesi için şu becerilerin gelişmesi gerekmektedir;

o Kendi öğrenmesini nasıl yöneteceğini bilme ve kendisini nasıl güdüleyeceğini bilme,

o Değişen dünyaya nasıl uyum sağlayacağını bilme,

o Etkili öğrenme ve bireylerle iletişim kurmak için geniş bir strateji repertuarına sahip olma,

o Öğrendiklerini uygulama ve belleğini geliştirme,

o Geriye dönerek düzeltme ve geliştirme.

· Yaşam boyu öğrenmenin öğeleri;

o Süreklilik: eğitimin yaşamın ilk yıllarından sonuna kadar devam etmesidir.

o Yaratıcılık: Bireylerin değişikliklere uyum sağlayabilmeleri için potansiyellerini fark etmeleri ve yaratıcılıklarını geliştirmeleri gerekmektedir.

o Kendi kendine öğrenme: Yaşam boyu öğrenmenin en önemli öğelerinden birisi kendi kendine öğrenme becerisini geliştirmiş bireylerdir. Okullar yaşam boyu öğrenme için gerekli olan becerileri, değerleri ve tutumları kazandırma sorumluluğunu üstlenmelidir.

5. İş Başında Eğitim:

· İşbaşında eğitim genel kullanımda kurumların kendi içinde çalışan maaşlı personeline verdikleri bir eğitim türüdür.

· Benzetişim tekniğinde olduğu gibi yapay bir öğrenme ortamı yaratmak yerine gerçek çalışma ortamında eğitim yapılır. Öğrencinin gerçek durumlarda karşılaşacağı problemlere çözümler bulmak amaçlanır.

· Öğrencinin işbaşında, deneyim kazanarak öğrendiği beceriyi bizzat uygulayarak işini en iyi şekilde yerine getirebilecek duruma gelmesi bu yaklaşımın yararlarındandır.

· Öğrencilerin iş güvenliğine tecrübeli elemanlar kadar dikkat edememeleri, tehlikeli durumlara ve yanlış öğrenmelere neden olabilir.

6. Model Alarak Öğrenme:

· Bandura tarafından geliştirilmiştir.

· Bandura öğrenmede en çok gözlem ve taklit üzerinde durur.

· Gözlem sürecinde birey bilgi toplar, taklit boyutunda davranışı sergiler.

· Gözlenen her davranış taklit edilmeyebilir. Gözlenen davranışın sonuçları olumsuz ise bu davranış tekrar edilmez.

· Model alarak öğrenme daha çok informal eğitim süreçleriyle gerçekleşir. Ancak eğitim ortamında öğretmen öğrenciler için gözlenilen bir modeldir.

· Usta – çırak ilişkisi şeklinde gerçekleşen mesleki eğitimlerde de model alarak öğrenme oldukça yoğun kullanılır.

7. Bireyselleştirilmiş Öğretim (Keller Planı):

· Her öğrencinin öğrenme hızı, zeka düzeyi, kavrama düzeyi açısından birbirinden farklıdır. Her öğrencinin bireysel farklılıklarına uygun öğretim yapılması da öğretimin bireyselleştirilmesi ile mümkündür.

· İki şekilde uygulanabilir. Homojen gruplarla yapılabileceği gibi tek bir öğrenci içinde yapılabilir.

· Öğretim süreci her öğrencinin özelliklerine uygun yöntem-teknik ve araç-gereçlerle düzenlenmelidir.

· Öğretim süreci öğrenci merkezlidir ve öğretmen sadece etkinlikleri düzenler ve yönetir.

· Temeli derse ait konuların ünitelere bölünmesine dayanır.

· Öğrencinin kendi ilgi, ihtiyaç ve hızına göre ilerlemesine yönelik bireysel hız önemlidir.

· İlerlemek için her bir ünite tam olarak başarılmalıdır. Bunun için öğrenene gerekli zaman verilmelidir.

· Dersler ve gösterimler temel öğretme aracı değil motivasyon aracıdır.

· Planda yer alan yazılı her şey çok açık şekilde vurgulanmalıdır.

· Öğretmenin yükünü oldukça artırır.

· Keller planı tekrarlanan testler, anında dönüt ve öğretmen yardımı sayesinde sosyal bir yön kazanır.

· Buna rağmen en büyük sınırlılığı sosyalleşmeyi engellemesidir.

Test Test …………………. Test Test

(Süreçteki zamanlama ve kullanılan yöntem – teknik öğrenciye göre ayarlanır.)

8. Kuantum Öğrenme:

· Kuantum öğrenmenin temel amacı bireyin öğrenmeyi öğrenerek enerjisini ortaya çıkarması diğer bir deyişle bir bütün olarak kendini gerçekleştirmesidir.

· Kuantum öğrenme, öğrenenin beynindeki tüm sinir ağlarını kullanarak, anlamlı bilgi oluşturmak için yapıları özel ve bireysel yollarla bir araya getirmesidir.

· Kuantum öğrenme, hızlanmış öğrenci başarısı ile sonuçlanan, aşırı tutkulu öğretmenler, işine odaklanmış öğrenme ortamları ve anlamlı içerik yaratan bütünleşmiş öğrenme – öğretme yaklaşımıdır.

· Öğrenenin az enerji harcayarak daha hızlı ve keyifli öğrenmelerini amaçlamaktadır.

· Modelin odaklandığı öğeler liderlik, araştırma temelli öğrenme modelleri, bilişsel psikoloji, öğrenme ve yaşam becerileri, aile ve toplum katılımı ile okulun iyileştirilmesidir.

· Kuantum öğrenmenin temellerini;

o Bireyin üstün ve zayıf yönlerini tanıyarak bu doğrultuda kendi kişisel gelişimini en üst seviyeye çıkarması,

o Öğrenme sürecinde beynin işleyiş ve fonksiyonlarının temele alınması anlayışını benimseyen “Beyin Temelli Öğrenme”,

o Her bireye uygun farklı öğrenme yolları olduğunu savunan “Öğrenme Biçemleri”

o Bireylerin farklı zeka boyutlarına sahip olduğu ve öğretim sürecinde bunların temele alınması düşüncesi “Çoklu Zeka”,

o Bedensel ve zihinsel gelişimin yanında ruhsal gelişimin de desteklenmesi gerektiğini ileri süren “Bütüncül Eğitim”,

o Yeni ve orijinal fikirlerin ortaya çıkarılması için “Yaratıcı düşünme” oluşturur.

· Kuantum öğrenmeye göre herkes öğrenebilir. Herkes farklı şekillerde öğrenir ve katılımla eğitim daha verimli olur.

· Bu modelde oturma biçimi, çevresel faktörler, ışıklandırma, sıcaklık, müzik kullanımı gibi etkin öğrenmeyi destekleyen ortamların oluşturulması önemlidir.

· Kuantum öğrenmede kamplar eğitime yenilik getirmiştir. Bireyler bu kamplarda akademik, sosyal ve günlük yaşam becerilerini kazanırlar.

· Öğrenmeyi öğretme yolları benimsenir.

o Öğrenmeyi tekrar öğretme,

o Aktif öğrenme,

o Not alma teknikleri,

o Uygun yazma teknikleri,

o Hafıza geliştirme stratejileri,

o Mantıklı/yaratıcı düşünme

%d blogcu bunu beğendi: